<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://baskentgazete.com.tr/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 09:58:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençler artık duygusal sorunlarını da yapay zekâya anlatıyor]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/gencler-artik-duygusal-sorunlarini-da-yapay-zekaya-anlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/gencler-artik-duygusal-sorunlarini-da-yapay-zekaya-anlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM, “Eğitimde Yapay Zekâ: Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri” başlıklı raporunda yapay zekânın eğitimdeki ve toplumdaki dönüştürücü gücünü mercek altına alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEDMEM’in yayımladığı rapora göre Türkiye’de gençler yapay zekâyı sadece ödev yapmak veya sunum hazırlamak için değil; dertleşmek, kaygı ve üzüntülerini paylaşmak için de kullanıyor.</p>

<p>Gençlerin karşı karşıya olduğu bilişsel ve duygusal risklere dikkat çekilen raporda kritik uyarılar yer alıyor. ABD, Çin, Güney Kore, Almanya ve BAE başta olmak üzere dünya genelinde 11 ülkedeki uygulamalarla, Türkiye’deki mevcut tablonun karşılaştırıldığı raporda, gençlerin yapay zekâyla kurduğu duygusal bağdan algoritmik karar mekanizmalarına, dijital eşitsizlik riskinden akademik insan kaynağı açığına uzanan geniş bir yelpazede eğitim sistemine ilişkin somut politika önerileri sunuluyor.</p>

<p><strong>YENİ RİSKLER ORTAYA ÇIKIYOR</strong></p>

<p>Raporda, Türkiye'de yapay zekâ kullanan her 10 kişiden 4'ünün 25 yaşın altında olduğu vurgulanırken, gençlerin duygusal destek için yapay zekâya yönelmesinin yarattığı risklere dikkat çekiliyor.</p>

<p>Bu durumun beraberinde iki büyük riski de getirdiği vurgulanan raporda, “Bunlardan birincisi olan bilişsel devir; düşünme, analiz etme ve üretme süreçlerinin sistematik biçimde yapay zekâya devredilmesini ifade eder. Bu durum, çabayla gelişen öğrenme kapasitesinin kendisini zayıflatma riski taşımaktadır. İkinci büyük tehlikeyi ise duygu ve inanç devri oluşturmaktadır. Gençlerin duygusal ihtiyaçlarını yapay zekâ ile karşılamaya yönelmesi, az sayıda teknoloji şirketinin milyonlarca gencin düşünme biçimi ve duygusal eğilimleri üzerinde orantısız bir etki gücü edinmesi anlamına gelmektedir” ifadelerine yer veriliyor.</p>

<p><strong>DİJİTAL DİKTATÖRLÜK TEHDİDİ</strong></p>

<p>TEDMEM raporunun sunuş bölümünde, "Dijital Diktatörlük" kavramına ayrı bir yer ayrılıyor. Rapora göre modern düzen, bireylerin dijital ayak izlerini sadece kaydetmekle kalmıyor; bu izlerden yola çıkarak geleceği tahmin ediyor ve kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendiriyor. İnsan, böylece davranışları ölçülen, sınıflandırılan ve yönlendirilen bir veri nesnesine dönüşüyor. Literatürde bu durum “dijital diktatörlük” ya da “tekno-otoriterlik” olarak tanımlanıyor.</p>

<p>Rapora göre geçmişin baskı düzenleri daha görünürken yeni düzen gündelik hayata sessizce sızarak toplum hakkında büyük ölçekte veri topluyor ve kitlelerin gerçeklik algısını fark etmeden biçimlendiriyor. TEDMEM, yapay zekâ altyapısının az sayıda küresel şirketin elinde toplanmasının insanlığın geleceğine yönelik ciddi bir tehdit olarak görülmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE KÜRESEL ARAYIŞIN NERESİNDE?</strong></p>

<p>TEDMEM raporunda, Türkiye'nin yapay zekâ teknolojilerini eğitim süreçlerine entegre etme ve dijital dönüşümü sağlama yolunda önemli adımlar attığı belirtiliyor. TEDMEM, Türkiye’nin yapay zekâ alanında küresel rekabet gücünü artırabilmesinin; teknoloji yatırımlarından ziyade nitelikli öğretmenler, lisansüstü araştırma kapasitesi ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen bir eğitim sistemine bağlı olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Raporda, Türkiye'nin diğer ülkelerin deneyimlerini doğrudan referans almak veya kopyalamak yerine, bu deneyimlerden ders çıkararak kendi toplumsal gerçekliğini merkeze alan, özgün bir yol haritasıyla bu küresel arayışa dahil olması gerektiği açıkça ifade ediliyor.</p>

<p><strong>SADECE OKURYAZARLIK YETMEZ: LİSE MEZUNLARINA 'YAPAY ZEKA EHLİYETİ'</strong></p>

<p>Raporda, öğrencilerin bu teknolojilere okul dışında zaten eriştiğine dikkat çekilirken; 15 ülkede 5 binden fazla katılımcıyla yapılan küresel bir araştırmanın sonuçlarına işaret ediliyor.</p>

<p>Araştırma, 17-27 yaş arasındaki gençlerin yarısının yapay zekânın sınırlılıklarını eleştirel biçimde değerlendirmekte zorlandığını, yüzde 61'inin ise yapay zekânın bilgi uydurabildiğini (halüsinasyon) ayırt edemediğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu tablo, öğrencilerin sistematik bir rehberliğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. TEDMEM raporunda, yapay zekâ okuryazarlığı programlarının gerekli bilgi ve becerileri kazandırabileceği ancak bunun tek başına güvenli kullanım davranışı oluşturmak için yeterli olmadığı vurgulanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nasıl araç kullanmak teknik beceri kadar dikkat ve sorumluluk gerektiriyorsa, yapay zekâ kullanımı da benzer bir yeterlik düzeyi gerektiriyor. Bu doğrultuda TEDMEM, yapay zekâ okuryazarlığı kazanmış ve bu teknolojiyi yaşamında güvenli, etik ve öz denetimli şekilde kullanabilen bireylere lise sonunda 'Yapay Zekâ Ehliyeti' verilmesini öneriyor.</p>

<p><strong>SON SÖZÜ HER ZAMAN İNSAN SÖYLEMELİ</strong></p>

<p>TEDMEM raporunda; politika belgesinden kurumsal altyapıya kadar Türkiye’de atılan adımların dönüşüm için güçlü bir başlangıç iradesi olduğu belirtilirken, bundan sonraki kritik aşamanın bu politikaların okulların günlük işleyişine ve öğretim süreçlerine yansıtılması olduğu dile getiriliyor.</p>

<p>Yapay zekânın insanı taklit edebileceği ama onun yerini asla dolduramayacağının altı çizilerek; Türkiye'nin yapay zekâyı yalnızca kullanan bir ülke olmakla kalmayıp, onu kendi değerleriyle biçimlendiren, sınırlarını sorumlulukla çizen ve bu dönüşüme yön veren bir ülke olması gerektiği de belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/gencler-artik-duygusal-sorunlarini-da-yapay-zekaya-anlatiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/pexels-karola-g-6255937.jpg" type="image/jpeg" length="76513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'un asırlık ağaçları rölöve planlarıyla korunuyor]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/istanbulun-asirlik-agaclari-rolove-planlariyla-korunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/istanbulun-asirlik-agaclari-rolove-planlariyla-korunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un doğal sit alanlarında bulunan yüzlerce yıllık ağaçlar, hazırlanan rölöve planlarıyla kimliklendirilip kayıt altına alınırken, iç yapıları incelenerek olası devrilme riskleri önceden belirleniyor ve bilimsel yöntemlerle korunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentin tarihi koruları, Boğaz yamaçları ve doğal sit alanlarında yer alan asırlık ağaçlar, yalnızca görsel kontrollerle değil ayrıntılı bilimsel çalışmalarla da izleniyor.</p>

<p>Bu çalışmaların ilk basamağını oluşturan ağaç rölöve planı ve raporları, her ağacın adeta kimlik kartını oluşturuyor.</p>

<p>Rölöve çalışmaları kapsamında ağaçların türü, yaşı, çapı, boyu, tepe genişliği ve sağlık durumu tek tek kayıt altına alınıyor. Hastalık, mantar oluşumu, anıtsal değeri, estetik özellikleri ve korunma gereksinimi gibi bilgiler raporlara işlenirken, koordinatları da belirlenerek sayısal ortama aktarılıyor.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/1b23a713c8e87c921d26d36c77f05634.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Böylece doğal sit alanlarında bulunan ağaçların tamamı haritalandırılarak, gelecekte yapılacak bakım ve koruma çalışmalarının altyapısı hazırlanıyor.</p>

<p>Hazırlanan rölöve raporları yalnızca envanter oluşturmak amacıyla kullanılmıyor. Ağacın budanması, mekanik destekle güçlendirilmesi, kuruyan dallarının temizlenmesi ya da gerektiğinde güvenlik nedeniyle kaldırılması gibi tüm bakım süreçleri de bu bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda planlanıyor.</p>

<p>Özellikle doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca yapılacak müdahalede uzman raporları ve ilgili kurumların onayı zorunlu tutuluyor.</p>

<p>Rölöve çalışmalarının ardından ikinci aşamada ise ağaçların dışarıdan görülemeyen iç yapıları inceleniyor. Bunun için kullanılan akustik tomografi yöntemi, "ağaç MR'ı" olarak da biliniyor.</p>

<p>Ağaca yerleştirilen sensörler aracılığıyla ses dalgalarının gövde içerisindeki hareketi ölçülerek üç boyutlu görüntüler elde ediliyor. Bu sayede ağacın içinde çürüme, boşluk veya yapısal zayıflık bulunup bulunmadığı tespit edilebiliyor. Ancak uzmanlar, yalnızca çürümenin varlığının yeterli olmadığını, ağacın türü, kök yapısı, boyu, eğimi ve bulunduğu bölgedeki rüzgar yükü gibi birçok verinin birlikte değerlendirilerek devrilme riskinin hesaplandığını belirtiyor.</p>

<p>Bu analizler sonucunda risk taşıyan ağaçlar için budama, mekanik destek sistemleri veya farklı koruma yöntemleri uygulanırken, sağlıklı şekilde yaşamını sürdürebilecek ağaçların ise kesilmeden korunması hedefleniyor. Böylece hem kent güvenliği sağlanıyor hem de İstanbul'un yüzlerce yıllık doğal mirasının gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.</p>

<figure><img height="799" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/27872595f86e94dc453478319b7e7bae.jpg" width="1200" /></figure>

<p><strong>"Çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor"</strong></p>

<p>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ender Makineci, GreenMetric sıralamasında 1700 üniversite arasında dünyada ilk 50 içinde, Türkiye'de de ikinci sırada olan Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü'nde yer alan ağaçların rölöve planlarını çıkartıp, akustik tomografi çekimlerinin nasıl yapıldığını AA muhabirine gösterdi.</p>

