<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://www.baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Jul 2026 01:49:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz taramasından Alzheimer testi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/goz-taramasindan-alzheimer-testi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/goz-taramasindan-alzheimer-testi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz hastalıklarının tanısında uzun yıllardır kullanılan Optik Koherens Tomografi (OCT) teknolojisi, son yıllarda yapay zekâ destekli analizlerle birlikte yalnızca göz hastalıklarının değil, nörolojik hastalıkların erken dönem bulgularının araştırılmasında da dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alzheimer ve Parkinson hastalıklarının retina üzerindeki etkileri, dünya genelinde yürütülen bilimsel çalışmaların odak noktalarından biri olurken, "Gözden Alzheimer teşhisi mümkün mü?" ve "1 dakikalık göz taramasıyla bunama anlaşılır mı?" soruları da en çok merak edilen başlıklar arasında.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, yapay zekâ destekli retina görüntüleme teknolojilerinin gelecekte nörolojik hastalıkların erken değerlendirilmesinde önemli bir rol üstlenebileceğini, ancak mevcut bilimsel veriler ışığında bu yöntemlerin tek başına kesin tanı koyan testler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>OCT NASIL ÇALIŞIYOR?</strong></p>

<p>Optik Koherens Tomografi (OCT), düşük güçlü ışık dalgaları kullanarak retinanın kesitsel görüntülerini oluşturan, gözün arka tabakasını mikron düzeyinde inceleyebilen gelişmiş bir görüntüleme yöntemidir. İşlem sırasında cihaz göze temas etmez, radyasyon içermez ve yalnızca birkaç saniye içinde retina tabakalarının ayrıntılı görüntülerini elde eder. Bu sayede retina, sarı nokta ve optik sinirde meydana gelen yapısal değişiklikler ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Son yıllarda OCT görüntülerinin yapay zekâ destekli sistemlerle analiz edilmesine yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazandı. Araştırmalarda, retina sinir lifi tabakası ve retina damar yapısındaki bazı değişikliklerin Alzheimer ve Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarla ilişkisi incelenmektedir. Ancak bu çalışmalar halen gelişim sürecindedir ve bu yöntemler günümüzde tek başına tanı koydurucu testler olarak kabul edilmemekte.</p>

<p><strong>GÖZ TARAMASI ALZHEİMER TANISI KOYABİLİR Mİ?</strong></p>

<p>Toplumda en sık karşılaşılan yanlış algılardan biri, OCT'nin tek başına Alzheimer veya Parkinson tanısı koyduğu yönünde. Doç. Dr. Uğur Ünsal, bu konuda şöyle değerlendiriyor: “Yapay zeka destekli retina analizleri, nörolojik hastalıkların erken belirtilerini araştıran oldukça umut verici teknolojiler arasında yer alıyor. Ancak bugün için OCT veya yapay zekâ destekli retina görüntülemesi, Alzheimer ya da Parkinson tanısını tek başına koyan bir yöntem değildir. Bu sistemler, risk değerlendirmesine katkı sağlayabilecek destekleyici teknolojiler olarak görülmelidir. Şüpheli bulgular elde edildiğinde hastaların mutlaka nöroloji uzmanları tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerekir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/goz-taramasindan-alzheimer-testi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-17t101122595.jpg" type="image/jpeg" length="78111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çubuklu kadınların "Sanatın Binbir Hâli" sergisi açıldı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/cubuklu-kadinlarin-sanatin-binbir-hali-sergisi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/cubuklu-kadinlarin-sanatin-binbir-hali-sergisi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çubuk Kadınlar Lokali'nde eğitim alan 20 kadının hazırladığı ay yıldızlı Türk bayrağı ve el emeği eserlerden oluşan "Sanatın Binbir Hâli" sergisi, 16 Temmuz'da Zafer Çarşısı Güzel Sanatlar Galerisi'nde kapılarını açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Hande Kaya'nın katılımıyla açılan sergide, 20 kadının birlikte hazırladığı ay yıldızlı Türk bayrağındaki son taş yerine yerleştirilerek açılış gerçekleştirildi. Çubuk Kadınlar Lokali'nde eğitim alan kadınların eserlerinden oluşan "Sanatın Binbir Hâli" sergisi, 20 Temmuz'a kadar Zafer Çarşısı Güzel Sanatlar Galerisi'nde ziyaret edilebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-080218.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>KADIN EMEĞİ EKONOMİK KAZANCA DÖNÜŞÜYOR</strong><br />
<br />
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kadının Güçlenmesi Şube Müdürü Şenay Yılmaz, "Sanatın Binbir Hâli" sergisinin kadınların üretimlerini görünür kılmanın yanı sıra ekonomik hayata katılımlarını desteklemeyi amaçladığını söyledi. Kadın lokallerinde verilen eğitimlerin ücretsiz olduğunu belirten Yılmaz, kadınların ürettikleri ürünleri Kadın Emeği Pazarları aracılığıyla gelire dönüştürebildiklerini ifade etti. Yılmaz, konuşmasında şunları ekledi:</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-080218-7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
"Bugün burada 'Sanatın Binbir Hâli' sergisi için bir aradayız. Çubuk'ta yaşayan 20 kadının birlikte çalışarak ürettiği Türk bayrağını Ankara'da sergiliyor olacağız. Burada, Çubuk'ta yaşayan kadınların son bir yıl içerisinde atölyelerde ürettiği ürünlerin de sergisini yapıyor olacağız. Biz, Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak kadınların sadece hobi amaçlı kurslara geldiği bir modele karşı çıkıyoruz. Bunun yerine kadınların yaptığı ürünleri satabileceği, gelir elde edebileceği Kadın Emeği Pazarları kurarak kadınları destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde de kadınların gelirlerini artıracak bu projelere devam edeceğiz. Çubuk'ta yaşayan, diğer ilçelerde yaşayan bütün kadınlar kadın lokallerine gelerek mesleki becerilerini geliştirebilir ve Kadın Emeği Pazarlarında ekonomik gelirlerini artırabilir. Tüm bu hizmetleri ücretsiz olarak sunuyoruz.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-080218-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>20 KADININ EMEĞİYLE HAYAT BULAN BAYRAK</strong><br />
<br />
Çubuk Halk Eğitim Merkezi usta öğreticisi Dilek Yücel Sarıkavak, sergide yer alan ay yıldızlı Türk bayrağı projesinin fikrini geliştirdiğini, çalışmanın 20 kadın kursiyerin ortak emeğiyle tamamlandığını belirtti. Sarıkavak, sergide yer alan eserlerde kursiyerlerin emeğinin bulunduğunu, kendisinin ise onlara yol gösterdiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-080218-8.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>Sarıkavak, konuşmasına şöyle devam etti:</strong><br />
<br />
"Çubuk Halk Eğitim Merkezi'nde usta öğreticisiyim. Kadınlar Lokali'nde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 20 kadınla birlikte hazırladığımız bayrak projesinin fikri bana aitti. 20 güçlü kadının emeğiyle ortaya çıkan bu projeyle gurur duyuyorum. Vatan duygularımızı en güzel şekilde temsil ettiğini düşünüyorum. Sadece bayrak değil; mozaik taş çalışmaları, kağıt rölyef, çini ve birçok farklı alanda eğitim veriyoruz. Bayrağı da 20 kursiyerimizle birlikte hazırladık."<br />
<br />
Kursiyerleriyle uzun yıllardır birlikte çalıştıklarını belirten Sarıkavak, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
<br />
"19 branşım var. Çini, seramik ve dekoratif el sanatları alanlarında usta öğreticiyim. Buradaki eserlerde ben sadece yol gösteriyorum. Bütün emek kursiyerlerimizin. 2016'dan bu yana birçok kursiyerimizle birlikteyiz. Biz artık bir aileyiz. Belki bu sanatları her yerde öğrenebilirler ama ben onlara mutluluk vaat ediyorum. Her zaman söylüyorum. Çubuk küçük bir yer. Çubuk'un dışında açtığımız bu sergi bizi çok mutlu etti.” dedi.</p>

<p><img alt="" height="2000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-080218-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /><br />
<strong>72 YAŞINDA SEKİZ ESERLE SERGİYE KATILDI</strong><br />
<br />
Sergiye sekiz eseriyle katılan 72 yaşındaki kursiyer Nazife Özen, altı yıldır kurslara devam ettiğini belirterek en çok kağıt rölyef çalışmalarını sevdiğini söyledi. Sanatın kendisini hem mutlu ettiğini hem de genç hissettirdiğini ifade eden Özen, herkesi kurslara katılmaya davet etti. Özen, konuşmasına şöyle devam etti:<br />
"72 yaşındayım. Dilek hocamın yaptırdığı resimler çok hoşuma gittiği için kağıt rölyefi çok sevdim. Hocam da bana 'Kağıt rölyefte birincisin.' diyor. Altı yıldır kursa geliyorum. Hocamızı çok sevdiğimiz için bırakamıyoruz. Sergide sekiz eserim var. Kağıt rölyef çalışıyorum ama çini de yaptım, ahşap boyama da yaptım. Şimdi de taş işi yapıyorum. Buraya gelince kendimi genç hissediyorum. Sanki bütün gençlerle aynı yaştayım gibi, hiç yaşlı hissetmiyorum."<br />
<br />
<strong>Özen, sözlerinde şunları vurguladı:</strong><br />
<br />
"Benim için burası tam bir terapi. Herkese tavsiye ederim. Herkes gelsin. Buraya gelen kendini genç hisseder. Dilek hocamı çok sevdiğim için geliyorum. Hocamız iyi olunca öğrenciler de akın ediyor. Kursa katılmak isteyenler bile yer bulmakta zorlanıyor.”<br />
<br />
<strong>"OSMANLI'YA BİR İLGİM VAR"</strong><br />
<br />
Sergide eserleriyle yer alan kursiyer Ayşe İbişoğlu, beş yıldır kurslara devam ettiğini belirterek kurs sayesinde hem yeni eserler ürettiğini hem de keyifli bir sosyal ortamın parçası olduğunu söyledi. Sergide sekiz eserle yer alan İbişoğlu, kursa eltisinin teşvikiyle başladığını anlattı. İbişoğlu, şunları aktardı:<br />
<br />
"Beş senedir kursa gidiyorum, ev hanımıyım. En çok Osmanlı tarzını seviyorum. Osmanlı'ya bir ilgim var. O tür eserleri işlemeyi çok seviyorum. Hocamız gösteriyor, biz de yapıyoruz. İki elti birlikte geliyoruz. Önce eltim başladı, sonra beni de sürükledi. İyi ki de sürüklemiş. Çok eğlenceli bir ortamımız var. Yazın beş gün, kışın dört gün kursa geliyoruz. Sergide sekiz resmim ve çeşitli objelerim yer alıyor. İlk yaptığım rölyefler de var, son yaptığım çalışmalar da var. Bunları sergilemek çok güzel bir duygu."</p>

<p><img alt="" height="2000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-17-at-080218-3-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /><br />
<br />
<strong>"RÖLYEF YAPMAK TAM BİR TERAPİ"</strong><br />
<br />
İbişoğlu, kursların yalnızca yeni beceriler kazandırmadığını, aynı zamanda günlük yaşamın stresinden uzaklaşmasına da katkı sağladığını belirterek kadınlara kurslara katılmaları çağrısında bulundu. İbişoğlu, şunları kaydetti:<br />
<br />
"Evde oturmasınlar. Özellikle rölyef yapmak tam bir terapi. Kağıdı tek tek işlerken insanın kafası dağılıyor, o an bütün düşünceler gidiyor. Herkes kurslara gelsin. En küçüğümüz 27 yaşında, en büyüğümüz ise 73 yaşında. Sergimize herkesi bekliyoruz. Ev hanımlarına destek olunmasını istiyoruz. Biz Çubuk'tan geliyoruz.”</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/cubuklu-kadinlarin-sanatin-binbir-hali-sergisi-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-17t100139459.jpg" type="image/jpeg" length="22544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ulucanlar Sanat Sokağı'nda altınla işlenen sanat]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ulucanlar-sanat-sokaginda-altinla-islenen-sanat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ulucanlar-sanat-sokaginda-altinla-islenen-sanat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulucanlar Sanat Sokağı'nda tezhip sanatçısı Tuğba Mendi, Osmanlı'dan günümüze uzanan tezhip sanatını anlattı. Mendi, ana malzemesi 22 ayar altın olan tezhip sanatının emek ve sabır gerektirdiğini belirterek, geleneksel sanatın eğitimler ve atölye çalışmalarıyla yaşatılmaya devam ettiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2002 yılında tanıştığı tezhip sanatını yaşamının merkezine taşıyan Tuğba Mendi, Osmanlı'dan günümüze uzanan bu geleneksel sanatın eğitimler ve atölyeler aracılığıyla yaşatılmaya devam ettiğini söyledi. Mendi, tezhip sanatının emek, sabır ve istikrar gerektirdiğini belirterek, bu sanata ilgi duyanların vazgeçmeden çalışmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>TEZHİP SANATINI EĞİTİMLE BİRLEŞTİRDİ</strong></p>

<p>Tezhip sanatçısı Tuğba Mendi, 2002 yılında belediye kursunda tanıştığı tezhip sanatını akademik eğitimle geliştirdiğini belirtti. Mendi, bugün hem yüksek lisans çalışmalarını sürdürdüğünü hem de Ulucanlar Sanat Sokağı'ndaki atölyesinde üretim yapmaya devam ettiğini söyledi. Mendi, "Bu sanatı çok sevdiğim için Kastamonu Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nü okudum ve 2023 yılında mezun oldum. Hâlihazırda aynı üniversitede yüksek lisans yapıyorum. Ulucanlar Sanat Sokağı'nda tezhip atölyemde çalışmalarımı sürdürüyorum. Tezhip sanatı çok derin ve keyifli bir sanat. Çoğu insan hobi olarak başlıyor ancak zamanla hayatının bir parçası hâline geliyor.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-084345.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>HAMAMÖNÜ'NDEN ULUCANLAR'A UZANAN SANAT YOLCULUĞU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mendi, 2010 yılında Hamamönü Sanat Sokağı'nda açtığı ilk atölyesinin ardından iki yıldır Ulucanlar Sanat Sokağı'nda çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Akademik eğitimin kendisine sanatın tarihini ve teorik yönünü daha iyi kavrama imkânı sunduğunu belirten Mendi, yüksek lisans çalışmalarına da tezhip alanında devam ettiğini ifade etti. Mendi, şunları söyledi: "Ulucanlar Sanat Sokağı'nda iki yıldır çalışıyorum. Ondan önce 2010 yılında Hamamönü Sanat Sokağı'nda atölyem vardı. Oranın kapanmasının ardından hocamla birlikte burada çalışmalarımıza devam ettik. İlk tezhip eğitimimi farklı hocalardan aldım, ardından 2019'da Kastamonu Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'ne başladım. Dört yıllık eğitimin ardından yüksek lisansa devam ediyorum. Akademik eğitim bana sanatın tarihini, teorisini ve farklı geleneksel sanat dallarını daha yakından tanıma fırsatı verdi. Minyatür, çini ve ebru alanlarında da eğitim aldım ancak tezhip üzerine yoğunlaşmayı tercih ettim. Yıllar geçse de bu sanattan kopamıyorum. Birçok kişi ara verse bile yeniden tezhibe dönüyor. Bu sanat insanın hayatının bir parçası hâline geliyor.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-084346-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"YETENEK DEĞİL, ÇALIŞMAK ÖNEMLİ"</strong></p>

<p>Mendi, tezhip sanatında yetenekten çok emek ve istikrarın belirleyici olduğunu söyledi. Sanata ilgi duyanlara ise erken vazgeçmemeleri tavsiyesinde bulunarak, "İlk başta bir yeteneğe gerek yok. Ben ve hocam da aynı şeyi düşünüyoruz. Biz yetenekli öğrenci değil, çalışkan öğrenci alıyoruz. Bu sanatlar zaman, emek ve sabır istiyor. Bir şeyi yapabiliyorum diyebilmek için de vakit gerekiyor. Bir işi sevmek, çalışmak ve ona emek vermek her zaman karşılığını veriyor. Bu sanatla uğraşmak isteyenlere en büyük tavsiyem, hemen vazgeçmemeleri.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"BU SANAT SİZİ HER ŞEYDEN UZAKLAŞTIRIYOR"</strong></p>

<p>Mendi, tezhip sanatının kendisi için bir üretim alanının ötesinde, zihinsel bir dinlenme imkânı sunduğunu söyledi. Sanatın emek isteyen ancak insanı mutlu eden bir süreç olduğunu vurgulayan Mendi, şöyle devam etti: "Burada birçok kişi sıkıntılı dönemlerinde bu sanatla uğraşmaya başlıyor. Fırçanın başına geçmek, tasarım yapmak sizi o dünyanın karmaşasından uzaklaştırıyor. Saatlerce çalışabiliyorsunuz ama sonunda yorgunluğu hissetmiyorsunuz. Bir işi severek yapmak çok önemli. Tezhip olsun, başka bir sanat olsun ya da farklı bir uğraş… Emek vererek ve severek yapılan her işin güzel sonuçlar ortaya çıkardığını düşünüyorum.”</p>

<p><img alt="" height="2000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-16-at-084346-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1500" /></p>

<p><strong>"SANATTA ÖĞRENME HİÇBİR ZAMAN BİTMİYOR"</strong></p>

<p>Tuğba Mendi, yaptığı her çalışmanın kendisini yeni arayışlara yönlendirdiğini belirtti. Sanatta hiçbir zaman tam anlamıyla doyuma ulaşılmadığını vurgulayarak şunları ekledi: "Üniversitede yaptığım geometrik desenli bir tasarım beni en çok etkileyen çalışmalarımdan biriydi. Ama bugün dönüp baktığımda o işin üzerine çok daha fazlasını koyabildiğimi görüyorum. Bir çalışma bittiğinde 'şurası da böyle olabilirdi' diyorsunuz. Sanat öyle bir şey; her defasında yeni bir ayrıntı keşfediyor, bir sonraki çalışmanız için yeni fikirler üretiyorsunuz. Bu yüzden öğrenme ve gelişme hiçbir zaman bitmiyor.”</p>

<p><strong>"SANATI DAHA FAZLA KİŞİYE ULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORUZ"</strong></p>

<p>Mendi, Ulucanlar Sanat Sokağı'ndaki atölyesinde eğitim verdiğini ve farklı şehirlerde düzenlenen çalıştay ile sergilere katıldıklarını söyledi. Geleneksel sanatların daha fazla kişiye ulaşması için ekip olarak çalışmalar yürüttüklerini ifade ederek, "Haftada iki gün atölyemde öğrenci yetiştiriyorum. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi hocalarının bir araya geldiği 'Sanatçı Çalışıyor' ekibiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bienaller, sergiler ve çalıştaylar düzenliyoruz. Türkiye'nin farklı şehirlerinde çocuklarla ve yetişkinlerle bir araya geliyor, geleneksel sanatları daha fazla kişiye ulaştırmaya çalışıyoruz." dedi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ulucanlar-sanat-sokaginda-altinla-islenen-sanat</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-16t110106741.jpg" type="image/jpeg" length="23167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gordion’daki 3 bin yıllık merdivenlerin sırrı çözüldü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/gordiondaki-3-bin-yillik-merdivenlerin-sirri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/gordiondaki-3-bin-yillik-merdivenlerin-sirri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gordion’da 3 bin yıllık merdivenlerden Frigler yeraltı depolarına iniyormuş]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Polatlı ilçesindeki UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Gordion Antik Kenti'nde yürütülen restorasyon çalışmaları, Friglerin yaşamına ışık tutan önemli bir keşfi daha ortaya çıkardı.</p>

<p>Kazı Başkanı Prof. Brian Rose, restorasyon sırasında ortaya çıkarılan yaklaşık 3 bin yıllık taş merdivenlerin işlevinin belirlendiğini açıkladı. Rose'un verdiği bilgiye göre, bu merdivenler antik dönemde yer altındaki depolara ulaşım amacıyla kullanılıyordu.</p>

<p><img alt="" height="394" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/gordion-3-bin-yillik-merdiven.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="851" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 60 depoya açılan merdivenler sayesinde işçiler, yağ, şarap, yiyecek ve sebze gibi günlük ihtiyaç malzemelerini depolardan çıkarıyordu. Depolardan alınan ürünlerin, üst bölümde bulunan teras alanında hazırlanarak tüketildiği değerlendiriliyor.</p>

<p>Prof. Rose, depoların teras seviyesinden oldukça aşağıda inşa edildiğini belirterek, bu yapılar sayesinde gıda ürünlerinin doğal yöntemlerle serin ortamda muhafaza edildiğini söyledi. Bu özelliğiyle depoların, dönemin "soğuk hava deposu" işlevini gördüğü ifade edildi.</p>

<p><img alt="" height="386" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/gordion-3-bin-yillik-merdiven-10-mt-daha-kazilacak.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="896" /></p>

<p>Restorasyon çalışmalarının henüz tamamlanmadığını belirten Rose, yaklaşık 10 metre yükseklikte bulunan bir başka bölümde de kazı ve restorasyon çalışmalarının sürdürüleceğini, burada yer aldığı düşünülen yeni depolara ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti.</p>

<p>Uzmanlara göre bu bulgular, Friglerin yalnızca gelişmiş bir mimariye değil, aynı zamanda gıda depolama ve lojistik konusunda da oldukça ileri bir organizasyona sahip olduğunu ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/gordiondaki-3-bin-yillik-merdivenlerin-sirri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-16t091820439.jpg" type="image/jpeg" length="58942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM’de liyakat tartışmaları]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/tbmmde-liyakat-tartismalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/tbmmde-liyakat-tartismalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifinde Sayıştay savcılarının atanma şartları ile üst düzey kamu yöneticilerinin liyakat kriterleri tartışıldı.  İYİ Partili Erhan Usta, başta olmak üzere muhalefet milletvekilleri bunun, önceki yıllarda yapılan düzenlemelerin yarattığı sorunu düzeltmeye yönelik gecikmiş bir geri dönüş olduğunu ileri sürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifinde Kanun teklifiyle; daire başkanlığı için kıdem şartı 5 → 10 yıl Sayıştay savcılığı için kamu hizmeti şartı 5 → 10 yıl, İl ve bölge müdürlerinin istisnai atama kapsamı daraltılıyor. Böylece, liyakati güçlendiren bir düzenleme olduğu savunulurken, İYİ Partili Erhan Usta, başta olmak üzere muhalefet milletvekilleri bunun, önceki yıllarda yapılan düzenlemelerin yarattığı sorunu düzeltmeye yönelik gecikmiş bir geri dönüş olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen kanun teklifinde Sayıştay savcılarının atanma şartları ile üst düzey kamu yöneticilerinin liyakat kriterleri tartışıldı.</p>

<p>Kanun Teklifi ile daire başkanı ve denk kadrolara atanabilmek için gereken kıdem süresi 5 yıldan 10 yıla çıkarılması, İl ve bölge müdürlerinin de istisnai atama kapsamından çıkarılarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun genel kurallarına tabi hale getirilmesi yer alıyor. Ayrıca Sayıştay savcılığına atanacaklarda; hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme gibi fakültelerden mezun olma, mali, iktisadi veya hukuki alanlarda en az 10 yıl kamu hizmeti yapmış olma şartı getiriliyor.</p>

<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kanun Teklifinin görüşmeleri esnasında iktidar milletvekilleri söz konusu düzenleme ile mevcut mevzuattaki boşluğu gideriyor ve liyakatin güçlendirildiğini savunurken, muhalefet ise düzenlemede yer alan "boşluk" ifadesine itiraz etti ve şu görüşleri dile getirdi:</p>

<p>“2018 öncesinde Sayıştay savcılarının atanma şartları zaten kanunda düzenlenmişti ve sorun yoktu. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçildikten sonra yapılan değişikliklerle kıdem şartı 16 yıldan 5 yıla indirildi. Şubat 2026'da yapılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi değişikliğiyle Sayıştay savcıları üst kademe kamu yöneticisi kapsamından çıkarılınca yeniden kanuni düzenleme ihtiyacı doğdu. Dolayısıyla bugün "boşluk dolduruyoruz" denilmesi doğru değil; bu boşluk önceki düzenlemelerin sonucu olarak ortaya çıktı.”</p>

<p><strong>TARTIŞMANIN ODAK NOKTASI</strong></p>

<p>İYİ Partili Erhan Usta, teklif ile aslında 2018 öncesindeki sisteme kısmen geri dönüş niteliği taşıdığı eleştirilerini dile getirdi. Usta, bu kapsamda şu soruyu yöneltti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"2018'de kıdem şartını neden 16 yıldan 5 yıla indirdiniz? Eğer şimdi 10 yıl doğruysa, o dönem neden 5 yıl yeterli görüldü? Geçen sekiz yılda yapılan atamalarda hangi liyakat ölçütleri uygulandı?"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit SARAÇOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/tbmmde-liyakat-tartismalari</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/haber-ana-2026-07-15t123639471.png" type="image/jpeg" length="18970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“En büyük ilham kaynağım doğa”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/en-buyuk-ilham-kaynagim-doga</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/en-buyuk-ilham-kaynagim-doga" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de ve yurt dışında yeni kişisel sergiler açmayı ve üretimlerini farklı sanat platformlarında görünür kılmayı hedefleyen Ressam Asiye Sarıoğlu, resimleri ile ilgili "Doğayı birebir betimlemek yerine onun hafızasını, dönüşümünü ve insanla kurduğu kırılgan ilişkiyi görünür kılmaya çalışıyorum." dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışmalarının merkezinde doğanın bulunduğunu kaydeden Ressam Asiye Sarıoğlu, “Resimlerimde yaşadığım coğrafyanın izleri belirleyici bir yer tutuyor. Rüzgârın toprağı şekillendirmesi, suyun bıraktığı izler, kayalar, bitki örtüsü ve zamanın yüzeylerde oluşturduğu katmanlar, resimlerimin çıkış noktasını oluşturuyor. Doğayı birebir betimlemek yerine onun hafızasını, dönüşümünü ve insanla kurduğu kırılgan ilişkiyi görünür kılmaya çalışıyorum. Toprak, kaya, su, özellikle rüzgâr, otlar, bitki örtüsü ve jeolojik katmanlar benim için yalnızca doğal unsurlar değil, aynı zamanda zamanın, yaşamın izinin ve ruhunun taşıyıcılarıdır. Benim için resim, estetik bir nesne üretmenin ötesinde; doğayla kurulan sessiz bir diyalog ve zamanın izlerini görünür kılma çabasıdır. ‘Doğa insana değil, insan doğaya aittir’ sözü yaptığım resimlerin kaynağıdır.” dedi.</p>

<p><img alt="“En Büyük Ilham Kaynağım Doğa” 3" height="622" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/en-buyuk-ilham-kaynagim-doga-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü’nün ardından Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Ana Sanat Dalı'nda, “Ekolojik Sanatın Doğayla İlişkisi” üzerine hazırladığı tezle yüksek lisansını tamamlayan Sarıoğlu, “Doğa ve hafıza ekseninde geliştirdiğim çalışmaları uluslararası izleyiciyle buluşturacak yeni sergi projeleri üzerinde de çalışıyorum.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="“En Büyük Ilham Kaynağım Doğa” 1" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/en-buyuk-ilham-kaynagim-doga-1.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Önümüzdeki dönemde hem Türkiye'de hem de yurt dışında yeni kişisel sergiler açmayı ve üretimlerini farklı sanat platformlarında görünür kılmayı hedeflediğini belirten Ressam Asiye Sarıoğlu ile resimle olan hikayesini konuştuk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devamı için <a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetesi-948"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ - MAKBULE AKGÜL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/en-buyuk-ilham-kaynagim-doga</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/haber-ana-2026-07-14t115406052.png" type="image/jpeg" length="78320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hacettepe'nin 2026 mezuniyet sergisi sanatseverlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/hacettepenin-2026-mezuniyet-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/hacettepenin-2026-mezuniyet-sergisi-sanatseverlerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin 2026 Mezuniyet Sergisi, 13 Temmuz'da saat 18.00'de Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde açıldı. 187 eserin yer aldığı sergide, mezun öğrencilerin çalışmaları sanatseverlerin beğenisine sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>13 Temmuz'da düzenlenen açılış törenine akademisyenler, öğrenciler, mezunlar ve sanatseverler katıldı. Programda başarılı öğrencilere mezuniyet belgeleri ve hediyeleri takdim edilirken, serginin açılışı da davetlilerin katılımıyla gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="3000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1784005653477.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4000" /><br />
<br />
Açılışta konuşan Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadire Şule Atılgan, mezuniyet sergisinin öğrenciler için taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Biz bu sergiyi hiçbir zaman yalnızca bir mezuniyet sergisi olarak görmedik. Bu sergi, öğrencilerimizin profesyonel yaşamlarına attıkları ilk adımdır." dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1784005813933.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /><br />
<br />
<strong>"BU SERGİ, PROFESYONEL YAŞAMA ATILAN İLK ADIMDIR"</strong><br />
<br />
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadire Şule Atılgan, mezuniyet sergisinin öğrenciler için yalnızca bir mezuniyet etkinliği olmadığını, aynı zamanda profesyonel yaşamın başlangıcını temsil ettiğini söyledi. Atılgan, mezunların artık sanat, tasarım ve yaratıcılık dünyasının yeni temsilcileri olarak meslek hayatına adım attığını ifade etti:<br />
<br />
" Biz bu sergiyi hiçbir zaman yalnızca bir mezuniyet sergisi olarak görmedik. Bu sergi, öğrencilerimizin profesyonel yaşamlarına attıkları ilk adımdır. Bugünden itibaren onlar artık yalnızca öğrencilerimiz değil; sanat, tasarım ve yaratıcılık dünyasının yeni temsilcileridir.”</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1784005814106.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /><br />
<br />
<strong>"187 ESER, YILLARIN EMEĞİNİ YANSITIYOR"</strong><br />
<br />
Atılgan, mezuniyet sergisinde yer alan eserlerin öğrencilerin uzun yıllara yayılan emeklerinin bir ürünü olduğunu belirtti. Serginin, Hacettepe Üniversitesi'nin sanat eğitimine bakışını ve üretim anlayışını da yansıttığını da vurguladı:<br />
<br />
"Çankaya Kültür Sanat Merkezi'nde 187 eserden oluşan bu sergide, Hacettepe Üniversitesi'nin üretim anlayışını, sanat eğitimine bakışını ve geleceğe bıraktığı izi göreceksiniz. Burada sergilenen her eser; yılların emeğini, araştırmayı, cesareti ve hayal gücünü yansıtıyor. Mezunlarımız, geleceği kuracak sanatçılar ve tasarımcılar olarak yetiştirildi. Bugün, o yolculuğun ilk profesyonel adımını atıyorlar. Kendilerine açık bir gelecek, üretimle dolu bir yaşam ve dünyayı daha güzel bir yer hâline getirecek başarılar diliyorum.”</p>

<p><img alt="" height="3000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1784005653545.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4000" /><br />
<br />
<strong>"ATATÜRK'ÜN GÖSTERDİĞİ ÇAĞDAŞ UYGARLIK YOLUNDA ÜRETMEYE DEVAM EDECEKLER"</strong><br />
<br />
Konuşmasının sonunda serginin hazırlanmasında emeği geçen akademisyenlere ve sergi ekibine teşekkür eden Atılgan, mezunların Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda aklın, bilimin ve sanatın ışığında üretmeye devam edeceklerine inandığını belirterek şunları söyledi:<br />
<br />
"Bu serginin gerçekleşmesinde büyük emek veren başta İlhan Hocamız olmak üzere tüm sergi ekibine içtenlikle teşekkür ediyorum. Son olarak, mezunlarımızın Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık yolunda, aklın, bilimin, sanatın ve özgür düşüncenin ışığında üretmeye devam edeceklerine yürekten inanıyor; yollarının ve bahtlarının açık olmasını diliyorum. Hepinize keyifli bir sergi deneyimi diliyor, katılımınız için teşekkür ediyorum.”</p>

<p><img alt="" height="3000" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1784005653496.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4000" /><br />
<br />
<strong>Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar</strong><br />
<br />
Fakültesi'nin 2025-2026 Mezuniyet Sergisi, 23 Temmuz'a kadar Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde ziyaret edilebilecek. Grafik, Heykel, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, Resim ile Seramik ve Cam Bölümü öğrencilerinin toplam 187 eseri, sergi süresince sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/hacettepenin-2026-mezuniyet-sergisi-sanatseverlerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-14t112504551.jpg" type="image/jpeg" length="55856"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'nın yol ortasında kalan türbesi: Tezveren Sultan]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-yol-ortasinda-kalan-turbesi-tezveren-sultan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-yol-ortasinda-kalan-turbesi-tezveren-sultan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Ulus semtinde Talatpaşa Bulvarı üzerinde yolun ortasında bulunan Tezveren Sultan Türbesi, konumu ve hakkında anlatılan rivayetlerle dikkat çekiyor. Kimliği hakkında kesin bilgi bulunmayan türbe, yılın her döneminde ziyaretçilerini ağırlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın Ulus semtinde, Talatpaşa Bulvarı ile Ahmet Adnan Saygun Caddesi'nin kesişiminde bulunan Tezveren Sultan Türbesi, dua etmek, adak adamak ve dilekte bulunmak isteyen çok sayıda vatandaş tarafından ziyaret ediliyor. Bazı ziyaretçiler kuşlara yem bırakarak niyet ediyor.</p>

<p>Tezveren Sultan'ın kimliğine ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor. Rivayetlere göre türbenin Ayşe Hatun isimli bir kadın evliyaya ait olduğu belirtilirken, bazı anlatımlarda ise "Tezveren Dede" olarak anılıyor. Halk arasında anlatılan rivayete göre, hizmetçilik yaptığı konağın beyi hacdayken hazırladığı helvayı keramet göstererek ona ulaştırmasının ardından "Tezveren Sultan" adıyla anılmaya başlandı. Yine rivayetlere göre şehir planının değişmesinin ardından türbe taşınmak istendi ancak bu girişim gerçekleştirilemedi ve kabir bulunduğu yerde bırakıldı.</p>

<p><strong>TÜRBE NEDEN YOLUN ORTASINDA KALDI?</strong></p>

<p>Halk arasında anlatılan rivayetlere ve bölgede edinilen bilgilere göre Tezveren Sultan'ın kabrinin, Mukaddem Camii'nin haziresinde bulunduğu belirtiliyor. Yıllar içinde yapılan yol ve çevre düzenlemeleri sırasında haziredeki mezarların taşınmasına karar verildiği anlatılıyor.</p>

<p>Rivayetlere göre türbenin taşınması sırasında kullanılan baltaların kırıldığı, iş makinelerinin zarar gördüğü ve bu nedenle kabrin bulunduğu yerden kaldırılamadığı ifade ediliyor. Bu nedenle türbenin bugün Talatpaşa Bulvarı ile Ahmet Adnan Saygun Caddesi'nin kesişimindeki konumunda varlığını sürdürdüğü anlatılıyor.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-094005.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>BİLGİLENDİRME PANOSUNDA HANGİ BİLGİLER YER ALIYOR?</strong></p>

<p>Türbenin yanındaki bilgilendirme panosunda, Tezveren Sultan'ın hayatı ve kimliği hakkında kaynaklarda kesin bilgi bulunmadığı belirtiliyor. Panoda, türbenin ilk olarak 1450 tarihli Mukaddem Camii'nin haziresinde yer aldığı, 1930'lu yılların sonunda Talatpaşa Bulvarı'nın açılması sırasında caminin yeniden inşa edildiği, 1981 yılında Hasırcılar Geçidi'nin açılmasıyla birlikte türbenin bugünkü yerine nakledildiğinin arşiv kaynaklarından anlaşıldığı ifade ediliyor. Ayrıca, edilen duaların kısa sürede kabul olduğuna inanıldığı için "Tezveren" adının verildiğinin rivayet edildiği, mevcut mezar taşında ise "Selçuklu Ulularından Tezveren Sultan Ruhuna Fatiha" ifadesinin yer aldığı bilgisi paylaşılıyor.</p>

<p><strong>BUGÜN DE ZİYARETÇİLERİ EKSİK OLMUYOR</strong></p>

<p>Altındağ'daki Tezveren Sultan Türbesi, aradan geçen yıllara rağmen ziyaret edilmeye devam ediyor. Türbeye evlenmek isteyen, atama bekleyen, hastalarına şifa dileyen ve dileklerinin gerçekleşmesini isteyen çok sayıda vatandaş geliyor. Ziyaretçiler dua edip adakta bulunurken, bazıları da kuşlara yem bırakarak niyet ediyor.</p>

<p>Türbenin çevresindeki son düzenlemeler Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılırken, uzun yıllardır türbeyle gönüllü olarak ilgilenen Tolga Kurt da ziyaretçilere yardımcı oluyor ve türbenin temizliğiyle ilgileniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-094006.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>YILLARDIR TÜRBEYLE GÖNÜLLÜ OLARAK İLGİLENİYOR</strong></p>

<p>Ulus'taki dolmuş duraklarında çalışan Tolga Kurt, resmi bir görevi olmamasına rağmen uzun yıllardır Tezveren Sultan Türbesi'nin bakımını gönüllü olarak üstleniyor. Her sabah türbeye gelerek çevresini temizlediğini, çiçekleri suladığını, kuşlara yem ve su bıraktığını anlatan Kurt, türbeyi bir emanet olarak gördüğünü ve yıllar içinde ziyaretçilerden dinlediği anlatılarla türbenin hikâyesine tanıklık ettiğini söyledi:</p>

<p>"Ben burada çalışan biri değilim. Her sabah saat 04.00'te geliyorum. Kuşların yemini, suyunu veriyorum, çiçeklerle ilgileniyorum. İnsanlar dua ediyor, adakta bulunuyor. Ben de elimden geldiğince buraya sahip çıkmaya çalışıyorum."</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-094007-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"BURAYI KALDIRMAK İSTEMİŞLER AMA KALDIRAMAMIŞLAR"</strong></p>

<p>Kurt, türbeyle ilgili halk arasında anlatılan rivayetlerden de söz etti. Tezveren Sultan'ın bazı anlatımlarda Ayşe Hatun olarak geçtiğini, bazı kişilerin ise "Tezveren Dede" olarak andığını belirten Kurt, türbenin geçmişte kaldırılmak istendiğine ancak bunun başarılamadığına dair anlatıların yıllardır dilden dile aktarıldığını ifade etti:</p>

<p>"Kadın evliya. İnsanlar burada yanılıyor, 'Tezveren Dede' diyen de var. Burayı kaldırmak istemişler ama kaldıramamışlar. Kepçenin tırnakları kırılmış diyorlar. Burada çok kazalar oldu ama mezara bir şey olmadı. Sonrasında Büyükşehir Belediyesi burada düzenleme yaptı, demirler yapıldı.”</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-094005-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>TEZVEREN SULTAN KİMDİR?</strong></p>

<p>Tezveren Sultan'ın kim olduğuna ilişkin kesin bir bilgi bulunmuyor. İnternette yer alan rivayetlere göre Ayşe Hatun isimli bir kadın evliya olduğu belirtilirken, bazı kaynaklarda ise "Tezveren Dede" olarak anıldığı ifade ediliyor.</p>

<p>Halk arasında en çok anlatılan rivayete göre Tezveren Sultan, hizmetçilik yaptığı konağın beyi hacdayken konağın hanımının isteği üzerine helva hazırlar. Hanımının, "Keşke konağın beyi de burada olsaydı, bu helvayı çok severdi." demesi üzerine bir tabak helvayı hacdaki konağın beyine ulaştırdığı anlatılır. Konağın beyi hacdan elinde bir tabak helvayla dönünce Tezveren Sultan'ın kerametine inanıldığı ve o günden sonra "Tezveren Sultan" adıyla anılmaya başlandığı rivayet edilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-yol-ortasinda-kalan-turbesi-tezveren-sultan</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-13t103334436.jpg" type="image/jpeg" length="32385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Türk Bayrağını zirveye taşımak en büyük gururdu”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turk-bayragini-zirveye-tasimak-en-buyuk-gururdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turk-bayragini-zirveye-tasimak-en-buyuk-gururdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Dünyası Matematik Olimpiyatı (TIMO) finallerinde dünya birincisi olarak Türkiye'ye büyük gurur yaşatan İsmail Eren Altunoğlu, başarısının arkasında düzenli çalışma, öğretmenlerinin desteği ve ülkesini temsil etme sorumluluğunun bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Türk Dünyası Matematik Olimpiyatı (TIMO) finallerinde dünya birincisi olarak Türkiye'ye altın madalya kazandıran İsmail Eren Altunoğlu, başarısının perde arkasını Başkent'e anlattı. Dünya birinciliğini beklediğini ancak isminin anons edildiği anda büyük heyecan yaşadığını belirten Altunoğlu, Türk bayrağıyla kürsüye çıkmanın hayatının en unutulmaz anı olduğunu söyledi. Kazandığı madalyayı yalnızca kişisel bir başarı olarak görmediğini ifade eden genç matematikçi, “Kürsüde sadece kendimi değil, ülkemi temsil ettiğimi hissettim. Türk bayrağını zirveye taşımak benim için en büyük gururdu” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/sayfa-2-rop-2-3-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>“ÖRNEK ALDIĞIM İSİM: CAHİT ARF”</strong></p>

<p>Başarısının temelinde disiplinli çalışmanın bulunduğunu dile getiren Altunoğlu, olimpiyatlara hazırlanırken geçmiş yılların sorularını çözdüğünü, her gün mutlaka matematikle ilgilendiğini ve öğretmenlerinden yoğun destek aldığını anlattı. Yarışmalarda özellikle geometri sorularında zorlandığını ancak doğru zaman yönetimiyle bu engeli aştığını belirten Altunoğlu, çözemediği sorular karşısında moralini bozmak yerine yapabildiği sorulara odaklandığını ifade etti. Matematiğe olan ilgisinin öğretmenlerinin yönlendirmesiyle başladığını söyleyen genç şampiyon, örnek aldığı isimlerin başında Türk matematikçi Cahit Arf'ın geldiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“AİLEM VE ÖĞRETMENLERİM BÜYÜK PAY SAHİBİ”</strong><br />
 </p>

<p>Dünya birinciliğinin ardından gözünü Berlin'de düzenlenecek Einstein Matematik Olimpiyatı'na diken Altunoğlu, gelecekte havacılık, uçuş mühendisliği, yazılım ve robotik alanlarında çalışmalar yaparak bilim ve teknolojiye katkı sunmayı hedeflediğini söyledi. Matematik olimpiyatlarına hazırlanan yaşıtlarına sevdikleri alana yönelmelerini, matematiği keyif alarak öğrenmelerini ve düzenli çalışmayı alışkanlık haline getirmelerini tavsiye eden Altunoğlu, başarısında ailesi ve öğretmenlerinin büyük payı olduğunu vurguladı. Elde ettiği başarıları kendisine destek veren milletine ve devletine hizmet etme motivasyonuyla sürdürmek istediğini belirten genç matematikçi, Türkiye'nin bilim alanında çok daha büyük başarılara imza atacak yetenekli gençlere sahip olduğuna yürekten inandığını dile getirdi.</p>

<p>Devamı için <a href="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/13-07-2026-gazete.pdf" rel="nofollow"><strong>tıklayınız. </strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Başkent Gazetesi: Tolga ALCA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turk-bayragini-zirveye-tasimak-en-buyuk-gururdu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-13t094908052.jpg" type="image/jpeg" length="43266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 yıl sonra çocuklarımızı tedavi edecek hekim bulamayabiliriz]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/5-yil-sonra-cocuklarimizi-tedavi-edecek-hekim-bulamayabiliriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/5-yil-sonra-cocuklarimizi-tedavi-edecek-hekim-bulamayabiliriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Pediatri Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapcobur Türkiye’de çocuk sağlığı branşları başta olmak üzere kritik tıbbi alanlarda yaşanan hekim eksikliğine karşı acil önlem çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağır çalışma koşulları, sağlıkta şiddet ve yetersiz özendirme politikaları nedeniyle hekimlerin bazı branşları tercih etmediğini belirten Prof. Dr. Özgür Kasapcobur "5 yıl sonra kritik hastalıklara sahip çocuklarımızı emanet edecek doktor bulmakta zorlanacağız" uyarısını yaptı.<br />
<br />
Sağlık sektöründe son dönemde en çok tartışılan konulardan biri olan "hekimlerin branş tercihleri" ve bazı kritik dallarda yaşanan kontenjan boşlukları. Türk Pediatri Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapcobur özellikle çocuk yandal uzmanlıkları ve cerrahi branşlarda alarm zillerinin çaldığına dikkat çekti. Konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’na sundukları çözüm önerilerini paylaştı.</p>

<p><img alt="" height="1120" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-13-at-094046-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1680" /></p>

<p><strong>“ÇOCUK YOĞUN BAKIM VE KANSER DOKTORU BULMAK ZORLAŞACAK”</strong></p>

<p>Ortaya çıkan tablonun uzun vadede ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açabileceğini ifade eden Türk Pediatri Kurumu Derneği Başkanı, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi: "Uzun yıllardır dile getirdiğimiz nokta maalesef geçerliliğini koruyor. İleride çocuklarımıza bakacak çocuk hekimi, çocuk böbrek doktoru, çocuk kanseri doktoru, çocuk yenidoğan doktoru bulmakta zorlanacağız. Umarım yanılırız; ama çocuklarımızın ciddi bir yoğun bakım gereksinimi olduğunda çocuk yoğun bakım doktoru bulamayabiliriz. 5 yıl sonra bu konu tekrar gündeme geldiğinde, kritik hastalığa sahip çocuklarımızı değerlendirecek hekim bulmakta sıkıntı yaşayacağız.”<br />
<br />
<strong>KRİTİK BRANŞLAR İKİNCİ PLANA DÜŞTÜ</strong></p>

<p>Hekimlerin sadece çocuk sağlığında değil, hayati öneme sahip birçok majör branştan da uzaklaştığı vurgulayan Prof. Dr. Kasapcobur, genel cerrahi, kadın hastalıkları ve doğum, göğüs cerrahisi, kalp ve damar cerrahisi, beyin cerrahisi ve çocuk cerrahisi gibi ağır hastalarla ilgilenen dalların artık ikinci plana düştüğü belirtilerek, bunun temel nedenleri olarak şunları sıraladı: “Ağır ve yoğun çalışma koşulları hekimlerin omuzlarındaki iş yükünün taşınamaz boyutlara ulaşması. Sağlıkta şiddet ve mobbingin artması. Yapılan kritik işin karşılığında yeterli maddi ve manevi tatminin sağlanamaması. Zorunlu uygulamalar yerine teşvik edici politikaların geliştirilmemesi gibi birçok sayabiliriz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAKANLIĞA SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN TALEPLERİMİZİ İLETTİK </strong></p>

<p>Sorunun çözümü için Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve taleplerini ilettiklerini belirten Türk Pediatri Kurumu Derneği Başkanı Prof. Dr. Kasapcobur, yapılması gerekenlerin aslında çok basit olduğunu ifade ederek şu çözüm yollarını önerdi:<br />
Kritik branşlarda, cerrahi dallarda ve çocuk hastalıkları gibi alanlarda hem çalışma koşulları hem de ücretlendirme açısından mutlaka pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Hekimlerin zorunlu hizmet kıskacıyla değil, özendirilerek görevlerinin başına dönmesi sağlanmalı. Hekimlerin yıpranmasını önlemek adına Bakanlık öngörüsüyle nöbet ertesi izin uygulamasının eksiksiz hayata geçirilmesi ve zorunlu hizmet şartlarının yeniden gözden geçirilmesi kritik önem taşıyor.”<br />
Prof. Dr. Kasapcobur, Sağlık Bakanlığı'nın bu talepleri değerlendireceğine inandıklarını belirterek, "Bu kolaylaştırıcı ve özendirici uygulamalar hayata geçirilirse, kritik alanlarda çalışan hekim arkadaşlarımız kendilerini çok daha değerli hissederek görevlerinin başında olacaklardır" diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/5-yil-sonra-cocuklarimizi-tedavi-edecek-hekim-bulamayabiliriz</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-13t094438268.jpg" type="image/jpeg" length="27330"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnşaat sektöründeki toparlanma seramik sektörüne umut verdi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/insaat-sektorundeki-toparlanma-seramik-sektorune-umut-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/insaat-sektorundeki-toparlanma-seramik-sektorune-umut-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süredir daralma ve yüksek maliyet baskısıyla mücadele eden seramik sektöründe sınırlı da olsa toparlanma sinyalleri görülmeye başlandı. Sektör temsilcileri, henüz güçlü bir büyümeden söz etmek için erken olduğunu belirtirken, operasyonel verimlilikteki artış ve konut sektöründeki hareketlenmenin gelecek döneme ilişkin beklentileri güçlendirdiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde şirket bilançolarında özellikle faaliyet kârlılıklarında iyileşme gözlenirken, sektörün bu performansında firmaların maliyetlerini azaltmaya yönelik attığı adımların etkili olduğu değerlendiriliyor. Şirketlerin üretim kapasitelerini talebe göre yeniden planlaması ve operasyonlarını daha verimli hale getirmesi, marjlardaki toparlanmayı destekleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Buna karşın sektörün karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar önemini koruyor. Nitelikli iş gücü eksikliği, yüksek finansman maliyetleri, ihracatta rekabet gücünü zayıflatan kur politikası, iç piyasadaki durgunluk ile enerji ve doğal gaz maliyetlerindeki artışın sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle pandemi sonrasında sanayi sektöründen hizmet sektörüne yönelen iş gücünün, üretimde yetişmiş personel ihtiyacını artırdığı ifade edilirken, yüksek faiz ortamının işletmelerin finansman yükünü ağırlaştırdığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>Sektörde ihracatın önemli paya sahip olması nedeniyle kur politikalarının rekabet gücü açısından belirleyici olduğu vurgulanırken, iç pazardaki zayıf talebin de üretim hacimlerini sınırladığı kaydediliyor.</p>

<p>Bununla birlikte, 2026 yılında konut ihtiyacındaki artışın seramik sektörüne destek sağlayabileceği değerlendiriliyor. Hane halkı büyüklüğünün küçülmesi, kentleşmenin sürmesi, tek kişilik yaşam eğiliminin yaygınlaşması ve ertelenen konut talebinin yeniden devreye girmesi, yapı malzemeleri sektöründe hareketliliği artırabilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.</p>

<p>İç göçün devam etmesi ve konutun yatırım aracı olarak önemini korumasının da sektöre olumlu katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Öte yandan şirketlerin katma değeri yüksek, tasarım odaklı ürünlere yönelmesi de sektörün rekabet gücünü artıran gelişmeler arasında değerlendiriliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, sektör açısından en önemli fırsatlardan biri ise Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat süreci olacak. Karbon ayak izi düşük üretimin ön plana çıkmasıyla birlikte çevre standartlarına uyum sağlayan Türk üreticilerinin Avrupa pazarında daha güçlü bir konuma gelebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Sektör temsilcileri, mevcut göstergelerin güçlü bir büyümeden ziyade uzun süredir devam eden daralmanın ardından kademeli bir toparlanmaya işaret ettiğini ifade ederken, inşaat sektöründeki canlanmanın sürmesi ve finansman koşullarının iyileşmesi halinde seramik sektöründe daha belirgin bir büyüme döneminin başlayabileceğini değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/insaat-sektorundeki-toparlanma-seramik-sektorune-umut-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-13t091802824.jpg" type="image/jpeg" length="38488"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kale yakınında otluk alanda yangın]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kale-yakininda-otluk-alanda-yangin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kale-yakininda-otluk-alanda-yangin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kalesi çevresindeki otluk alanda dün akşam çıkan yangın hızlı müdahale ile söndürüldü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalesi yakınlarında dün akşam saatlerinde otluk alanda çıkan yangın, itfaiyenin hızlı müdahalesi ile büyümeden söndürüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Ankara Kalesi Çalışmaları Meclis Başkanı Şevket Bülent Yahnici <a href="http://www.baskentgazete.com.xn--trye-w96a/" rel="nofollow" target="_blank">www.baskentgazete.com.tr’ye</a> yaptığı değerlendirmede büyük bir felaketin önlendiğini söyledi.</p>

<p>Yangının anında ihbar edilmesi üzerine itfaiyenin acil müdahale ettiğini dile getiren Yahnici “Tarihi, kültürel, turistik değeri bizler için çok kıymetli olan Ankara Kalemizin, o bölgede yaşanan Kale halkının, esnaf kardeşimizin ve her biri birbirinden değerli müzelerimizin, hanların, galerilerin zarara uğramadan muhtemel bir felaketin önlenebilmiş olmasından dolayı şükürler olsun diyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kale-yakininda-otluk-alanda-yangin</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/kang.jpg" type="image/jpeg" length="79086"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Kalesi'nin ‘Lotuslu Kadını’]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kalesinde-lotuslu-kadini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kalesinde-lotuslu-kadini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Heykeltıraş Eylem Akgül Sunguroğlu, yapay zekâ ile başlayan üretim sürecini kendi sanatsal yorumuyla heykele dönüştürerek "Lotuslu Kadın"ı Ankara Kalesi'ndeki tarihi Pilavoğlu Hanı'nda hayata geçirdi. Pilavoğlu Hanı'nın simgelerinden biri haline gelen eser, dijital üretim ile geleneksel heykel sanatını buluşturan yeni yaratım dilinin ilk örneği olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Heykel sanatçısı Eylem Akgül Sunguroğlu'nun geliştirdiği yeni yaratım dilinin ilk eseri olan "Lotuslu Kadın", yapay zekâ sanatçısı Oğuz Uzol tarafından oluşturulan dijital görselin, Sunguroğlu'nun kendi sanat anlayışı ve özgün yorumu doğrultusunda fiziksel bir heykele dönüştürülmesiyle ortaya çıktı. Adını yeniden doğuş ve dönüşümü simgeleyen lotus çiçeğinden alan eser, ilk kez ArtNouveau Sanat Fuarı'nda sanatseverlerle buluştu ve büyük ilgi gördü.</p>

<p>Ankara Kalesi'ndeki yaklaşık 600 yıllık tarihi Pilavoğlu Hanı'nda üretilen eser, dijital üretim ile geleneksel heykel sanatını aynı yaratım sürecinde buluşturarak geçmiş ile geleceği bir araya getirdi. "Lotuslu Kadın", yeni yaratım dilinin ilk örneği olmasının yanı sıra Pilavoğlu Hanı'nın simgelerinden biri olarak da öne çıkıyor.</p>

<p><img alt="" height="1600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/l-o-t-u-s222222.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<p><strong>SANAT YOLCULUĞU MERAKLA BAŞLADI</strong></p>

<p>Eylem Akgül Sunguroğlu, heykelle 2009 yılında tanıştı. Yaklaşık 16 yıldır heykel üreten sanatçı, son altı yıldır çalışmalarını tamamen özgün eserler üzerine sürdürüyor. Sunguroğlu, sanatın hayatında yeni bir yol açtığını söyledi:</p>

<p>"2009 yılında başladım. Ankara Üniversitesi Turizm Rehberliği mezunuyum. Evlendikten sonra bir merakla heykel yapmaya başladım. Yunus Hocam hem öğretmenim hem de şu an ortağım. Yaklaşık 10 yıl onun atölyesinde eğitim aldım ve birlikte çalıştık. Son 6 yıldır ise kendi özgün çalışmalarımı yapan bir sanatçı olarak devam ediyorum ve yaklaşık 3,5 yıldır Ankara Kalesi'ndeyim. Pandemiyle birlikte tamamen sanatla uğraşmaya karar verdim. Çünkü sanatın ruhuma iyi geldiğini keşfettim ve artık başka bir şey yapmak istemediğimi fark ettim.”</p>

<p><img alt="" height="1492" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/lotus-yapay.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1054" /></p>

<p><strong>“LOTUSLU KADIN” NASIL ORTAYA ÇIKTI?</strong></p>

<p>Sunguroğlu, son yıllarda teknolojiyle birlikte gelişen yeni üretim biçimlerinin kendisini farklı arayışlara yönelttiğini söyledi. Yapay zekâ ile oluşturulan dijital imgelerin fiziksel dünyada nasıl yeniden var olabileceği sorusunun üretim sürecinin merkezine yerleştiğini belirten sanatçı, bu arayışın ilk meyvesinin "Lotuslu Kadın" olduğunu açıkladı:</p>

<p>"Sanat yolculuğum boyunca heykeli, insanın görünmeyen duygularını ifade eden güçlü bir anlatım dili olarak gördüm. Ancak son yıllarda teknolojiyle birlikte gelişen yeni üretim biçimleri beni farklı arayışlara yöneltti. Özellikle yapay zekâ ile oluşturulan dijital imgelerin fiziksel dünyada nasıl yeniden var olabileceği sorusu, üretimlerimin merkezine yerleşti. Bu arayışın ilk meyvesi 'Lotuslu Kadın' oldu. Eserin yolculuğu, yapay zekâ sanatçısı Oğuz Uzol tarafından oluşturulan özgün bir dijital görselle başladı. Bu görsel benim için tamamlanmış bir eser değil, üzerine düşünebileceğim ve kendi sanat anlayışımla yeniden yorumlayabileceğim bir başlangıç noktasıydı.” dedi.</p>

<p><strong>DİJİTAL GÖRSEL HEYKELE NASIL DÖNÜŞTÜ?</strong></p>

<p>Sunguroğlu, yapay zekâ ile oluşturulan dijital görseli birebir kopyalamak yerine kendi sanat anlayışıyla yeniden yorumladığını belirtti:</p>

<p>"Dijital imgeyi heykel pratiğim, estetik anlayışım ve sanatsal yorumumla yeniden ele aldım. Figürün oranlarını, yüzey dokularını, sembolik katmanlarını ve anlatım dilini yeniden kurgulayarak onu fiziksel bir heykele dönüştürdüm. Benim için önemli olan dijital görüntüyü birebir üretmek değil, ona yeni bir kimlik, yeni bir anlam ve fiziksel bir yaşam kazandırmaktı. Yollarımız kesişti, konuştuk. Ben ona dedim ki, bir tanesini yapalım. Sonrasında onun çalışmalarından bir tanesi olan dijital görseli seçtim. Benim amacım birebir kopyalamak değildi. Buradaki yaratım dilinin ayrıcalığı şu oluyor; ben ona kendi yorumumu kattım, yeniden yorumladım. Görselde olmayan bazı detayları ekledik, değiştirdik ve kendi sanat dilimizi kattık.”</p>

<p><img alt="" height="2048" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/l-o-t-u-s77.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1462" /></p>

<p><strong>YENİ YARATIM DİLİNİN İLK ESERİ</strong></p>

<p>Sunguroğlu, "Lotuslu Kadın"ın geliştirdiği yeni yaratım dilinin ilk ve öncü eseri olduğunu belirtti. Dijital üretim ile geleneksel heykel sanatını aynı üretim sürecinde buluşturduklarını belirten sanatçı, bu yaklaşımın çağdaş sanatta yeni ifade alanları açacağına inandığını ifade etti:</p>

<p>"Bu nedenle Lotuslu Kadın, yalnızca bir heykel değil; benim geliştirmekte olduğum yeni yaratım dilinin ilk ve öncü eseridir. Dijital üretim ile geleneksel heykel pratiğini aynı yaratım sürecinde buluşturan bu yaklaşımın, çağdaş sanatta yeni ifade alanları açabileceğine inanıyorum. Ben bu şekilde çalışan ilk sanatçı oldum. Şu anda dünyaya ismimi bu yaratım diliyle duyurmaya çalışıyorum.”</p>

<p><strong>LOTUSLU KADIN NEYİ ANLATIYOR?</strong></p>

<p>Sunguroğlu, eserin adını lotus çiçeğinin taşıdığı anlamdan aldığını belirtti. "Lotuslu Kadın" ile insanın zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkabileceğini anlatmak istediğini söyleyen sanatçı, eserin merkezine değişim ve dönüşüm fikrini yerleştirdiğini vurguladı:</p>

<p>"Lotuslu Kadın, adını lotus çiçeğinin güçlü sembolizminden alıyor. Bu nedenle eser, yalnızca dijital ve fiziksel üretimin buluşmasını değil; insanın değişme, dönüşme ve kendini yeniden yaratabilme gücünü de anlatıyor. Hepimiz hayatın farklı dönemlerinde zorluklarla karşılaşıyoruz. Ben bu eserle değişimin her zaman mümkün olduğunu, insanın kendi içsel yolculuğunda yeniden filizlenebileceğini ve umudun her zaman var olduğunu hatırlatmak istedim. Heykelin alt kısmında içine kapanmış, içsel yolculuğunu yaşayan bir kadın figürü var. Anlatmak istediğim şey şu: Hayatta ne yaşarsak yaşayalım, yeniden doğuş her zaman mümkün. İzleyiciye vermek istediğim mesaj; 'Karanlığın içinden çık ve kendini yeniden yarat.'”</p>

<p><strong>"YAPAY ZEKÂ SANATÇININ YERİNE GEÇMİYOR"</strong></p>

<p>Sunguroğlu, yapay zekâyı sanatçının yerine geçen bir unsur olarak değil, üretim sürecini besleyen yaratıcı bir araç olarak gördüğünü söyledi:</p>

<p>"Ben yapay zekâyı sanatçının yerine geçen bir unsur olarak görmüyorum. Benim için yapay zekâ; yeni düşünme biçimleri geliştiren, üretim sürecini tetikleyen ve farklı ifade alanları açan yaratıcı bir araçtır. Sanat eserine ruhunu veren ise hâlâ insanın sezgisi, deneyimi ve el emeğidir. Şimdi yapay zekânın sanata girmesiyle ilgili çok tartışma var. 'Yapay zekâ yaptı, sanat olur mu?' gibi tartışmalar yaşanıyor. Ben ise şunu söylemek istedim: Yapay zekâyı bir araç olarak kullanabilirsin. Çünkü sonuçta el emeği olduğu için birebir aynı şey değil. Makine bunu yapıyor ama sanatçının kattığı şey farklı oluyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="2048" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-10-at-100226.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1536" /></p>

<p><strong>ANKARA'DAN DÜNYAYA UZANAN SANAT YOLCULUĞU</strong></p>

<p>Sunguroğlu, geliştirdiği yeni yaratım dilini farklı eserlerle sürdürmeyi hedeflediğini vurguladı:</p>

<p>"Şu anda bu üretim anlayışını geliştirmeye devam ediyorum. Yapay zekâ sanatçısı Zuhal Vardareli tarafından oluşturulan 'Doğum' adlı dijital görseli kendi yorumumla fiziksel bir heykele dönüştürüyorum. Bu çalışma, geliştirmekte olduğum yeni yaratım dilinin ikinci adımını oluşturuyor. Bir sonraki aşamada ise yapay zekâ ile oluşturduğum kendi dijital imgeleri fiziksel heykellere dönüştüreceğim. Anadolu'nun kadim kültüründen ilham alan kadın figürlerinden oluşan yeni bir seri üzerinde çalışıyorum. Böylece hem dijital imgeleri tasarlayan hem de onları fiziksel forma dönüştüren sanatçı olarak bu üretim anlayışını daha da geliştirmeyi hedefliyorum. Dileğim, Ankara'nın tarihi Pilavoğlu Hanı'nda filizlenen bu yeni yaratım dilinin, Ankara'dan dünyaya uzanan bir sanat yolculuğuna dönüşmesi ve geleceğin sanat üretimlerine ilham vermesidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kalesinde-lotuslu-kadini</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-10t095455210.jpg" type="image/jpeg" length="93877"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkentin göbeğinde bakımsız görüntü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentin-gobeginde-bakimsiz-goruntu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/baskentin-gobeginde-bakimsiz-goruntu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın en yoğun yaya akslarından biri olan İzmir-1 Caddesi ile Atatürk Bulvarı'nın kesişimindeki süs havuzu, kirlenen suyu ve bakımsız kalan heykelleriyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkentin kalbi Kızılay'ın en işlek noktalarından biri olan İzmir-1 Caddesi ile Atatürk Bulvarı'nın kesişiminde bulunan süs havuzu, bakım bekliyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/20260709-144737.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Gün içerisinde binlerce vatandaşın kullandığı yaya güzergâhında yer alan havuz, yeşile dönen suyu ve kirli görüntüsüyle merkezine yakışmayan bir manzara oluşturuyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/20260709-144811.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>HEYKELLERE DE BAKIM ŞART</strong></p>

<p>Süs havuzunda bulunan dekoratif heykellerin de zamanla yıprandığı görülüyor. Heykeller üzerindeki boya dökülmeleri, kir tabakası ve aşınmalar dikkat çekerken, düzenli bakım yapılmaması estetik açıdan olumsuz bir görüntü ortaya çıkarıyor.</p>

<p>Başkentin vitrini olarak kabul edilen bölgede bulunan havuz ve heykellerin bakımının yapılması, hem kent estetiğinin korunması hem de kamusal alanların daha nitelikli hale getirilmesi açısından önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KASIM 2024'TE YENİLENMİŞTİ</strong></p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, 19 Kasım 2004 tarihinde tamamladığı kapsamlı kentsel tasarım projesiyle İzmir-1 ve İzmir-2 caddelerini yenilemişti. Yaklaşık 11 bin 300 metrekarelik alanda, 106 milyon TL bütçeyle hayata geçirilen proje kapsamında kent mobilyaları, amfi alanları, süs havuzları ve aydınlatma elemanlarıyla donatılan bölge daha modern ve estetik bir görünüme kavuşturulmuş, Ankaralıların buluşma ve dinlenme noktalarından biri haline getirilmişti.</p>

<p>Ancak bugün gelinen noktada süs havuzunun ve üzerindeki heykellerin bakımsız görüntüsü, projeyle hedeflenen kent estetiğiyle tezat oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali YAHŞİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentin-gobeginde-bakimsiz-goruntu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/20260709-144730.jpg" type="image/jpeg" length="36584"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın ikinci tarihi Roma Hamamı Yozgat’ta]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/dunyanin-ikinci-tarihi-roma-hamami-yozgatta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/dunyanin-ikinci-tarihi-roma-hamami-yozgatta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yozgat’taki tarihi hamam tamamlandığında turizme büyük değer katacağını söyleyen Yozgat Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan, "İlçemize gelen ziyaretçilerin yalnızca Roma Hamamı’nı görüp ayrılmalarını değil, burada konaklamalarını ve ilçemizi daha yakından tanımalarını istiyoruz" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yozgat Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan dünyadaki iki tarihi Roma Hamamı’nın birinin İngiltere’de diğerinin de Yozgat Sarıkaya ilçesinde olduğuna vurgu yaparak, dünyada eşi benzeri çok az bulunan tarihi Roma Hamamı’nın önemli şifa merkezi olabileceğini anlattı. Başkent’in sorularını yanıtlayan Gözan, hamamın bir kral tarafından yaptırıldığını belirterek, “Hamam MS 50’li yıllarda, Kayseri’de yaşayan bir kral, kızını tedavi etmek amacıyla bulunan termal suyun üzerine inşa edildiği rivayet edilmektedir. Bu şifalı suyun üzerine mermer sütunlarla görkemli bir yapı oluşturulmuş.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Y1-1" height="450" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/y1-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözan, “Bu tarihi hamama daha fazla turist çekebilmek ve standarda uygun hale getirmek için çalışmalara başladık. Sarıkaya Roma Hamamı’nın restorasyonunu gerçekleştirerek müze hâline getirmek istiyoruz. Bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Yozgat Valiliğimiz, Sarıkaya Kaymakamlığımız ve belediyemizin iş birliğiyle gerekli girişimleri başlattık.” dedi.</p>

<p>Devamı için <strong><a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetesi-944">tıklayınız.</a></strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ - Zehra ŞAHİNDOKUYUCU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/dunyanin-ikinci-tarihi-roma-hamami-yozgatta</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/haber-ana-2026-07-09t141517383.png" type="image/jpeg" length="57021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nafaka kısıtlaması cinsiyet eşitsizliğini derinleştirecek]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/nafakaya-getirilecek-sinirlamalar-toplumsal-cinsiyet-esitsizligini-daha-da-derinlestirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/nafakaya-getirilecek-sinirlamalar-toplumsal-cinsiyet-esitsizligini-daha-da-derinlestirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın örgütleri, “süresiz nafaka”nın kaldırılmasının kadının yoksullaşmasına neden olacağı gerekçesiyle karşı çıkıyor. Kadınların önemli bölümünün çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi sorumluluklar nedeniyle çalışma hayatından uzak kaldığını belirten Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İstanbul Temsilcisi Avukat Cansu Albayrak, evlilik boyunca ücretsiz bakım emeği veren ve ekonomik bağımsızlığını kaybeden kadınların boşanma sonrasında yoksulluk riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Ev içi emeği evlilik birliği boyunca ücretsiz olarak üstlenmiş kadın, boşanma ile birlikte ciddi bir yoksulluk riski ile karşı karşıya kalmaktadır.” diyen Avukat Cansu Albayrak, “Medeni Kanun ile güvence altına alınan yoksulluk nafakası ise burada devreye girmekte ve yıllarca emeği görünmeyen, boşanma ile iş hayatına katılması çok zor olan kadınlar için eşitliği bir nebze de olsa sağlamaya çalışmak için getirilmiş kanuni bir düzenlemedir. Bu nedenle nafaka yalnızca iki kişi arasındaki mali bir ilişki değil; devletin eşitliği sağlama yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken sosyal bir koruma mekanizmasıdır.” dedi.</p>

<p><img alt="“Nafakaya Getirilecek Sınırlamalar, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğini Daha Da Derinleştirecek” 1" height="666" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/nafakaya-getirilecek-sinirlamalar-toplumsal-cinsiyet-esitsizligini-daha-da-derinlestirecek-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<p>Kadın örgütleri olarak; nafakanın sınırlandırılmasının, özellikle şiddet gören kadınların boşanma kararını ertelemesine, ekonomik nedenlerle şiddet ortamına dönmesine ve kadın yoksulluğunu derinleştirmesine yol açacağını belirten Avukat Cansu Albayrak, “Nafaka süresinin kısıtlanması; evlilik birliği içerisinde zaten şiddet gören kadını bu evliliği sürdürmeye, yani, şiddet görmeye devam etmeye mecbur bırakacaktır. Bu sebeple; kadın örgütleri olarak, kadınların kazanılmış hakkı olan ve taraflar arasındaki eşitliği sağlayabilmek için getirilmiş olan bu düzenlemenin kısıtlanmasına, kadınları ekonomik ve/veyahut fiziksel şiddet gördükleri bu düzene mecbur bırakacak her türlü uygulamanın karşısında olacağız.” diye konuştu.</p>

<p>“Bugün ihtiyaç duyulan şey nafaka hakkını zayıflatmak değil; kadınların boşanma sonrasında yoksullaşmasını önleyecek sosyal politikaları güçlendirmek, istihdamı artırmak ve bakım yükünü yalnızca kadınların omzuna bırakmayan kamusal mekanizmaları hayata geçirmektir. Bu sağlanmadıkça nafakaya getirilecek sınırlamalar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini daha da derinleştirme riski taşıyacaktır.” diyen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İstanbul Temsilcisi Avukat Cansu Albayrak ile yeni nafaka düzenlemesinin içeriğini konuştuk.</p>

<p>Devamı için <a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetesi-943"><strong>tıklayınız.</strong></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ - MAKBULE AKGÜL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/nafakaya-getirilecek-sinirlamalar-toplumsal-cinsiyet-esitsizligini-daha-da-derinlestirecek</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/haber-ana-2026-07-08t121232002.png" type="image/jpeg" length="77739"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da NATO’ya 'sağlık' molası]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-natoya-saglik-molasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-natoya-saglik-molasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da düzenlenen kritik NATO Zirvesi için başkente gelen heyetlerde acil sağlık alarmı verildi. Makedonya Cumhurbaşkanı ve ABD'nin NATO Büyükelçisi Matthew Whiataker'in rahatsızlandığı öğrenildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz akşam rahatsızlanan Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova ve ABD'nin NATO Büyükelçisi MAtthew Whiataker rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.</p>

<p>Ankara'daki devlet hastanelerinden birine kaldırılan iki ismi Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da yalnız bırakmadı. Hastaneye gelen bakan, durumla yakından ilgilendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle dünya liderlerini ve üst düzey diplomatik heyetleri ağırlayan Ankara, geçtiğimiz akşam saatlerinde hareketli anlara sahne oldu. Edinilen bilgilere göre, zirve için kentte bulunan yabancı heyetlerden iki önemli isim aniden rahatsızlanarak hastaneye sevk edildi.</p>

<p><strong>Gece Yarısı Protokol Alarmı</strong></p>

<p>Hastaneye ilk olarak ABD'nin NATO Daimi Temsilcisi (Büyükelçi) karın ağrısı ve yoğun şikayetlerle getirildi. Yapılan ilk tetkiklerin ardından ABD’li diplomatın mevsimsel bir enfeksiyona bağlı olarak ishal rahatsızlığı geçirdiği öğrenildi.</p>

<p>Hemen ardından ise Ankara'ya zirve için ilk ayak basan liderlerden olan Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova'nın da rahatsızlanarak aynı hastaneye getirildiği bildirildi. Cumhurbaşkanı Davkova'nın sağlık durumu hakkında detaylı bir bilgi verilmezken, bazı kan değerlerinin sınırda olduğu ciddi birşey olmadığı ifade edildi. Ancak diplomatik hassasiyetler nedeniyle detaylı bir açıklama yapılmadı. Tedavisi tamamlanan iki isim de hastaneden ve ilgiden çok memnun kaldıklarını ifade ederek ayrıldı.</p>

<p><strong>Ankara'da sağlık hizmetleri tam kapasite devam ediyor</strong></p>

<p>Ankara İl Sağlık Müdürlüğü, zirve öncesinde yaptığı açıklamada NATO Zirvesi süresince başkentteki tüm sağlık tesislerinin tam kapasiteyle ve kesintisiz hizmet vereceğini duyurmuştu. Ankara'da alınan güvenlik tedbirleri kadar sağlık hizmetleri de üst düzey bir şekilde devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-natoya-saglik-molasi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/haber-ana-2026-07-08t120134069.png" type="image/jpeg" length="19135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli öğretmen Kale’de gördüğü eksiği girişime dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/emekli-ogretmen-kalede-gordugu-eksigi-girisime-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/emekli-ogretmen-kalede-gordugu-eksigi-girisime-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Emekli moda tasarımı öğretmeni Funda Ayşe Baltacıoğlu, Ankara Kalesi'nde eksikliğini gördüğü geleneksel ikramlık dükkânını iki ay önce Bala Han'da açtı. "Şekerleme Durağı" ile hizmet vermeye başlayan Baltacıoğlu, yöresel lezzetleri ziyaretçilerle buluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emekli moda tasarımı öğretmeni Funda Ayşe Baltacıoğlu, yaklaşık 10 yıldır hayalini kurduğu iş yerini iki ay önce Ankara Kalesi'ndeki Bala Han'ın girişinde açtığı "Şekerleme Durağı" ile gerçeğe dönüştürdü. Baltacıoğlu, dükkânında farklı illerden getirttiği geleneksel ikramlık ürünleri ziyaretçilerle buluşturuyor.</p>

<p>Giresun'dan fındık ezmesi ve pestil sarması, Konya'dan şekerleme çeşitleri, lokum ve akide şekerinin yanı sıra farklı yörelere ait ikramlıkların yer aldığı dükkân, Bala Han'ı ziyaret edenlerin uğrak noktalarından biri olmayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-080539.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"ANKARA KALESİ'NDE BİR EKSİĞİ GÖRDÜM"</strong></p>

<p>Kale çevresinde geleneksel ikramlık ürünler satan bir işletmenin eksikliğini fark eden Baltacıoğlu, bu ihtiyacı karşılamak amacıyla "Şekerleme Durağı"nı açtığını belirterek şunları ekledi: " Hayalimde hep 10 yıldır bir dükkân açabilmek, kendi iş yerim olsun vardı. En son geldiğim noktada burayı çok beğendim, hanı beğendim, handaki arkadaşları beğendim. Şekerci dükkânını neden açmak istedim? Ankara Kalesi çevresinde hiç böyle bir ikramlık, lokum, geleneksel bir şey satan olmadığını gördüm. Açıkçası bir eksik gördüğüm için bu işe girdim. İnsanlar tatlılıklarını birbirlerine ikram etsin, güzel ikramlar olsun, paylaşımlar olsun. Hedefim buydu. Tabii biraz daha emek vermemiz gerekiyor. Çok şu an eksiklerim olabilir, onun için de insanlardan destek bekliyorum. 'Bunu da yaparsak daha iyi olur', 'Şu da olsa daha iyi olur' önerilerine de açığım herkes tarafından.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-080640.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"HAYALİM GERÇEK OLDU"</strong></p>

<p>Yıllardır kaleyi ziyaret ettiğini belirten Baltacıoğlu, hayalini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti. Baltacıoğlu, "2 ay oldu ben geleli. Ama yıllardır Ankaralıyım. Ankara'nın bu bölgesini çok severim, haftada bir, 10 günde bir hep gezerdim, hep dükkân bakardım. Hep hayal kurardım. En sonunda hayalim gerçek oldu. İnşallah muvaffak olmayı da nasip eder. Amacım çok farklıydı. Ben işe göre dükkân bulmadım, dükkâna göre iş buldum öyle diyeyim.” diye konuştu.</p>

<p><strong>"HER ÜRÜNÜN BİR HİKÂYESİ VAR"</strong></p>

<p>Baltacıoğlu, dükkânında Türkiye'nin farklı şehirlerinden getirilen geleneksel ürünlere yer verdiğini belirtti. İşletmesine "Şekerleme Durağı" adını veren Baltacıoğlu, burayı ziyaretçilerin kısa bir mola verip sohbet edebileceği sıcak bir durak olarak tasarladığını vurgulayarak şunları ekledi: "Mesela dükkânımda fındık ezmesi ve pestil sarması var. Bunlar Giresun'dan geliyor. Konya şekerlerim, Konya sarmalarım var. Akide şekerlerim, çok iyi bir imalathaneden geliyor. Lokumlarım yine çok iyi bir imalathaneden geliyor. Bir de şuna ben çok önem veriyorum; açık hiçbir ürün satmıyorum, her şey paketli. O şekilde satmayı tercih ediyorum, daha hijyenik geliyor. Görsel olarak da daha güzel geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dükkânımın adı 'Şekerleme Durağı'. İşte gelsin buraya, tatlı bir durak olsun dedik, tatlı bir durakta duralım. Dinlenme alanı olsun. Bunun yanında soğuk içeceklerim de var. Mesela burada bazen yoruluyor insanlar yokuş yukarı çıkarken, 'Gelin azıcık dinlenin' diyorum. Burada oturuyorlar, soğuk bir şeyler içiyorlar, sohbet ediyoruz. Hem tatlı sohbetlerimiz var hem tatlı ikramlarımız ve satışlarımız var.”</p>

<p><strong>"KALE DAHA FAZLA GEZİLMELİ"</strong></p>

<p>Baltacıoğlu, Ankara Kalesi'nde ziyaretçi potansiyeli olmasına rağmen tur gruplarının bölgede yeterince zaman geçirmediğini söyledi. Tur şirketlerinin ziyaretçilere serbest zaman tanımasının hem esnafa hem de bölgenin tanıtımına katkı sağlayacağını dile getirerek, “Kale’de düzelmesi gereken çok şey var bana göre. En büyük problemimiz tur şirketlerinin buraya yeterince önem vermemesi. Sadece Rahmi Koç Müzesi'ni gezip gidiyorlar. Oysa insanlara bir saat, bir buçuk saat serbest zaman verilse bu dükkânlar daha hareketli olur. Biz mesela Beypazarı'na, Safranbolu'na gittiğimizde serbest zaman veriliyor. Herkes geziyor, alışveriş yapıyor. Ama Kale’de bu çok eksik. Ara sokaklara kimse girmiyor. Biraz daha buraya yönlendirme yapılırsa hem insanlar gezer hem de buradaki esnaf kazanır.” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"ZAMANLA DAHA GÜZEL OLACAK"</strong></p>

<p>Baltacıoğlu, dükkânını zaman içinde yeni dokunuşlarla geliştirmeyi planladığını söyledi. Ankara Kalesi'ne gelen ziyaretçilerin yalnızca alışveriş değil, kısa bir mola verip sohbet edebilecekleri samimi bir ortam oluşturmak istediğini vurguladı. Baltacıoğlu, "Ben hiç görmedim burada böyle bir dükkân. Zamanla bir şeyler yapacağız. Mesela dikkat çekecek bir ağaç yapmayı düşünüyorum. İnsanlar bir şey almasa bile fotoğraf çektirmek isteyebilir. Zaman istiyor, emek istiyor, imkân istiyor. Gelenlere de şunu söylemek isterim; alışveriş önemli değil, güzel bir sohbete beklerim. Ağız tatlandıracak kahve yanı ikramlıklar almalarını öneririm. Adıyaman'dan ve Adana'dan getirdiğim kömbeler var. Sadece şeker değil, atıştırmalık ve keyifli ne arıyorsa herkes burada kendine uygun bir şey bulabilir." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/emekli-ogretmen-kalede-gordugu-eksigi-girisime-donusturdu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-08t103135233.jpg" type="image/jpeg" length="12692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye bal üretiminde dünyada ikinci]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiye-bal-uretiminde-dunyada-ikinci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkiye-bal-uretiminde-dunyada-ikinci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, Türkiye’nin bal üretiminde dünyada ikinci, Avrupa’da ise açık ara birinci sırada bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 97 bin ton bal üretildiğini belirten Demir, bunun yaklaşık 10 bin tonunun ihraç edildiğini ve 33 milyon dolarlık ihracat geliri elde edildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="1066" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-090727-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /><br />
<br />
Türkiye’nin coğrafi işaretli ürünlerle uluslararası pazarda daha güçlü hale geldiğini belirten Demir, özellikle Avrupa Birliği coğrafi işaretleriyle birlikte yaklaşık 40 ürünün tescillendiğini ifade ederek, bal ve arı ürünlerinin katma değerli şekilde dünya pazarına sunulmasının hedeflendiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1066" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-090727.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /><br />
<strong>ARICILIKTA BİLİMSEL ALTYAPIYI GÜÇLENDİRECEK ÖNEMLİ BİR ADIM</strong><br />
<br />
Demir, geçtiğimiz günlerde TAB ile Sinop Üniversitesi arasında, bal ve arı ürünlerinin bilimsel analizlerinin gerçekleştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzaladıklarını anlattı. Protokol kapsamında TAB üyesi arıcılar, akredite laboratuvarlarda analiz hizmetlerinden indirimli olarak yararlanabilecek.</p>

<p><img alt="" height="1066" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-08-at-090727-2-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /><br />
Ali Demir, protokolün arıcılık sektörünün kalite standartlarının yükseltilmesine önemli katkı sağlayacağını belirterek şunları söyledi: "Üreticilerimizin güvenilir ve akredite analiz hizmetlerine daha kolay ulaşmasını hedefliyoruz. Balın bilimsel yöntemlerle analiz edilmesi hem üreticimizin emeğinin korunmasına hem de tüketici güveninin artırılmasına katkı sağlayacaktır. Üniversitelerimizle kurduğumuz iş birliklerini sektörümüzün geleceği açısından son derece değerli görüyoruz."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiye-bal-uretiminde-dunyada-ikinci</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-08t095718632.jpg" type="image/jpeg" length="55951"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’nın stratejik oteli hangi ünlü isimleri ağırladı?]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-stratejik-oteli-hangi-unlu-isimleri-agirladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-stratejik-oteli-hangi-unlu-isimleri-agirladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da bugün başlayacak NATO Zirvesi süresince ABD Başkanı Donald Trump JW Marriot Ankara otelinde kalacak. Otel, Ankara’nın en prestijli oteli olmanın yanında çok sayıda ünlü isme ev sahipliği yaptı. Otel, bilgi güvenliği kapsamında kalan isimlerin bilgilerini paylaşmasa da Pink Martini ve Tarkan akla ilk gelen isimlerden.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın diplomatik ve bürokratik kalbi olarak görülen Söğütözü'nde yükselen JW Marriott Hotel Ankara hem mimarisi hem ihtişamı hem de ağırladığı üst düzey devlet yetkilileriyle başkentin en stratejik yapıları arasında. Siyaset ve diplomasi trafiğinin merkezinde yer alan bu dev tesis, lüks segmentte İç Anadolu’nun en büyük turizm yatırımları arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="864" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1536x864-cmsv2-85067ae2-8e2a-5b1f-95f8-78d5b54b88fd-9805448.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1536" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TÜRKİYE’DEKİ İLK TEMSİLCİSİ ANKARA</strong></p>

<p>Dünyanın 70 ülkesinde 3 bin 500’ün üzerinde turizm yatırımına sahip olan konaklama zinciri Marrıott Internatıonal’ın Türkiye’deki ilk temsilcisi JW Marrıott Ankara. Marriott International’ın lüks otel markası JW Marriot, Avrupa'daki dördüncü, Türkiye'deki ilk oteli JW Marriot Ankara’yı 2011 yılında hizmete açtı. Açıldığı günden bu yana ise hep ünlü isimlerin tercih ettiği bir yer oldu.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/dortmundda-duygusal-gece-tarkandan-uzun-ince-bir-yoldayim-yorumu-o3sy.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>PİNK MARTİNİ VE TARKAN’IN KALDIĞI OTEL</strong></p>

<p>Şimdiye kadar çok sayıda ünlü isme ev sahipliği yapan Marriot Ankara, dünyaca ünlü müzik grubu Pink Martini’yi, geçtiğimiz aylarda ise Megastar Tarkan’ı ağırladı. Şimdiye kadar çok sayıda devlet başkanını da ağırlayan otelin hiç şüphesiz en önemli misafiri NATO Zirvesi için 17 yıl sonra Ankara’ya gelecek olan ABD Başkanı Donald Trump olacak.</p>

<p><img alt="" height="864" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/1536x864-cmsv2-6a4187d7-5647-55d6-9ec9-25aa4bbe3669-9820428.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1536" /><br />
<br />
ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için Ankara'da bulunduğu sırada JW Marriott Hotel Ankara'da kalacak. Otelde devlet başkanları, diplomatlar ve özel koruma ekipleri gibi üst düzey isimler de yer alıyor. Ancak güvenlik protokolleri nedeniyle otelde konaklayan misafirlerin listesi gizli tutulmakta.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-stratejik-oteli-hangi-unlu-isimleri-agirladi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/07/fdfdfdsgdgfhn-2026-07-07t094927246.jpg" type="image/jpeg" length="31147"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
