İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Engelsiz resimler sergisi açıldı

Genel

“Zamanın Hazinesi” sergisi açıldı

Genel

Kütüphanede "kitap kahve günü"

Kültür-Sanat

Ankyra Barok konseri İş Sanat'ın sosyal medya kanalında

Kültür-Sanat

Devlet Tiyatroları Tunus'ta perde açacak

Genel

ABB'den ağaç seferberliği

Genel

Çankaya Evlerine ilgi büyük

Genel

 Barınakta kış hazırlıkları tamam

Genel

Mamak'ta özel güne özel konser

Genel

Dikmen Teknoloji Köprüsü yakında açılıyor

Genel

Mamak'ta miniklerden çim adam etkinliği

Genel

Kahramankazan'da fırsatçılığa geçit yok

Sağlık

Sağlık Haberleri

“Kızamık ve polio riskine dikkat”

Makbule AKGÜL AKKUŞ 18.09.2021 11:01

Türkiye’de kızamık ve polio riskine dikkat çeken TTB Aşı Çalışma Grubu, okula giden çocuklarda kızamık aşılaması durumunun gözden geçirilmesini ve çocuklara eksik yapılan aşıların tamamlanmasını istedi. Çocuk felci hastalığına karşı izleme ve tarama çalışmalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yapan TTB, göçmen topluluklarda 5 yaşından küçüklerin OPV ile aşılanması çağrısı yaptı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aşı Çalışma Grubu, okul çocuklarında kızamık aşılaması durumunun gözden geçirilmesini, eksik aşılıların aşılanmasını ve Akut Flask Paralizi taramasının güçlendirilmesini ve aktif olarak izlenmesini istedi. Dünyada, 2020'de 23 milyon çocuğun Kovid-19 pandemisinin rutin hizmetlerde yarattığı aksama nedeniyle bağışıklama hizmetlerinden yararlanamadığını belirten TTB, bu sayının 2009'dan bu yana en yüksek rakamlara ulaştığını ve 2019'daki sayıya 3,7 milyon çocuğun daha eklendiğini aktardı.

Temmuz 2020’de yapılan değişiklikle okul çocuklarına yapılan kızamık aşısının zamanının 48 aya çekildiğini ve aile hekimlerine görev verildiğini belirten TTB, “Bu değişikliğin uygulamaya girmesi üzerinden geçen sürede, bu yıl anasınıfı ve ilkokul 1’inci sınıfta okuyacakların ne kadar aşılandığı gözden geçirilmelidir.” dedi.

Temmuz 2020'de yapılan değişiklikle okul çocuklarına yapılan kızamık aşısı zamanının 48 aya çekildiği ve aile hekimlerine görev olarak verildiğini hatırlatan TTB, bu değişikliğin uygulamaya girmesi üzerinden geçen sürede, bu yıl anasınıfı ve ilkokul 1’inci sınıfta okuyacakların ne kadarının aşılandığının gözden geçirilmesini talep etti.

“KIZAMIK AŞILAMA ORANLARI ÖNERİLEN DÜZEYİN ALTINDA”

Türkiye’de kızamık 2’inci doz ile aşılama oranlarının toplum bağışıklığı için önerilen düzeyin altında olduğunu belirten TTB, “Kızamık için toplum bağışıklığı göstergeleri (Yüzde 95 ve üstünde aşılama oranlarına erişilebilen il sayıları) 1’inci doz için 42; 2’inci doz için yalnızca 9’dur. Türkiye’de kızamık hastalığı endemik olarak varlığını sürdürmektedir." diye belirtti.

“POLİO İTHALİ İÇİN RİSKE DİKKAT EDİLMELİDİR”

Polio için toplum bağışıklığı göstergelerinin DaBT-IPV 3’üncü doz ile yüzde 95 ve 90 ve üstünde aşılama oranına erişilebilen il sayıları sırasıyla 66 ve 77 olduğunu belirten TTB, dışarıdan çocuk felcinin ülkeye giriş ve dolaşımını engelleyecek OPV aşılamasının 1 ve 2’inci dozlarında erişilebilen aşılama oranlarının ise bilinmediğine dikkat çekti.