<p>Doç. Dr. Serhun Sağlam, AA muhabirine, ağaç rölöve planı ve raporlarının yalnızca ağaçların envanterinin çıkarılmasını değil, sağlık durumlarının belirlenmesini, gelecekte uygulanacak bakım çalışmalarının bilimsel verilere göre planlanmasını ve korunmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Rölöve çalışmalarıyla ağaçların türü, yaşı, boyu, çapı, tepe çapı, sağlık durumu ve konum bilgilerinin kayıt altına alındığını belirten Sağlam, özellikle doğal sit alanlarında yeşil dokunun korunmasında bu çalışmaların önemli rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Sağlam, ağaç rölöve planının insanların kimlik kartı gibi ağaçların da kimliklendirildiği bir rapor olduğunu kaydederek, "Her ağaca bir numara veriliyor. Türü, çapı, boyu, tepe çapı ölçülüyor, yaş tespiti yapılıyor. Sağlık durumu inceleniyor, estetik değeri ya da anıt ağaç niteliği gibi tüm özel bilgiler kayıt altına alınıyor. Daha sonra bütün ağaçların koordinatları alınarak sayısal ortama aktarılıyor ve haritalandırılıyor. Böylece çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/d490f300a68304d78a82ac37c88dc5f3.jpg" width="1200" /></figure>

<p><strong>"Rölöve raporları, İstanbul'un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor"</strong></p>

<p>Doğal sit alanlarında ağaçlara yapılacak her türlü müdahalenin bilimsel raporlara dayandırıldığını belirten Sağlam, bu uygulamanın İstanbul'un yeşil dokusunun korunmasını sağladığını söyledi.</p>

<p>Sağlam, ağaçların kent yaşamı açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, "Ağaç rölöve planı ve raporu doğaya zarar vermemek için hazırlanıyor. Ağaçlar oksijen sağlıyor, havayı temizliyor, gürültüyü azaltıyor, iklimi yumuşatıyor, kuşlara yuva oluyor ve erozyonu önlüyor. Bu nedenle bir ağaca gerçekten müdahale gerekip gerekmediğine uzmanların karar vermesi gerekiyor." diye konuştu.</p>

<p>Boğaz başta olmak üzere doğal sit alanlarında vatandaşların ya da kurumların kendi kararıyla ağaçlara müdahale edemeyeceğini vurgulayan Sağlam, uzman raporlarının ilgili kurullar tarafından onaylanmasının zorunlu olduğunu belirtti.<br />
<br />
Sağlam, "Boğaz başta olmak üzere doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca kendiniz karar vererek müdahale edemezsiniz. Ağaç tamamen kurumuş gibi görünse bile önce uzman raporu hazırlanması gerekiyor. Hazırlanan raporlar ilgili komisyonlar tarafından incelenip onaylandıktan sonra budama, bakım, taşıma ya da kesim yapılabiliyor. İşte bu sistem rölöve raporları, İstanbul'un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor. Yoksa bugün Boğaz'da çok daha az yeşil alanımız olurdu." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="799" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/849b6f723c5500525d31bd17b659e582.jpg" width="1200" /></figure>

<p><strong>İzinsiz müdahale tespit edilebiliyor</strong></p>

<p>Doğal sit alanlarında hazırlanan rölöve raporlarının koordinatlı kayıt sistemi sayesinde izinsiz müdahalelerin de tespit edilmesini sağladığını belirten Sağlam, "İstanbul'un önemli doğal sit alanları bu ağaç rölöve planı ve raporlarıyla korunuyor. Sit alanlarındaki bütün ağaçlar kayıt altında. Hava fotoğrafları ve koordinatlı veriler sayesinde izinsiz yapılan işlemler sonradan da tespit edilebiliyor. Bu nedenle yeşil dokuya raporsuz hiçbir şekilde müdahale edemeyiz." diye konuştu.</p>

<p>Sağlam, rölöve çalışmalarının ardından özellikle büyük ve yaşlı ağaçlarda devrilme riskinin akustik tomografi yöntemiyle belirlendiğini anlattı.</p>

<p>Kentlerde yaşanan fırtınaların ardından meydana gelen ağaç devrilmelerinin can ve mal kayıplarına yol açabildiğini hatırlatan Sağlam, bu nedenle risk analizlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Sağlam, "Ağaç rölöve planı ve raporunda ağacın türü çok önemli. Dışarıdan çok sağlıklı görünen bir ağaç kolayca devrilebilirken, içi çürük bir ağaç ayakta kalabiliyor. Çünkü kök yapısı, fiziksel gelişimi ve bulunduğu alanın koşulları birbirinden farklı. Risk analizinde, rüzgar, kar yükü ve çevresel risklerin tamamı birlikte değerlendiriliyor." dedi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/b16771ee9850b1e95862f474425e5954.jpg" width="1200" /></figure>

<p><strong>"Aynı insanların MR'ı çekilir gibi biz de ağacın MR'ını çekiyoruz"</strong></p>

<p>Devrilme riskinin belirlenmesinde akustik tomografi yöntemini kullandıklarını belirten Sağlam, şöyle konuştu:</p>

<p>"Akustik tomografi yöntemiyle ağaçların içsel çürüklüğünü ölçüyoruz. Ağaca yerleştirilen sensörlerle ses dalgalarının hızı ölçülüyor. Aynı insanların MR'ı çekilir gibi biz de ağacın MR'ını çekiyoruz. Böylece ağacın içinde nerede çürüme ya da boşluk oluştuğunu görebiliyoruz. Eğer çürüklük tespit edersek farklı yüksekliklerden yeni ölçümler alıyor ve bunları üç boyutlu olarak modelliyoruz."</p>

<p>Sağlam, akustik tomografi sonuçlarının tek başına karar vermek için yeterli olmadığını, elde edilen verilerin ağacın türü ve çevresel koşullarla birlikte değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Risk tespit edilen ağaçlarda önceliğin kesim olmadığını vurgulayan Sağlam, "En temel uygulamamız budama. Tepe çapını ve ağacın yükünü azaltarak devrilme riskini düşürüyoruz. Gerekirse mekanik destek sistemleri kullanıyoruz. Bunların büyük bölümü yaşlı ve anıt ağaçlar. Bizim amacımız bu ağaçları kesmek değil, hem onları yaşatmak hem de insanların güvenliğini sağlamak." diye konuştu.</p>

<p>Sağlam, dışarıdan sağlıklı görünen bazı ağaçların iç kısmının tamamen çürümüş olabildiğine dikkati çekerek, akustik tomografinin bu riskleri erken aşamada ortaya çıkardığını söyledi.</p>

<p>İstanbul'da akustik tomografi çalışmalarının yaklaşık 16-17 yıldır uygulandığını ve ilk çalışmaların yoğun kullanılan korularda başladığını belirten Sağlam, şunları dile getirdi:</p>

<p>"İlk amaç İstanbul korularında insanların yoğun kullandığı alanlarda devrilme riski taşıyan ağaçları belirlemekti. Göğüs çapı 70 santimetrenin üzerindeki ağaçların tomografileri çekildi, risk analizleri yapıldı ve sonuçlar koru planlarına işlendi. Beykoz Korusu'nda yıllar önce yaşanan ve üç kişinin hayatını kaybettiği olay bu çalışmaların önemini ortaya koydu. Daha sonra yapılan analizlerle benzer olaylar önemli ölçüde azaltıldı." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu ölçümlerin belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini aktaran Sağlam, "Bugün büyük risk oluşturmayan bir çürüme birkaç yıl sonra ilerleyebilir. Bu nedenle ölçümlerin belli aralıklarla yenilenmesi ve gelişimin takip edilmesi gerekiyor. Şimdi de Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa kampüsünde ağaçların rölöve planını yapıyoruz ve riskli gördüğümüz bazı ağaçlarda devrilme riskini hesaplamak için bu yöntemi kullanıyoruz " dedi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/8d31b186a6eff30060a4365237569882.jpg" width="1200" /></figure>

<p><strong>Yıldız Teknik Üniversitesi'ndeki ağaçların tomografisi çekiliyor</strong></p>

<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Görevlisi Dilek İlhan Fındıkçıoğlu, üniversitede yürütülen ağaç rölöve ve akustik tomografi çalışmalarının sürdürülebilirlik hedeflerine önemli katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p>Üniversitenin uluslararası GreenMetric sıralamasında dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumları arasında yer aldığını belirten Fındıkçıoğlu, çalışmaların yalnızca ağaçların kayıt altına alınmasını değil, uzun vadeli korunmasını da amaçladığını ifade etti.</p>

<p>Fındıkçıoğlu, "Üniversitemiz GreenMetric sıralamasında 1700 üniversite arasında dünyada ilk 50 içinde yer alıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin en sürdürülebilir ikinci üniversitesi olma özelliğini koruyor. Kampüsümüzde yürütülen ağaç tomografisi ve rölöve çalışmaları da sürdürülebilirlik faaliyetlerimize ciddi katkı sağlayacak. Burada amaç yalnızca ağaçları kayıt altına almak değil, onların yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve kampüsümüzdeki varlıklarına ne kadar değer verdiğimizi ortaya koymak." diye konuştu.</p>

<p>Çalışmaların uzun vadeli bir planlamanın parçası olduğunu dile getiren Fındıkçıoğlu, kampüsteki ağaç envanterinin her geçen gün genişlediğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fındıkçıoğlu, bilimsel yöntemlerle yürütülen çalışmaların yalnızca üniversiteye değil, İstanbul'un yeşil dokusunun korunmasına da katkı sunduğunu belirterek, "Bu kadar büyük bir yeşil alanı korumak ciddi emek gerektiriyor. Bilimsel çalışmalarla hem araştırma yürütüyor hem de ağaçların burada çok daha uzun yıllar varlığını sürdürmesine katkı sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalar üniversitemizin görünürlüğünü artırmanın ötesinde, kampüsümüzün doğal yapısını koruyarak gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/istanbulun-asirlik-agaclari-rolove-planlariyla-korunuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-e01dff4a38a3ffe75a8840a3b66af196.webp" type="image/jpeg" length="70486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dicle Nehri'nde görüldü! Nesli tehlike altında]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/dicle-nehrinde-goruldu-nesli-tehlike-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/dicle-nehrinde-goruldu-nesli-tehlike-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır'da, Dicle Nehri'nde nesli tehlike altında bulunan su samuru kayıt altına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de ve Avrupa genelinde akarsular, nehirler, göller ve kıyı bölgelerinde yaşayan yarı sucul etçil bir memeli olan Avrasya su samuru, 2020'de Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin "Tehlike Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi"ne girdi ve "tehlikeye yakın" kategorisinde listelendi.</p>

<p>Dicle Nehri kıyısında kazdığı çukurlarda yaşayan, avlanması halinde avlayanlara para cezası uygulanan su samuru, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hevsel Bahçelerinin doğal yaşamını ve biyolojik zenginliğini kayıt altına alan fotoğraf sanatçısı Veysi Arcagök tarafından görüntülendi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/807c3104a718a5c606e95e1c1f19114e.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p><strong>"Su samurunun olması doğal yaşamın büyük ölçüde korunduğunu gösteriyor"</strong></p>

