<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://www.baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 16:27:36 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Şiddet döngüsü destekle kırılabilir”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/siddet-dongusu-destekle-kirilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/siddet-dongusu-destekle-kirilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şiddet olayları her geçen gün artarak devam ediyor. Her gün birçok kadın erkekler tarafında şiddete maruz kalıyor, tehdit ediliyor, öldürülüyor. Kadına yönelik şiddetin artmasında şiddet faillerinin etkili bir biçimde cezalandırılmaması, mağdurun korunmaması ve desteklenmemesi faillere cesaret vermeye devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’nın Mart 2026 verileri, kadınların en çok en yakınlarındaki erkekler tarafından şiddete maruz bırakıldığını bir kez daha ortaya koydu. Federasyonun verilerine göre mart ayında hatta 247 çağrı geldi. İhbar hattına gelen ve yeni kayıt açılan toplam 62 şiddet vakasının 38’inin ev içi şiddet ihbarı olduğu belirtildi. En yaygın şiddet türü psikolojik şiddet oldu.</p>

<p><img alt="E L İ F T" height="851" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/e-l-i-f-t.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadına yönelik şiddet, şiddetin önlenmesi, İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iyi hal indirimi gibi birçok konu üzerine Başkent Gazetesi okurları için önemli açıklamalar yapan Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği Başkanı Avukat Elif Tatar, şiddetin önlenmesi için daha ciddi önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekti. Tatar, destek verilmedikçe şiddet döngüsünün kırılmayacağını vurgulayarak “Asıl sorun, bütüncül bir yaklaşımın olmaması. Şiddet mağduru ve failden uzaklaşmak isteyen bir kadının hem failin olası yeni eylemlerinden korunması hem de yeni hayatı kurana kadar da desteklenmesi gerekir. Barınacak yer ve iş sahibi olması, öncesinde meslek edinmesi, meslek edinmek için kursa veya okula giderken varsa küçük çocuklarına bakım desteği sağlanması gerekir.” diye konuştu.</p>

<p>Devamı için <a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetesi-876"><strong>tıklayınız.</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ - Zehra ŞAHİNDOKUYUCU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/siddet-dongusu-destekle-kirilabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/haber-ana-90.png" type="image/jpeg" length="64953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Hemşireler sadece iş yüküyle değil sistem adaletsizlikleriyle de mücadele ediyor”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/hemsireler-sadece-is-yukuyle-degil-sistem-adaletsizlikleriyle-de-mucadele-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/hemsireler-sadece-is-yukuyle-degil-sistem-adaletsizlikleriyle-de-mucadele-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Personel eksikliği nedeniyle artan hasta yükü, şiddet riski, bulaşıcı hastalık tehlikesi ve tükenmişlik sendromu hemşirelerin sıkça karşılaştığı temel sorunlar arasında. En çok dile getirilen bir sorun da aslında hemşireliğin “iş” tanımının yapılmaması. Biz de Hemşire Birliği Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yasir Karacalı ile bu sorunları konuştuk.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“Bugün hemşireler sadece yoğun iş yüküyle değil; aynı zamanda sistemsel adaletsizliklerle de mücadele ediyor.” diyen Hemşire Birliği Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yasir Karacalı, “Türkiye’de hemşirelik iş tanımı kağıt üzerinde var gibi görünse de sahada ciddi bir belirsizlik söz konusudur. Hemşireler çoğu zaman kendi görevleri dışında iş yüklenmek zorunda kalmaktadır. Türkiye’de ise sistem neredeyse yalnızca lisans hemşire üzerinden yürütülmeye çalışılıyor. Bu da hemşire başına düşen yükü artırıyor. Ve hem bakımın hem de tedavinin kalitesini hem de çalışan sağlığını olumsuz yönde etkiliyor.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Hemşireler Birliği Sendikası 3" height="621" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/hemsireler-birligi-sendikasi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p>Hemşirelerin bugüne kadar yeterince güçlü bir şekilde temsil edilmediğini belirten Karacalı, “Artık hemşirelerin sorunları sadece konuşulmakla kalmamalı, yasalarla çözülmelidir. Sendikal faaliyetler çoğu zaman yalnızca mevcut hakları korumaya odaklanıyor. Oysa artık yeni yönetmelik ve yeni yasalar konuşulmalıdır.” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Hemşireler Birliği Sendikası 4" height="549" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/hemsireler-birligi-sendikasi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Personel eksikliği nedeniyle artan hasta yükü, şiddet riski, bulaşıcı hastalık tehlikesi ve tükenmişlik sendromu hemşirelerin sıkça karşılaştığı temel sorunlar arasında. En çok dile getirilen bir sorun da aslında hemşireliğin “iş” tanımının yapılmaması. Biz de Hemşire Birliği Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yasir Karacalı ile bu sorunları konuştuk.</p>

<p>Detaylar için <a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetesi-877"><strong>tıklayınız.</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ - MAKBULE AKGÜL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/hemsireler-sadece-is-yukuyle-degil-sistem-adaletsizlikleriyle-de-mucadele-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/haber-ana-86-1.png" type="image/jpeg" length="92940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkentte at yarışı sezonu start aldı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentte-at-yarisi-sezonu-start-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/baskentte-at-yarisi-sezonu-start-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara 75. Yıl Hipodromu’nun ev sahipliğini yaptığı at yarışı sezonu bugün start aldı. Yeni sezonun ilk koşusu saat 14.30’da başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlkbahar-Yaz yarış sezonu kapsamında<em> </em>Ankara’da at yarışları başladı.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/baskentte-at-yarisi-sezonu-acildi-5.jpg" width="800" /></p>

<p>Yarışseverler sezonun açılışını büyük bir heyecanla takip ederken, padokta görücüye çıkan safkanlar meraklı gözlerle incelendi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/baskentte-at-yarisi-sezonu-acildi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Tribünlerde ve oyun alanlarında ise yarışseverler kuponlarını doldurarak koşu için tercihlerine son şeklini verdi. Sezonun ilk koşusunda atların start makinesine girişi ile birlikte heyecan doruğa ulaştı.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/baskentte-at-yarisi-sezonu-acildi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>3 ve Yukarı İngilizler, 1200 Kum da 9 atın yarıştığı sezonun ilk koşusunu Mert Ali Solmaz yönetimindeki Calvados isimli at kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1998 yılında hizmete açılan ve Türkiye Jokey Kulübü tarafından işletilen hipodrom, çim ve kum pistleri, modern tribünleri ve sosyal alanlarıyla her yıl binlerce yarış tutkununu ağırlamaya devam ediyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali Yahşi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentte-at-yarisi-sezonu-start-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/baskentte-at-yarisi-sezonu-acildi-kopya.jpg" type="image/jpeg" length="80825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esat Hâl’de sanat dolu buluşma]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/esat-halde-sanat-dolu-bulusma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/esat-halde-sanat-dolu-bulusma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkent’in yeni nesil buluşma noktası Esat Hâl, Dünya Sanat Günü kapsamında düzenlenen söyleşide Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Dilek Karaaziz Şener’i ağırladı. Şener, sanatın bir lüks değil, kentin belleğini oluşturan bir "iz bırakma arzusu" olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın sosyal hafızasında 1980’lerden bu yana yer edinen Esat Semt Hali, geçirdiği kapsamlı dönüşümün ardından "Esat Hâl" adıyla kentin yeni kültür odağı haline geldi. Mart ayı başında kapılarını açan ve sivil toplumdan gençlik merkezlerine kadar pek çok alanı aynı çatı altında toplayan mekan, Dünya Sanat Günü coşkusunu Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası sanatçılarının performansı eşliğinde kutladı. Programın konuğu olan Dr. Dilek Karaaziz Şener, "Nereden Çıktı Bu Sanat?" başlıklı söyleşisiyle sanatın dününe ve bugüne dair önemli tespitlerde bulundu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 09.33.42" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-093342.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>PEKİ, NEREDEN ÇIKTI BU SANAT?</strong></p>

<p>Söyleşinin odak noktasında yer alan "Nereden çıktı bu sanat?" sorusunu tarihsel bir düzlemde yanıtlayan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Dilek Karaaziz Şener, sanatın bir "keşif" değil, insanın dünyada bıraktığı bir "iz" olduğunu söyledi. Şener, sanatın temel motivasyonunu şu sözlerle dile getirdi: “Sanat, insanın evrene karşı sorduğu soruların ve verdiği yanıtların bir toplamıdır. İlkel mağara resimlerinden bugünkü kavramsal işlere kadar her şeyin temelinde insanın 'ben buradayım' deme arzusu yatar. Sanat bir itirazdır, bir direnmedir; sistemlerin kısıtlamalarına karşı insanın kendi özgürlük alanını inşa etmesidir.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 09.33.44" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-093344.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>“SANAT TARİHİ BİR OLAY YERİ İNCELEMEDİR”</strong></p>

<p>Sanat tarihçiliğine dair ilginç bir benzetmede bulunan Şener, bir eseri anlamanın tıpkı bir dedektiflik işi olduğunu vurguladı. Eserlerin sadece fırça darbelerinden ibaret olmadığını, her birinin dönemin siyasi ve ekonomik kodlarını taşıdığını belirten Şener, süreci şöyle anlattı: “Sanat tarihi bir olay yeri incelemedir. Olay yerine girer, tüm delilleri toplarsınız. Sadece boyaya veya fırça darbesine bakmak yetmez; o dönemin siyasetine, ekonomisine, inanç yapısına ve sanatçının sisteme karşı duruşuna bütünsel bakmak gerekir. Sanat hayatın içindedir ve hayat da sanatın her noktasını besler.”</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 09.33.43" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-093343.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>ANLAM ARTIK İZLEYİCİYE GEÇTİ</strong></p>

