İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Ankara'da üreticilere tohum desteği

Genel

Ankara'ya 3 yılda 16 adet köprülü kavşak yapıldı

Genel

Yenimahalle'de yaz akşamlarına “Bergen” damga vurdu

Genel

Çankaya'ya “27 Aralık Kızılca Gün” parkı

Genel

"Pati dostları Yenimahalle'de bir araya geldi”

Kültür-Sanat

Gordion Antik Kenti'nin isminin geçtiği ilk yazıt bulundu

Genel

Çocuk Trafik Eğitim Parklarında 254 bin çocuğa trafik bilinci aşılandı

Genel

Kahramankazan “1. Grup Belediye” statüsüne yükseldi

Genel

Kadınlar işaret dili öğreniyor

Genel

Minik işçiler çevre ve ağaç sevgisiyle sahaya indi

Kültür-Sanat

Operanın "rockçı" tenorundan yeni albüm

Genel

Başkan Taşdelen: Halk Kart'ı bin lira yaptık

Siyaset

Siyaset Haberleri

Sağlıkçılar 8 Şubat’ta grevde

Makbule AKGÜL AKKUŞ 22.01.2022 11:45
Sağlıkçılar 8 Şubat’ta grevde

Sağlık emekçileri yaptıkları açıklamadabir an önce çalışma ve özlük haklarının iyileştirilmesini istedi. Sağlık meslek örgütleri önümüzdeki döneme ilişkin eylem takvimlerinide açıklayarak, 8 Şubat’ta grevde olacaklarını belirtti.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Dişhekimleri Derneği (TDD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçiler Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İşçileri Sendikası (Dev Sağlık İş), Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği (TÜMRAD DER) ile Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği (SHUDER), sağlık emekçilerinin çalışma ve özlük haklarının iyileştirilmesini isteyerek önümüzdeki döneme ilişkin eylem takvimini açıkladı. Sağlık emek ve meslek örgütleri, sağlık sisteminin artık çöktüğüne dikkat çekerek, “Başka bir sağlık sistemi mümkün, hekim ve sağlık emekçileri olarak bir mücadele başlatıyoruz” dedi. 24 Ocak’ta çalışma alanlarında ortak bildiriler dağıtıp, 14 Mart Tıp Bayramı’na yaklaşan dönemde ise İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da ise etkinlikler düzenleyecek olan sağlık emekçileri “8 Şubat’ta ise son kez g(ö)revde olacağız” dedi. Çöken sağlık sistemiyle birlikte halkın sağlık hakkına erişiminde sıkıntılar yaşadığı yaşanan sıkıntının sorumluluğunun ise sağlık emekçilerine yansıtıldığına vurgu yapılarak, “Sağlıkta şiddetin yaşanmadığı tek bir gün geçmemektedir. Sağlıkta şiddete karşı etkili bir şiddet yasası henüz bakanlığın gündeminde dahi değil” denildi. Yetersiz istihdam ve kışkırtılmış sağlık talebinin karşısında sağlık emekçilerinin tükendiği hatırlatılan açıklamada, “Sağlıkta nicelik nitelik yeğleniyor. Performans sistemiyle sağlık çalışanları birbirine düşman ediliyor” denilerek sağlık çalışanlarının talepleriyle halkın sağlık hakkı talebinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceği belirtildi.

“TASARI MECLİS’E GELENE KADAR NÖBETTE OLACAĞIZ”

Yeni bir sağlık sisteminin mümkün olduğuna vurgu yapan sağlık emek ve meslek örgütleri, yeni bir mücadele başlattıklarını belirterek, “Tüm sağlık çalışanlarını kapsamayan hekimlerin ve diş hekimlerinin gelirlerinin düzenlenmesinde yapılacak olan ancak ardından iptal edilen düzenleme Mecliste hâlâ görüşülmedi. Tasarı kapsayıcılığı arttırılarak derhal Meclise  getirilmelidir. Tasarı Meclise gelene kadar kurumlarımız ve sağlık kurumlarımızda nöbette olacağız” ifadelerine yer verilerek tasarının Meclise getirilmemesi halinde, 8 Şubat günü son kez uyarı g(ö)revi olacaklarını duyurdu.

14 MART’A GİDERKEN...

Sağlıkçılar 14 Mart Tıp Bayramı’na doğru şu adımları atacaklarını duyurdular:

  •  24 Ocak'tan itibaren işyerlerimizde ortak bildirilerimizi dağıtacak, eylem sürecimizi sağlık emekçileri ile paylaşacağız.
  • 26 Ocak-4 Şubat tarihleri arasında Meclis'in açık olduğu günler nöbette olacağız.
  • 8 Şubat günü g(ö)rev başında olacağız.
  • Şubat ayı ikinci haftası itibariyle Sağlık Meclislerini kuracak, işyerlerimizde bir araya geleceğiz.
  • 14 Mart'a giderken Ankara, İstanbul, İzmir ve Diyarbakır'da Büyük Sağlık Buluşmaları gerçekleştireceğiz.

