Gündem

Gazeteci Alican Uludağ hakkında tahliye kararı

Yaklaşık 90 gündür Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ, hakkında açılan davanın ilk duruşmasında tahliye edildi. Ankara’da görülen davada savcılık tutukluluğun devamını talep ederken, mahkeme heyeti Uludağ’ın serbest bırakılmasına karar verdi.

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını aşağılama” suçlamalarıyla yargılanıyordu. 19 Şubat’ta Ankara’daki evinde gözaltına alınan gazeteci, bir gün sonra tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

İlk duruşmada tahliye kararı çıktı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Alican Uludağ, Silivri Cezaevi’nden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Savunmasında uzun süredir Ankara’dan ve mesleğinden uzak tutulduğunu belirten Uludağ, “Mahkeme huzurunda olmadan yargılanıyorum. Bu adil savunma hakkımın ihlalidir” ifadelerini kullandı.

Savcı, tutukluluğun devamını isterken mahkeme heyeti tahliye yönünde karar verdi. Duruşma salonunda bulunan gazeteciler ve basın meslek örgütü temsilcileri kararı alkışlarla karşıladı.

“Gazetecilik yaptım” savunması

Uludağ savunmasında suçlamaları kabul etmediğini belirterek, yaptığı paylaşımların gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu söyledi. “Ben yargı muhabiriyim. Görevim kamuoyunu bilgilendirmek. Suç işlemedim, gazetecilik yaptım” diyen Uludağ, beraatini talep etti.

Daha önce yaptığı açıklamalarda ise Ankara’daki dosyasına rağmen İstanbul’da tutulmasına tepki gösteren Uludağ, “Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur?” sözleriyle savunma hakkının ihlal edildiğini savunmuştu.

Basın örgütlerinden destek

Duruşma öncesinde çok sayıda gazeteci ve basın meslek örgütü Ankara Adliyesi önünde bir araya gelerek Uludağ’ın serbest bırakılmasını istemişti. Gazetecilik örgütleri, davayı basın ve ifade özgürlüğü açısından kritik bir süreç olarak değerlendirdi.

İddianamede Uludağ hakkında 19 yılın üzerinde hapis cezası talep edildiği öğrenilmişti. Avukatları ise soruşturmanın yetkisiz makamlar tarafından yürütüldüğünü ve tutuklama gerekçelerinin hukuka aykırı olduğunu savunmuştu