CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, engelli bireylerin, engelli yakını olan ailelerin ve evde bakım verenlerin yaşadığı derin ve kronik sorunlar ile yıllardır süren mağduriyetleri TBMM gündemine taşıdı. Hükümetin mali politikalarını eleştiren Kanko, “Bütçede yandaşlara, müteahhitlere, israfa sınırsız kaynak varken; sıra yaşlıya, engelliye, engelliye bakmak zorunda olan aileye, anneye geldiğinde tasarruf akla gelmektedir. Sosyal yardımı kısmak disiplini sağlamaz, yoksulluğu sadece derinleştirir” değerlendirmesi yaptı. Kanko şöyle devam etti:
“Mecliste, biliyorsunuz ki günlerdir biz bir eylemdeyiz. Bu eylemle çabamız, emeklilerimizin yaşam, refah seviyesini artırabilir miyiz diye. Ama burada, bunun dışında bir tablo var ki kronik bir yoksulluk tablosu olan engelliler, yaşlılar ve engelli bakımıyla ilgilenen kişiler. Engelli bireylerin haneleri sadece yetersiz gelirle karşı karşıya kalmıyorlar; bunlardan bir kişinin omuzlarına yüklenmiş ağır bir yük oluyor, çalışma hayatından kopuyorlar ve sosyal güvenlikten dışlandıkları için derin bir yoksullukla karşı karşıya kalıyorlar. Bugün, yaşlı aylığı ile engelli aylıkları 4.302 lira ile 7.655 lira arasında değişmekte. Kiraların en düşük 15–20 bin lira olduğu ve diğer giderlerin katbekat arttığı bir dönemde bu rakamların yeterli olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Evde engelli bakımı tabii ki bireylerin hakkıdır. Hane geliri şartı kesinlikle kaldırılmalıdır ve engelli bakımını yapan kişiye mutlaka asgari ücret düzeyinde ücret verilmeli ve emeklilik hakkı tanınmalıdır.”
SOSYAL DEVLET İSTATİSTİK DEĞİL, İNSAN ONURUDUR!
16 Ocak’ta yürütmeye konulan yönetmeliğe dikkat çeken Kanko, “Bu yönetmelikte bildirim yükümlülüğü getiriliyor ve bu bildirim yükümlülüğü, geriye yönelik tahsilat riski ve ceza riski doğurduğu için ailelere yeni bir borç kalemi açılması endişesi yaratmaktadır. Şunu açıkça belirtmeliyiz ki, bir evde bakım yardımı kesilince yalnızca bir ödeme kalemi kesilmiyor; o evde düzen çöküyor, bakım aksıyor ve görünmez yoksulluğa mahkûm edilen bir aile ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Sosyal devletin ölçüsünün yurttaşlarını istatistik satırlarına hapsetmek olmadığını vurgulayan Mühip Kanko şöyle devam etti:
“Sosyal devlet, insan onuruna yakışır bir yaşamı güvence altına almalıdır. Yaşlılık, engellilik ve bakım ihtiyacı bir bireyin kaderi değildir; kamunun asıl sorumluluğudur. Bu Meclis, sarayın talimatlarıyla vatandaşın yaşadığı mağduriyetleri görmezden gelen değil; koruyan, kollayan ve onaran bir iradeyi ortaya koymak zorundadır. Buradan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum: Bütçede yandaşlara, müteahhitlere, israfa sınırsız kaynak varken; sıra yaşlıya, engelliye, engelliye bakmak zorunda olan aileye, anneye geldiği zaman neden tasarruf akla gelmektedir? Sosyal yardımı kısmak disiplini sağlamaz, yoksulluğu sadece derinleştirir.”