<p>Veysi Arcagök, AA muhabirine, Dicle Nehri'nde balıkçıl kuşunun fotoğrafını çekerken Avrasya su samuru gördüğünü, su samurunu görüntülemenin sevinci ve heyecanını yaşadığını söyledi.</p>

<figure><img height="789" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/6068a709ae44d85a847ddb71017ebb29.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Su samurlarının yaşamlarını sürdürebilmek için temiz suya ve sağlıklı ekosisteme ihtiyaçları olduğunu belirten Arcagök, şunları ifade etti:</p>

<p>"Hevsel Bahçeleri'nde kuş fotoğrafları çekerken balık avlayan bir su samurunu gözlemleme ve görüntüleme fırsatım oldu. Doğal ortamında doğal hareketlerle balığı yakalamasını izlemek oldukça heyecan vericiydi. Dicle Nehri'nde su samurunun olması doğal yaşamın büyük ölçüde korunduğunu gösteriyor. Geçen yıl lösistik (hayvanlarda renk maddesi eksikliği nedeniyle tüy, kıl veya derinin kısmen beyaz, soluk ya da benekli görünmesine yol açan genetik durum) bir leş kargasını da kayıt altına almıştım. Bu tür kayıtlar, Diyarbakır'ın sadece tarihi ve kültürel özellikleriyle değil aynı zamanda zengin yaban hayatıyla da öne çıkan bir şehir olduğunu gösteriyor. Bölgede su samuru yaşadığını biliyordum, ilk defa gördüm. Bu inanılmaz heyecan vericiydi."</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/6261f9333a117f1a3ceeafcbc9c8a3c1.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p><strong>"Her bir canlının diğer canlılar üzerinde etkisi çok büyük"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satar da nesli tehlike altında olan su samurlarının korunması gerektiğini söyledi.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/13466a31ca9ac5fe6e014f7aa251dd97.jpg" width="1200" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Su samurlarının birçok canlıya yaşam alanı oluşturduğunu dile getiren Satar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Su samurları nesli tehlike altında ve bunların korunması lazım. Bunların suda yaşayan diğer canlılara çok büyük faydası var. Suyun önüne bent kuruyorlar ve bu kurdukları bentte su derinleşiyor. Su azaldığı zaman canlılar buralarda yaşam alanı buluyor. Daha düzgün bir şekilde üreyebiliyorlar. Dolayısıyla bu canlılar çok faydalı türler. Nesli tehlikede olduğu için bunlara zarar verenler hakkında cezai işlem uygulanıyor. Her bir canlının diğer canlılar üzerinde etkisi çok büyük. Birini yok ettiğinizde birçok canlının da yok olacağını görürsünüz."</p>

<figure><img height="1200" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/08/02/d22fa7790ebc5eb39739882d76d08278.jpg" width="969" />
<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Hayvanlara zarar verilmemesi gerektiğini vurgulayan Satar, "Avcılar bunları gördüğü zaman vuruyor. Bunlar koruma altında, bunlara zarar vermememiz lazım. Tüm canlıları korumamız, duyarlı olmamız lazım. Bu canlıların yaşam alanlarını da kirletmememiz gerekiyor." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/dicle-nehrinde-goruldu-nesli-tehlike-altinda</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-8bbd5488da447143b7200270fb995e93.webp" type="image/jpeg" length="54219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustosun bereketi tezgâhlarda: İşte mevsimin en taze sebze ve meyveleri]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/agustosun-bereketi-tezgahlarda-iste-mevsimin-en-taze-sebze-ve-meyveleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/agustosun-bereketi-tezgahlarda-iste-mevsimin-en-taze-sebze-ve-meyveleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin en verimli dönemi olan ağustos ayında tezgâhlar renkleniyor. Domatesten karpuza, incirden patlıcana kadar birçok sebze ve meyve hem lezzeti hem de besin değeriyle öne çıkıyor. Uzmanlar, mevsiminde tüketilen ürünlerin sağlık ve bütçe açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yazın son ayı olan ağustos, taze sebze ve meyve çeşitliliğinin en fazla olduğu dönemlerden biri olarak dikkat çekiyor. Mevsiminde yetişen ürünler, hem daha ekonomik fiyatlarla tüketiciye ulaşıyor hem de vitamin ve mineral açısından zengin içerikleriyle sağlıklı beslenmeye katkı sağlıyor.</p>

<p>Uzmanlar, mevsiminde üretilen sebze ve meyvelerin daha az kimyasal işlem gördüğünü, daha yüksek besin değerine sahip olduğunu ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da önemli avantajlar sunduğunu ifade ediyor.</p>

<p><strong>Ağustos ayında hangi meyveler tüketilmeli?</strong></p>

<p>Ağustos ayında en bol bulunan meyveler şunlar:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Karpuz</li>
 <li>Kavun</li>
 <li>Şeftali</li>
 <li>Nektarin</li>
 <li>Kayısı (ayın ilk döneminde)</li>
 <li>Erik</li>
 <li>İncir</li>
 <li>Üzüm</li>
 <li>Böğürtlen</li>
 <li>Ahududu</li>
 <li>Dut (bazı bölgelerde)</li>
 <li>Armut (erken çeşitler)</li>
 <li>Elma (erken hasat çeşitleri)</li>
</ul>

<p>Bu meyveler; C vitamini, lif, potasyum ve antioksidan bakımından zengin içerikleriyle bağışıklık sistemini destekliyor ve yaz aylarında sıvı ihtiyacının karşılanmasına yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Ağustosun en taze sebzeleri</strong></p>

<p>Yaz sofralarının vazgeçilmez sebzeleri de ağustos ayında en lezzetli dönemini yaşıyor. Bunlar arasında:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Domates</li>
 <li>Salatalık</li>
 <li>Biber çeşitleri</li>
 <li>Patlıcan</li>
 <li>Kabak</li>
 <li>Taze fasulye</li>
 <li>Bamya</li>
 <li>Mısır</li>
 <li>Semizotu</li>
 <li>Marul</li>
 <li>Roka</li>
 <li>Dereotu</li>
 <li>Maydanoz</li>
 <li>Nane</li>
 <li>Pazı</li>
</ul>

<p>Özellikle domates, biber ve patlıcan; zeytinyağlı yemeklerden közlemelere kadar birçok tarifte sıkça tercih ediliyor.</p>

<p><strong>Mevsiminde tüketmenin faydaları</strong></p>

<p>Beslenme uzmanları, mevsiminde tüketilen sebze ve meyvelerin hem daha lezzetli hem de daha besleyici olduğunu vurguluyor. Lif bakımından zengin ürünler sindirim sistemini desteklerken, yüksek su içeren meyve ve sebzeler sıcak havalarda vücudun su dengesinin korunmasına katkı sağlıyor.</p>

<p>Ayrıca yerel üreticilerden temin edilen mevsim ürünlerinin tercih edilmesi hem üreticiyi destekliyor hem de karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaz bitmeden sofralarınızı renklendirin</strong></p>

<p>Ağustos ayı, yazın en taze ürünlerini değerlendirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Uzmanlar, işlenmiş gıdalar yerine mevsim sebze ve meyvelerinin tercih edilmesinin sağlıklı beslenme alışkanlıklarının korunmasına yardımcı olacağını belirtiyor. Özellikle salatalar, zeytinyağlı yemekler, meyve tabakları ve ev yapımı kompostolarla yazın bereketi sofralara taşınabiliyor.</p>

<p></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mete Karakul</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/agustosun-bereketi-tezgahlarda-iste-mevsimin-en-taze-sebze-ve-meyveleri</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 20:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/08/pexels-kpaukshtite-1591183.jpg" type="image/jpeg" length="36001"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne'de leylek yavrularının göç hazırlığı başladı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/edirnede-leylek-yavrularinin-goc-hazirligi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/edirnede-leylek-yavrularinin-goc-hazirligi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de yuvalarında büyüyen leylek yavruları, binlerce kilometrelik göç yolculuğu öncesinde kanat egzersizleri yaparak güçleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trakya Üniversitesi Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Özmen Yeltekin, AA muhabirine, yaklaşık 60-70 gün yuvada vakit geçiren yavruların uçabilecek olgunluğa erişmeye başladığını söyledi.</p>

<p>Göç döneminin yaklaştığını belirten Yeltekin, yavruların yuvalarında sık sık kanat çırparak uzun yolculuğa hazırlandığını ifade etti.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/30/245072598ad1f0f7bc26ff702b729ef2.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Trakya'da dünyaya gelen leylek yavrularının gidecekleri bölgeye göre 8 ila 12 bin kilometre yol katedeceğini aktaran Yeltekin, "Leylekler önce boğazları geçerek Anadolu'ya, ardından Orta Doğu üzerinden Afrika'ya uzanan göç yolculuğuna başlayacak. Gidiş ve dönüşü birlikte değerlendirdiğimizde yaklaşık 20 bin kilometre yol katediyorlar." diye konuştu.</p>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/30/ca1c6fcd59b3d4b28297c2739fd8a063.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Yeltekin, yavruların yuvada kaldıkları dönemde ebeveynleri tarafından kurbağa, yılan, balık ve çeşitli kemirgenlerle beslendiğini anlattı.</p>

<p>Leyleklerin beslendiği ve konakladığı alanların niteliğinin popülasyon açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Yeltekin, "Kaliteli konaklama ve yaşam alanlarının varlığı, sağlıklı leylek popülasyonlarının devamıyla doğrudan ilişkili. Bu yıl yavru sayısı bakımından oldukça bereketli geçti. Yuvalarda sıklıkla 4-5 yavru gözlemledik." şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/07/30/82264fd2581aa346e74bf05e08481350.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Yeltekin, leyleklerin ağustosun ikinci haftası itibarıyla göçe başlayacağını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/edirnede-leylek-yavrularinin-goc-hazirligi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/thumbs-b-c-90f64fc51cd87c898a97163e7b8fb96c.webp" type="image/jpeg" length="76485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bozayı ve 3 yavrusu görüntülendi]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/bozayi-ve-3-yavrusu-goruntulendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/bozayi-ve-3-yavrusu-goruntulendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolu'nun Mengen ilçesinde, bozayı ve 3 yavrusu, doğa gezisi yapan bir kişi tarafından cep telefonuyla görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mengen’de ailesiyle doğa gezisine çıkan Mert Aydemir, ormanda bozayı ve yavrularıyla karşılaştı. Bir süre ayı ailesinin uzaktan takip eden Aydemir, o anları cep telefonuyla görüntüledi. Bozayı ve yavruları, kısa süre sonra gözden kayboldu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/bozayi-ve-3-yavrusu-goruntulendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 20:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/b-o-z-a-y-i-v-e-3-y-a-v-r-u-s-u-g-o-r-u-n-t-u-l-e-n-d-i-1434143-426291.jpg" type="image/jpeg" length="64505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgün'den yeni sıngle: Ben Daha Ölmedim]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/ozgunden-yeni-single-ben-daha-olmedim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/ozgunden-yeni-single-ben-daha-olmedim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkçe pop müziğin sevilen isimlerinden Özgün, yeni single çalışması "Ben Daha Ölmedim" ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Yusuf Aslan imzalı şarkı, romantik hikâyesi, akılda kalan melodisi ve yaz enerjisini yansıtan ritmiyle dijital platformlarda dinleyicilerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkçe pop müziğin başarılı sanatçılarından Özgün, yeni single çalışması "Ben Daha Ölmedim" ile dinleyicilerine duygusal ve enerjik bir yaz şarkısı sunuyor. Sözü ve müziği Yusuf Aslan'a ait olan eserin düzenlemesini ise müzik dünyasının deneyimli isimlerinden Çağrı Telkıvıran yaptı.</p>

