Bakan Göktaş, 2005 yılında yürürlüğe giren Engelliler Hakkında Kanun kapsamında; kamu binaları, açık alanlar, toplu taşıma araçları ile bilgi ve iletişim sistemlerinin erişilebilir hale getirilmesinin zorunlu olduğunu hatırlatarak, bu amaçla kurulan Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonları tarafından bugüne kadar 4 bin 149 bina, açık alan ve toplu taşıma aracına “Erişilebilirlik Belgesi” verildiğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2020 yılını “Erişilebilirlik Yılı” ilan etmesiyle birlikte eğitim, uygulama ve farkındalık çalışmalarının hız kazandığının altını çizen Göktaş, “Şehirlerimizi herkes için erişilebilir hale getirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” dedi.
Bakanlık tarafından geliştirilen Erişilebilirlik Değerlendirme Modülü (ERDEM) sistemi sayesinde binaların erişilebilirlik durumunun dijital ortamda değerlendirilebildiğini ifade eden Göktaş, “Erişilebilirlik Logosu”nun kullanım alanının da genişletildiğini vurguladı.
HAVALİMANLARI VE ŞEHİR SİSTEMLERİNDE ERİŞİLEBİLİRLİK ARTIYOR
Bakan Göktaş, erişebilirlik konusunda farklı bakanlıklar ve kurumlarla ortak çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Erişilebilirliğin sağlanması tüm kurum ve kuruluşların görevidir. Bu kapsamda erişilebilir yaşam alanlarının yaygınlaşması için diğer bakanlıklarla yoğun işbirliği yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılan çalışmalarla 5 büyük havalimanının daha “Erişilebilirlik Belgesi” aldığını açıklayan Göktaş, bu belgeye sahip havalimanı oranının yüzde 90’a yaklaştığını söyledi.
Bakan Göktaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yürütülen “Bulut Kent Bilgi Sistemi” sayesinde de erişilebilir alanlar ve park yerlerinin dijital haritalarda görüntülenebildiğini belirtti.
BANKACILIK HİZMETLERİNDE YENİ HEDEFLER
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Türkiye Bankalar Birliği iş birliğiyle bankacılık hizmetlerinde erişilebilirliği artırmaya yönelik çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Göktaş, engelli bireyler ve yaşlıların ihtiyaçlarına göre yeni hedefler belirlendiğinin altını çizdi.
Bu kapsamda, 2026 yılı sonuna kadar mobil ve internet bankacılığı hizmetlerinin daha erişilebilir hale getirilmesinin planlandığını dile getiren Göktaş, “2027 yılı ikinci çeyreğine kadar ise sadeleştirilmiş dilin bankalar nezdinde sistemlere entegre edilmesi ve uygulamaya alınmasına ilişkin operasyonel süreçlerin tamamlanmasını planladık” dedi.
“Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamuya açık dijital platformların erişilebilir hale getirilmesinin hukuki zorunluluk olduğunu vurgulayan Göktaş, bu kapsamda Bakanlık bünyesinde İzleme ve Danışma Komisyonları oluşturulduğunu, ayrıca erişilebilirlik standartlarına ilişkin rehber ve kontrol listelerinin yayımlandığını kaydetti.
16 Mayıs Ulusal Erişilebilirlik Günü kapsamında Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü iş birliğiyle “Erişilebilir Sahne” projesinin başlatıldığını belirten Göktaş, 11 ilde sahnelenen tiyatro oyunlarının işaret dili ve sesli betimleme desteğiyle erişilebilir hale getirildiğini açıkladı.
Bakan Göktaş, projeyle engelli bireylerin diğer izleyicilerle birlikte aynı ortamda ve eşit şartlarda tiyatro deneyimi yaşayabilmesinin amaçlandığının altını çizdi.
30 BİNDEN FAZLA KİŞİYE EĞİTİM VERİLDİ
Bakan Göktaş, 81 ilde valilerin başkanlığında kamu kurumları, üniversiteler ve belediyelerin katılımıyla erişilebilirlik toplantıları düzenlendiğini hatırlatarak, bugüne kadar 30 binden fazla yönetici ve teknik personele erişilebilirlik eğitimi verildiğini, kamu spotları ve uygulama rehberlerinin de Bakanlığın internet sitesinde paylaşıldığını ifade etti.
Toplumsal duyarlılığı odağına alan “Yaşama Erişim”, “Sürücüler İçin Erişilebilirlik Hatırlatmaları”, “Trafikte Erişilebilirlik” ve “Toplu Taşımada Erişilebilirlik” temalı kamu spotlarının tüm mecralarda paylaşıldığını hatırlatan Göktaş, şöyle devam etti:
“Bakanlık olarak gayemiz; her bir ferdimizin kimsenin desteğine ihtiyaç duymadan hayatın her alanında var olabildiği, tam anlamıyla engelsiz bir Türkiye’dir. Nitekim şehirlerimizi ve hizmetlerimizi erişilebilir kılmak sadece kamu kurumlarımızın değil; yerel yönetimlerimizden girişimcilerimize, tasarımcılardan vatandaşlarımıza kadar her birimizin ortak ödevidir. Bizler, zihinlerdeki kalıpları yıkarak Türkiye’yi her noktada erişilebilir kılana dek bu kararlı yürüyüşümüzü azimle sürdüreceğiz.”