Siyaset

CHP’de mutlak butlan krizi: Parti içinde yeni güç savaşı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararı siyasette büyük kriz yarattı. Kararla birlikte Özgür Özel yönetiminin hukuki zemini tartışmaya açılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ve eski yönetimin göreve dönüş ihtimali CHP içinde yeni bir güç mücadelesini başlattı. Belediye başkanları ve örgütlerin büyük bölümü Özel’e destek verirken, karar sonrası binlerce partili CHP Genel Merkezi önünde toplandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 2023 yılında gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’a ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı, parti içinde yeni bir kırılmanın kapısını araladı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, Özgür Özel’in genel başkan seçildiği kurultayın hukuken geçersiz olduğuna hükmetti. Mahkeme ayrıca mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verdi.

Kararın açıklanmasının ardından CHP Genel Merkezi’nde hareketlilik başladı. Parti yönetimi örgütlere ve yurttaşlara “Genel Merkez’e gelin” çağrısı yaptı. Akşam saatlerinden itibaren Ankara’daki Genel Merkez önünde binlerce kişi toplandı.

CHP Genel Merkezi önünde gece boyunca nöbet

Ellerinde Türk bayrakları ve CHP flamaları taşıyan partililer, “Hak, hukuk, adalet”, “Kurtuluş yok tek başına” ve “Özgür Özel yalnız değildir” sloganları attı. Güvenlik önlemleri artırılırken, çok sayıda milletvekili, belediye başkanı ve parti yöneticisi de Genel Merkez’e geldi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise gece saatlerinde otobüs üzerinden partililere seslendi. Mahkeme kararını “siyasi müdahale” olarak değerlendiren Özel, şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin delegesinin iradesini hiçbir güç yok sayamaz. Bu parti mahkeme salonlarında dizayn edilemez.”

Özel’in konuşması sık sık sloganlarla kesilirken, kalabalık uzun süre Genel Merkez önünden ayrılmadı.

CHP’de saflaşma netleşti

Kararın ardından parti içinde hangi ismin yanında durulacağı da netleşmeye başladı. CHP örgütlerinin büyük bölümü ve belediye başkanları Özgür Özel’e açık destek verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Özgür Özel bizim genel başkanımızdır” açıklaması yaptı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da kararın “hukuki tartışma yaratacağını” söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, parti yönetiminin kararı tanımadığını açıkladı. İl başkanlarının önemli bölümünün de Özgür Özel yönetimine destek verdiği belirtildi.

Özgür Özel’e yakın duran isimler arasında ayrıca: Gökçe Gökçen, Gençosman Killik çok sayıda belediye başkanı ve milletvekili yer aldı.

Kılıçdaroğlu cephesinde eski yönetim etkisi

Kararın ardından eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise daha temkinli bir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu, “Bu süreç ayrışma değil kenetlenme fırsatı olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’na yakın duran isimler arasında:

· Lütfü Savaş

· Faik Öztrak

· Engin Özkoç

· Bülent Tezcan

· Oğuz Kaan Salıcı

gibi eski yönetimde görev alan isimler öne çıktı.

Parti kulislerinde, kararın kesinleşmesi halinde eski Parti Meclisi üyeleri ve önceki MYK kadrolarının yeniden aktif görevlere dönebileceği konuşuluyor.

“Mutlak butlan” ne demek?

Hukukta “mutlak butlan”, bir işlemin en başından itibaren yok hükmünde sayılması anlamına geliyor. Mahkeme kararına göre CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hukuken hiç yapılmamış kabul edilebilecek.

Kararın gerekçesinde bazı delegelerin iradesinin “maddi menfaat”, “iş vaadi” ve “adaylık sözü” gibi yöntemlerle etkilenmiş olabileceği iddialarına yer verildi.

Bu durum yalnızca genel başkanlık seçimini değil, kurultay sonrası oluşturulan Parti Meclisi, MYK ve Yüksek Disiplin Kurulu gibi organların da hukuki durumunu tartışmalı hale getirdi.

Gözler şimdi Yargıtay’da

CHP yönetimi kararı Yargıtay’a taşıma hazırlığı yaparken, parti içinde olağanüstü kurultay ihtimali de konuşulmaya başlandı.

Siyasi kulislerde, yaşanan sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda CHP’de yeni dönemin liderlik mücadelesi olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Parti tabanında önemli bir kesim “değişim” çizgisinin devam etmesini isterken, diğer kesim ise “parti içi meşruiyetin yeniden tesis edilmesi” gerektiğini savunuyor.