<p>Güncel sanatın dinamizmini toplumdan aldığını ve anlamın artık sadece sanatçının tekelinde olmadığını hatırlatan Dr. Şener, sanat eserinin her karşılaşmada izleyici tarafından yeniden kurulduğunu belirtti. İzleyicinin rolüne dikkat çeken Şener, “Anlam artık üreticiden çok alımlayıcıya, yani izleyiciye kaymıştır. Sanat eserine 'Burada ne anlatılmak istenmiş?' diye sormak yerine, izleyicinin kendi içsel yolculuğundaki karşılığını bulması çok daha değerlidir. Sanatçı evrene sorular gönderir, izleyici ise bu sorularla kendi bağını kurar” dedi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 09.33.42 (1)" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-093342-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"ÖLÜMSÜZLÜĞE ATILAN BİR İMZA"</strong></p>

<p>Söyleşinin finalinde sanatın neden hiçbir zaman bitmeyeceğine dair felsefi bir kapı açan Dr. Şener, bu uğraşı insanın ölümlülüğe karşı verdiği en soylu savaş olarak tanımladı. Sanatın her dönemde kılık değiştirse de özündeki o "kalıcılık" arayışının değişmediğini söyleyen Şener, şu ifadeleri kullandı: “İnsan ölümlü bir varlık olduğunu anladığı andan itibaren bir iz bırakma derdine düştü. Sanat, aslında insanın ölümsüzlüğe attığı bir imzadır. Bugün bu 'iz' bazen bir nesne, bazen bir ses, bazen de sadece bir fikir olarak karşımıza çıkıyor. Önemli olan o izi sürmek ve sanatı hayatın dışına itmeden, tam da merkezinde yaşatabilmektir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 16 At 09.33.44 (2)" height="1067" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-093344-2.jpeg" width="800" /></p>

<p><strong>KENT BELLEĞİ VE TOPLUMSAL KABUL</strong></p>

<p>Konuşmasının sonunda yerel yönetimlerin bu tür mekanlarla sanata alan açmasının kent hafızası için hayati olduğunu ifade eden Şener, Esat Hâl gibi kentsel dönüşüm projelerinin Ankara’nın kültürel mirasını geleceğe taşıyacağını belirtti. Bir nesnenin sanat sayılabilmesi için niyet, bağlam ve toplumsal kabulün bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Şener, “Sanatın sistemleri değiştirme gücü, toplumun onu kucaklamasıyla doğru orantılıdır” sözleriyle konuşmasını noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/esat-halde-sanat-dolu-bulusma</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/haber-ana-69.png" type="image/jpeg" length="99648"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Okullarda şiddette kopya davranış alarmı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/okullarda-siddette-kopya-davranis-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/okullarda-siddette-kopya-davranis-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan okul saldırıları, "taklit etkisi" riskini gündeme getirdi. Psikolog Buse Başakgil, şiddetin sunulma biçiminin risk altındaki gençler için bir ‘model’ oluşturabileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumun her kesimini derinden sarsan şiddet sarmalı, son günlerde rotasını okullara çevirdi. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’tan gelen üst üste saldırı haberleri, uzmanları "kopya davranış" (copycat effect) tehlikesine karşı harekete geçirdi. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nden Çocuk ve Ergen Psikoloğu Buse Başakgil, bu olayların münferit birer adli vaka olmaktan ziyade, toplumsal bir sorun olarak okunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Ergenlerde ‘Dikkat Çekme’ Tuzağı</strong></p>

<p>Gençlerin ergenlik dönemindeki hassasiyetine dikkat çeken Başakgil, "Özellikle kimlik gelişimi sürecindeki bireyler, dış uyaranlara çok daha açıktır. Şiddetin medyada dramatik ve detaylı şekilde sunulması, aidiyet arayışındaki gençlerde ‘benzer bir eylemle dikkat çekebilirim’ düşüncesini tetikleyebilir" dedi. Bu durumun, şiddeti bir "çözüm" veya "kendini ifade biçimi" olarak algılatabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="" height="671" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-16-at-091821-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>Akran Zorbalığı Büyük Tehlikelerin Habercisi!</strong></p>

<p>Haberde dikkat çeken en önemli noktalardan biri de akran zorbalığı oldu. Başakgil’e göre zorbalık, sadece bir disiplin sorunu değil, daha ağır şiddet eylemlerinin öncüsü:<br />
"Zorbalığa maruz kalan çocuklar ilerleyen süreçte ya içe kapanıyor ya da saldırganlaşıyor. Aynı şekilde zorbalık yapan çocuklar bu davranışı pekiştirerek daha ciddi eylemlere yönelebiliyor. Bu yüzden zorbalık, erken dönemde mutlaka müdahale edilmesi gereken bir süreçtir."</p>

<p><strong>Yasaklamayın, Konuşun!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital içeriklerdeki şiddete karşı ebeveynleri uyaran uzman psikolog, tamamen yasaklamanın ters etki yaratacağını ifade etti. Çocukların bu içeriklerle zaten karşılaştığını hatırlatan Başakgil, "Çocukla yaşa uygun, açık ve güvene dayalı bir iletişim kurun. Gerçek ile kurgu arasındaki farkı anlamalarına yardımcı olun" tavsiyesinde bulundu.</p>

<p><strong>"Asıl Sorun İhmal"</strong></p>

<p>Şiddet eğilimini artıran faktörlerin başında aile içi şiddet, ihmal ve düşük empati becerisinin geldiğini belirten Başakgil, "İhmal edilen çocuk, şiddeti bir problem çözme yöntemi olarak içselleştirir. Ebeveynler, aşırı kontrolcü ya da tamamen serbest bırakıcı olmak yerine, sınırları net ama esnek bir model benimsemelidir" diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek MANAVBAŞI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/okullarda-siddette-kopya-davranis-alarmi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whats-app-image2026-04-16at0918211-3.jpg" type="image/jpeg" length="57160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkent’in su raporu: 2030’a kadar stratejik değişim şart]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentin-su-raporu-2030a-kadar-stratejik-degisim-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/baskentin-su-raporu-2030a-kadar-stratejik-degisim-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkent’in su yönetimini masaya yatıran uzmanlar, sadece baraj doluluk oranlarına odaklanmanın teknik olarak yetersiz olduğu konusunda birleşti. 2030 yılındaki “su fakiri” riskine karşı; şebeke kayıplarının önlenmesi ve ekolojik şehir planlamasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çankaya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi,14 Nisan Salı günü Başkent’in su kaynaklarını ve gelecek projeksiyonlarını mercek altına alan kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Çankaya Üniversitesi, Başkent Ankara Strateji Enstitüsü ve SPD Hidropolitik Akademi iş birliğiyle düzenlenen “Dünden Bugüne Ankara’nın Su Sorunu” panelinde, kentin su arz güvenliği uzmanlar tarafından tüm boyutlarıyla tartışıldı.</p>

<p>“Dünden Bugüne Ankara’nın Su Sorunu” panelinin moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet Tunçer’in üstlendiği oturuma; Dr. Hakan Cavaş, Dursun Yıldız, Nazlı Öktem Çam, Prof. Dr. Banu Öztürk, Dr. Turgay Şanal, Arş. Gör. Dr. Gözde Güldal, Öğr. Gör. Dr. Zeynep Eraydın, Arş. Gör. Ezgi Altınışık ve Arş. Gör. Dr. Elif Merve Nalçakar katıldı. Panelde çıkan ortak sonuç; Ankara için kapsamlı bir yönetimsel yaklaşım değişikliği ve doğa temelli çözümlerin uygulanmasının zorunlu olduğuydu.</p>

<p><img alt="1776238679608" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/1776238679608.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>TARİHSEL PERSPEKTİF VE PLANLAMA VURGUSU</strong></p>

<p>Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Mehmet Tunçer, Ankara’nın su yönetimindeki tarihsel süreçlere ve Jansen Planı’ndaki disipline dikkat çekti. Tunçer, tarihten ders çıkarılması gerektiğini şu sözlerle ifade etti: "Ankara’nın su sorunu aslında 2 bin yıl önce Roma döneminde, İmparator Augustus zamanında Elmadağ’dan su getirilerek çözülmüştü. Osmanlı döneminde akarsuların üstü örtülmemiş, kanalizasyon haline getirilmemişti. 1932 Jansen Planı’nda Ankara bir ‘Bahçekent’ olarak kurgulanmış, derelerin yeşil ve mavi altyapı olarak korunması hedeflenmişti. Bugünün asıl sorunu, bu akarsuların üzerini kapatıp kanalizasyona çevirmemizdir. Çözüm, Jansen planındaki gibi ‘Mavi ve Yeşil Altyapı’yı korumaktan ve dereleri yeniden nefes alabilir hale getirmekten geçiyor."</p>

<p><strong>2030 UYARISI: “TÜRKİYE SU FAKİRİ BİR ÜLKE OLABİLİR“</strong></p>

<p>Dr. Hakan Cavaş, Türkiye’nin kullanılabilir su potansiyeli üzerine hazırlanan güncel ve çarpıcı raporları paylaştı. Cavaş, "Vakit daralıyor" diyerek şu verileri aktardı: "Türkiye sanılanın aksine su zengini değil. Şu an kişi başına düşen kullanılabilir su miktarımız yıllık 1300 metreküp civarında. Bu dünya standartlarında 'su stresi' demektir. Eğer nüfus artışı ve iklim krizi bu hızla devam ederse, 2030 yılında bu rakam 1000 metreküpün altına düşecek ve Türkiye resmen ‘su fakiri’ bir ülke olacak. Suyumuzun yüzde 70’den fazlasını tarımda harcıyoruz ve hala vahşi sulama yöntemlerini kullanıyoruz. Şehirlerimizde ise içme kalitesindeki suyu park bahçe sulamasında kullanıyoruz. Acilen ‘gri su’ yani lavabo ve duş sularının arıtılarak yeniden kullanılması sistemini binalarımızda zorunlu hale getirmeliyiz. Bu bir tercih değil, susuz kalmamak için tek çıkış yolumuzdur."</p>

<p><img alt="1776238679578" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/1776238679578.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ŞEBEKE SIZINTILARINA DİKKAT</strong></p>

