Devlete borç veren yüzde 5’lik mutlu azınlık

Gelir ikiye bölünür. Emeği ile geçinenler yani günde 8-10 saat çalışma karşılığında aldığı ücretle geçinenler. Bir de paradan para kazananlar. Sermayesini işletenler. O gelirlere kar, faiz ve rant denilir. Uzun bir süredir adaletsizlik burada yaşanıyor. Emeği ile geçinenlere para yok ama kar, faiz ve rant geliri sahipleri milyonlarına milyon katıyor.

Enflasyonla mücadele adı altında söylenen büyük bir yalan var. Ücretlere yapılan artışlar aynı oranda enflasyonu artırdığı yalanı. Nurettin Nebati’nin Hazine Maliye Bakanlığı döneminde yanlış para politikaları ile yaratılan enflasyonu düşürmek için şimdi emeği ile geçinenlere yükleniliyor.

Küresel piyasaların içerisinde yer alan bir ülke olduğumuz için ekonomideki pasta da her geçen gün büyüyor. Geçen yıl 3.3 büyüdük. Bu yıl 3.7 büyüdük. İki yıldaki büyüme yüzde 7’den fazla. Pasta büyüyor ama emeği ile geçinenlerin dilimi küçülüyor. Bu nedenle Avrupa’nın gelir adaletsizliğinde en yüksek ülke haline geldik. Ekonomik pastayı daha adaletsiz bölüşen Avrupa’da başka ülke yok. Zengin ile dar gelirli arasındaki makas daralmıyor, bu nedenle iyice artıyor. Neredeyse yarısına çıktı.

Bu bir veri ile anlatalım!

TÜİK’in araştırmasına göre, ülke gelirinin yüzde 48’i, nüfusun yüzde 20’sinin cebine gidiyor. Yani 17 milyon kadar kişinin cebine. Yüzde 80’i ise yani 68 milyon kişisi ise toplam gelirin yüzde 52’sini paylaşıyor. Bu yüzde 20’nin içerisinde yüzde 5’lik bir kesim var. Bunlar toplam gelirin yüzde 25’ini elde ediyor. Geride kalan gelirin yüzde 25’ini ise yüzde 15’lik kesim elde ediyor.

Şimdi 2026’daki borç ödeme ve borç alma ilişkisine gelelim.

2026’da herkesin cebinden çıkacak şekilde devlete 2.5 trilyon lira ÖTV ödeyeceğiz. Devlet ise borcunun karşılığında 2.7 trilyon lira faiz ödemesi yapacak. Kime yapacak? Yukarıda söylediğimiz yüzde 5’lik mutlu kesime.

Devlet bizden 2.5 trilyon lira ÖTV toplayacak. Ama bu yüzde 5’in paralarını bankaya çekip 220 bin lira aylık faiz verirken faiz ödemiş olacak.

Bir veri daha…

Türkiye’de 190 milyon adet banka hesabı var. 190 milyon hesabın 2.5 milyonunda paranın yüzde 81’i toplanmış. Yani 2.5 milyon hesapta bütün bankalardaki paranın yüzde 81’i var. Mesela siz eğer bu 2.5 milyon banka hesabındaysanız, ortalama hesabınızda 7.5 milyon lira para var demektir. Bu paraya aylık 220 bin lira faiz veriliyor. 2.5 milyon insandan her birine aylık 220 bin lira faiz veriyor bankalar.

Zengin bir ülkeyiz, yoksul ülke değiliz. Dünyanın en büyük 19’uncu ekonomisiyiz ama pastayı doğru bölüşmüyoruz. Bir tarafta gözü doymayanlar, bir tarafta karnı doymayanlar var. Bu nedenle OECD ülkeleri içerisinde en kötü ikinci ülkeyiz. Daha karamsar bir tablosu olan ülke yok.

Böyle bir memlekette sosyal sorunlar tabi ki ortaya çıkıyor. Suç oranlarının bu kadar artmasının temel nedeni, ekonomik paylaşımın adaletsiz olması değil de nedir? Uyuşturucu kullanımının yaygınlaşması, çetelerin yaygınlaşması ortaya çıkan sosyolojik bozukluktan değil de nedir?