<p><strong>Aşkın umut dolu hikâyesini anlatıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ben Daha Ölmedim", beklemekten vazgeçmeyen ve sevgisini tüm zorluklara rağmen içinde yaşatmaya devam eden bir karakterin hikâyesini yalın ve samimi bir dille anlatıyor. Romantik atmosferiyle öne çıkan şarkı, aşkın umut veren yönünü güçlü sözlerle dinleyiciye aktarıyor.</p>

<p><strong>Yazın enerjisini taşıyan pop melodisi</strong></p>

<p>Hareketli ritmiyle eşlik etme isteği uyandıran eser, aynı zamanda duygusal sözleriyle de dinleyicide iz bırakmayı hedefliyor. Akılda kalan melodisi ve sıcak atmosferi sayesinde "Ben Daha Ölmedim", Özgün'ün repertuvarında dikkat çeken yeni çalışmalar arasında yerini alıyor.</p>

<p><strong>Dijital platformlarda yayında</strong></p>

<p>Özgün'ün yeni single'ı "Ben Daha Ölmedim", EDZ Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle tüm dijital müzik platformlarında müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Şarkının, yaz döneminde pop müzik listelerinde öne çıkan eserlerden biri olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sami Barkın Coşkun</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/ozgunden-yeni-single-ben-daha-olmedim</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/ekran-goruntusu-2026-07-28-095215.png" type="image/jpeg" length="57825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Toksik ilişkiden sonra iyileşmek için öneriler]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/toksik-iliskiden-sonra-iyilesmek-icin-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/toksik-iliskiden-sonra-iyilesmek-icin-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SON yıllarda özellikle sosyal medyada sıkça konuşulan 'toksik ilişki' kavramının, yalnızca çiftler arasındaki çatışmaları değil, bireyin ruh sağlığını da ciddi şekilde etkileyen önemli bir psikolojik handikap olarak öne çıktığını söyleyen Klinik Psikolog Beldem Sekban, toksik ilişkiyi ayırt etmenin yolları hakkında bilgi verdi. Sevgi ile duygusal bağımlılığın birbirine karıştırılmasının, bireylerin uzun süre yıpratıcı ilişkiler içinde kalmasına neden olabildiğini aktaran Sekban, bunun da kişilerin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Toksik ilişkilerin çoğu zaman yoğun ilgi ve romantik bir başlangıçla başladığını belirten Medicana Ataköy Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Klinik Psikolog Beldem Sekban, "Bu tür ilişkilerde süreç içerisinde kontrol etme isteği, kıskançlık, manipülasyon ve duygusal iniş çıkışlar belirgin hale gelir. Bir ilişkide kişi sürekli partnerinin ruh haline göre hareket ediyor, kendi kararlarını almakta zorlanıyor ve yalnız kaldığında yoğun huzursuzluk hissediyorsa sevginin yerini duygusal bağımlılık almaya başlamış olabilir. Sağlıklı bir ilişkide ise kişi kendi benliğini kaybetmez; hayatının merkezinde yine kendisi vardır" dedi.</p>

<p><strong>'SAĞLIKLI İLİŞKİDE ÇİFTLER BİRBİRİNİN GELİŞİMİNİ DESTEKLER'</strong></p>

<p>Toksik ilişkilerin kişilerde özgüven kaybı, tükenmişlik, yoğun kaygı ve değersizlik hissine yol açabileceğini söyleyen Sekban, “Sağlıklı ilişkilerin en önemli özelliğinin bireyin kendi kimliğini koruyabilmesidir. Sağlıklı ilişkilerde çiftler birbirlerinin gelişimini destekler. Her şeyi birlikte yapmak sağlıklı ilişkinin göstergesi değildir. Kişinin kendi sosyal çevresine, hobilerine ve bireysel yaşamına sahip olması ilişkinin dayanıklılığını artırır. Sağlıklı aşk bireyin özgüvenini desteklerken, duygusal bağımlılık kişinin enerjisini tüketir ve özsaygısını zedeler" diye konuştu.</p>

<p><strong>'BAĞLANMA BİÇİMİ ÇOCUKLUKTA ŞEKİLLENİYOR'</strong></p>

<p>Erken çocukluk döneminde bakım verenle kurulan ilişkinin yetişkinlikteki bağlanma biçimini etkilediğini belirten Sekban, “Güvenli bağlanma tutarlı ebeveyn tutumuyla gelişir. Tutarsız ya da ihmal edici ebeveyn tutumları kaygılı bağlanmaya, duygusal olarak mesafeli ebeveynlik ise kaçınan bağlanma örüntülerine zemin hazırlayabilir. Ancak bağlanma biçimleri değiştirilemez değildir. Farkındalık ve psikolojik destekle daha güvenli ilişki kurma becerisi geliştirilebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'ÖZGÜVEN ZAMANLA ZEDELENİYOR'</strong></p>

<p>Toksik ilişkilerde bireyin zamanla kendi değerini partnerinin ilgisi üzerinden değerlendirmeye başladığını ifade eden Klinik Psk. Sekban, “Bu durum özgüven ve özsaygıda belirgin bir düşüşe neden olabilir. Özgüveni yeniden kazanmanın ilk adımı kişinin kendi yaşamıyla yeniden bağ kurmasıdır. Kendi ihtiyaçlarını fark etmek, sosyal ilişkileri güçlendirmek ve yaşamın merkezine yeniden kendini koymak iyileşme sürecini destekler" dedi.</p>

<p><strong>'TOKSİK İLİŞKİDEN AYRILMAK KOLAY OLMUYOR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toksik ilişkilerden ayrılmanın çoğu kişi için kolay olmadığını belirten Sekban, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bunun altında yalnız kalma korkusu, alışkanlıklar ve ilişkinin düzeleceğine dair umut bulunur. Partnerin zaman zaman gösterdiği ilgi ve sevgi davranışları öngörülemez olduğu için beyindeki ödül sistemini harekete geçirir. Bu durum kişinin ilişkiden kopmasını zorlaştırabilir. Toksik ilişkinin ardından özlem, öfke, suçluluk, rahatlama ve boşluk hissi aynı anda yaşanabilir. Bu da duyguların iyileşme sürecinin doğal bir parçasıdır. Bu süreçte kişi kendisine 'Bu ilişki bana gerçekten iyi geliyor muydu?', 'İhtiyaçlarımı karşılıyor muydu?' gibi sorular yönelterek ilişkiyi daha gerçekçi değerlendirebilir."</p>

<p><strong>'BU BELİRTİLER VARSA UZMAN DESTEĞİ ALINMALI'</strong></p>

<p>Klinik Psikolog Beldem Sekban, yoğun kaygı, depresyon belirtileri, takıntılı düşünceler, sürekli aynı ilişki döngülerinin yaşanması ve ayrılık sonrasında günlük yaşamın sürdürülememesi durumunda mutlaka profesyonel destek alınması gerektiğini belirterek, “Sağlıklı bir ilişki açık iletişim, karşılıklı güven, bireysel alanlara saygı ve sağlıklı sınırlar üzerine kuruludur. Kişi kendisine şu soruyu sormalıdır: 'Bu ilişki beni olduğum gibi kabul ediyor mu, yoksa kendimden uzaklaştırıyor mu?' Bu sorunun cevabı ilişkinin sağlığı hakkında önemli ipuçları verir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/toksik-iliskiden-sonra-iyilesmek-icin-oneriler</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/pexels-vera-arsic-304265-984954.jpg" type="image/jpeg" length="34188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anıl Karaer kimdir? Neden gündem oldu?]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/anil-karaer-kimdir-neden-gundem-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/anil-karaer-kimdir-neden-gundem-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Futbol Takımı'nın yıldız isimlerinden İsmail Yüksek ile Esen Matraş'ın nikâhında yaşanan bir detay sosyal medyanın gündemine oturdu. Nikâh memurunun "Baba adınız?" sorusuna Esen Matraş'ın biyolojik babası yerine kendisini büyüten Anıl Karaer'in adını vermesi büyük yankı uyandırdı. Peki Anıl Karaer kimdir, kaç yaşında, nereli ve neden gündem oldu? İşte merak edilenler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eski futbolcu Anıl Karaer, A Milli Takım futbolcusu İsmail Yüksek ile dünyaevine giren Esen Matraş'ın nikâhında yaşanan bir olayın ardından Türkiye gündemine geldi.</p>

<p>Nikâh töreninde nikâh memurunun "Baba adınız?" sorusuna Esen Matraş'ın biyolojik babası Emre Matraş yerine kendisini uzun yıllardır büyüten üvey babası Anıl Karaer'in adını söylemesi sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<p>Nikâh görüntülerinin paylaşılmasının ardından çok sayıda kullanıcı konuyla ilgili yorum yaparken, biyolojik baba Emre Matraş da basına yaptığı açıklamada yaşananlara tepki gösterdi. Açıklamaların ardından konu kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan başlıkları arasına girdi.</p>

<p><strong>Anıl Karaer kimdir?</strong></p>

<p>Anıl Karaer, 4 Temmuz 1988 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Futbol kariyerine Galatasaray altyapısında başlayan Karaer, savunmanın stoper ve sol bek mevkilerinde görev yaptı.</p>

<p>Profesyonel futbol hayatı boyunca Türkiye'nin farklı liglerinde forma giyen Karaer, mücadeleci oyun yapısıyla tanındı. Ayrıca Türkiye U19 Milli Takımı'nda da görev aldı.</p>

<p>Babası Sefer Karaer de Galatasaray'ın eski futbolcuları arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Hangi takımlarda forma giydi?</strong></p>

<p>Anıl Karaer profesyonel kariyerinde birçok kulüpte görev yaptı. Forma giydiği takımlar arasında şunlar bulunuyor:</p>

<p>· Galatasaray (altyapı)</p>

<p>· Adanaspor</p>

<p>· Kardemir Karabükspor</p>

<p>· Mersin İdman Yurdu</p>

<p>· Kayseri Erciyesspor</p>

<p>· Eskişehirspor</p>

<p>· Kayserispor</p>

<p>· Gençlerbirliği</p>

<p>· Osmanlıspor</p>

<p>· Bursaspor</p>

<p>· Adana Demirspor</p>

<p>· Tuzlaspor</p>

<p>Farklı kulüplerde edindiği tecrübeyle uzun yıllar profesyonel futbol kariyerini sürdüren Karaer, özellikle savunmadaki istikrarlı performansıyla dikkat çekti.</p>

<p><strong>Esen Matraş ile bağı ne?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anıl Karaer, Hale Keleş ile evlidir. Hale Keleş'in önceki evliliğinden dünyaya gelen Esen ve Esin Matraş'ın üvey babası olan Karaer'in, çocukların yetişme sürecinde aktif rol aldığı belirtiliyor.</p>