<p>Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız, Ankara’nın su arz güvenliğinde şebeke kayıplarının en büyük dezavantaj olduğunu ve barajlardan çok bu noktaya odaklanılması gerektiğini savundu: "Ankara’nın su ihtiyacının büyük kısmı Gerede Sistemi gibi havza dışından karşılanıyor. Ancak tek kaynağa bağımlılık risktir. Gerede'de yağış azaldığında Ankara'nın yedeği nedir? Ankara’nın en büyük su rezervi barajlarda değil, yüzde 40’a varan şebeke sızıntılarındadır. Barajdan çıkan 100 litrenin 40 litresi musluğa varmadan toprağa karışıyor. Yeni tüneller açmak yerine bu sızıntıları önlersek, kente devasa bir baraj yapmış kadar su kazanırız. Kızılırmak suyu ise yüksek sülfat ve klorür oranıyla yüksek arıtma maliyeti demektir; şebeke borularını çürüten bir yapısı var. 2050 nüfus projeksiyonları kapıda; yer altı sularımızı sadece acil durum rezervi olarak saklamalı ve dijital su yönetimine geçmeliyiz."</p>

<p><strong>“SÜNGER ŞEHİR MODELİ YAPILMALI “</strong></p>

<p>Mimar ve Planlamacı Nazlı Öktem Çam, kentsel yüzeylerin betonla kaplanmasının su döngüsüne olan olumsuz etkilerini ve kentin "beton yığınına" dönmesiyle gerçekleşen sel felaketlerini vurgulayarak şunları söyledi: "Ankara aslında bir su kentiydi ama kentleşme uğruna derelerimizin üzerini betonla kapattık, onları yol yaptık ya da kanalizasyona hapsettik. Bugün Kızılay'ın, Çankaya'nın altından nefes alamayan dereler akıyor. Toprağı betonla kapladığınızda yağmur suyu toprakla buluşamıyor, doğrudan asfalttan akıp sele dönüşüyor. Dünyada artık ‘Sünger Şehir’ (Sponge City) modelleri uygulanıyor. Geçirimli yüzeyler, yağmur bahçeleri ve yeşil çatılar kurmalıyız. Yağmur suyunu bir atık olarak değil, bir hazine olarak görüp hasat etmeliyiz. Binalarda kendi suyunu toplayan sistemler yasal zorunluluk olmalı. Ankara'yı betonun boğuculuğundan kurtarıp dereleriyle yeniden barıştırmalıyız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentin-su-raporu-2030a-kadar-stratejik-degisim-sart</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/haber-ana-59.png" type="image/jpeg" length="32484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orman teşkilatında sorun havada değil karada]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/orman-teskilatinda-sorun-havada-degil-karada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/orman-teskilatinda-sorun-havada-degil-karada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öz Orman İş Sendikası Genel başkanı Settar Aslan, teşkilatın teknik anlamda bir eksiğinin olmadığını ifade ederek 'Kara gücü istenilen seviyede değil" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öz Orman İş Sendikası tarafından düzenlenen 57. Temsilci Eğitimi Toplantısı’nın birinci bölümü Ankara'da başladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen orman işçilerinin katıldığı programın açılışında konuşan Genel Başkan Settar Aslan, hem teşkilatın geldiği noktayı hem de acil çözüm bekleyen başlıkları net ifadelerle ortaya koydu.<br />
Konuşmasında bugüne kadar orman teşkilatının birçok sorununu adım adım çözdüklerini vurgulayan Aslan, “Dün konuştuklarımızı bugün konuşmuyoruz, bugün konuştuklarımızı da yarın konuşmayacağız. Sorunları çözerek yolumuza devam ediyoruz” dedi.<br />
Orman işçilerinin “yeşil vatan” için büyük bir fedakârlıkla görev yaptığını ifade eden Aslan, bu uğurda 161 şehit verildiğini hatırlatarak, verilen mücadelenin büyüklüğüne dikkat çekti.<br />
Cumhurbaşkanı ile kurulan güçlü iletişime de değinen Aslan, bugüne kadar iletilen her sorunun çözümü noktasında destek gördüklerini belirterek, “İletişim kanallarımız açık. Ülkenin derdiyle dertlenen Sayın Cumhurbaşkanımız her defasında bizi dinlemiş ve çözüm üretmiştir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 20260414 W A0141" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/i-m-g-20260414-w-a0141.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /><br />
<br />
<strong>“TEKNİK EKSİK YOK, SORUN SAHADA”</strong><br />
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde teşkilatın mevcut yapısını değerlendiren Aslan, önemli bir tespitte bulundu: "Teşkilatımızın teknik anlamda bir eksiği yok. Hava gücümüz var, orman filomuz güçlü. Ancak kara gücümüz istenilen seviyede değil.”<br />
<br />
<strong>“ÇİFT VARDİYA ARTIK ZORUNLULUK”</strong><br />
Bu eksikliğin doğrudan sahadaki işçileri etkilediğini vurgulayan Aslan, çözüm olarak çift vardiya sistemine geçilmesi gerektiğini söyledi. Aylarca dağlarda görev yapan orman işçilerinin sosyal hayattan koptuğunu belirten Aslan, “Arkadaşlarımız cenazesinde, düğününde, acısında, sevincinde eksik kalıyor. Biz onların nefes almasını istiyoruz” dedi. Bu nedenle mevcut işçi sayısının artırılması gerektiğini açıkça ifade eden Aslan, “Bugün kaç işçi varsa, en az o kadar daha alınmalı ki çift vardiya sistemi hayata geçsin” çağrısında bulundu.<br />
<br />
<strong>“SORUNLARI ÇÖZE ÇÖZE İLERLİYORUZ”</strong><br />
Teşkilatın kararlılığını vurgulayan Aslan, mevcut eksiklerin farkında olduklarını belirterek, yemek ve giyim gibi bazı düzenlemelerin de gündemlerinde olduğunu ifade etti. Ancak en güçlü mesajını yine net verdi: “Dün konuştuğumuz sorunları bugün konuşmuyorsak, bugün konuştuklarımızı da yarın konuşmayacağız.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel DİLEK MANAVBAŞI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/orman-teskilatinda-sorun-havada-degil-karada</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/haber-ana-58.png" type="image/jpeg" length="13279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'nın 90 yıllık paraşüt kulesi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-90-yillik-parasut-kulesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-90-yillik-parasut-kulesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paraşüt Kulesi, Cumhuriyet’in havacılık vizyonunu simgeleyen yapılardan biri olarak yaklaşık 90 yıldır başkentin sembolleri arasındaki yerini koruyor. Uzun yıllar boyunca hem eğitim hem de deneyim alanı olarak kullanılan kulede, 1,5 yıldır atlayış yapılmıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Altındağ ilçesinde, Türk Hava Kurumu (THK) yerleşkesi içerisinde bulunan Paraşüt Kulesi, 41 metreyi bulan yüksekliğiyle Ankara'nın sembol yapıları arasında yer alıyor.</p>

<p></p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/kule-eski-hali.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>İzmir Kültürpark içerisinde yer alan paraşüt kulesi ile birlikte Türkiye'deki iki paraşüt kulesinden biri olma özelliğini de taşıyan yapı, 28 Ekim 1937’de dönemin Başbakanı Celâl Bayar tarafından hizmete açılmış.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/untitled-1-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Dört ayrı platformdan oluşan kule, geçmişte paraşütle atlayış imkânı sunarak özellikle gençlerin havacılığa yönelmesinde önemli rol oynamış. Uzun yıllar boyunca hem eğitim hem de deneyim alanı olarak kullanılan kulede, 1,5 yıldır atlayış yapılmıyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-10.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>MİMAR BEDRİ TÜMAY İMZASINI TAŞIYOR</strong></p>

<p>Ankara’da paraşüt kulesi yapılması fikri, Sovyetler Birliği’ndeki örneklerin incelenmesi ile gündeme gelmiş. İlk etapta İstanbul, Ankara ve İzmir’de üç kule planlanmış ancak maliyetler nedeniyle yalnızca Ankara ve İzmir’deki projeler hayata geçirilmiş.</p>

<p>Mimar Bedri Tümay imzası taşıyan kule, dört katlı olarak inşa edilmiş. Üç balkon ve her balkonda birer atlama platformu bulunan yapıda, katlar arası ulaşım merdiven ve asansörle sağlanıyor. Kulenin tepe noktasında ise çift ağırlıklı paraşüt atma vinci yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-18.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>1989'DA KORUMA ALTINA ALINDI</strong></p>

<p>1982 yılında dış cephesi yenilenen Ankara Paraşüt Kulesi, 1989’da tescillenerek koruma altına alınmış.</p>

<p>Paraşüt kulesi günümüzde Türk Hava Kurumu Müzesi yerleşkesinde ziyaretçilerini ağırlıyor. Başkentte geçmiş ile bugünü buluşturan yapılardan biri olan kule, hem mimarisi hem de taşıdığı tarihsel anlamla Ankara’nın hafızasındaki yerini koruyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-13.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>TÜRKİYE’NİN HAVACILIK TARİHİ BU MÜZEDE SERGİLENİYOR</strong></p>

<p>Yerleşke içerisinde yer alan Türk Hava Kurumu Müzesi, 19 Mayıs 2002’de kapılarını ziyarete açmış. Türkiye’nin havacılık tarihini kapsamlı bir şekilde sunan müzede belge, fotoğraf, araç ve madalyaların yanı sıra kurumun faaliyetlerine dair detaylı bilgiler de yer alıyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-35.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen için ayrılan bölümde, 1930’lu yıllarda gerçekleştirdiği uçuşlar ve havacılık alanındaki öncü rolü anlatılıyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-27.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Sanayici kimliğiyle yerli uçak üretimi girişimlerine öncülük eden Nuri Demirağ’a ayrılan bölümde ise Türkiye’de özel sektör eliyle başlatılan ilk havacılık yatırımlarına ışık tutuluyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-26.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Havacılık alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Madelet Reyal için oluşturulan bölümde de Reyal’ın Türk Hava Kurumu bünyesindeki faaliyetleri ve sektöre sağladığı katkılar ziyaretçilere aktarılıyor.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-34.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>ATATÜRK’ÜN EL YAZISI VE İMZASINI TAŞIYAN ŞEREF DEFTERİ SERGİLENİYOR</strong></p>

