Acaba Bu Tepki Neden Sevgili TFF?

Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’na büyük umutlarla gidip daha grup aşamasında havlu atması yalnızca sportif bir başarısızlık değildir; aynı zamanda yıllardır biriken plansızlığın, günü kurtarmaya yönelik anlayışın ve gerçeklerden kopuk yönetim anlayışının acı bir sonucudur. Saha içinde ortaya konan isteksiz futbol kadar saha dışında verilen mesajlar da taraftarın sabrını taşırdı. Dünya Kupası'ndan Türkiye'nin erkenden elenmesinin ardından taraftar inanılmaz moral bozukluğu yaşadı ve haliyle futbol milli takımı eleştirilerin odağı haline geldi. Peki gerek oyuncular gerekse TFF sorumluluğu alabilecek mi?

Takım oyunu oynamayı bilmeyen bir ekip çıktı yine karşımıza üzülerek söylüyorum sosyal medyadaki editlere görüntü çıkarabilmek için kamera görünce saçıyla oynayan, gereksiz yere karşı taraf oyuncusuna parmak sallayan tuhaf tuhaf şov maçı izledik ve bu ilk defa başımıza gelmiyor, dürüst olalım... Sürekli birbirini koruduğunu iddia eden bir ekip var karşımızda ama birbirinize pas atmıyorsunuz. Şaka gibi ama kimse bir takım oyunu oynamıyor ve bu strateji eksikliği, bu ciddiyetsizlik, bu motivasyonsuzluk ilk defa başımıza gelmiyor. Sosyal medya edit yapma ülkesiyiz ve maçlar sanki kazanılmaktan ziyade futbolcular arasında bir edite konu olabilme yarışına dönüşmüş durumda. Beyler biraz profesyonellik! Şu yatırımın yüzde biri kadın sporculara yapılsa ve bu kadın sporcular bu ciddiyetsizliğin binde birini gösterse ülkece yerden yere vururduk değil mi?

Taraftar sadece maç içinde gösterilen performansı mı sorun haline getiriyor? Hayır. Yıllardır süren bu altyapı oluşturamama sıkıntısı ve TFF'ye olan güvensizlik var. Türk futbolunun yıllardır aynı hataları tekrar etmesi, aynı başarısız sonuçları yarattı ve halen de bu dertlerle uğraşıyoruz. Altyapı yatırımları konuşulur ama sonuç alınamaz, genç oyunculara güvenileceği söylenir ama kritik anlarda yine kısa vadeli çözümler tercih edilir, kulüplerle gerilim hiç son bulmaz... Sonunda ortaya çıkan tablo ise değişmez: Büyük beklentiler, yüksek söylemler ve ağır bir hayal kırıklığı. Taraftar artık yalnızca mağlubiyete değil, aynı zamanda hiçbir ders çıkarılmayan bu döngüye öfke duyuyor. Bu öfke dile getirildiğinde de hassas minik sincaplarımız en ufak bir eleştiriyi bile kabul edemeyip taraftara kapris yapabiliyor. Kusura bakmayın o kadar paraya o sahada kırk takla atıp gelmeniz gerekiyor.

Bunlara ek olarak, maça çıktığımız kadro neydi öyle? Performansı bu kadar düşük olan isimlere olan bu gereksiz ısrar niye? Baştan sona, bestelenen şarkısından reklamlarına hiçbir şeyi düzgün yapılmamış bir sürecin ürünü olarak ne yazık ki tüm dünyanın alay konusu olmayı başaran Türk futbolu dileriz biraz ders çıkarabilir bu ağır yenilginin ardından. Kutlama yapmayı da, ödül vermeyi de umarım artık başarıdan sonraya saklarız...

Günü kurtaran transfer politikaları, tartışmalı hakem seçimleri, her yıl değişen ve isteksiz teknik direktörler, sürekli olarak futbol kulüpleriyle yaşanan gerginlikleriyle bilinen TFF biz Fenerbahçe taraftarını ilk kez hüsrana uğratmıyor o yüzden bu altyapı sorunları ve federasyona olan güvensizlik yıllardır herkesin bildiği bir şeydi ama belki de bazı taraftarların ve spor kulüplerinin işine geliyordu. Böyle yurt dışına çıktığımız maçlarda bocalamamız tesadüf değil umarım bu yenilgi biraz gözümüzü açar ve köklü bir değişime sebep olur. Sanmam ama umarım olur!