<p>Nikâhta yaşanan olayın ardından sosyal medyada birçok kullanıcı, "babalığın sadece biyolojik bağdan ibaret olmadığı" yönünde değerlendirmelerde bulundu. Bazı kullanıcılar ise biyolojik baba Emre Matraş'ın açıklamalarını gündeme taşıdı. Böylece konu, aile ilişkileri ve ebeveynlik üzerine geniş çaplı tartışmalara dönüştü.</p>

<p><strong>Biyolojik baba Emre Matraş ne dedi?</strong></p>

<p>Nikâh görüntülerinin gündem olmasının ardından biyolojik baba Emre Matraş, basına yaptığı açıklamada yaşanan duruma tepki gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Matraş, kızının nikâhta kendi adını kullanmamasını kabul etmediğini ifade ederken, açıklamaları sosyal medyada farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu.</p>

<p><strong>Sosyal medyada büyük yankı uyandırdı</strong></p>

<p>Nikâh görüntülerinin paylaşılmasıyla birlikte "Anıl Karaer kimdir?", "Anıl Karaer kaç yaşında?", "Anıl Karaer neden gündem oldu?" ve "Esen Matraş'ın babası kim?" soruları arama motorlarında en çok araştırılan konular arasında yer aldı.</p>

<p>Yaşanan gelişme, kısa sürede sosyal medya platformlarında binlerce paylaşım alırken, birçok kullanıcı olayı farklı açılardan değerlendirerek görüşlerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice Gürel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/anil-karaer-kimdir-neden-gundem-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/96383.jpg" type="image/jpeg" length="84265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Modern çağda ilişkiler neden kısa ömürlü?]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/modern-cagda-iliskiler-neden-kisa-omurlu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/modern-cagda-iliskiler-neden-kisa-omurlu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürekli çevrim içi olan çiftler, duygusal olarak birbirinden uzaklaşabiliyor. Uzmanlara göre modern ilişkilerde iletişim sorunları, dijital bağımlılık ve beklenti değişimleri ilişkilerin ömrünü kısaltan önemli faktörler arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin hayatın her alanını dönüştürdüğü günümüzde, ikili ilişkiler de bu değişimden büyük ölçüde etkileniyor. Sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve sürekli bağlantıda olma hali, çiftlere iletişim kolaylığı sağlarken aynı zamanda yeni sorunları da beraberinde getiriyor.</p>

<p><strong>DİJİTAL DÜNYANIN GÖRÜNMEYEN TUZAKLARI İKİLİ İLİŞKİLERİ TEHDİT EDİYOR</strong></p>

<p>Günümüzde birçok çift gün boyunca çevrim içi kalmasına rağmen gerçek anlamda duygusal bir bağ kurmakta zorlanabiliyor. Aynı ortamı paylaşan ancak ekranlara odaklanan bireyler, zaman içinde birbirlerinin duygusal ihtiyaçlarını fark etmekte güçlük yaşayabiliyor.</p>

<p><strong>“DİJİTAL YAKINLIK, GERÇEK YAKINLIĞIN YERİNİ TUTMAMALI”</strong></p>

<p>Central Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatih Kızılağaç, modern ilişkilerde yaşanan değişimleri değerlendirerek şunları söylüyor:</p>

<p>“Teknoloji, ilişkilerde iletişimi kolaylaştıran önemli bir araçtır ancak kontrolsüz kullanıldığında çiftler arasında görünmez bir mesafe oluşturabilir. Birbirine sürekli mesaj gönderen çiftler, bazen gerçek duygularını paylaşmayı ve yüz yüze iletişim kurmayı ihmal edebiliyor. Sağlıklı bir ilişki için yalnızca bağlantıda olmak değil, gerçekten temas halinde olmak gerekiyor.”</p>

<p><strong>İKİLİ İLİŞKİLERİ TÜKETEN 5 YAYGIN HATA</strong></p>

<p><strong>1. SÜREKLİ EKRAN BAŞINDA OLMAK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çiftlerin birlikte geçirdiği zamanlarda telefon, sosyal medya ve dijital içeriklerin öncelik haline gelmesi, duygusal paylaşımı azaltabiliyor. Fiziksel olarak yan yana olmak, her zaman duygusal olarak yakın olmak anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>2. AÇIK İLETİŞİM KURMAMAK</strong></p>

<p>Sorunları konuşmak yerine ertelemek veya karşı tarafın düşünceleri okuyacağını beklemek, ilişkilerde kırgınlıkların birikmesine neden olabiliyor.</p>

<p><strong>3. SOSYAL MEDYADAKİ İLİŞKİLERLE KIYAS YAPMAK</strong></p>

<p>Sosyal medya, çoğu zaman ilişkilerin yalnızca olumlu taraflarını gösteriyor. Gerçek hayat ile dijital dünyadaki görüntülerin karşılaştırılması, çiftler arasında memnuniyetsizlik yaratabiliyor.</p>

<p><strong>4. BİREYSEL ALANI TAMAMEN KAYBETMEK</strong></p>

<p>Sağlıklı ilişkilerde birlikte zaman geçirmek kadar kişisel alanlara saygı göstermek de önemli. Aşırı kontrol ve sürekli hesap verme beklentisi, ilişkide baskı oluşturabiliyor.</p>

<p><strong>5. EMPATİYİ VE TAKDİRİ İHMAL ETMEK</strong></p>

<p>Günlük hayatın yoğunluğu içinde partnerin duygularını anlamak, teşekkür etmek ve değer verdiğini göstermek geri plana atılabiliyor. Küçük ama düzenli ilgi göstergeleri ilişkinin güçlenmesinde büyük rol oynuyor.</p>

<p><strong>“İLİŞKİLER EMEK VE FARKINDALIK İSTER”</strong></p>

<p>Central Hospital Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatih Kızılağaç, ilişkilerin sürdürülebilirliği için şu önerilerde bulunuyor:</p>

<p>“Sağlıklı bir ilişki, yalnızca sevgiyle değil; karşılıklı anlayış, güven, iletişim ve emekle gelişir. Çiftlerin teknolojiyi hayatlarından tamamen çıkarması gerekmiyor ancak dijital dünyanın ilişkideki yerini dengeli şekilde belirlemeleri gerekiyor. Birbirini dinlemek, birlikte kaliteli zaman geçirmek ve duyguları açıkça ifade etmek ilişkinin temel yapı taşlarıdır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/modern-cagda-iliskiler-neden-kisa-omurlu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/pexels-freestocks-70737.jpg" type="image/jpeg" length="56958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kirazın faydaları neler? İşte kirazın sağlığa 10 önemli katkısı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/kirazin-faydalari-neler-iste-kirazin-sagliga-10-onemli-katkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/kirazin-faydalari-neler-iste-kirazin-sagliga-10-onemli-katkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin en sevilen meyvelerinden kiraz, lezzetinin yanı sıra vitamin, mineral ve antioksidan içeriğiyle de dikkat çekiyor. Uzmanlar, mevsiminde tüketilen kirazın bağışıklıktan uyku kalitesine kadar birçok alanda vücuda destek sağlayabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de kirazın hasat dönemi iklim ve bölgeye göre değişiklik gösterse de ilk kirazlar genellikle mayıs ayında pazarlarda görülmeye başlar. Sezon haziran ayında yoğunlaşır, temmuz ayı sonuna kadar devam eder. Yüksek rakımlı bölgelerde ise hasat ağustos ayına kadar uzayabilir.</p>

<p>En lezzetli ve besin değeri en yüksek kirazlar, doğal hasat döneminde yani mayıs-haziran-temmuz aylarında tüketilenlerdir.</p>

<p><strong>Kirazın faydaları nelerdir?</strong></p>

<p><strong>1. Güçlü antioksidan kaynağıdır</strong></p>

<p>Kiraz, antosiyanin ve polifenol gibi güçlü antioksidanlar içerir. Bu bileşenler hücreleri serbest radikallerin zararına karşı koruyarak yaşlanma belirtilerinin gecikmesine yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>2. Bağışıklık sistemini destekler</strong></p>

<p>C vitamini bakımından zengin olan kiraz, bağışıklık sisteminin normal işleyişine katkı sağlayabilir ve vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırmaya destek olur.</p>

<p><strong>3. Kalp sağlığını korumaya yardımcı olur</strong></p>

<p>Potasyum içeriği sayesinde tansiyonun dengelenmesine katkı sağlayan kiraz, düzenli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak kalp ve damar sağlığını destekleyebilir.</p>

<p><strong>4. Uyku kalitesini artırabilir</strong></p>

<p>Kiraz, doğal olarak melatonin içerir. Melatonin, uyku düzeninin korunmasına yardımcı olan hormondur. Özellikle akşam saatlerinde ölçülü tüketildiğinde uyku kalitesine katkı sağlayabilir.</p>

<p><strong>5. Kas ağrılarını azaltmaya destek olabilir</strong></p>

<p>Araştırmalar, özellikle yoğun egzersiz sonrası tüketilen kirazın kas ağrılarının ve toparlanma sürecinin desteklenmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor.</p>

<p><strong>6. Sindirim sistemini destekler</strong></p>

<p>Lif açısından zengin olan kiraz, bağırsakların düzenli çalışmasına katkı sağlayarak kabızlık riskinin azalmasına yardımcı olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>7. Ödem oluşumunun azalmasına katkı sağlayabilir</strong></p>

<p>Yüksek su oranı ve potasyum içeriği sayesinde vücuttaki sıvı dengesinin korunmasına destek olur ve ödemin azalmasına yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>8. Cilt sağlığını destekler</strong></p>

<p>İçerdiği C vitamini ve antioksidanlar, kolajen üretimini destekleyerek cildin daha sağlıklı ve canlı görünmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p><strong>9. Kan şekerini daha dengeli yükseltir</strong></p>

<p>Diğer birçok tatlı meyveye kıyasla daha düşük glisemik indekse sahip olan kiraz, porsiyon kontrolü sağlandığında dengeli beslenme programlarında yer alabilir.</p>

<p><strong>10. İltihaplanmanın azaltılmasına katkı sağlayabilir</strong></p>

<p>Kirazda bulunan doğal bileşiklerin iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabileceği ve eklem sağlığını destekleyebileceği yönünde bilimsel çalışmalar bulunmaktadır.</p>

<p><strong>Kiraz tüketirken nelere dikkat edilmeli?</strong></p>

<p>Kiraz sağlıklı bir meyve olsa da aşırı tüketimi mide ve bağırsak şikâyetlerine yol açabilir. Diyabet hastalarının porsiyon kontrolüne dikkat etmesi, meyvenin ise tüketilmeden önce bol suyla iyice yıkanması önerilir.</p>

