Antalya Ticaret Borsası (ATB) kuruluşunun 106. Yıldönümünde Haziran Ayı Meclis toplantısında konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 2026 yılı ilk çeyrek büyüme rakamlarına göre, milli gelirin ilk üç ayda reel olarak yüzde 2,5 arttığını, bu büyümenin son 32 yılın ilk çeyrek ortalama büyümesinin yaklaşık yarısı kadar gerçekleştiğine dikkat çekti. Çandır, “Yani büyümede ciddi bir ivme kaybı yaşamaktayız. Özellikle son iki yıldır yaşadığımız bu kaybı en son 2019 ve 2015 yıllarında yaşamıştık” dedi.
Tarım sektörünün ise ilk çeyrekte yüzde 4,6 büyüdüğünü bu büyümenin tarımdaki ortalama büyümenin 2 katı olduğunu belirten Çandır, “Geçen yılki daralmadan sonra bu büyüme, bir ölçüde dipten çıkışın etkisiyle gerçekleşti” dedi.
Buna karşın imalat sanayinin iki yıl üst üste ilk çeyrekte küçüldüğünü kaydeden Çandır, “Bir ekonominin uzun vadeli üretim gücü, tarım ve imalat sanayinin performansıyla ölçülür. İmalat sanayimiz geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 2,3 daralmıştı. Bu yıl da yüzde 1,4 daraldı. Son 32 yılın, bir istisna hariç, hiçbir çeyreğinde iki yıl üst üste daralma olmamıştı. O istisna da 2008 ve 2009 yıllarının 3. çeyreğinde yaşanmıştı. Sektörler arası büyüme performansı da dikkat çeken diğer konudur. İletişim hizmetleri sektörünün yüzde 9,5 büyüme ile ortalama büyümenin üzerinde gerçekleşmesi ve diğer tüm sektörlerdeki büyümenin kendi ortalamasının altında kalması, ilk kez karşılaştığımız bir durumdur. Ekonomimizde en büyük paya sahip hizmetler sektörü ise genel ekonominin üzerinde büyümeye devam etmektedir. Hizmetler sektörünün yüzde 70’in üzerindeki payı giderek büyümektedir. Kentimiz açısından bu durum bir ölçüde anlaşılabilir olsa da ülkemiz ekonomisi açısından sürdürülebilir değildir. Hizmetler sektörüne bu kadar yoğunlaşmak, tarım ve imalat sektörlerinin gelişimini baskı altına aldığı gibi hizmetler sektörünün kendi geleceği açısından da bir balon oluşturma riski taşımaktadır. Beklentimiz sağlıklı, sağlam ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı için tarım ve imalat sektörlerinin mutlaka motive edilmesidir” değerlendirmesinde bulundu.
TARIM 10 KAT KÜÇÜLDÜ
Ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyümesinin sevindirici olduğunu ifade eden Ali Çandır, “Ancak unutmayalım ki bu 23 çeyrekte tarım sektörümüz 10 kez küçülmüştür. Genel ekonomik eğilimden bu kadar ayrışan bir dalgalanma, sektörümüzü diğer baskıların da üzerinde zayıflatmaktadır. Bu zayıflama sadece üretim faaliyetlerimizi değil, üretimden ticarete uzanan tüm değer zincirimizi olumsuz etkilemektedir. Tarım sektörümüzü bu sarmaldan çıkarmanın yollarını tüm toplum olarak tartışmalı, çözüm önerilerini dikkatle değerlendirmeli ve tarımı yeniden cazip, güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmalıyız” dedi.
ANTALYA’NIN KUR İLE İMTİHANI
Antalya ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunan Çandır, “Yılın ilk üç ayını ülkemiz ekonomisiyle uyumlu bir yapıda geçiren kentimiz, sonraki aylarda kentimize özgü hareketliliği yakalayamamıştır. Özellikle turizmde rekabetçi fiyat oluşturma zorluğu yaşayan sektörümüz, kur-enflasyon farklılığı nedeniyle pazar riskiyle karşı karşıyadır. Bu durum yalnızca turizm sektörünü değil, aynı zamanda tedarikçileri ve turizme bağlı tüm kesimleri de zorlamaya başlamıştır” diye konuştu.
KARŞILIKSIZ ÇEK PATLADI
Antalya’nın ticari hareketliliğinin ivme kaybettiğini, bazı alanlarda ise daralma yaşandığını anlatan Çandır, “Bunun öncü göstergelerinden biri olan çekle işlem hacmi, Nisan ayı itibarıyla kentimizde yüzde 3, ülkemizde ise yüzde 8 azalmıştır. Karşılıksız çek hacmi kentimizde yüzde 60, ülkemizde yüzde 29 artmıştır. Protestolu senet tutarı ise kentimizde yüzde 120, ülkemizde yüzde 117 yükselmiştir. Aynı dönemde nakdi krediler kentimizde yüzde 52, ülkemizde yüzde 42 artarken, ticari krediler kentimizde yüzde 51, ülkemizde yüzde 45 artmıştır. Tarımsal krediler ise kentimizde yüzde 39, ülkemizde yüzde 41 artmıştır. Güncel göstergeler arasında ülkemiz ekonomisinden pozitif ayrıştığımız alan ihracat olmuştur. Tarım ve gıda ihracatımız kentimizde yüzde 9,1 artarken, ülkemizde yüzde 0,5 azalmıştır. Diğer taraftan toplam ihracatımız kentimizde yüzde 8,4, ülkemizde ise yüzde 1,2 artabilmiştir. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Antalya, tüm zorluklara rağmen üretim ve ihracat kabiliyetini korumaktadır. Ancak bu kabiliyetin sürdürülebilirliği için maliyet, finansmana erişim, kur dengesi ve rekabetçilik başlıklarında üreticimizi ve iş dünyamızı destekleyen politikalara ihtiyaç vardır” değerlendirmesi yaptı.