DEVA Partili Av. İdris Şahin, işçilerin haklarını alabilmek için mahkeme kapılarında ve sokaklarda direnmek zorunda bırakıldığını belirterek iktidarın açıkladığı ekonomik verilerin sokağın gerçekliğiyle hiçbir şekilde bağdaşmadığını vurguladı.
Türkiye'nin 1 Mayıs'a emeğin hakkını bulduğu bir iklimde değil, ağır bir geçim derdiyle girdiğini ifade eden Şahin, “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne ne yazık ki emeğin hakkını bulduğu bir Türkiye’de değil, işçinin alın terinin karşılığını almak için direnmek, mahkeme kapılarında hakkını aramak zorunda kaldığı bir Türkiye’de giriyoruz. 1 Mayıs itibarıyla bu ülkede çalışan geçinemiyor, iş arayan iş bulamıyor, gençler gelecek kuramıyor. İşçi ücretini zamanında alamıyor, emekli pazarda filesini dolduramıyor, gençler diplomasıyla kapı kapı dolaşıyor. Sonra da önümüze birtakım istatistikler konulup işsizlik düştü deniliyor. TÜİK, dar tanımlı işsizliği yüzde 8,1 olarak açıklayabilir ancak aynı tabloda atıl işgücünün yüzde 31,5’e yükselmesi milletin gerçek fotoğrafını bütün çıplaklığıyla ortaya koymaktadır. Bu ülkede milyonlarca insan ya işsizdir ya eksik çalışmaktadır ya da artık iş aramaktan umudunu kesmiştir” dedi.
İşsizlik ve yoksulluk verilerinin istatistik oyunlarıyla gizlenemeyeceğinin altını çizen Şahin, “Rakamları küçülterek işsizliği küçültemezsiniz. Tablolarla oynayarak mutfaktaki yangını söndüremezsiniz. Gençlerin umutsuzluğunu, işçinin gözyaşını, emeklinin çaresizliğini, kadınların istihdamın dışına itilmesini istatistik cümlelerinin arkasına saklayamazsınız. 1 Mayıs yalnızca takvimde kutlanan bir gün değildir. 1 Mayıs; alın terinin, emeğin, hakkın, adaletin ve insan onuruna yaraşır yaşam talebinin günüdür. Ama 1 Mayıs'ta Türkiye’de emekçinin bayramı takvimde var, hayatında yoktur. Bayram işçinin adına, yük yine işçinin sırtındadır. Bir ülkede işçi hakkını alabilmek için günlerce direnmek zorunda kalıyorsa, maden işçisi emeğinin karşılığını isteyince karşısında çözüm değil baskı görüyorsa, gençler işsizliğe, çalışanlar yoksulluğa mahkûm ediliyorsa orada bayramdan önce büyük bir adaletsizlik vardır” uyarısında bulundu.
Emeğin ve alın terinin hiçbir zaman pazarlık konusu yapılamayacağını belirterek sözlerine devam eden Şahin, “Bizim sözümüz nettir. İşçinin hakkı lütuf değildir. Emekçinin alın teri pazarlık konusu değildir. Gençlerin geleceği işsizlik kuyruklarında tüketilemez. Çalışan yoksullaşırken, işsiz umutsuzlaşırken iktidarın pembe tablo anlatmasına kimsenin karnı tok değildir. 1 Mayıs vesilesiyle bir kez daha ifade ediyorum. Bu ülkenin alın terine, emeğine, üretimine ve gençlerine sahip çıkmak zorundayız. Emekçinin hakkını aldığı, çalışanın insanca yaşadığı, iş arayanın umutla geleceğe baktığı bir Türkiye kurulana kadar bu adaletsiz düzenin karşısında durmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.