Temmuz ayı geldi mi Ankara’nın ritmi değişir. Bir zamanlar sabahın erken saatlerinde dolup taşan bulvarlar, öğle sıcağında sessizliğe bürünür. Devlet dairelerinin koridorlarında yankılanan ayak sesleri azalır, Meclis tatile girer, üniversiteler kapanır, diplomasi trafiği yavaşlar. Başkent, yıl boyunca taşıdığı ağır yükü bir süreliğine omuzlarından indirir.
Ankara’nın yazı, İstanbul’un yazına benzemez. Burada denizin çağrısı yoktur. Kızılay’ın kalabalığı seyrelir, Bakanlıklar çevresindeki yoğunluk azalır, sabah ve akşam trafiği bile şaşırtıcı ölçüde rahatlar. Kent, adeta derin bir nefes alır.
Bu sessizlik yalnızca memurların yıllık izinlerinden ibaret değildir. Ankara’nın ekonomisi de bu mevsimsel değişimden payını alır. Öğrencilerin memleketlerine dönmesiyle kiralık evlerden kafelere, küçük esnaftan toplu taşımaya kadar birçok alanda hareketlilik azalır. Her zaman masa bulmanın zor olduğu lokantalarda boş sandalyeler çoğalır. Şehir, kendi temposunu bilerek yavaşlatır.
Ama Ankara’nın tatili, tamamen boş kalması anlamına gelmez. Tam tersine, başkenti gerçek anlamda tanımak isteyenler için en güzel zamanlardan biridir. Kalabalığın gölgesinden kurtulan müzeler, parklar ve tarihi sokaklar ziyaretçilerine daha sakin bir atmosfer sunar.
Devamı için tıklayınız.