<p>Müzenin en dikkat çeken bölümlerinden biri, Mustafa Kemal Atatürk’e ayrılan anı köşesi.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-24.jpg" width="800" /></p>

<p>Bu bölümde, Atatürk’ün 29 Ekim 1936’da Türk Hava Kurumu’nu ziyareti sırasında kullandığı yazı takımı ile kendi el yazısı ve imzasını taşıyan şeref defteri sayfası sergileniyor.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-40.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Başkentte Türk havacılık tarihinin izlerini taşıyan müze, ziyaretçilerine geçmişle güçlü bir bağ kurma imkânı sunuyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali YAHŞİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-90-yillik-parasut-kulesi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/turk-hava-kurumu-muzesi-9.jpg" type="image/jpeg" length="88320"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sertifikalar diplomanın önüne mi geçiyor?]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sertifikalar-diplomanin-onune-mi-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sertifikalar-diplomanin-onune-mi-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversite okumak artık iş bulmak için yeterli mi, yoksa sertifikalar diplomanın yerini mi alıyor? İnsan Kaynakları Uzmanı İrem Özbek Coşkun, işe alım süreçlerindeki durumu şöyle özetliyor: "Diploma kapıyı aralar, sertifika dikkat çeker ama içeri girmeyi sadece gerçekten yapabildiğiniz işler sağlar."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite diploması mı, yoksa birkaç aylık kurs sertifikası mı? İş arayanların en büyük ikilemi haline gelen bu soru, Ankara’daki özel eğitim merkezlerine olan ilgiyi de artırıyor. Yüksek ücretler ve zaman harcanarak alınan bu belgelerin; sadece özgeçmişe eklenen birer kağıt parçası mı olduğu, yoksa maaşlı bir işe girmek veya kendi işini kurmak için yeterli olup olmadığı merak ediliyor. İnsan Kaynakları Uzmanı İrem Özbek Coşkun, bu eğitimlerin istihdam piyasasındaki gerçek karşılığını ve işverenlerin asıl beklentilerini değerlendirdi.</p>

<p><strong>DİPLOMA SADECE BİR BAŞLANGIÇ MI?</strong></p>

<p>İş dünyasında liyakat esas alınsa da artık sadece bir okuldan mezun olmak kapıları sonuna kadar açmıyor. Bu değişimi "ezberler bozuldu" diyerek tanımlayan İrem Özbek Coşkun, üniversite eğitimini önemli bir temel olarak görse de asıl meselenin pratik olduğunu savunuyor:</p>

<p>"Günümüz iş dünyası, sadece teorik bilgiyle yetinen değil, o bilgiyi sahada karşılığa dönüştürebilen adayları arıyor. Piyasa artık 'ne biliyorsun?' sorusundan çok, 'ne yapabiliyorsun?' sorusuna cevap arıyor. Artık tek başına diploma, bir adayın yeterliliğini kanıtlamaya yetmiyor."</p>

<p><strong>"BÖLÜM MEZUNİYETİ FİLTRESİ ZAYIFLIYOR"</strong></p>

<p>Özellikle son yıllarda sertifikalar, akademik eğitimin gölgesinden çıkıp bizzat rakibi olmaya başladı. Dijitalleşmenin etkisiyle diplomanın güncelliğini yitirebildiğini söyleyen Coşkun, kurumsal şirketlerdeki katı kuralların bile yumuşadığını şu sözlerle anlatıyor:</p>

<p>"Sertifikalar artık akademik eğitimin alternatifi değil; doğrudan bir rekabet unsuru. Kurumsal şirketlerde bölüm mezuniyeti hâlâ bir filtre ama bu filtrenin etkisi her geçen gün azalıyor. İşverenler adayın mezun olduğu yerden ziyade, ortaya koyduğu çıktıya bakıyor. Sadece sertifikalarla kariyer yapanların sayısı bu yüzden ciddi şekilde arttı."</p>

<p><img alt="" height="1536" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/i-m-g-20260412-w-a0052.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1024" /></p>

<p><strong>KAĞIT ÜSTÜNDEKİ BİLGİ KARŞILIK BULMUYOR</strong></p>

<p>Adayların en büyük hatası, özgeçmişlerini onlarca sertifika belgesiyle doldurunca işin tamam olduğunu sanmaları. Ancak Coşkun, asıl meselenin kağıt parçası değil, o bilginin işe dönüştürülmesi olduğunu söylüyor. Sahada gördüğü en büyük eksikliği ise şu şekilde vurguluyor:</p>

<p>"Bugün CV’lerde en çok gördüğüm şey 'belge', en az gördüğüm şey ise 'çıktı'. Herkes bir şeyler öğreniyor ama çok az kişi bunu gerçekten uygulayabiliyor. Sertifika tek başına yetkinlik demek değildir; adayın o bilgiyi nasıl kullandığı belirleyicidir. Gösterilemeyen hiçbir bilgi iş dünyasında değer yaratmaz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İŞ GARANTİSİ" SLOGANLARINA DİKKAT</strong></p>

<p>Her köşe başında gördüğümüz "3 ayda iş garantisi" vaatleri ne kadar samimi? İrem Özbek Coşkun, kariyerin tek bir programla kurulamayacak kadar uzun bir yol olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:</p>

<p>"Bu söylemler kulağa hoş geliyor ama sahadaki gerçeklikle örtüşmüyor. Eğitim sadece bir başlangıçtır; asıl farkı öğrenileni pratiğe dökmemiz yaratır. Kısacası; diploma kapıyı aralar, sertifika dikkat çeker ama o kapıdan içeri girmeyi sadece gerçek yetkinliğiniz sağlar. Kimse size işi vermez, siz kendinizi o işe değer kılarsınız."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sertifikalar-diplomanin-onune-mi-geciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-70.jpg" type="image/jpeg" length="78587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kale Esnafı: Kayabaşı’ndaki çöplüğün temizliği ‘göstermelik’ çıktı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kale-esnafi-kayabasindaki-coplugun-temizligi-gostermelik-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kale-esnafi-kayabasindaki-coplugun-temizligi-gostermelik-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kalesi’ne gelecek turistleri taşıyacak araçların yanı sıra Kale Bölgesi’nde trafiği rahatlatmak amacıyla Kayabaşı Mahallesi mevkinde kurulması planlanan otopark bölgesinin arındırılması işleri durduruldu. Otoparkın yapılacağı bölgedeki çöplük temizliğinin ise durdurulduğu belirtiliyor. Kale esnafı “Kayabaşı’ndaki çöplüğün temizliği ‘göstermelik’ çıktı” serzenişinde bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalesi’nin modern hale gelmesi ve turist çekebilmesi için Kayabaşı Mahallesi mevkinde kurulması planlanan otopark bölgesindeki mezbelelik <a href="http://xn--bakentgazete-5mc.com.tr/" rel="nofollow" target="_blank">başkentgazete.com.tr</a> tarafından 2 Mart 2026 tarihinde <strong>“Kale’nin otopark süreci hızlandırılıyor, yerinde incelemeler başladı”</strong> başlığı ile haberleştirildi. Haberin çıkmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ekipleri otoparkın yapılacağı alanın temizlenmesi amacıyla özellikle yıllardır birikmiş olan çöplüğün temizlenmesine başladı.</p>

<p>Çalışmaların ne durumda olduğunu sorduğumuz Kale esnafı, ABB’nin bir günlük çalışmasının ardından çöp toplama araçlarını geri çektiğini ve çöplüğün aynen bırakıldığını dile getirdi.</p>

<p>Muhabirimiz Kale esnafı ile yaptığı görüşmede, “Siz de çıkan haberin ardından ABB ‘göstermelik’ harekete geçti. Şimdi işler durduruldu. Haber yayınlanınca bölgedeki çöplüğün temizlenmesi için gönderilen araçlar sadece bir gün çalıştı. ABB işleri yarım bırakıp araçlarını bölgeden çektirdi” sözleri ile durumu anlattı. Bölgede sanat çalışmaları yapan bir esnaf şöyle devam etti:</p>

<p><img alt="" height="1600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-07-at-233232-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HABERDEN SONRA ‘GÖSTERMELİK’ ÇALIŞTILAR</strong></p>

<p>“Ankara Kalesi’nin başkentin yüz akı haline gelmesi gerekiyor. Buradaki mezbeleliğin bir an önce kalkması gerekiyor. ABB’nin bölgeyi modern hale getirmesi gerekiyor. Gazetenizin konuyu gündeme getirmesinin ardından ABB yetkilileri, gelip bölgede ‘göstermelik’ bir çalışma yapıyor. Ardından bir daha hiçbir yetkiliye ulaşılamıyor.”</p>

<p>Kayabaşı Mahallesi’nde yapılacak otoparkın olduğu bölgedeki çöplüğün kaldırılması da gazetemizde <strong>“Haberimiz ses getirdi: Kayabaşı Bölgesi’ndeki mezbeleliğe son veriliyor”</strong> başlığı ile 10 Mart 2026 tarihli haberleştirildi.</p>