<p>Uzmanlar, en yüksek besin değerinden yararlanmak için kirazın mevsiminde, taze olarak tüketilmesini tavsiye ediyor. Günde yaklaşık 1 avuç (10-15 adet) kiraz, dengeli beslenme programının bir parçası olarak değerlendirilebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sami Barkın Coşkun</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/kirazin-faydalari-neler-iste-kirazin-sagliga-10-onemli-katkisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2024/04/kirazlar.jpeg" type="image/jpeg" length="65120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 Temmuz şehitleri anısına 253 tekne İstanbul Boğaz'dan geçti]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/15-temmuz-sehitleri-anisina-253-tekne-istanbul-bogazdan-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/15-temmuz-sehitleri-anisina-253-tekne-istanbul-bogazdan-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, darbe girişiminde hayatını kaybeden 253 şehit anısına İstanbul Boğazı’nda tekne geçişi düzenlendi. 253 teknenin katıldığı kortej havadan görüntülendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yılı dolayısıyla İstanbul Valiliği ve 15 Temmuz Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, İstanbul Boğazı’nda kortej oluşturuldu. 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde şehit olan 253 kişi anısına 253 tekne geçişe katıldı. '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa İstanbul İl Emniyet Deniz Liman Şube Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, İstanbul Bölge Liman Başkanlığı, İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü destek verdi. Kortejin en önünde Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığına bağlı "TCSG Güven" gemisi yer aldı. Gemiyi, su gösterisi yapan Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nün 'Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi' takip etti. TCSG GÜVEN gemisi ile botlar, Ortaköy İskelesi'nde bulunan vatandaşları denizcilik geleneğinde kullanılan 'çimariva selamı'yla karşıladı. Kıyıdaki vatandaşlar ise ellerindeki Türk bayraklarını sallayarak kortejin geçişi izledi. Etkinliğe şehit aileleri, gaziler ve çok sayıda kişi de katıldı. Teknelerin boğaz geçişi havadan görüntülendi.</p>

<p></p>

<p><strong>'DOĞRU YOLDAYIZ DEVLETİMİZİN, CUMHURBAŞKANIMIZIN YANINDAYIZ'</strong></p>

<p>Misem Zeynep Kapucu, "Herkes bunun için çok büyük bir mücadele verdi ve eninde sonunda başardık. Bütün Müslüman Türk milleti olarak bunların hepsinin altından kalktık. Mutluyuz, gururluyuz. Çok hüzünlü yanlarımız da oldu ama zafer bizim oldu. Ülkemizi kimseye yedirmedik yedirmeyeceğiz de. Doğru yoldayız devletimizin, cumhurbaşkanımızın yanındayız" dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>15 TEMMUZ'UN BUGÜNKÜ ZAFERİNİ KUTLUYORUZ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hamza Kapıcı, "Çok güzel bir gün çünkü 15 Temmuz. Darbede birçok şehit verdik. Hem hüzünlüyüz hem de çok sevinçliyiz,15 Temmuz'un bugün ki zaferini kutluyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p><strong>MUTLUYUZ, GURURLUYUZ</strong></p>

<p>Mete Kaan Kapucu, "15 Temmuz bizim için zaferdir. Dünyada 2016'nın en darbeli günüydü. Gemi korteji gelince hepimiz bayrak sallayacağız. Mutluyuz, gururluyuz" diye konuştu</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/15-temmuz-sehitleri-anisina-253-tekne-istanbul-bogazdan-gecti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/i-s-t-a-n-b-u-l-b-o-g-a-z-i-n-d-a-d-e-n-i-z-d-e-n-k-a-r-a-y-a-15-1413116-420012.jpg" type="image/jpeg" length="53169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya’da balonlar eşliğinde vadide at turu]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/kapadokyada-balonlar-esliginde-vadide-at-turu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/kapadokyada-balonlar-esliginde-vadide-at-turu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir'in Göreme beldesinde, bu yıl 2’ncisi düzenlenen ‘Kapadokya At ve Atçılık Kültürü Festivali’nin ikinci gününde, sıcak hava balonları eşliğinde vadilerde at turu yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya bölgesinin at kültürü ve atçılık geleneğinin yaşatılması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla bu yıl ikincisi organize edilen ‘Kapadokya At ve Atçılık Kültürü Festivali’ kapılarını açtı. Bu yıl 2’ncisi düzenlenen festivalin ikinci gününde, vadilerde at turu yapıldı. Sabahın erken saatlerinde havalanan sıcak hava balonları eşliğinde düzenlenen at turu, eşsiz manzaraya sahne oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>At sırtında vadileri gezen yerli ve yabancı turistler, Kapadokya'nın doğal güzellikleri arasında ilerlerken gökyüzünü renklendiren sıcak hava balonlarını izleme fırsatı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/kapadokyada-balonlar-esliginde-vadide-at-turu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/k-a-p-a-d-o-k-y-a-d-a-b-a-l-o-n-l-a-r-e-s-l-i-g-i-n-d-e-v-a-d-i-d-e-a-1395239-414426.jpg" type="image/jpeg" length="71439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burç Yorumları 3 Temmuz 2026 Günü Hangi Burcu Neler Bekliyor? İşte Burç Yorumları]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/burc-yorumlari-3-temmuz-2026-gunu-hangi-burcu-neler-bekliyor-iste-burc-yorumlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/burc-yorumlari-3-temmuz-2026-gunu-hangi-burcu-neler-bekliyor-iste-burc-yorumlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugün aşk, aile, sağlık, kariyer ve para konularında burcunuzu neler bekliyor? 3 Temmuz 2026 Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Koç (21 Mart-20 Nisan)</strong></p>

<p>Kendi stratejilerinizde diretmek yerine, masadaki diğer alternatifleri ve karşı tarafın argümanlarını objektif bir süzgeçten geçirmek, krizleri başarıya dönüştürmenizi sağlayacaktır.</p>

<p><strong>Boğa (21 Nisan-Mayıs)</strong></p>

<p>Mükemmel bir planlama günündesiniz. Öncelik sıralamanızı doğru yaparak, bir süredir askıda bekleyen ya da dağınık ilerleyen tüm operasyonel süreçleri yapılandırabilir ve konforunuzu artırabilirsiniz.</p>

<p><strong>İkizler (22 Mayıs-22 Haziran)</strong></p>

<p>Yaratıcı yönünüzün ve kendinizi ifade etme arzunuzun tavan yaptığı bir gün. Rutin işlerin dışına çıkıp, fark yaratacak projelerinizi ve sıra dışı çözüm önerilerinizi karar mercilerine sunmalısınız.</p>

<p><strong>Yengeç (23 Haziran-22 Temmuz)</strong></p>

<p>Kariyer basamaklarında daha sağlam adımlarla ilerlemek için merkezinize dönme ve strateji tazeleme zamanı. Profesyonel hayatınızda inşa etmek istediğiniz yeni düzen için yeterli tecrübeye sahipsiniz.</p>

<p><strong>Aslan (23 Temmuz-22 Ağustos)</strong></p>

<p>Kısa vadeli planlarınız doğrultusunda yürüttüğünüz görüşmelerin toplantıların hız kazanacağı bir gün. Net tavrınız sayesinde, masadaki görüşmeleri kendi belirlediğiniz rotada yürüteceksiniz.</p>

<p><strong>Başak (23 Ağustos-22 Eylül)</strong></p>

<p>Bütçe dengelerinizi revize etmeye odaklanmalısınız. Entelektüel birikiminizi, yönetsel kabiliyetlerinizi veya somut emeklerinizi doğrudan katma değere ve yeni kazanımlara dönüştürme zamanı.</p>

<p><strong>Terazi (23 Eylül-22 Ekim)</strong></p>

<p>Sosyal çevrenizin ya da paydaşlarınızın sizden beklentilerini dengelerken, kendi kırmızı çizgilerinizden ve asıl odaklanmak istediğiniz projelerden ödün vermeden yol alabileceğiniz bir farkındalıktasınız.</p>

<p><strong>Akrep (23 Ekim-21 Kasım)</strong></p>

<p>Göz önünde olmak yerine, mutfakta kalıp strateji üretmenin getireceği gücü hissedeceksiniz. Henüz olgunlaşmamış planları açığa vurmak yerine, eldeki verileri ve istihbaratı sessizce konsolide etmelisiniz.</p>

<p><strong>Yay (22 Kasım-21 Aralık)</strong></p>

<p>Kolektif bilincin, sivil toplum dinamiklerinin ve geniş kitleleri ilgilendiren organizasyonların liderliğini üstlenebilirsiniz. İnsanları organize etme beceriniz, toplumsal fayda sağlayan işlerde dikkat çekecek.</p>

<p><strong>Oğlak (22 Aralık-19 Ocak)</strong></p>

<p>Sorumluluk bilincinizin iyice belirginleşeceği bir süreç. Üzerinize aldığınız zorlu görevleri büyük bir ciddiyet ve kurumsal disiplinle neticelendireceksiniz. Bu başarınız size duyulan güveni perçinleyecek.</p>

<p><strong>Kova (20 Ocak-18 Şubat)</strong></p>

<p>İlgi alanınızda olan konular ile ilgili araştırmalara yönelmek ve vizyonunuzu genişletmek için harika bir gün. Alanında yetkin, kıdemli isimlerin tecrübelerinden faydalanarak kendinizi güncelleyebilirsiniz.</p>

<p><strong>Balık (19 Şubat-20 Mart)</strong></p>

<p>Yönetilmesi gereken hassas dengelerde reel bakışınız ve fark yaratan zekanızı birlikte harekete geçirebilirsiniz. Detaylardaki keskin dikkatiniz sayesinde, gözden kaçabilecek riskli hamleleri görüp ona göre hamle yapacaksınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/burc-yorumlari-3-temmuz-2026-gunu-hangi-burcu-neler-bekliyor-iste-burc-yorumlari</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/burclar-1.png" type="image/jpeg" length="19374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burç Yorumları 30 Haziran 2026 Günü Hangi Burcu Neler Bekliyor? İşte Burç Yorumları]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/burc-yorumlari-30-haziran-2026-gunu-hangi-burcu-neler-bekliyor-iste-burc-yorumlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/burc-yorumlari-30-haziran-2026-gunu-hangi-burcu-neler-bekliyor-iste-burc-yorumlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün aşk, aile, sağlık, kariyer ve para konularında burcunuzu neler bekliyor? 30 Haziran 2026 Koç, Boğa, İkizler, Yengeç, Aslan, Başak, Terazi, Akrep, Yay, Oğlak, Kova ve Balık burçlarını neler bekliyor?</p>

<p><strong>Koç (21 Mart-20 Nisan)</strong></p>

<p>Zihinsel ve bedensel enerjinizi nereye ve nasıl harcadığınızı gözden geçirmelisiniz. Böylece anlık reaksiyonlar yerine, stratejik sabrın uzun vadede nasıl daha büyük ve kalıcı bir etki alanı yarattığını göreceksiniz.</p>

<p><strong>Boğa (21 Nisan-21 Mayıs)</strong></p>

<p>Alışılagelmiş konforlu kalıpların dışındaki esnek senaryoları test etme günü. Katı kurallara ve değişmez planlara sığınmak yerine, aniden gelişen şartlara hızla uyum sağlama kabiliyetiniz sermayeniz haline gelecek.</p>

