Yaşam

14 Şubat Sevgililer, 15 Şubat Ayrılıklar Günü

Sevgililer Günü romantizmin simgesi olarak görülse de global veriler bu dönemin ilişkilerde ayrılık kararlarının en sık netleştiği zamanlardan biri olduğunu gösteriyor.

Match.com’un yıllık anketine göre katılımcıların yaklaşık yüzde 20’si Sevgililer Günü’nde ya da hemen sonrasında bir ilişkisinin sona erdiğini belirtiyor. 14 Şubat’ın ilişkiler için duygusal bir eşik haline geldiğine vurgulayan Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, çiftlerin bu baskılı dönemi daha sağlıklı geçirebilmesi için 5 öneri paylaşıyor.

Sevgililer Günü çoğu zaman ilişkilerde mutluluğun göstergesi olarak algılanıyor ancak veriler bu tarihin çiftler için aynı zamanda bir karar anına dönüştüğünü ortaya koyuyor. Match.com’un her yıl tekrarlanan anketine göre katılımcıların yaklaşık yüzde 20’si Sevgililer Günü’nde ya da hemen sonrasında bir ilişkisini sonlandırıyor. Üstelik bu oran yılın diğer günlerine kıyasla belirgin biçimde yükseliyor. Bu durum, Sevgililer Günü’nün ilişkilerde yeni sorunlar yaratan bir gün olmasından çok, var olan sorunların artık ertelenemediği bir dönemi temsil ettiğini gösteriyor.

Sevgililer Günü’nün bireysel kutlamalardan farklı olarak romantik ilişkinin görünür hale geldiği bir zaman dilimi yarattığını ifade eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, “İlişkideki emek, yakınlık ve bağlılık bu dönemde daha net hissediliyor ya da eksikliği daha belirgin şekilde fark ediliyor. Günlük hayatta tolere edilen iletişim kopuklukları, duygusal mesafe veya çaba dengesizliği bu tarihe yaklaşıldığında daha zor görmezden geliniyor. Dijital platformlarda paylaşılan romantik anlar da bu farkındalığı güçlendiriyor ve birçok kişi için ilişkiyi yeniden değerlendirme sürecini hızlandırıyor.” açıklamasında bulundu. Bu noktada ise Sevgililer Günü ilişkiler için bir sınavdan çok bir ayna işlevi olarak görülüyor. Çiftlerin ilişkide ne kadar bağlı, güvende ve tatmin olduklarını daha net fark ettikleri bir eşik oluşturan bu dönem, bazı ilişkilerde ayrılık kararının netleşmesine yol açıyor.



En Çok Ayrılık Kararı 15 Şubat’ta Alınıyor

Veriler, ayrılıkların tek bir günde yaşanmadığını, Sevgililer Günü’nü çevreleyen bir zaman diliminde yoğunlaştığını gösteriyor. 13 ve 14 Şubat’ta ayrılıklarda gözle görülür bir artış yaşanıyor. Bu dönemde bazı kişiler, yaklaşan günün yaratacağı beklenti ve baskıyı daha fazla taşımak istemediği için ilişkiyi sonlandırıyor. 15 Şubat ise ayrılık kararlarının en sık hayata geçirildiği gün olarak öne çıkıyor. Beklentilerin karşılanmadığı bir Sevgililer Günü’nün ardından, ilişkideki sorunlar daha net bir şekilde görünür hale geliyor. Takip eden günlerde ayrılık oranları ise kademeli olarak azalıyor. Bu süreçte daha önce ertelenen konuşmalar yapılıyor ve duygusal kopuş tamamlanıyor.

Sevgililer Günü’nün ilişkilerde duygusal yoğunluğu artıran bir dönem olduğunu vurgulayan Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, çiftlerin bu baskılı dönemi daha sağlıklı geçirebilmesi için 5 öneri paylaşıyor.

1. Gerçekçi beklentiler belirleyin. Sevgililer Günü’nden ne beklediğinizi açıkça konuşun. Planlar, bütçe ve bu günün sizin için ne ifade ettiğini netleştirmek, yanlış anlamaların ve hayal kırıklıklarının önüne geçer. Karşılıklı netlik sağlandığında, gün üzerindeki duygusal baskı azalır ve ilişki daha dengeli bir zeminde ilerler.

2. Gösterişten çok bağa odaklanın. Büyük jestler veya pahalı hediyeler yerine birlikte geçirilen zamana ve duygusal temasa alan açın. Bu yaklaşım, günü bir performans alanı olmaktan çıkarır ve ilişkinin özüne temas etmenizi sağlar.

3. Karşılaştırmadan uzak durun. Sosyal medyada görülen paylaşımların her ilişkiyi yansıtmadığını kendinize hatırlatın. Kıyaslama, memnuniyetsizliği artırırken çiftlerin kendi ilişki dinamiklerinden uzaklaşmasına neden olur.

4. Bu günü yargılama değil fark etme anı olarak görün. Sevgililer Günü’nü ilişkinin yeterliliğini test eden bir eşik olarak değerlendirmeyin. Duyguların ve ihtiyaçların fark edildiği bir durak olarak ele almak, daha yapıcı bir iletişim alanı yaratır.


5. Sorunları bu tarihe bırakmayın. İlişkide var olan iletişim kopukluklarını veya duygusal mesafeyi yalnızca özel günlere yüklemeyin. Sorunları önceden ele almak, Sevgililer Günü’nün bir kriz anına dönüşmesini engeller.