Gündem

Asgari ücret sonrası yeni gündem: Performansa göre maaş

Asgari ücret artışının ardından iş dünyasında tartışmalar zam oranlarından çok ücret sistemlerinin sürdürülebilirliğine odaklandı. Uzmanlara göre sabit maaş modeli yerini performansa dayalı ve değişken ücret sistemlerine bırakabilir.

Artan personel maliyetleri, şirketleri mevcut ücret politikalarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Asgari ücretteki artışla birlikte yalnızca net maaşlar değil; SGK primleri, vergiler ve yan haklar da işverenlerin toplam maliyetini önemli ölçüde yükseltiyor. Bu durum özellikle emek yoğun sektörlerde sabit maaş modelinin sürdürülebilirliğini tartışmaya açtı.

İş dünyasında artık temel soru “zam ne kadar olacak”tan çok “ücret sistemi nasıl kurulmalı?” noktasına evrilmiş durumda. Uzmanlara göre sabit ücret modeli, yüksek performansı yeterince ödüllendirmediği gibi şirketler açısından da ciddi bir maliyet baskısı yaratıyor. Bu tablo, verimlilik ve kârlılık dengesini zorlayan bir unsur olarak öne çıkıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan, yapay zekâ destekli performans ve yetenek yönetimi alanında danışmanlık ve yazılım çözümleri sunan F4e CEO’su İrem Yelkenci, tartışmanın yanlış bir zeminde yürütüldüğüne dikkat çekiyor. Yelkenci, “Ücret artışları çalışanlar için sosyal bir gereklilik. Ancak işverenler açısından artan maliyetler ciddi bir baskı yaratıyor. Burada iki taraf da haklı. Asıl sorun, ücret ve performans sistemlerinin yeni ekonomik gerçekliğe uygun olmaması” ifadelerini kullandı.

Yelkenci’ye göre çözüm, hedefe dayalı performans ölçümü ile prim ve bonus gibi değişken ücret modellerinin yaygınlaştırılmasından geçiyor. Bu sistem sayesinde çalışanlar katkıları oranında daha fazla kazanma imkânı elde ederken, şirketler de maliyetlerini daha dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde yönetebiliyor.

Uzmanlar, önümüzdeki dönemde performansa dayalı maaş sistemlerinin daha fazla şirketin gündemine gireceğini ve klasik sabit maaş anlayışının yerini esnek ve ölçülebilir modellere bırakabileceğini öngörüyor.