Ankara Sanayi Odasının (ASO), "Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye'de Derinlik ve Dönüşüm Arayışı" raporunda, üniversitelerin ileri araştırma, yetkin insan kaynağı ve ticarileşen inovasyonla, sanayinin teknoloji ortağına dönüşmesi gerektiği bildirildi.
ASO'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, oda tarafından "Üniversite-Sanayi Etkileşimi: Türkiye'de Derinlik ve Dönüşüm Arayışı" başlıklı rapor hazırlandı.
Türk sanayisinin değişime uyumunu hızlandıran, yalnızca mevcut tabloyu analiz eden değil, geleceğe yön veren bir perspektif ve politika önerilerini ortaya koyan raporda, üniversitelerin ileri araştırma, yetkin insan kaynağı ve ticarileşen inovasyonla sanayinin teknoloji ortağına dönüşmesi gerektiği belirtildi.
Üniversite-sanayi hattının, Türkiye'nin rekabet kapasitesini, verimlilik artışını ve teknoloji üretme gücünü belirleyecek stratejik bir ana damar olarak ele alındığı raporda, Türkiye'nin son 30 yılda yükseköğretimde önemli bir erişim hamlesi gerçekleştirdiğine, milyonlarca gencin üniversiteyle buluştuğunu ancak nitelik olarak karşılığının alınmadığına, yeni dönemin "erişimden derinliğe geçiş" olması gerektiğine işaret edildi.
Türkiye yükseköğretim sistemini, Güney Kore, Almanya ve ABD gibi ülkelerle karşılaştırmalı olarak analiz eden raporda, ileri araştırma kapasitesi, nitelikli insan kaynağı yetiştirme, sanayi ile ortak proje hacmi ve ticarileşme performansı gibi temel göstergeler esas alındı. Çalışmada, üniversitelerin yalnızca eğitim veren kurumlar değil, bilgi, ileri beceri, inovasyon ve rekabet gücü üreten stratejik yapılar haline gelmesi gerektiğinin altı çizildi.
Somut ve uygulanabilir politika önerileri ele alındı
Raporda, Türkiye'de doktora mezunlarının yaklaşık yüzde 50'sinin, sosyal bilimler alanından gelirken, mühendislik ve fen bilimlerinin payının yüzde 20 bandında kaldığı, buna karşılık gelişmiş ülkelerde teknik alanların payının yüzde 60-70 seviyesinde bulunduğuna dikkat çekilerek, bu durumun sanayinin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle, üniversitenin yetiştirdiği insan kaynağı arasındaki uyumsuzluğu ortaya çıkardığı aktarıldı.
Doktora mezun sayısını artırmak, doktora içindeki STEM (fen, teknoloji, mühendislik, matematik) alanlarındaki ağırlığını büyütmek, özel sektör AR-GE payını yükseltmek ve üniversiteyi bilgi üreten yapıdan girişim üreten yapıya dönüştürmek gerektiği vurgulanan raporda, gelecek 10 yıl içinde yaklaşık 7 milyon mevcut üniversite öğrencisinin sadece istihdam edilebilirliğinin değil, teknolojiyi tasarlama ve yönetme yetkinlikleriyle donatılmasının, sanayinin üretkenlik sıçramasını sağlayacak kritik bir unsur olduğu değerlendirildi.
Türkiye'nin yükseköğretimde erişim başarısını, niteliksel bir sıçramaya dönüştürebilmesi için somut ve uygulanabilir politika önerileri de içeren raporda, ileri düzey araştırma kapasitesinin güçlendirilmesi, "ara eleman"dan "ileri teknik uzman"a geçiş, üniversite-sanayi işbirliğinin kurumsallaştırılması, ticarileşme ve teknoloji üretiminin hızlandırılması, performans odaklı ve seçici kaynak tahsisi, Ankara merkezli ekosistem modelinin hayata geçirilmesi gibi öncelikli başlıklar ele alındı.
"Üniversite-sanayi ilişkisi yeni bir aşamaya geçmeli"
Açıklamada görüşlerine yer verilen ASO Başkanı Seyit Ardıç, üniversite-sanayi ilişkisinin artık yeni bir aşamaya geçmesi gerektiğini bildirdi.
Küresel rekabette asıl farkın, üretimin derinliğiyle oluştuğunu vurgulayan Ardıç, "Sanayimiz yapay zeka, otomasyon, veri, ileri malzeme ve biyoteknoloji ekseninde, Sanayi 4.0 yolculuğuna çıkmıştır. Üniversitelerimiz ise bu yolculuğun doğal yol arkadaşı ve destekleyicisidir. Ancak şunu da açıkça ifade etmeliyiz, üniversite 2.0'da kalan bir sistem, Sanayi 4.0 sürecine gerekli desteği vermekte zorlanabilir. Sanayinin ihtiyaç duyduğu teknoloji, doktorayla, ileri araştırma altyapısıyla, kamu-sanayi eş fonlu projelerle ve ticarileşen inovasyonla üretilir. Bu zinciri kurabilen üniversiteler, yalnızca mezun değil, gelecek üretecektir." ifadelerini kullandı.
Ardıç, yükseköğretimdeki niceliksel başarıyı, niteliksel bir sıçramaya dönüştürmek gerektiğinin altını çizerek, üniversiteleri, sanayinin teknoloji ortağına dönüştürmenin önemine işaret etti. ASO'nun raporunun, Türkiye için yeni bir üniversite vizyonu önerdiğine dikkati çeken Ardıç, "Az sayıda ama güçlü, odaklanmış ama küresel, bilgi üreten ama aynı zamanda değer yaratan üniversiteler. Bu vizyon, son dönemde de tekrar gündeme gelen geleneksel bir yapıyla yani üniversite, sanayi ve kamunun birlikte hareket ettiği güçlü bir 'üçlü sarmal' anlayışıyla hayat bulacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Raporun yükseköğretim-sanayi ilişkilerinin derinleştirilmesine yönelik, veriye dayalı bir başlangıç çerçevesi sunduğunu aktaran Ardıç, ortaya konulan tespit ve önerilerin, paydaşlarla yürütülecek tematik çalıştaylar, pilot uygulamalar ve geri bildirim mekanizmalarıyla olgunlaştırılmasının hedeflendiğini kaydetti.