Derdimiz Gençlerbirliği

Gençlerbirliği’nde büyük bir hareketlilik yaşanıyor…

Sakın ha Asırlık Koca Çınara gönül verenler yanlış anlamasın…

Hareketlilik yeni sezon hazırlığı ve güçlü bir kadro için yaşanmıyor…

Adı artık kongrekolik olarak anılan Cumhuriyetimizle yaşıt Başkentin değerlerinden biri olan kulüpte yaşanan hareketlilik, iktidar savaşından da kaynaklanmıyor…

Yaşanan olay, yönetimde hakimiyeti sağlamak için de değil…

Yönetimin aklı başında olan ve büyük bölümünün de desteklediği başkaldırının tek amacı, kelimenin tam anlamıyla Gençlerbirliği’ni “Arda Çakmak’tan kurtarmak.”

Mottoları ise oldukça safiyane olmasına karşın çok güzel seçilmiş, “Derdimiz Gençlerbirliği.”

Bu meslekte tam 45 yılını geçirmiş, Başkentin her iki koca çınarı Ankaragücü ile Gençlerbirliği’ni yakından takip eden bir basın emekçisi olarak itiraf edeyim ki Arda Çakmak’ın kulübü ortada bırakmamak adına kolları sıvamasına, aceleyle elle yazılmış yönetim listesiyle yönetimi almasına ne yalan söyleyeyim ki hem sevinmiş hem de minnet duymuştum…

Bana göre ne de olsa Efsane Başkan Rahmetli İlhan Abinin tedrisatından geçmiş olması gibi güçlü bir de CV’si de vardı.

40 senede mutlaka, adı Türk Futbol tarihine altın harflerle yazılmış bir üstattan edindiği tecrübeler, bir önceki başkanlardan daha iyi bir yönetim anlayışıyla Gençlerbirliği’ni kimselere muhtaç etmez, içinde bulunduğu darboğazdan kurtarır gibi garip hayaller de kurmuştum.

Ama gel gör ki tüm spor kamuoyunun da bildiği gibi yaptığı hatalı icraatlarla, Gençlerbirliği’ni neredeyse uçurumdan aşağı yuvarlayıp diğer koca çınarlar gibi bir bilinmeze doğru sürükleyecekti…

Allah’tan Metin Diyadin gibi aidiyet duygusuyla dopdolu, Gençlerbirliği’ni yuvası gibi gören, parada pulda gözü olamayan bir dürüst teknik adam vardı da milyon eurolarca para harcasanız da bir daha takımı süper lige çıkarttıramazsınız…

Üstelik Abi diye peşinde koşan başkanın kaprisleri yüzünden, takımdan uzaklaştırılmasına rağmen tüm terbiyesizlikleri bir tarafa bırakarak, en çok da canı kadar sevdiği küçük oğlu Ali Turap’ın ısrarıyla, kulübünü yalnız bırakmadı ve gerçekten olağanüstü bir performansla son 2 maçını da kazandırarak kümede bıraktırmayı başardı.

Bu arada yıllardır tanıdığım Metin Diyadin kadar kadersiz bir teknik adam da tanımadım. Tüm meslektaşları işin sefasını sürerken, Sevgili Metin ise hep cefasını çeker. Üstelik de hiçbir zaman para hırsı içinde olmadan…

Evet Gençlerbirliği adına bu olumlu hareketi yürüten genç yöneticilerle görüştüm…

Başlıkta da belirttiğim gibi tek dertleri Gençlerbirliği ve tek yolun da Başkan Arda Çakmak’tan kurtulmak olduğunu belirttiler.

Bunu başarmak için Florya Holding’in sahibi Ali Osman Avşar’ın başkanlığında mutabık kalarak, Başkanvekili Adnan Duman’ın da desteğini alarak, büyük bir inançla 18 veya 25 Temmuz tarihlerinde yapılacak genel kurulda istediklerini gerçekleştirmek için delegelerden yetki isteyecekler.

Açıkça belirteyim ki benim gönlüm de bu ekipten yana…

Dilerim ki bu genel kurulda koca çınarı sevenler, layık bulduğu yöneticileri seçer…

Seçilecek yeni yönetim de dua etsin, bu zorlu durumdan tek kurtarıcısı da hala kulüpte çalışıyor. Herkes emin olsun Metin Diyadin, Başkent ekibine yürekten bağlı olanlar kadar kulübü düşünür, altından kalkamayacağı transferlere zorlamaz, alt yapının kıymetini bilir, genç yetenekleri de iyi değerlendirir.

Haydi hayırlısı…