TTB önerilerini şöyle sıraladı:

  • Okul çocuklarında kızamık aşılaması durumu gözden geçirilmeli, eksik aşılılar aşılanmalıdır.
  • Uzun zamandır çatışmalı bir bölge olan ve sağlık hizmetlerine erişimin sınırlandığı Afganistan’dan gelen düzensiz göçmen topluluklarında 6 aydan 14 yaşa dek tüm çocuklar- önceki aşılanma durumuna bakılmaksızın kızamık aşısıyla aşılanmalıdır.
  • Akut Flask Paralizi taraması güçlendirilmeli ve aktif olarak izlenmelidir.
  • Göçmen topluluklarda 5 yaşından küçükler OPV ile aşılanmalıdır.  

“İKTİDARIN AŞI TEREDDÜTÜNÜ ORTADAN KALDIRACAK POLİTİKASI YOK”

Öte yandan, Türk Tabipleri Birliği’nin düzenlediği Pandemi Bültenleri'nin 14’üncüsünde aşı reddi ve tereddüdü üzerine konuşuldu. Bültenin sunumunu TTB II. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten yaptı.

Bilimsel bağımsızlığın, endüstrinin araştırmalara verdiği destek sonucu zarar gördüğüne ilişkin yaklaşımın aşı karşıtlarının komplo teorilerini güçlendirdiğini kaydeden Ökten sağlık hizmetinin kamusal kaynaklarla sağlanmasının önemine dikkat çekti.

Ökten şöyle konuştu:

“Tıp ve endüstri ilişkisi, Türk Tabipleri Birliği olarak savunduğumuz herkese eşit ve erişilebilir sağlık hizmetlerinin kamusal kaynaklarla sağlanması zorunluluğunun ötesinde, bilimsel araştırmaların da bağımsızlığının sağlanması için kamusal kaynakların ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Bugün içinde olduğumuz koşullarda ise unutulmamalıdır ki, hekimlerin hastalara yararlı olmak ve zarar vermemek için uymaları beklenen etik ilkeler ve mesleki sorumlulukları bulunmaktadır. Tıbbi uygulamalarda en önemli dayanak ise nesnel ve bağımsız yürütülen bilimsel çalışmalarla üretilen bilimsel bilgidir. Aşı ve diğer önlemlere karşı olan söylemler, bilimsel kanıtlar yerine bilimsel değeri olmayan kişisel görüş ve gözlemlere dayansa da tıp ve endüstri ilişkisinin yol açtığı kuşkuyu gidermek gerektiği de açıktır.”

Aşıya ilişkin kuşkuların doğmasında ayrımcı, şeffaflıktan yoksun ve toplumsallıktan uzak politikaların payından da söz eden Ökten, iktidarın aşı tereddütlerini ortadan kaldıracak herhangi bir politikası ve istekliliğinin olmadığını ifade etti.  

“AŞILANMA TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN BİR GEREKLİLİKTİR”

Hastalığa yakalanan aşılı ve aşısızların oranı gibi veriler ile hastalığın seyri hakkındaki şeffaf bilgilerin, toplumdaki tereddüdü giderebileceğini ve aşı karşıtlarının çarpıtmalarını engelleyebileceğini dile getiren Ökten, şöyle konuştu:

“Etkili bir filyasyon, maske, mesafe, temizlik ve havalandırma ile birlikte tüm halk sağlığı önlemlerine eşlik eden aşılanma; aşı tereddütlerini ortadan kaldıracak bilgi paylaşımlarıyla belirsizliğin ortadan kaldırıldığı koşullarda sağlığı da toplumsallaştırarak gönüllü katılımı ve bu salgınla etkili bir mücadele yürütülmesini sağlayacaktır. Küresel bir salgında aşılanma toplum sağlığı için bir gerekliliktir. Geldiğimiz nokta aşı olunmalı ilkesini sadece kendimiz için değil, herkes için savunmamız ve bu konuda bir talep oluşturmamız gereken bir noktadır.”