<p><strong>İkizler (22 Mayıs-21 Haziran)</strong></p>

<p>Söz söyleme ve yönlendirme sırasını tamamen karşı tarafa bırakıp, kurumsal veya sosyal ortamlardaki dip dalgaları anlamlandırma süreci. Bugün olayların görünen yüzünü değil, temel dinamiklere göre yürüyeceksiniz.</p>

<p><strong>Yengeç (22 Haziran-22 Temmuz)</strong></p>

<p>Başkalarının sorumluluk yükünü, yapısal problemlerini ve duygusal bagajını üstlenmekten tamamen vazgeçme dönemi. Kendi profesyonel ve kişisel sınırlarınızı net bir dille çizmelisiniz.</p>

<p><strong>Aslan (23 Temmuz-23 Ağustos)</strong></p>

<p>Toplumsal algıyı ve profesyonel itibarınızı dışarıdan bir gözlemci gibi tarafsızca analiz edeceğiniz bir gün. Geçici takdir ve alkışlardan ziyade, ürettiğiniz projelerin toplumda bıraktığı kalıcı etkiye odaklanacaksınız.</p>

<p><strong>Başak (24 Ağustos-23 Eylül)</strong></p>

<p>Bazen en mükemmel kriz yönetiminin, mevcut akışa müdahale etmemek olduğunu fark etme zamanı. Her detayı mikro düzeyde kontrol altında tutmaya çalışmak yerine, işi doğal dengesine bırakmalısınız.</p>

<p><strong>Terazi (24 Eylül-23 Ekim)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geniş mutabakat ve konsensüs arayışlarından sıyrılıp, tek başınıza ve net bir iradeyle sorumluluk alma günü. Herkesi aynı anda memnun etme yerine rasyonel doğrularınızın arkasında duracaksınız.</p>

<p><strong>Akrep (24 Ekim-22 Kasım)</strong></p>

<p>İş birliklerinde ve ikili müzakerelerde karşı tarafın hamlelerini çözmeye çalışmak yerine, mutlak şeffaflığın gücünü kullanma vakti. Net, açık ve dolambaçsız bir duruş sergilemek iyi sonuç verecektir.</p>

<p><strong>Yay (23 Kasım-21 Aralık)</strong></p>

<p>Büyük, vizyoner ve soyut projeleri; uygulanabilir lojistik adımlara, bütçe disiplinine ve somut bir takvime dökme süreci. Teori ile pratiği kusursuzca birleştiren bu rasyonel yaklaşımınız çok hızlı kabul görecek.</p>

<p><strong>Oğlak (22 Aralık-20 Ocak)</strong></p>

<p>İş süreçlerinde yetki devretmenin ve başkalarına alan açmanın olgunluğunu sergileyeceğiniz bir gün. Her görevi bizzat üstlenmek yerine, güvendiğiniz kadrolar ile hareket edeceksiniz.</p>

<p><strong>Kova (21 Ocak-18 Şubat)</strong></p>

<p>Modern ve karmaşık çözümler aramak yerine, geleneksel yöntemlerin içindeki saklı pratikliği ve kolektif hafızayı keşfedeceksiniz. Yerel pratiklerden ve köklü toplumsal deneyimlerden ilham alacaksınız.</p>

<p><strong>Balık (19 Şubat-20 Mart)</strong></p>

<p>Maddi, yapısal ve finansal konularda duygusallığı tamamen bir kenara bırakıp, katı bir matematiksel gerçeklikle hareket etme zamanı. Kaynakların rasyonel yönetimi ve verimlilik odaklı kararlar alacaksınız.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/burc-yorumlari-30-haziran-2026-gunu-hangi-burcu-neler-bekliyor-iste-burc-yorumlari</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/burclar-1.png" type="image/jpeg" length="75759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkek sanılan 'Cengo' doğum yapınca çift cinsiyetli olduğu anlaşıldı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/erkek-sanilan-cengo-dogum-yapinca-cift-cinsiyetli-oldugu-anlasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/erkek-sanilan-cengo-dogum-yapinca-cift-cinsiyetli-oldugu-anlasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Urla ilçesinde yaşayan Aylin Bermant'ın (44), 13 aydır erkek olduğunu düşündüğü ve 'Cengo' adını verdiği tekir kedisi, doğum yapınca büyük şaşkınlık yaşadı. Veteriner hekim İsmail Ekmekçioğlu, Cengo'nun, yaklaşık 6 milyonda 1 görülen doğumsal bir üreme anomalisi olan ve çift cinsiyet anlamına gelen 'hermafrodit' olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Urla'da yaşayan Aylin Bermant'ın yavruyken sokaktan sahiplendiği ve erkek olduğunu düşündüğü tekir kedisi 'Cengo', 1 ay önce doğum yaptı. Sabah saatlerinde Cengo'nun kutusuna bakan Bermant, yanında bir yavru kedi olduğunu görünce büyük şaşkınlık yaşadı. Aile, yavru kediye 'Bambi' adını verdi. Aylin Bermant, "Cengo, yavruyken komşumuzun aracının kaputuna girmiş. Yaklaşık 1 aylıktı. Sokak kedisiydi. Komşumuz köpekleri olduğu için sahiplenemedi ve bize getirdi. Yumurtalıkları vardı. Biz de erkek sandık. Erkek olduğunu düşündüğümüz için zaman zaman dışarı çıkıyordu. Başka bir kediyle çiftleşmiş. Sabah evde kutusuna baktım, yanında bir yavru kedi vardı. Öncesinde karnı da şişmedi, fark etmedik. Yanındaki bebeği görünce şok olduk" dedi.</p>

<p><img alt="" height="2000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/e-r-k-e-k-s-a-n-i-l-a-n-c-e-n-g-o-d-o-g-u-m-y-a-p-i-n-c-a-c-i-f-t-1368481-406325.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="3000" /></p>

<p><strong>'ERKEK KEDİMİZ DOĞURDU'</strong></p>

<p>Doğumun aileye moral olduğunu belirten Bermant, "Doğumdan 3-4 gün önce 2 kedimiz yaşamını yitirmişti. Yastaydık ve üzüntülü bir dönemimizdi. Yanına gittik, baktık, sevindik, mutlu olduk. Bizi gülümsetti, şaşırttı. Sonrasında çift cinsiyetli olduğunu öğrendik. 'Erkek kedimiz doğurdu' dedik. Çok nadir bir şey. Yaşadığımız yasın üzerine böyle bir mutluluk geldi. Tekrar yüzümüzü güldürdü. Doğurduğu yavrunun da çift cinsiyetli olabileceği söylendi. Ancak cinsiyeti henüz kesinleşmedi" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/e-r-k-e-k-s-a-n-i-l-a-n-c-e-n-g-o-d-o-g-u-m-y-a-p-i-n-c-a-c-i-f-t-1368478-406325.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>'6 MİLYONDA 1 GÖRÜLEN BİR VAKA'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Veteriner hekim İsmail Ekmekçioğlu ise kedinin çift cinsiyetli olduğunu belirtip, "Erkek organı işlevsel değil. Daha çok dişi üreme organları gelişmiş ve şekillenmiş. Bu nedenle çiftleşme gerçekleştikten sonra yavrusu olmuş. Yavrusunda da benzer bir tablo görülüyor. Çok ender rastlanan, yaklaşık 6 milyonda 1 görülen bir vaka. Bu durumu daha çok keçi ve oğlaklarda görüyoruz. Ender görülen, ilginç ama bir o kadar da güzel bir tablo. Bu olay doğanın bir mucizesi" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/erkek-sanilan-cengo-dogum-yapinca-cift-cinsiyetli-oldugu-anlasildi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/e-r-k-e-k-s-a-n-i-l-a-n-c-e-n-g-o-d-o-g-u-m-y-a-p-i-n-c-a-c-i-f-t-1368476-406325.jpg" type="image/jpeg" length="20354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pet Fellas’tan başkentlilere çağrı: Ücretsiz sahiplen, bir cana yuva ol]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/pet-fellastan-baskentlilere-cagri-ucretsiz-sahiplen-bir-cana-yuva-ol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/pet-fellastan-baskentlilere-cagri-ucretsiz-sahiplen-bir-cana-yuva-ol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ücretsiz hayvan sahiplendirme platformu Pet Fellas, Ankara’da çok sayıda kedi ve köpeğin yeni yuvalarını beklediğini duyurdu. Platform, sahiplenme ve sahiplendirme süreçlerinin tamamen ücretsiz olduğunu vurgulayarak vatandaşları satın almak yerine sahiplenmeye davet etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ücretsiz hayvan sahiplendirme platformu Pet Fellas, Ankara’da hayvan sahiplenmek isteyenler için sürecin sanıldığından daha kolay ve erişilebilir olduğunu açıkladı. Platform tarafından yapılan bilgilendirmede, başkentte çok sayıda kedi ve köpeğin sıcak bir yuva beklediği belirtilirken, sahiplenme sürecinin tamamen ücretsiz olduğu vurgulandı.</p>

<p>Türkiye’nin 81 ilini kapsayan hizmet ağıyla faaliyet gösteren Pet Fellas, kedi ve köpek sahiplenmek isteyenlerle yuva arayan hayvanları bir araya getiriyor. Platformda yer alan ilanlarda hayvanların yaşları, karakter özellikleri, sağlık durumları ve fotoğrafları yer alırken, kullanıcılar kendilerine en uygun dostu kolayca bulabiliyor.</p>

<p><img alt="" height="888" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/1781019741749-c5dfd8f2-3d40-44f7-9c57-c23d1b2cbdcf.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1284" /></p>

<p><strong>Doğru Dostu Seçmek İçin Acele Etmeyin</strong></p>

<p>Pet Fellas yetkilileri, sahiplenme sürecine başlamadan önce kişilerin yaşam koşullarını ve beklentilerini değerlendirmeleri gerektiğini belirtiyor. Ankara’da özellikle cins köpeklere yönelik yoğun talep bulunduğunu ancak yuva bekleyen hayvanların önemli bölümünün melez ırklardan oluştuğunu hatırlatan platform, bu hayvanların da son derece uyumlu ve sevgi dolu dostlar olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Platformda bulunan 25’ten fazla ırk rehberi sayesinde kullanıcılar, farklı tür ve ırklar hakkında bilgi sahibi olarak daha bilinçli tercihler yapabiliyor.</p>

<p><strong>Güvenli Başvuru ve Ücretsiz İlan İmkânı</strong></p>

<p>Pet Fellas’ın sunduğu güvenli başvuru sistemi sayesinde sahiplenmek isteyenler, ilan sahipleri veya barınaklarla iletişime geçerek tanışma sürecini başlatabiliyor. Uzmanlar, bu aşamada acele edilmemesi ve hayvanla uyumun gözlemlenmesinin önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Platform yalnızca sahiplenmek isteyenlere değil, sahiplendirme yapmak isteyenlere de ücretsiz hizmet sunuyor. Kedi veya köpek sahiplendirmek isteyen vatandaşlar hiçbir ücret ödemeden ilan oluşturabiliyor.</p>

<p><img alt="" height="779" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/ftd.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="796" /></p>

