BAŞKENT’TE BERABERLİK HAFTASI

Başkent’in koca çınarları, sahalarında oynadıkları bu haftayı beraberlikle kapatarak birer puana razı oldular. Ankara’yı süper ligde temsil eden Gençlerbirliği, Samsun karşısına 2.devreye iyi bir başlangıç yapmak çıkmıştı ancak evdeki hesap çarşıya uymayınca aldığı beraberlikle lig ve kupada 5 maçlık yenilgisizlik serisini 6’ya çıkarmakla yetindi.

2. lig Beyaz grupta mücadele eden Ankaragücü ise, Erzincan deplasmanında aldığı galibiyetle yaptığı iyi başlangıcı, 2.devrenin ikinci haftasında kendi evinde Adana 01 karşısında sürdüremedi ve play – off hedefinden uzaklaştı.

GENÇLER ERYAMAN’DA ADETA DONDU

Son 4,5 yılda tam tamına 11 kongre yaparak bir rekora imza atan ve 6 Aralık 2025’de yapılan seçimli genel kurulda adayların çekilmesi nedeniyle ortada kalma tehlikesi karşısında son dakikada oluşturulan listeyle başkanlığa seçilen Arda Çakmak’ın tamamı Gençlerbirliklilerden oluşan yönetimi, Başkent ekibine uğurlu gelmiş olacak ki, ligde 4 ve kupada 2 mücadelede yenilgi görmediği gibi 1 beraberliğe karşı 5 galibiyet elde etmişti.

Devre arasını Antalya’da hazırlanarak geçiren ve hafta içinde oynadığı kupa maçında Antalya’yı yenerek çeyrek finale göz kırpan Gençler, Samsun maçında, Eryaman’ın ayazına teslim bayrağı çekmiş gibiydi.

İdeal kadrosuyla, 6 önemli futbolcusundan eksik rakibi karşısında maça hızlı başlayan, 7 ile 8.dakikalarda üst üste net pozisyonlar kaçıran kırmızı- siyahlılar, 30’dan sonra ilk devrenin sonuna kadar tek şut dahi atamadılar. Buna karşın en son 31 Ağustos 2025’de Trabzon ağlarını havalandıran Mouandilmadji, ligdeki 2. Golüne Gençler maçında kavuştu. İlk yarı bittiğinde Samsun’un 3’ü isabetli 9 şutu vardı. Başkent ekibi ise 4 şutunda ancak 1 isabet sağlayabilmişti.

İkici yarının başında yine Ankara rüzgârı vardı. 52’de Metehan’ın attığı gol ofsaytta takıldı. 56’da Göktan’ın kornerinde Goutas’ın kafa vuruşunda top çizgi üzerindeki Zeki’in koluna çarparak dışarı çıktı. Kırmızı-siyahlıların penaltı itirazı ne hikmetse VAR’dan döndü. 60’da ise Oğulcan’ın kafayla indirdiği topa Koita’nın dönerek yaptığı enfes vuruştan gelen beraberlik golü Gençlerbirliği adına maçın bitişinin habercisi oldu.

İyi ki de öyle oldu. Çünkü konuk takımın maç boyunca attığı 4’ü isabetli 18 şutuna ancak 7’ye 3 ile karşılık verilebilmesi, maçın beraberlikle sonuçlanması futbol adına haksızlık gibiydi. Samsun’da sadece Mouandilmadji’nin attığı bir golün yanı sıra maç boyunca 2’si isabetli 5 şutuna karşılık, Oğulcan’nın 2/0, Koita’nın 1/1, Metehan’ın 1/0, Tongya ve Göktan’ın 0 çekmesi, sonucun böyle bitmesine olan şaşkınlığımızı haklı gösteriyordu.

Neyse ki gelecek hafta gidilecek deplasman Antalya, yani Gençlerin alıştığı iklim… Umarız, sergilenen futbol ile elde edilen sonuç, geçen hafta içinde oynanan kupadaki maç gibi olur.

İLHAMİ ALPASLAN BUNU HAK ETMEMİŞTİ

Hani bu sezon için Ankaragücü için artık bir ritüele dönüşen “para sıkıntısı varsa sonuç da yok” deyimi, son Adana 01 maçı ile tarihe karıştı. Çünkü aylardır olmayan para vardı ama sonuç yoktu.

Çok sıkıntılı bir dönem geçiren sarı-lacivertlilerde, genel kurul öncesi her sıkıntıda, bulduğu finansmanla futbolcuların ve teknik heyetin maddi sorunlarını çözen hatta Erzincan deplasmanı öncesi alacakları yüzünden kulübe ihtar çeken 7 futbolcuyu biraz ödeme ve daha önemlisi verdiği sözlerle ikna eden yönetimdeki bir kamu yöneticisi hızır gibi yetişti

Daha öncesi mali konularda bol keseden atan hatta primleri de 2’ye, 3’e katlayarak vaat ederek başkanlığa gelen zatın ayıbını örten, verdiği sözleri tutarak futbolculara güven aşılayan bu yönetici, Ankara’nın en önemli değerlerinden birine sahip çıkamayan ultra zenginlerin aksine elini değil komple vücudunu taşın altına koymaktan çekinmeyerek çok sevdiği koca çınarı ortada bırakmaya razı olmayarak başkanlığa da soyunmaktan da kaçınmadı.

İlhami Alpaslan’dan söz ediyoruz. Aslında son dönemlere bakıldığında yaptıkları, yapacaklarının teminatı olan ender isimlerden biri.

Ben en çok onun bu fedakârca davranışlarına istenilen karşılığın verilemediği Adana maçındaki skora üzüldüm. İnanıyorum ki futbolcular da Alpaslan’ın yaptıklarına, Erzincan zaferinin ardından kendi evlerinde play-off hedefi için 6 puanlık bir maçtan alacakları galibiyetle teşekkür etmek en büyük istekleriydi.

Ama futbol bu… Ne olacağı belli olmuyor. Sarı-lacivertlilerin özellikle ilk yarıda ortaya koydukları mücadele isteğini istatistikler de apaçık gösteriyordu.

Adana teknik ekibi, derslerine iyi çalışmışlar… Rakibin en etkili silahı olan Enes Tepecik’in her topla buluşmasında 2 hatta 3 futbolcuyla kontrol altında tutarak, verimli olmasını engellediler. Bu da diğer futbolculara rahat alan bulma fırsatı yarattıysa da ne yazık ki bundan yararlanamadılar. Bu maçın bir özelliği de baskının yoğunlaştığı anlardaki yapılan top kayıpların fazlalığıydı. Başkent ekibi kenar yönetimi bu soruna bir çözüm bulamadığı gibi, maça olumlu müdahale de geç kaldı. Sakatlıktan yeni çıkan Mahmut Tekdemir ile Yusuf Emre Gültekin’in oyuna girmesi bile rakibin tedirginliğini artırdığı gibi, beraberliği korumaya itti.

Sonuç olarak, sahada mücadele eden eden çoğunluğu gençlerden oluşan futbolcular, 20 Ocak’taki kongre öncesi Başkan adayı İlhami Alpaslan’a yaptıkları için teşekkür etmeyi çok istemelerine rağmen bunu yapamamalarının üzüntüsünü yaşadılar.