<p>Temizlik çalışmalarının önemli olduğuna vurgu yapan Ankara Kent Konseyi Üyesi İbrahim Terzioğlu, “Bölgede makinelerle çöplük alanın, yıkıntıların hepsi temizlenmeye başladı. Arazi meyilli olduğu için biraz zorlanılıyor. Ancak inşallah orası tamamen temizlerler ise, Ankara Kalesi bir rezaletten kurtulmuş olacak” sözleriyle çalışmalara yönelik desteğini dile getirmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kale-esnafi-kayabasindaki-coplugun-temizligi-gostermelik-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-69.jpg" type="image/jpeg" length="93192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Goethe-Institut Ankara 70. yılını kutlayacak]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/goethe-institut-ankara-70-yilini-kutlayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/goethe-institut-ankara-70-yilini-kutlayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Almanya Federal Cumhuriyeti’nin dünya çapında faaliyet gösteren en önemli kültür kurumu olan Goethe-Institut, Türkiye’deki köklü geçmişini taçlandırmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onlarca yıldır Almanya ile Türkiye arasında eğitim, dil ve kültür alanlarında bir bağ kuran Goethe-Institut Ankara, 2027 yılında 70. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak.<br />
<br />
Goethe-Institut, yurt dışında sadece Almanca bilgisini teşvik etmekle kalmıyor; aynı zamanda uluslararası kültürel iş birliğini güçlendirerek toplumlar arası diyaloğu canlandırıyor. Ankara, İstanbul ve İzmir’deki enstitülerle yakın bir koordinasyon içinde çalışan kurum, Türkiye’deki kültür sanat ortamının en aktif aktörlerinden biri olma özelliğini sürdürüyor. Enstitü, sunduğu geniş kapsamlı hizmet yelpazesiyle toplumun her kesimine ulaşıyor.</p>

<p><img alt="" height="2048" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-100702.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1536" /><br />
<br />
<strong>İki ülke arasında köprü</strong><br />
<br />
2027 yılında gerçekleşecek olan 70. yıl kutlamaları, enstitünün iki ülke arasındaki "kurumsal köprü" rolünü bir kez daha ön plana çıkaracak. Bu özel yıl dönümü, dilsel ve toplumsal perspektifleri bir araya getiren etkinliklerle, ikili eğitim ve kültür çalışmalarının sürekliliğini ve önemini yeniden vurgulayacak.</p>

<p><img alt="" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-100637-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Goethe Enstitüsü Ankara müdürü Dr. Petra Köppel-Meyer"Goethe-Institut Ankara'nın sadece bir dil okulu değil, Almanya ve Türkiye arasında kurulan kültürel, dilsel ve toplumsal bir dostluk köprüsü olduğunu söyledi. Özerk bir yapıya sahip olduklarını belirten Dr. Petra Köppel-Meyer 2025 yılında 8 binden fazla sınavı başarıyla tamamladıklarını aktardı. Bunun talebin ve sunulan hizmet kalitesinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="1536" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-100637.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /><br />
<br />
<strong>Eşya Kütüphanesi Dönemi: "Satın Alma, Ödünç Al!"</strong><br />
<br />
Goethe-Institut Ankara, tüketim alışkanlıklarını değiştirecek çevreci ve ekonomik bir projeyede ev sahipliği yapıyor. Matkaptan dikiş makinesine, masaj aletinden fotoğraf makinesine kadar pek çok eşyayı satın almak yerine ücretsiz ödünç veriyor. Goethe-Institut Ankara bünyesinde hayata geçirilen "Nesnelerin Kütüphanesi" (Library of Things), Başkentlilere sürdürülebilir ve ekonomik bir alternatif sunuyor.</p>

<p><img alt="" height="1536" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-13-at-100637-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/goethe-institut-ankara-70-yilini-kutlayacak</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-68.jpg" type="image/jpeg" length="49897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kitle hareketleri felsefi yönüyle tuvalde]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kitle-hareketleri-felsefi-yonuyle-tuvalde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kitle-hareketleri-felsefi-yonuyle-tuvalde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kalesi’nde Emin Antik Sanat Merkezi, toplumsal olayları, politik imgeleri ve yoğun figüratif kompozisyonları, yağlı boya ile tuvale yansıtan çağdaş bir ressam ve akademisyen Doç. Dr. Hakan Arıkan’ın çalışmalarını sanatseverlerin ilgisine sunuyor. Arıkan’ın 5 Mayıs tarihine kadar sürecek sergisinde omniptikon, yığınlar ve persona olarak, 3 farklı seriden eserleri yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emin Antik Sanat Merkezi’nde 14’üncü kişisel sergisini gerçekleştirdiğini belirten Arıkan, <a href="http://www.baskentgazete.com.xn--trye-w96a/" rel="nofollow" target="_blank">www.baskentgazete.com.tr’ye</a> çalışmalarını anlattı.</p>

<p><strong>CANETTİ VE HOFFER’İN FELSEFESİ TUVALDE</strong></p>

<p>Sanatçı yığın serisinde Elias Canetti, Eric Hoffer gibi felsefede kitle hareketlerini, bireyleri kendi kimliklerinden soyutlayıp ortak bir amaca bağlayan fanatik bağlılık ve fedakarlık talep eden toplumsal olaylardan yola çıkarak tuvale taşıdığını anlatıyor.</p>

<p><img alt="" height="1081" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1336" /></p>

<p>Çalışmaları Türkiye’deki yaşanan önemli kitle hareketleri ile bağlantılar kurarak, onları biraz belgeye de çevirme niteliği de taşıyor.</p>

<p>Sanatçı, bu kapsamda yığınlar serilerinin hikayeleri, iktidar politikaları ve halk üzerindeki etkilerini yansıttığını, toplumsal dışavurumlar yığın serisinin içeriğini oluşturduğunu dile getiriyor. Arıkan, “İçerikler sadece felsefi ya da ülkenin politik durumu ile alakalı değil. Benim de içerisinde olduğu, bir dönem yaşadığı maruz kaldığı süreçleri ide içeriyor. Özetle herkesin söyleyecek bir sözü var. Kişisel ve toplumsal taleplerin hepsi de bu yığın serisinde var” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1200" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>CARL GUSTAV JUNG’UN ETKİSİ</strong></p>

<p>Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung’un persona kavramı üzerinden hareket ederek ürettiği resimlerini de sergilediğini anlatan sanatçı Arıkan, “Persona tiyatroda maske anlamında kullanılan bir sözcük. Jung bundan bahsederken, insanın görünen görünmeyen yüzü, insanın ikiyüzlülüğünü vurgulayan bir mesajı vardır. Resimlerimde de ona vurgu yapıyorum. Bir bedende ortaya çıkan, bizim doğrudan gördüğümüz, gerçeklikle görüntü arasındaki bizim de iç ve dış dünyamızla yansıttığımız o farklılıkları dile getiren o kavram üzerinden ürettiğim işler bunlar” sözleriyle anlatıyor.</p>

<p><img alt="" height="1081" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/1-3-8.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1467" /></p>

<p><strong>BENTHAM’İN İZLEMELERİ DE TUVALDE</strong></p>

<p>Sanatçı Arıkan, sergisinin adını da taşıyan omniptikon örneklerini anlatırken, bu serinin altyapısının öncelikli panoptikon’dan yola çıktığını dile getiriyor. Jeremy Bentham’ın 18. yüzyıl sonlarında tasarladığı, mahkumların her an izlenebildiği ama kimin izlediğini bilmediği dairesel bir hapishane modeli panoptikona vurgu yaptığı anlatan Arıkan, “Sonra sosyal medyanın dijitalleşme ile birlikte sinoptikona daha sonra omniptikon olarak bilinen rıza kültürü üzerinden iktidarın ve geniş kitlelerin karşılıklı birbirini rıza kültürü üzerinden gözetlemeye başladığı, aslında gönüllülük esasına dayanmış gibi gözükse de bazı o topluma sunulan özgürlük alanlarını aslında toplumun ayağına vurulan bir prangaya dönüşmesini içeriyor. İktidarın sürekli insanı ne yaparsanız yapın gözetleyen yapısını vurguluyorum” değerlendirmesi yapıyor.</p>

<p><img alt="" height="1405" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1110" /></p>

<p><strong>HAKAN ARIKAN KİMDİR?</strong></p>

<p>İstanbul’da Devrim Erbil’in 5 yıl boyunca özel asistanlığını da yapan 1980 Malatya doğumlu Hakan Arıkan, toplumsal olayları, politik imgeleri ve yoğun figüratif kompozisyonları yağlı boya ile tuvale yansıtan çağdaş bir ressam ve akademisyen. Süleyman Demirel Üniversitesi SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu olan, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi sanat tasarım politik imge başlığı ile doktorasını tamamlayan, sonra da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü de bitiren sanatçı, 2022'de doçent unvanı aldı. Arıkan, sanatsal çalışmalarını Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Ankara'daki atölyesinde sürdürüyor.</p>

<p><img alt="" height="1045" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1514" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kitle-hareketleri-felsefi-yonuyle-tuvalde</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-67.jpg" type="image/jpeg" length="27489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rüzgarda dolanan bayrağı düzeltmek için 15 metrelik direğe tırmandı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ruzgarda-dolanan-bayragi-duzeltmek-icin-15-metrelik-direge-tirmandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ruzgarda-dolanan-bayragi-duzeltmek-icin-15-metrelik-direge-tirmandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum'da akaryakıt istasyonunda çalışan Doğuş Güngör (26) şiddetli rüzgar nedeniyle dolanan Türk bayrağını 15 metrelik direğe tırmanarak düzeltti. Bir vatandaş tarafından kayda alınarak sosyal medyada paylaşılan o anlar büyük beğeni topladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yakutiye İlçesi Rabia Ana Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunun bahçesinde bulunan Türk bayrağı, şiddetli rüzgar nedeniyle direğe dolandı. Arkadaşlarıyla oturdukları sırada durumu fark eden istasyon çalışanı Doğuş Güngör, hiç düşünmeden 15 metre yüksekliğindeki direğe tırmanarak bayrağı düzeltti. Yoldan geçen bir kişi tarafından kayda alınan ve sosyal medyada paylaşılan o anlar büyük beğeni topladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ben bir Türk evladıyım. Türk vatanına sahibim” diyen evli ve 1 çocuk babası Doğuş Güngör, “Ben bu bayrağı çiçek dağıtarak kazanmadım. Şehitlerimizin kanıyla kaldırdık bu bayrağı, dalgalandırmak bizim görevimizdi. Mecburen tırmanmak zorunda kaldım. Tırmanıp düzelttim bayrağı. Bunu da çeken birkaç kişi olmuş, beni dışarıdan çekmişler onunla ilgili de bir bilgim yok ama büyük de bir ilgi toplamış. Sosyal medyadan görüp beni arayan ‘Bu sen misin?’ diye tanıyanlar olmuş. Ama bunun ilgiyle alakası yok. Bu bir vatan meselesi, bu bir bayrak meselesi. Şanlı Türk bayrağımız kirli, yırtık ve kırışık olamaz. Bayrağımızın dalgalanmaması demek insanın namusunun elden gitmesi demektir. Bu vatanın içinde yaşıyorsan, bu bayrağı dalgalandırmak zorundasın. Gelecek nesiller için de örnek olmasını bekliyorum” diye konuştu.  </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ruzgarda-dolanan-bayragi-duzeltmek-icin-15-metrelik-direge-tirmandi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/r-u-z-g-a-r-d-a-d-o-l-a-n-a-n-b-a-y-r-a-g-i-d-u-z-e-l-t-m-e-k-i-c-i-n-1256593-373933.jpg" type="image/jpeg" length="43017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otizm farkındalığını sanatçı duyarlılığı: Çocuklarla resim yaptılar]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/otizm-farkindaligini-sanatci-duyarliligi-cocuklarla-resim-yaptilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/otizm-farkindaligini-sanatci-duyarliligi-cocuklarla-resim-yaptilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde otizm spektrum bozukluğu hakkında toplumsal bilinç oluşturmak, otizmli bireylerin haklarına dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “2 Nisan Otizm Farkındalık Günü”ne dikkat çekmek isteyen 6 ressam otizmli çocuklarla resim çalışması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otizmli bireylerin farkındalığı konusunda sanatçı duyarlılığı içerisinde olan ressamlar Derya Saatçi, Neşe Üçer, Nurdan Nizamoglu, Aynur Güner, Lale Gökdağ ve Belgin Şavlı, otizmli bireylerin benzersiz iç dünyalarını, yaratıcı yeteneklerini görsel sanatlar yoluyla kendilerini ifade etme potansiyellerini ön plana çıkarmayı amaçladıklarını belirttiler.</p>

<p></p>

<p><img alt="Öğrenci 1" height="3291" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrenci-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="3024" /></p>

<p>Nimet Dr. Erdoğan Meto Özel Eğitim Okulu'nda özel çocuklarla resim yapıp ve çocukların eserlerinden küçük bir sergi düzenleyen sanatçılardan Belgin Şavlı, <a href="http://www.baskentgazete.com.xn--trye-w96a/" rel="nofollow" target="_blank">www.baskentgazete.com.tr’ye</a> “Sanat, otizmli bireylerin toplumla bağ kurmasını sağlarken, otizme "farklı bir yetenek" perspektifiyle yaklaşarak toplumsal kabulü ve dayanışmayı güçlendirir” değerlendirmesi yaptı.</p>

<p></p>

<p><img alt="Öğrenci 2" height="4032" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrenci-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2268" /></p>

<p>“Birlikten güç doğar diyerek, daha nice anlamlı projelere imza atmak için güçlü adımlarla yola devam ediyoruz” diyen sanatçı Şavlı şöyle devam etti:</p>

<p></p>

<p><img alt="Öğrenci 5" height="3024" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrenci-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4032" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Otizm Farkındalığına dikkat çekmek için Nimet Dr. Erdoğan Meto Özel Eğitim Okulu'nda özel çocuklarımız ile resim yaptık ve çocuklarımızın eserlerinden küçük bir sergi düzenledik. Eserler, mayıs ayında okulda düzenlenecek kermeste okulun ihtiyaçlarına küçük bir destek için okul idaresi tarafından satışa sunulacak.”</p>

<p></p>

<p><img alt="Ressamlar Toplu.2" height="2608" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ressamlar-toplu2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="3024" /></p>

<p>Şavlı otizmli çocukların eğitiminde önemli bir yeri olan Nimet Dr. Erdoğan Meto Özel Eğitim Okulu'nda Okul Müdürü Recep Ergün ile birlikte Derya Gezici, Sevtap Arslan ve Esra Saygın öğretmenlerin büyük emeğinin olduğunu kaydetti.</p>

<p><img alt="Öğrenci 7" height="3024" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrenci-7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="4032" /></p>

<p><img alt="Öğrenci 8" height="4032" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrenci-8.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2268" /></p>

<p><img alt="Öğrencilerin Emekleri" height="3745" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrencilerin-emekleri.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2819" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit SARAÇOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/otizm-farkindaligini-sanatci-duyarliligi-cocuklarla-resim-yaptilar</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ogrenci-6.jpeg" type="image/jpeg" length="11999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankaralı gazeteciler kitap fuarında]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarali-gazeteciler-kitap-fuarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankarali-gazeteciler-kitap-fuarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[23. Ankara Kitap Fuarında uzun yıllar Ankara siyasetini ve ekonomisini yakından izleyen iki gazeteci de kitaplarını sergiledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Ercan Deva fuarda Umut’a Yolculuk, Kahkahayı Patlatın, Dipsiz Kuyu Medya, Kırmızı Noktalı Fıkralar kitaplarının ardından aşk romanı “Günsu”yu okurlarıyla buluşturmuştu.</p>

<p>Deva ardından annesi ile babasının aşkı, sevgiyi, enginliği, tutkuyu, azmi, fedakârlığı ve çileyi anlatan gerçek bir yaşam öyküsünü konu edinen ‘Felsefeci ve Aşkı’ isimli romanı ile okurlarının karşısına çıkmıştı.</p>

<p>Deva son olarak ‘Jubileye Doğru’ kitabıyla okuruyla buluştu.</p>

<p><strong>Ercan Deva kimdir?</strong><br />
Ankara’da doğdu. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi İtalyan Filolojisi mezunu. 1969 yılından beri yazılı ve görsel medyada farklı görev ve sorumluluklar aldı. Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin kurucuları arasında olup, parlamento Muhabirleri Derneği üyesidir. Sürekli basın kartı sahibidir. Halen Ankara’da yaşıyor.</p>

<p>Ankara siyasetini uzun yıllar yakından takip eden gazeteci Şenol Ateş de fuarda ‘Deniz’in Gidişi, Kemal’in Gelişi’ kitabıyla okurlarının karşısına çıktı.</p>

<p><img alt="" height="471" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/81224-1707675339-q4m-bf.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="320" /></p>

<p>Kitap Ankara’nın puslu siyasi ortamında CHP’nin Genel Başkanlarından Deniz Baykal ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP içerisindeki konumlarını ‘CHP muhabiri’ gözüyle irdeliyor.</p>

<p>Kitapta aşağıdaki konularla ilgili soruların cevaplarını bulacaksınız!</p>

<p>- Baykal, Irak’a müdahalenin siyasi, hukuki ve ahlaki olmadığını hangi ABD’li yetkilinin yüzüne söyledi?</p>

<p>- “ABD, Baykal’dan hesap sorar.” diyen ünlü isim kim?</p>

<p>- Baykal, “Türkiye, Kemalizm’den kurtulmalı…” diyen Avrupalı Sosyalistlere nasıl rest çekti?</p>

<p>- “Baykal istifa ettirilir, yerine… getirilir.” ifadesi nerede kullanıldı?</p>

<p>- Baykal’a hangi iş adamı CHP yönetiminde istemedikleri isimlerin listesini verdi?</p>

<p>- Baykal’a gönderilen imzasız mektupta, “Satılık Laterna” ilanı vermesini kimler istedi?</p>

<p>- Baykal, kasetinin yayınlanacağını biliyor muydu? - Baykal’a kaset komplosunun arkasında kimler var?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Baykal, kaset olayı öncesi nasıl, neden tehdit edildi, kim tehdit etti?</p>

<p>- Baykal, kaset olayı patlak verdikten sonra neden “Pensilvanya’nın samimiyetine inanıyorum.” dedi?</p>

<p>- Baykal’ı kaset yayınlandıktan sonra Fetullah Gülen’in yanından kim aradı?</p>

<p>- Baykal, CHP Genel Başkanlığından istifa sonrası gazetecileri atlatıp nereye gitti, kimlerle görüştü?</p>

<p>- 16 günde CHP’nin ve Türkiye’nin geleceği nasıl değiştirildi?</p>

<p>CHP üzerinden Türkiye’ye nasıl operasyon yapıldığını, Atatürk’ün Partisinin ve ülkemizin nasıl dönüştürüldüğünü anlatan bu eseri okuduğunuzda çok şaşıracak, bir gazetecinin gözlem, araştırma ve anılarını keyifle okuyacaksınız.</p>

<p><img alt="" height="1080" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-123623.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1080" /></p>

<p><strong>Şenol Ateş Kimdir?</strong></p>

<p>1964 yılında Alanya'da dünyaya geldi. İlkokulu Alanya'da bitirdi. Ortaokulu ve lise 1-2'yi Antalya lisesinde, üçüncü sınıfı da, 12 Eylül darbesinin hemen ardından Antalya'daki parasız yatılı okul kapatıldığı için İzmir Atatürk Lisesi'nde okudu ve buradan mezun oldu. Üniversite öğrenimini ise o zamanki adıyla, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Basın Yayın Yüksek Okulu, Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü'nde yaptı. Güneş Gazetesi'nde mesleğe başladı. Ulusal Basın Ajansı (UBA), Panorama ve YÖN Dergileri, Meydan Gazetesi, TGRT (Parlamento muhabirliği-istihbarat şefliği ve kısa sür haber müdürlüğü) ve Sabah Gazetesi’nde (Parlamento ve CHP muhabirliği) çalıştı.</p>

<p>Sabah Gazetesi'nden atıldıktan sonra 2011 yılında erkenden emekli oldu. 2013-2015 yılları arasında da Halk TV Ankara Bürosunda Haber Müdürü olarak görev yaptı. Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi. Son dönemde dört emekli gazeteci olarak aylık YakınPlan GAZETE'yi çıkardı. 11 ayın sonunda parasal sıkıntı nedeniyle yayını sonlandırdı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarali-gazeteciler-kitap-fuarinda</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-66-1.jpg" type="image/jpeg" length="70120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkent’te Karadeniz fırtınası esecek]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentte-karadeniz-firtinasi-esecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/baskentte-karadeniz-firtinasi-esecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da düzenlenen Trabzon Tanıtım Günleri, Başkent Millet Bahçesi’nde vatandaşların yoğun katılımıyla kapılarını açtı. Açılışı yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tüm Ankaralıları Karadeniz kültürünü tanımaya davet ederek, “Gelin, hep birlikte Karadeniz fırtınasını Başkent'te estirelim” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Millet Bahçesi'nde Trabzon Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Başkent Trabzon Dernekler Federasyonu iş birliğiyle organize edilen Trabzon Günleri başladı. Trabzon’un turizm potansiyelini ve mutfak kültürünü tanıtmayı hedefleyen etkinlikte; horon gösterileri, kolbastı performansları ve yöresel ürün stantları ilk günden itibaren yoğun ilgi gördü.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-093617.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<strong>AÇILIŞ TÖRENİNE YOĞUN KATILIM</strong><br />
<br />
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun himayelerinde gerçekleşen açılış töreni, siyaset ve bürokrasi dünyasından çok sayıda ismi bir araya getirdi. Törene; Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, TBMM Komisyon Başkanları Adil Karaismailoğlu ve Süleyman Soylu, Eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Yılmaz Büyükaydın ve Vehbi Koç, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, Başkent Trabzon Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Ali Hacıfazlıoğlu, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-094023.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>ORTAK MESAJ: "KÜLTÜR KÖPRÜSÜ"</strong><br />
<br />
Tören boyunca yapılan tüm konuşmaların odağında "birlik ve beraberlik" mesajı vardı. Protokol üyeleri, Trabzon’un kültürel zenginliğini Ankara’nın kalbine taşıyarak bir "kültür köprüsü" kurmayı hedeflediklerini belirttiler. "Bize Her Yer Trabzon" sloganının birleştirici gücüne vurgu yapılan konuşmalarda, Karadeniz’in misafirperverliğini, enerjisini ve kadim tarihini Başkentlilere hissettirmenin organizasyonun temel amacı olduğu ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-094022-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>ULAŞIM KOLAYLIĞI İLGİYİ ARTIRDI</strong><br />
<br />
Etkinliğin Başkent Millet Bahçesi gibi merkezi bir noktada yapılması, katılımın yoğun ilgi görmesinde büyük rol oynadı. Metro hattı üzerinde bulunan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) durağının hemen yanı başında kurulan etkinlik alanına vatandaşlar, trafik stresine girmeden kolayca ulaşım sağlayabiliyor. Bu ulaşım rahatlığı sayesinde, mesai bitimiyle birlikte alanın doluluğu daha da arttı.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-094022-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>KÜLTÜR VE SANAT BİR ARADA</strong><br />
<br />
Etkinlik alanı sadece yöresel lezzetlerle değil, sanatla da dolup taşıyor. Karadeniz'in eşsiz doğasını ve Trabzon’un köklü tarihini yansıtan resim ve fotoğraf sergileri, ziyaretçileri görsel bir yolculuğa çıkarıyor. Yerel sanatçıların eserlerinden oluşan sergiler, özellikle Başkentli sanatseverlerin uğrak noktası oldu. Trabzon’un kültürel derinliğini yansıtan bu eserler, tanıtım günlerine sanatsal bir değer katıyor.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-094018.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>ÜCRETSİZ İKRAMLAR VE TADIM STANTLARI</strong><br />
<br />
Etkinlik alanını gezen ziyaretçiler, Trabzon’un meşhur lezzetlerini sadece satın almakla kalmıyor, aynı zamanda kurulan ikram noktalarında tatma fırsatı da buluyor. Trabzon ekmeğinden fındık ezmesine, taze demlenmiş çaydan peynir çeşitlerine kadar pek çok ürünün ücretsiz olarak ikram edilmesi vatandaşlardan tam not aldı. Vatandaşlar, tadım stantlarında Karadeniz’in doğal ürünlerini deneyimledikten sonra güvenle alışveriş yapabilmenin memnuniyetini yaşıyor.<br />
<img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-093655.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<strong>“KUYMAK ADAM” SAHADAYDI</strong><br />
<br />
En büyük ilgi ise kuşkusuz Karadeniz'in vazgeçilmez lezzeti kuymak stantlarındaydı. Halk arasında “Kuymak Adam” olarak bilinen Serhat Kasap, oluşan uzun kuyrukları şu sözlerle özetledi: "Tüm Trabzon Ankara’da; ilginize minnettarız. Süper bir Trabzon Günleri geçiyor. Başkent kuymağa doydu, bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyoruz."</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-093800.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>KOS HELVASI VE YAYLA LEZZETLERİ</strong><br />
<br />
Beşikdüzü’nden gelen Adem Karaberoğlu ise yörenin az bilinen lezzetlerine dikkat çekti. Karaberoğlu, özellikle "kos helvası" gibi ürünleri vatandaşlara tattırarak, tüm Ankaralıları bu gerçek yöresel lezzetleri denemeye davet etti.<br />
<br />
<strong>VATANDAŞLAR HASRET GİDERİYOR</strong><br />
<br />
Trabzon’un kültürel zenginliğini yakından tanıma fırsatı bulan katılımcılar, organizasyonun hemşehrilik bağlarını güçlendirdiğini belirtti. Etkinlikte görüşlerini aldığımız bir vatandaş, "Çok güzel bir gün oluyor. Gelen kişiler yabancı değil, herkesi tanıyoruz. Burada bulunmak bizim için özlem gidermek oldu" diyerek memnuniyetini dile getirdi.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-10-at-094020-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>ETKİNLİKLER HAFTA SONUNA KADAR SÜRECEK</strong><br />
<br />
Trabzon’un kültürel derinliğini her yönüyle yaşatan organizasyon, hafta sonuna kadar dolu dizgin bir programla devam edecek. Etkinlik takvimi boyunca ana sahne, Karadeniz müziğinin sevilen seslerinin konserlerine ev sahipliği yapacak. Müzik şöleninin yanı sıra; geleneksel halk oyunları gösterileri, tiyatro performansları ve spor buluşmaları Ankaralılarla buluşmaya devam edecek. Bu büyük buluşma, 12 Nisan Pazar akşamına kadar Başkent Millet Bahçesi’nde sürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/baskentte-karadeniz-firtinasi-esecek</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-65-1.jpg" type="image/jpeg" length="25071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Savaşa ara verildi motorinde ilk güçlü indirim geldi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/savasa-ara-verildi-motorinde-ilk-guclu-indirim-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/savasa-ara-verildi-motorinde-ilk-guclu-indirim-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ortadoğu’daki savaşın 15 gün ertelenmesi ile uluslararası piyasalarda akaryakıt ürünlerindeki düşüş, yurtiçi fiyatlara da yansıyacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın akaryakıt tüketicilerini desteklemek amacıyla yürürlüğe soktuğu ÖTV ertelemesi, yerini yeniden ÖTV tahsilatına dönüştürecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Savaşın başladığı 28 Şubat tarihinden itibaren Genova Petrol Borsası’nda da akaryakıt ürünlerinde sert düşüşler gözlendi. Özellikle sert yükselişler gösteren motorin fiyatlarında 8 Nisan 2026 Perşembe gece yarısından itibaren 17.17 TL indirim bekleniyor. Bu kapsamda yüzde 75 oranında ÖTV düşürülecek. Böylece motorinden 4.30 kuruşluk ÖTV indirildikten sonra 12.88 TL indirim pompa fiyatlarına yansıtılacak.</p>

<p>Benzinde de benzer şekilde 4.19 TL gelen indirim tutarından 3.14 TL ÖTV düşüldükten sonra 1.075 TL indirimin pompaya yansıtılması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MOTORİN 72, BENZİN 62 TL’YE YAKLAŞACAK</strong></p>

<p>İndirimlerin pompaya yansıtılmasından sonra Türkiye genelinde motorin ve benzin fiyatları da netleşti. Buna göre, motorin 72, benzin 62 TL'ye yaklaşacak Motorin Ankara'da 73.54, İstanbul'da 72.41, İzmir'de 73.82 TL'ye gerileyecek. Raman rafinerisinin olmasına rağmen Türkiye’nin en pahalı akaryakıtının tüketildiği Batman ilinde motorinin fiyatı 75.11 liraya gerileyecek. Benzin Batman'da 64.62, İzmir'de 63.43, Ankara'da 63.15, İstanbul'da 62.18 TL'ye düşecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/savasa-ara-verildi-motorinde-ilk-guclu-indirim-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-41-1-1.webp" type="image/jpeg" length="48704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk bankacılık müzesi: Ziraat Bankası Müzesi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyenin-ilk-bankacilik-muzesi-ziraat-bankasi-muzesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyenin-ilk-bankacilik-muzesi-ziraat-bankasi-muzesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1863’ten günümüze uzanan bankacılık tarihini ziyaretçilerine sunan Ziraat Bankası Müzesi, Türkiye'nin ilk bankacılık müzesi olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinden bugüne Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal dönüşümüne tanıklık eden Ziraat Bankası’nın geçmişi, Ulus’taki tarihi genel müdürlük binasında yer alan Ziraat Bankası Müzesi’nde sergileniyor.</p>

<p>1981 yılında ziyarete açılan ve Türkiye’nin ilk bankacılık müzesi olma özelliğini taşıyan müze, yalnızca bir kurumsal arşiv değil; aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik, ticari ve kültürel dönüşümünü belgeleyen önemli bir hafıza mekânı olarak öne çıkıyor.</p>

