Kış, Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçelerinde yaşanan yüksek tutarlı aşımların, kamu mali yönetiminde ciddi bir kontrol kaybına işaret ettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı için 2025 yılında 15 milyar 800 milyon TL başlangıç ödeneği ayrıldığını hatırlatan Kış, yıl içinde yapılan harcamalarla bu tutarın yaklaşık 16 milyar 900 milyon TL’ye çıktığını belirtti. Buna rağmen 2026 yılı için Cumhurbaşkanlığı ödeneğinin 21 milyar 287 milyon TL olarak belirlendiğine dikkat çeken Kış, bu artışın yaklaşık yüzde 35’e karşılık geldiğini söyledi. Kış, 2025’te aşılan bir bütçenin, 2026’da yüksek oranlı bir artışla yeniden düzenlenmesinin, harcama disiplininin terk edildiğini açık biçimde ortaya koyduğunu kaydetti.
TASARRUF ÇAĞRISININ MERKEZİNDEKİ HAZİNE BÜTÇEYİ AŞTI
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2025 yılı boyunca tasarruf politikalarının merkezinde yer aldığını hatırlatan Kış, buna karşın yıl sonunda yaklaşık 145 milyar TL’lik bütçe aşımı yapıldığını ifade etti. Vatandaşa kemer sıkma çağrısı yapan Bakanlığın kendi bütçesinde bu ölçekte bir sapma yaşamasının, kamu maliyesinde ciddi bir tutarsızlık yarattığını belirten Kış, bütçe disiplininin söylemde kaldığını, uygulamada ise işletilmediğini vurguladı.
Kış, 2025 yılı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na 219 milyar TL başlangıç ödeneği ayrıldığını, yıl sonunda yapılan harcamaların ise yaklaşık 360 milyar TL’ye ulaştığını açıkladı. Bu tabloyla birlikte Bakanlık bütçesinde yaklaşık 141 milyar TL’lik bir aşım oluştuğunu belirten Kış, söz konusu farkın olağan bir sapma olarak değerlendirilemeyeceğini, bütçe planlamasının fiilen devre dışı kaldığını gösterdiğini ifade etti. Harcamaların yılın son aylarında yoğunlaşmasının ise denetim mekanizmalarının zayıfladığını ortaya koyduğunu söyledi.
BÜTÇE ANLAYIŞI MECLİS’E GETİRİLEN KANUN TEKLİFLERİNE DE YANSIDI
Bütçe aşımlarının aynı zamanda bir yönetim anlayışının sonucu olduğunu belirten Kış, 15 Ocak’ta TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu’na getirilen kanun teklifini hatırlattı. Teklifin 17’nci maddesiyle yerel yönetimlerin ekonomik ve üretime dönük faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını, 11’inci maddesiyle ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na “yeni yerleşim alanı” gerekçesiyle acele kamulaştırma yetkisi verildiğini belirtti. Kış, acele kamulaştırmanın hukuken istisnai bir yöntem olduğunu, bu yetkinin olağan hâle getirilmesinin mülkiyet hakkı açısından ciddi sakıncalar doğuracağını ifade etti.
PLANLAMA YERİNE TALİMAT, DENETİM YERİNE EK BÜTÇE
Kış, önce inşaatın başlatıldığı, kamulaştırma ve hukuki süreçlerin ise sonradan tamamlanmaya çalışıldığı bu yaklaşımın, hem hukuki güvenliği hem de bütçe disiplinini zedelediğini söyledi. Bu anlayışın her yıl daha fazla bütçe aşımına yol açtığını vurgulayan Kış, 2025’te ortaya çıkan tablonun, 2026 bütçesinin de daha yıl başında risk altına sokulduğunu gösterdiğini dile getirdi.