“CEZA YÖNETMELİĞİ İPTAL EDİLSİN”

Sağlıkçıların talepleri ise şöyle:

  • Ek göstergelerin 3600'den 7200'e kadar kademeli olarak yükseltilmesi.
  • Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği birinci basamak sağlık hizmetlerinin oluşturulması, ceza yönetmeliğinin iptal edilmesi.
  • Sağlıktaki personel sayısının kadrolu güvenceli istihdam ile OECD ortalamasına çıkarılması.
  • Asistan hekimler başta olmak üzere uzun süreli ve angarya çalışmanın kaldırılması.
  • Emekliliğe yansıyan yoksulluk sınırı üzerinde temel ücretin tüm sağlık emekçilerine uygulanması; üstüne eğitim durumu, hizmet yılı, mesleki risk gibi faktörler ile ücret skalasının belirlenmesi.
  • Sağlık hizmetlerinde katkı katılım payı, reçete ücreti vb. adlarla alınan ücretlerin iptal edilmesi.
  • Kovid-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılması.
  • Etkin sağlıkta şiddet yasası çıkarılması, güvenli işyerleri planlanması.
  • Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları, KHK'ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi.
  • Özel sağlık kuruluşlarında ciro baskısına, taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya son verilmesi.
  • Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer alması.

TTB VE UZMANLIK DERNEKLERİNDEN MECLİS’E ÇAĞRI

Öte yandan, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi ve Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK), TBMM'yi hekimlerin çalışma ortamı ve özlük haklarında iyileştirme yapmak üzere göreve çağırdı.Basın açıklamasına 20 uzmanlık derneği katıldı.  TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, hekimlik mesleğinin değersizleştirildiği, hekimlerin çalışma koşullarının ağırlaştırıldığı ve son dönemde sağlıkta şiddetin tırmandığını söyledi. TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut tarafından okunan ortak açıklamada şöyle denildi: “Ekonomik kriz, ağır çalışma koşulları ve pandeminin etkisi altında hekimler olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Özverili bir şekilde toplum sağlığı için gece-gündüz çalışırken her zamankinden daha zor çalışma koşullarında, daha fazla risk altındayız.Toplumsal düzeyde önlenebilir bir hastalıktan yüzlerce meslektaşımızı ve binlerce yurttaşımızı yitirmenin acısını yaşarken halen Kovid-19'un meslek hastalığı olarak kabul edilmemesinin üzüntüsünü taşıyoruz.Pek çok genç meslektaşımız; sağlıkta şiddetin her geçen gün arttığı, emeğimizin karşılığını alamadığımız, uzun süre çok zor şartlarda çalıştığımız bu sağlık ortamında; uzun süreler çalıştığımız halde geçinemediğimiz bu koşullarda çalışılamayacağını düşünüp, geleceğe dair karamsarlık ve umutsuzluğa kapılarak bu toprakları terk edip yurtdışına göç etti ve etmeye devam ediyor.” “Pandemi döneminde dahi sağlıkta şiddet, ağır çalışma koşulları, ücretlendirme, özlük hakları ile ilgili iyileştirme yapılmaması ve artık kaotik bir hâl alan sağlık ortamındaki sorunlar; emeklilik, istifa, hekim göçü, tükenmişlik, hastalık, intihar ile sonuçlanmaktadır.” diyen Bulut, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ve tıp disiplininin farklı uzmanlık alanlarında bilimsel bilgi üretimi yapan tıpta uzmanlık dernekleri olarak bu koşulların bir an önce değiştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve yetkilileri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni tüm sağlık çalışanlarının çalışma ortamı ve özlük hakları ile ilgili gerekli iyileştirmeleri yapmaya çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki toplum sağlığının iyileştirilmesi, nitelikli bir sağlık hizmetinin sunulabilmesi ancak sağlık çalışanlarının sağlığı, özlük ve ekonomik haklarının sağlanması, yaşam koşullarının düzeltilmesi ile gerçekleşebilir.”

“SAĞLIKTA ŞİDDET YASASI ÇIKARILMALI”

Açıklamada şu talepler sıralandı:

  • Emekliliğimize de yansıyacak insanca yaşayabileceğimiz temel bir ücreti sağlayacak şekilde ekonomik ve özlük haklarımız için yeni bir düzenleme bir an önce yapılmalıdır.
  • Şiddetsiz bir sağlık ortamında çalışabilmek için Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi'nin önerdiği diğer sağlık emek-meslek örgütlerinin desteklediği etkili ve caydırıcı yeni bir "Sağlıkta Şiddet Yasası" çıkarılmalıdır.
  • Kovid-19 illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı kabul edilmelidir. Kovid-19 başta olmak üzere meslek kaynaklı hastalıklara karşı bütüncül bir meslek hastalıkları yasası çıkarılmalıdır.
  • Pandemi süresince çalıştığımız her yıl için tüm sağlık çalışanlarına 120 gün fiili hizmet süresi zammı verilmeli, hekimlerin en yüksek 3600'e ulaşan ek göstergesi 7200 olacak şekilde düzenlenmelidir.
  • Toplum sağlığı için bilimin gereklerini ifade eden ve hekimlik değerlerini savunan meslek örgütümüzün üzerindeki baskılara son verilmelidir.

İmzacılar:Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, TTB Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu (UDEK) Yürütme Kurulu, Adli Tıp Uzmanları Derneği (ATUD), Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD), Sualtı ve Hiperbarik Tıp Derneği, Türk Biyokimya Derneği (TBD), Türk Cerrahi Derneği (TCD), Türk Dermatoloji Derneği, Türk İmmünoloji Derneği, Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD), Türk Nöroşirürji Derneği, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği (TOTBİD), Türk Radyoloji Derneği (TRD), Türk Toraks Derneği (TTD), Türkiye Acil Tıp Derneği (TATD), Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği (ÇOGEPDER), Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD), Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (TFTR) Derneği, Türkiye Milli Pediatri Derneği (TMPD), Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD), Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD)