Kentte bir dönem birçok ustanın icra ettiği semerciliğin son temsilcilerinden olan Ulucan, küçük yaşlarda başladığı mesleğini aynı dükkanda sürdürüyor.
Yük ve binek hayvanlar için semer, palan (eyer) heybe ve çeşitli ekipmanları tamamen el emeğiyle üreten Ulucan, her sabah açtığı dükkanında ata yadigarı zanaatını icra ediyor.
"Eskiden bu işler köylülerin eli ayağıydı"
Semer ustası Ulucan, AA muhabirine, mesleğe çocukluğunda başladığını söyledi.
Mesleğin teknolojiye yenik düştüğünü anlatan Ulucan, şöyle devam etti:
"Biz bu işi üçüncü kuşak olarak yapıyoruz. Babamızın, dedemizin mesleği. Geçimimizi bu işten sağlıyoruz. Bizim işimiz köylüyle. Köylü gelirse işimiz oluyor, gelmezse olmaz. Eskiden bu işler köylülerin eli ayağıydı. Bununla gider, bununla gelirdi, yükünü bununla taşırdı, geçimini bununla sağlardı ama şimdi teknoloji ilerledi, makineler çıktı. Haliyle bizim işlere olan ihtiyaç azaldı."
Palanları şimdilerde çobanların tercih ettiğini anlatan Ulucan, "Yine de tamamen bitmiş değil. Mesela traktörü olmayan, ekipmanı olmayan köylüler hala geliyor. Dağda gezen çoban, hayvanıyla birlikte dolaşırken heybesini atıyor, yiyeceğini içeceğini içine koyuyor, onunla geziyor. Biz de elimizden geldiğince bu mesleği yaşatmaya çalışıyoruz." diye konuştu.