İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

Mamak'tan 65 yaş üstüne gıda ve hijyen paketi

Genel

İspanya ve İtalya'ya tıbbi yardım taşıyan uçak Ankara'dan havalandı

Politika

CHP'li Kaya: "Her okula en az bir bilişim öğretmeni atanmalı"

Genel

5 litre dezenfektan bin kişiyi dezenfekte ediyor 

Genel

Evde kalanlara kitap sürprizi

Kültür-Sanat

''Evin Caz Hali'' konserleri ile devam ediyor

Genel

Şehir dışından gelenlere dezenfektanlı önlem

Genel

Başkent'te ilk espor kulübü kuruldu

Genel

Sokak hayvanları unutulmuyor

Genel

Hayvan nakil araç filosu genişliyor

Genel

Çankaya Belediyesi menekşe dağıtacak

Genel

Sağlık çalışanlarına konaklama desteği

Sağlık

Sağlık Haberleri

Antidepresan eğitimle doğru orantılı

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 15.02.2020 11:14
Antidepresan eğitimle doğru orantılı

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, “Sağlık Bakanlığının verilerine göre Türkiye’de son yıllarda antideprasan kullanımının hızla arttığı görülüyor.” dedi.

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, Sağlık Bakanlığı’nın antidepresan kullanimi verilerini değerlendirdi. Saydan, Sağlık Bakanlığı verilerine göre “Türkiye’de son yıllarda antideprasan kullanımının hızla arttığı görülüyor. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre Türkiye’de son yıllarda antideprasan kullanımının hızla arttığı görülüyor. Bu artışı değerlendirirken aradan geçen 15 yıllık nüfus artışının da göz önünde bulundurulması gerekir.” diye konuştu. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bakanlık verileri 2002 yılı ile 2017 yılı karşılaştırması yapıyor ancak, geçen 15 yıl içinde nüfus artışını, kentli nüfustaki artışı da göz ardı etmemek gerekiyor. Aslında bu veriler vatandaşlarımızın psikiyatrist, nörolog, psikolog ve aile hekimlerine gitmekten artık çekinge duymadıklarını, eğitimli kentli nüfusun arttığını gösteriyor. Ülkemizdeki bu gelişmelere rağmen bin kişiye düşen günlük antidepresan ilaç tüketim miktarı 44 sayısı ile diğer ülkelere göre alt sıralarda yer almakta olup AB ülkeleri ve OECD ülkelerinden oldukça düşük rakamdır. Ülkemizde antidepresanlar hekim kontrolünde reçete ile verilen ilaçlardır. Vatandaşlarımız büyükşehirlerin yorgunluğu ve yaşam stresini azaltmak için hekim yardımı alıyor. Aslında etraflarını veya kendilerini yıpratmaktansa hekim yardımı almaları tercih edilmeli.” Demans ve Parkinson hastalıkları ilaçlarına değinen Saydan şunları söyledi: “SGK tarafından Sağlık Uygulama Tebliği’nde Değişiklik yapılarak Nöroloji uzmanları tarafından, Demans, Parkinson gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların reçete edilmesi durumunda bu ilaçların bedelleri ödenmiyor. Demans hastasının doktora çok zor gittiği göz ardı edilmiş görünüyor. Son 15 yılın içinde depresyon geçiren kadın erkek sayısına baktığımızda 2002 yılında depresif bozukluk gösteren erkek hasta sayısı 156 bin 487’yken bu sayı 2017 yılında 188 bin 362’ye yükseldi. Kadınlarda ise 2002 yılında 142 bin 893’ken 2017 yılında 181 bin 519’a yükseldi. Erkek hastalarda kişi sayısı daha yüksek gözükse de değişim oranlarına baktığımızda son 15 yılda kadın hastaların sayısının daha fazla arttığı görülüyor.”

HASTALARIN 3’ÜNCÜ BASAMAK SAĞLIK KURULUŞU ÇİLESİ

Saydan, “Halk arasında huzursuz bacak sendromu ve anksiyete bozukluğu tedavisinde kullanılan Pregabalin ilacının yanı sıra epilepsi tedavisinde kullanılan Gabapentin gibi ilaçlar da yalnızca üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında rapor çıkartılarak reçeteye yazılabiliyor. 3. basamak hastaneler denilen hastaneler, eğitim araştırma ve üniversite hastaneleri gibi tam teşekküllü hastaneler. Nöropatik ağrı tedavisinde kullanılan ilaçlarımız sadece üçüncü basamak hekimler ve onların hastaları için üretilmedi. Bu durumda vatandaş mağduriyeti çok fazla oluşmakta. Ülkemizde bu kadar çok antidepresan kullanan hastanın devam reçetelerini tekrar yazdırmak adına doktora ulaşmaları kolaylaştırılmalı. Çünkü bu hastalar ilaçları reçete olmaksızın eczanelerden alamıyor. Doktora ulaşamayan hasta eczacıyla karşı karşıya geliyor. Özellikle nöbetlerde eczacılar için bu durum daha da sorunlu geçiyor. Bizler bu ülkenin eczacıları olarak hastaların ihtiyacı olan ilacı doğru zamanda doğru şekilde vermek üzerine eğitim aldık. İlaç harcamaları sadece istatistiki bir veri değildir. Hastaların kullandıkları ilaçların miktarının artmasını engellemek için ilaca ulaşımı zorlaştırmak ya da geri ödeme koşullarını zorlaştırmak yerine hastalık etmenlerini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Ülkemizdeki 3 basamak sağlık kuruluşu ve psikiyatri uzmanı gibi ilgili uzman sayısı göz önünde bulundurularak bu ilaçların tedavi sürecini aksatmayacak şekilde tekrar reçete edilmesindeki kuralların tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ilaç ve sağlık harcamaları elde edilmek tasarrufun aksine artacağı gibi toplum sağlığı da olumsuz etkilenecektir.” diye konuştu.