CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, hükümetin sağlık alanlarına yönelik özelleştirme adımlarını eleştirerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Başevirgen, özellikle şehir merkezlerinde yer alan hastane arazilerinin satışa çıkarılmasının kamu yararına aykırı olduğunu savundu.
“AK Parti, 24 yıllık iktidarı boyunca özelleştirme adı altında 270’ten fazla kurum, fabrika ve binlerce kamu taşınmazını elden çıkardı” diyen Bekir Başevirgen, şimdi de 32 ilde toplam 71 sağlık alanı ve tesisin satış kapsamına alındığını öne sürdü. Başevirgen, bu adımın kamu kaynaklarının tükenmesi sonrası yeni bir satış dalgası anlamına geldiğini ifade etti.
“Hastane arazileri rant alanına dönüştürülüyor”
Manisa’daki örnekler üzerinden eleştirilerini sürdüren Başevirgen, Saruhanlı Devlet Hastanesi ve Salihli Devlet Hastanesi arazilerinin satış listesine alınmasına tepki gösterdi. İlçelerin merkezinde yer alan bu hastanelerin aktif olarak hizmet verdiğini vurgulayan Başevirgen, “Bu alanlar atıl değil; aksine şehirlerin en kıymetli noktalarında, halkın doğrudan faydalandığı sağlık tesisleridir” dedi.
Başevirgen, Saruhanlı’da faal durumdaki 50 yataklı hastanenin satılarak yerine ilçe dışında yeni bir hastane yapılmasının planlandığını belirterek, bunun vatandaşın sağlık hizmetine erişimini zorlaştırabileceğini dile getirdi. Salihli Devlet Hastanesi’nin ise 1952’den bu yana halkın katkılarıyla büyüyen önemli bir sağlık mirası olduğuna dikkat çekti.
“Bütçedeki açık satışlarla kapatılmak isteniyor”
İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Bekir Başevirgen, bütçede oluşan açığın kamu varlıklarının satışıyla kapatılmaya çalışıldığını iddia etti. Şehir hastaneleri için verilen döviz bazlı garantiler ve yüksek kira ödemelerinin bütçeye yük oluşturduğunu savunan Başevirgen, “Şimdi bu yük, şehir merkezlerindeki değerli hastane arazileriyle telafi edilmek isteniyor” ifadelerini kullandı.
“Kamu yararı gözetilmeli”
Sağlık Bakanlığı’nın “Hiçbir kamu hastanesi satılmayacak” yönündeki açıklamasının yeterli olmadığını belirten Başevirgen, satış listesine alınan alanların aktif kullanımda olduğunu yineledi.
“Kamuya ait bu alanların hangi yöntemle özelleştirileceği, sonrasında nasıl değerlendirileceği ve vatandaşın sağlık hizmetine erişiminin nasıl sağlanacağı net biçimde açıklanmalıdır” diyen Başevirgen, sözlerini “Kamunun malı kamuda kalmalıdır” çağrısıyla tamamladı.