<p><strong>Satın Alma, Sahiplen</strong></p>

<p>Sahiplenme işleminin ardından mikroçip kaydı, kuduz aşısı ve düzenli veteriner kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatan Pet Fellas, bir hayvanı sahiplenmenin yalnızca bir dost edinmek değil, aynı zamanda bir canın hayatını değiştirmek anlamına geldiğini belirtiyor.</p>

<p>Platformdan yapılan açıklamada, “Yeni dostunu Pet Fellas ile keşfet. Kedi ve köpek sahiplenmek de, sahiplendirmek de tamamen ücretsiz. Satın almak yerine sahiplenerek bir cana yuva olabilirsiniz” mesajına yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Detayları görmek için<a href="https://petfellas.online/ankara/kopek-sahiplendirme" rel="nofollow"><strong> tıklayınız. </strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/pet-fellastan-baskentlilere-cagri-ucretsiz-sahiplen-bir-cana-yuva-ol</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/386.jpg" type="image/jpeg" length="70003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebeveyn tutumları çocuğun geleceğini şekillendiriyor]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/ebeveyn-tutumlari-cocugun-gelecegini-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/ebeveyn-tutumlari-cocugun-gelecegini-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, çocukların kişilik gelişimi, özgüveni ve duygusal dayanıklılığının aile içindeki ilişki biçimiyle şekillendiğini belirterek, “Sevgi kadar sınır da çocuk gelişimi için gereklidir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların kişilik yapısı, duygusal gelişimi ve sosyal becerilerinin temellerinin aile içinde atıldığını belirten İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen, ebeveyn tutumlarının çocukların geleceği üzerinde belirleyici rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Şen, ebeveynlerin çocuklarına yaklaşım biçiminin yalnızca günlük yaşamı değil, uzun vadeli gelişim süreçlerini de etkilediğini vurgulayarak, “Ebeveynlerin çocuklarına yaklaşım biçimi; özgüven gelişimi, sorumluluk alma, problem çözme becerileri ve duygularla başa çıkma yolları üzerinde doğrudan etkilidir. Bu nedenle ebeveynlik tutumlarını yalnızca günlük davranışlar olarak değil, çocuğun geleceğini şekillendiren bir süreç olarak değerlendirmek gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Demokratik Tutum Çocukların Gelişimini Destekliyor</h3>

<p>Ebeveyn yaklaşımlarının genel olarak demokratik, otoriter ve aşırı koruyucu tutumlar olarak değerlendirildiğini belirten Şen, çocuk gelişimi açısından en sağlıklı yaklaşımın demokratik tutum olduğunu söyledi.</p>

<p>Demokratik ebeveynlik anlayışında sevgi ve sınırların dengeli şekilde sunulduğunu ifade eden Şen, “Demokratik tutumda çocuk kendini değerli hissederken aynı zamanda sınırlarla yaşamayı öğrenir. Çocuğun görüşlerine değer verilmesi ve karar süreçlerine dahil edilmesi, sorumluluk duygusunun gelişmesine katkı sağlar. Bu ortamda büyüyen çocuklarda genellikle daha yüksek özgüven, sağlıklı sosyal ilişkiler ve güçlü problem çözme becerileri görülür” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Otoriter Yaklaşım Duygusal Baskıya Neden Olabiliyor</h3>

<p>Otoriter ebeveynlik modelinde kuralların katı olduğunu ve itaatin ön planda tutulduğunu belirten Şen, bu yaklaşımın çocukların duygusal gelişiminde çeşitli sorunlara yol açabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Şen, “Çocuğun bireysel ihtiyaçlarının geri planda kaldığı ortamlarda hata yapma korkusu, kendini ifade etmekte güçlük ve yoğun onay ihtiyacı ortaya çıkabilir. Disiplin sağlanıyor gibi görünse de içsel denetim çoğu zaman gelişmez” diye konuştu.</p>

<h3>Aşırı Koruma Bağımsızlığı Geciktiriyor</h3>

<p>Aşırı koruyucu ebeveyn tutumunun kısa vadede güvenli bir ortam sunduğunu ancak uzun vadede çocukların bağımsızlık kazanmasını zorlaştırdığını belirten Şen, çocuk adına sürekli karar verilmesinin gelişimi olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>

<p>“Çocuk adına sürekli karar verilmesi ve sorunların ebeveyn tarafından çözülmesi, çocuğun kendi başına deneyim kazanmasını engeller. Bu durum kaygıyı artırabilir ve çocukların yeni deneyimlerden kaçınmasına neden olabilir” diyen Şen, çocukların hata yaparak öğrenmelerine fırsat verilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3>Sağlıklı Ebeveynlik İçin Öneriler</h3>

<p>Ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Şen, çocukların duygularının dikkate alınması gerektiğini ancak sınırsız özgürlüğün de doğru olmadığını belirtti. Kuralların net ve tutarlı olması, yaşa uygun sorumluluk verilmesi, hataların öğrenme fırsatı olarak görülmesi ve açık iletişim ortamı oluşturulmasının çocuk gelişimini desteklediğini söyledi.</p>

<p>Şen, ebeveynliğin temel amacının çocukları tüm zorluklardan korumak değil, yaşamla baş edebilecek beceriler kazandırmak olduğunu ifade ederek, “Çocukların sağlıklı gelişimi için hem güvende hissetmeleri hem de kendi deneyimlerini yaşayarak öğrenmeleri gerekir” değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sami Barkın Coşkun</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/ebeveyn-tutumlari-cocugun-gelecegini-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/pexels-olly-3890520.jpg" type="image/jpeg" length="38614"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pompalı tüfekle yaraladığı husumetlisinden özür dileyip, 'Para için adam öldürmem' dedi]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/pompali-tufekle-yaraladigi-husumetlisinden-ozur-dileyip-para-icin-adam-oldurmem-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/pompali-tufekle-yaraladigi-husumetlisinden-ozur-dileyip-para-icin-adam-oldurmem-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kepez ilçesinde borç anlaşmazlığı yaşadığı Hasan Doğan'ı (57) pompalı tüfekle vurarak yaralayan İlyas Çapkan (35), tutuklu yargılandığı davanın duruşmasındaki savunmasında, "Hasan amca senden çok özür diyorum. Kesinlikle para için adam öldürecek birisi değilim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, geçen yıl 10 Ekim'de saat 18.00'de Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi 3047 Sokak’ta meydana geldi. İlyas Çapkan, otomobille bir süredir borç anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet olan Hasan Doğan’ın evinin bulunduğu sokağa geldi. Çapkan, yanında getirdiği pompalı tüfekle bir el ateş etti. Kasığından vurulan Doğan yere yığıldı. Yaralı Hasan Doğan, ambulansla hastaneye kaldırıldı. İlyas Çapkan yakalanıp tutuklanırken, Hasan Doğan is yoğun bakımdaki tedavisi sonrası taburcu oldu.</p>

<p><strong>SANIKLAR HAKİM KARŞISINDA</strong></p>

<p>Olaya ilişkin tutuklu İlyas Çapkan hakkında ‘Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’, tutuksuz sanıklar Siraç Ç. ve Enes Ç. hakkında ise ‘Azmettirme’ suçundan dava açıldı. Sanıklar, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci duruşmasında, bugün hakim karşısına çıktı. İlyas Çapkan, "Hasan Doğan’dan alacağımız bulunmaktaydı ve uzun süredir ödeyeceğini söylemesine rağmen ödeme yapmıyordu. Hasan amca senden çok özür diyorum. Olayların buraya gelmesini istemezdim. Selman abim, müşteki yüzünden vuruldu ve sakat kaldı. Kendilerinden bu nedenle alacaklıyız. Ama asla 2 daire istemedik. Biz akrabayız, istemeyiz. Oğulları benim çocukluk arkadaşım. Ben kesinlikle para için adam öldürecek birisi değilim. Suçsuzum" dedi.</p>

<p><strong>'BU SİZE DERS OLSUN'</strong></p>

<p>Babası Hasan Doğan'ın vurulduğuna şahit olduğunu kaydeden tanık Berfin Doğan, "Olayı hatırlayınca kötü oluyorum. Olay günü kız kardeşim ve annemle teyzemlere gidiyorduk. Babam da bizi almaya geldi. Sanıklardan İlyas Çapkan beyaz bir arabayla geldi, arabasının plakasını çıkardı. Babam arabasına binmek üzereyken şahıs, babamın bacaklarını hedef alıp sıktı. Bir genç kızın hayatında unutamayacağı bir travma bıraktı. Babamla aralarında herhangi bir ticareti olup olmadığını bilmiyorum. Silahı ateşlerken 'Bu size ders olsun' dedi" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'BÜYÜKLER BİZDEN KAN PARASI TALEP ETTİ'</strong></p>

<p>Babasının nasıl vurulduğunu görmediğini belirten tanık Azat Doğan ise "Sanıklar uzaktan köylümüz olur. Bizim prefabriğimiz var. Sanıklar daha önce onun tadilatlarını yaptı. O günlük ücretle 100 bin TL gibi bir rakamdı. Daha sonra abim ve Selman Ç., bir olayda yaralandı. Biz ailecek onlara destek olduk. Elimizden geleni yaptık. Ailenin büyükleri bizden kan parası talep etti. Biz de ödeyemeyeceğimizi söyledik. Olay günü de babamı kanlar içinde gördüm" dedi.</p>

<p><strong>‘BABAMA İLK MÜDAHALEYİ BEN YAPTIM’</strong></p>

<p>Olay yerinde babasına ilk yardımı yaptığını kaydeden Mesude Doğan da "Olaya şahit olmadım. Markette olduğum için döndüğümde babamı kanlar içinde gördüm. Silah sesini duyar duymaz koştum. Babamın dili arkaya gitmişti. Sağlık okuduğum için ilk müdahalesini yaptım" diye konuştu.</p>

<p>Mahkeme heyeti, sanık İlyas Çapkan'ın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/pompali-tufekle-yaraladigi-husumetlisinden-ozur-dileyip-para-icin-adam-oldurmem-dedi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/077099.png" type="image/jpeg" length="93865"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektrik panosuna giren yavru sansar yakalanıp, doğaya bırakıldı]]></title>
      <link>https://baskentgazete.com.tr/elektrik-panosuna-giren-yavru-sansar-yakalanip-dogaya-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://baskentgazete.com.tr/elektrik-panosuna-giren-yavru-sansar-yakalanip-dogaya-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da bir apartmanın bodrum katındaki elektrik panosuna giren yavru sansar, itfaiye ekiplerince yakalanıp, doğaya bırakıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Seyhan ilçesi Pınar Mahallesi'ndeki bir apartmanın bodrum katında bulunan elektrik panosundan ses geldiğini duyan vatandaşlar, yavru sansarla karşılaştı. İhbar üzerine adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler, panodaki malzemelerin arasına giren sansarı özel aparatlarla yakaladı. Durumu iyi olduğu belirlenen sansar, doğal yaşam alanına bırakıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://baskentgazete.com.tr/elektrik-panosuna-giren-yavru-sansar-yakalanip-dogaya-birakildi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/5c78cf42-80e2-4a6a-bd0e-fc8a49771f2b.jpg" type="image/jpeg" length="13421"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
