Dostlarım;
Türkiye ve Türk halkına yönelik olarak 1980 darbesiyle başlayan bir uygulama ara vermeden devam ediyor: Kavramların içini boşaltmak.. Türk, Atatürk, İslam…
Yaşı yeten okurlar anımsar; darbecilerin dilinden düşürmediği iki sözcük vardı: Atatürk ve İslam.
Kenan Evren otobüsün üstünde elinde Kur'an dilinde Atatürk propoganda yapıyordu. Gardrop Atatürkçülüğü dediğimiz terim de o dönemden kalma.
Kavramların içini boşaltmak bir toplumun ortak hafızasını, tarihsel anlam dünyasını ve değerler sistemini aşındırmanın en etkili yollarından biridir.
Bu bir emperyalist propoganda yöntemidir. Özellikle “Türk”, “Atatürk” ve “İslam” gibi tarihsel ve toplumsal ağırlığı yüksek kavramlar, siyasal çıkarlar doğrultusunda yeniden tanımlanağında; toplumda kimlik, aidiyet ve anlam krizleri ortaya çıkıyor.
Birilerinin işittiğinde nöbeti gelen “Türk” kavramı, tarihsel olarak yalnızca etnik bir tanım değil; ortak yurttaşlık, bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet fikriyle de ilişkili değil mi? Ulu önderin tanımladığı biçimiyle, "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" sözüyle vatan birliği, ortak kader ve kültür birliğini esas alınmadı mı? Türklük bir üst kimlik değil mi?
Devamı için tıklayınız.