<p>1863 yılında kurulan Memleket Sandıkları’ndan günümüz modern bankacılık sistemine uzanan süreç; orijinal belgeler, tarihi defterler, sanat eserleri ve dijital uygulamalarla ziyaretçilere aktarılıyor.</p>

<p><img alt="M A Y 7895" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-a-y-7895.jpg" width="800" /></p>

<p>Müze, 1929 yılında İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından inşa edilen Ziraat Bankası Genel Müdürlük Binası’nın zemin katındaki Şeref Salonu’nda bulunuyor. Bankanın birikimini ve deneyimini gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla kurulan müze, 2017 yılında başlayan restorasyon çalışmalarının ardından genişletilerek Kasım 2019’da yeniden ziyarete açılmış.</p>

<p><strong>1863’TEN BUGÜNE UZANAN KRONOLOJİ </strong></p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-a-y-8570-1.jpg" width="800" />Zemin katta bankanın kuruluş sürecinden bugüne uzanan kronolojik bir anlatım yer alıyor. 1863 yılına ait orijinal “Memleket Sandığı”, Mithat Paşa’nın mektupları, 1889 tarihli ilk yevmiye defteri, kasa defterleri, mühürler, tasarruf cüzdanları ve dönemin daktiloları sergilenen eserler arasında bulunuyor.</p>

<p><img alt="M A Y 7889" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-a-y-7889.jpg" width="800" /></p>

<p>Müzenin dikkat çeken eserlerinden biri de ressam İbrahim Çallı’ya ait 1928 tarihli “Harman” tablosu. Eser, bankanın sanat koleksiyonunun önemli parçalarından biri olarak ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.</p>

<p><img alt="M A Y 7939" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-a-y-7939.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>TARİHİ KASA DAİRESİ DİKKAT ÇEKİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ana Kasa Dairesi ve kasa kapıları, dünyanın önde gelen güvenlik firmalarından Fichet tarafından binanın inşası sırasında yapılmış. Ağırlıkları nedeniyle kasa daireleri bodrum katla birlikte inşa edilirken, üst katlar daha sonra tamamlanmış.</p>

<p></p>

<p><img alt="M A Y 8580" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-a-y-8580.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>MENDERES'E AİT KİRALIK KASALAR SERGİLENİYOR</strong></p>

<p>Kiralık Kasalar Bölümü’nde Merhum Başbakan Adnan Menderes’e ait bazı kişisel eşyalar da müzede sergilenen eserler arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="20251024 152645" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/20251024-152645.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>RADYO VE SİNEMA ODASI DA BULUNUYOR</strong></p>

<p>1960’lı ve 1970’li yıllarda bankanın sponsorluğunda yayımlanan radyo programlarının dinlenebildiği Radyo Odası'nda Zeki Müren Özel Programı ve Orhan Boran’la Neşe ve Müzik gibi yayınlar bu bölümde yeniden hayat buluyor.</p>

<p><img alt="20251017 150413" class="detail-photo img-fluid" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/20251017-150413.jpg" width="800" /></p>

<p>Ayrıca küçük sinema salonunda, 1967-1989 yılları arasında sinemalarda film gösterimleri öncesi yayımlanan “Ayın Olayları” haber filmleri izlenebiliyor.</p>

<p><strong>ZİYARET BİLGİLERİ</strong></p>

<p>Ziraat Bankası Müzesi, pazartesi günleri ve resmi tatiller dışında 09.30-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.</p>

<p>Müzeye Ulus metro durağından yürüyerek ve Atatürk Bulvarı üzerinden geçen otobüs hatlarını kullanarak ulaşmak mümkün.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali YAHŞİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyenin-ilk-bankacilik-muzesi-ziraat-bankasi-muzesi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-a-y-8028-3.jpg" type="image/jpeg" length="91961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversitede yeni dönem: Yapay zekâ destekli bölümler geliyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/universitede-yeni-donem-yapay-zeka-destekli-bolumler-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/universitede-yeni-donem-yapay-zeka-destekli-bolumler-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar’ın istihdamı düşük bölümleri kapatıp “Tarım Teknolojilerine “ağırlık verileceğini açıklamasının ardından, Eğitim Uzmanı Salim Ünsal adayları nelerin beklediğini anlattı. Üniversitelerin toplam öğrenci kontenjanında son iki yılda 250 bin kişilik bir azalma yaşandığını hatırlatan Ünsal; bu yıl 40 binin üzerinde bir düşüş olursa, yerleşmenin zora girebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YÖK Başkanı Erol Özvar, iş dünyasında karşılığı olmayan bölümlerin kademeli olarak kapatılacağını, 10 üniversitede ise tarım odaklı yeni programlar açılacağını duyurdu. Henüz resmi listeler açıklanmasa da YÖK’ün bu yeni kararının 2026 sınav sürecine nasıl yansıyacağını Psikolog, Eğitim Uzmanı ve Rehberlik Ekipleri Amiri Salim Ünsal verilerle yorumladı.</p>

<p><strong>“PSİKOLOJİ, ECZACILIK VE MİMARLIK ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK BEKLİYORUZ” </strong></p>

<p>Salim Ünsal, kontenjan daralmasının bu yıl vakıf üniversitelerine yönelebileceğini belirterek şu verileri paylaştı:</p>

<p>"Kontenjan dağılımları itibariyle son 2 yıldır önceki teamüllerin aksine zaten genel bir daralmaya gidiliyor. 2024 yılında Devlet üniversitelerinin tüm ikinci öğretim programları kapatılarak 79 binlik bir azalma ile ilk kez tanışmıştık. 2025 yılında ise kapsam daha da genişletilerek bazı bölümlerde köklü kontenjan eksilmelerine gidildi ve devlet üniversitelerinde 190 bine varan kontenjan eksilmesi yaşandı. Bu azalma da nispeten öğrencilerin yüksek oranda tercih ettiği bazı programlara yansıdı. Örneğin geçen yıl Eşit Ağırlıklı puan türünde Çalışma Ekonomisinde yüzde 48, Kamu Yönetiminde yüzde 46, Hukukta yüzde 45 ve Uluslararası İlişkilerde ise yüzde 34'lük bir azalmaya gidildi. Sayısal puan türünde ise Fen Bilgisi Öğretmenliğinde yüzde 53, İlköğretim Matematik Öğretmenliğinde yüzde 34, Diş Hekimliği ve Veterinerlikte yüzde 32, Elektrik Elektronik Mühendisliğinde ise yüzde 23 oranında bir eksilme yaşandı. "dedi.</p>

<p>Kontenjan eksilme trendinin bu yıl da devam edeceğini şu ana kadar YÖK tarafından yapılan beyanatlardan anlaşıldığını vurgulayan Salim Ünsal şunlara dikkat çekti:</p>

<p>“Beklentimiz bu yıl devlet üniversitelerinden ziyade vakıf üniversitelerindeki programların kontenjanlarının eksilmesinin daha yüksek olabileceği yönünde. Mezun sayısının yüksekliği bakımından özellikle hukuk ve diş hekimliğinde eksilme devam edecekken, Psikoloji, Eczacılık ve Mimarlık gibi mezun enflasyonu yaşanan bölümlerde önemli değişikliklerin olacağını bekliyoruz."</p>

<p><img alt="" height="591" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/1775635886621.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="591" /></p>

<p><strong>YENİ AÇILAN BÖLÜMLER İŞ GARANTİSİ SAĞLAR MI?</strong></p>

<p>Üniversitelerin iş garantisi verme misyonu olmadığını vurgulayan Ünsal, piyasadaki karşılık için zamana ihtiyaç olduğunu belirtti:</p>

<p>"Üniversitelerin hiçbir programının iş garantisi verme gibi bir lüksü ve misyonu yoktur ne yazık ki. Ancak ihtiyaç analizleri, sektörler ve piyasa verilerine bakılarak bazı bölüm mezunlarına daha fazla ihtiyaç duyulacağı da bir realitedir. Akademi bünyesinde birbirinden farklı 350 üzerinde lisans 200 üzerinde ise ön lisans programları bulunuyor. Her yeni yılda ise bu çeşitlilik artıyor. Özellikle son 2 yıldır yapay zekâ, yeşil enerji ve teknoloji odaklı pek çok yeni programlar akademinin bünyesine dahil ediliyor. Çeşitlilik olarak artsa da kontenjan olarak iptal edilenlerin yanında büyük bir yekûn da oluşturmuyor bu bölümler. Bu programların piyasada karşılık bulmasının da biraz daha süreye ihtiyaç duyacağını düşünüyorum. Tüm dünyada akademik alanlar mesleklerde hızlı bir değişim ve dönüşüm var ve üniversiteler bu değişim dönüşümün ne yazık ki önünde değil hala arkasından koşmaya çalışıyor."</p>

<p><strong>2026’DA ÜNİVERSİTEYE YERLEŞMEK DAHA MI ZOR OLACAK?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ünsal, adayları bekleyen rekabet dengesini "40 bin" sınırı üzerinden açıkladı:</p>

<p>"Kontenjanlar son 2 yılda 1 milyon 89 binden 837 bine kadar geriledi. Bu sene de bu azalma trendinin sürmesini bekliyoruz. Ancak son iki yılda olduğu gibi büyük oranlı radikal bir eksilmenin yaşanmayacağını düşünüyorum. Elbette akademinin koltuk sayısının azalması rekabeti artıran bir unsur olacaktır. Lakin başvuru sayısından da 130 binin üzerinde bir azalmanın yaşandığı yıla girdik. Bu da demek oluyor ki kontenjanlarda 40 binin altında bir eksilme yaşanırsa rekabet açısından geçen yıldan farklı bir tablo çıkmayacaktır. Ancak 40 binin üstünde bir eksilme yaşanırsa bu hem rekabetin artmasını sağlar hem de yerleşme şansını biraz zora sokabilir. "</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/universitede-yeni-donem-yapay-zeka-destekli-bolumler-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-64-1.jpg" type="image/jpeg" length="59295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“İngiltere’den Ankara’ya uzanan bir meslek hikayesi”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ingiltereden-ankaraya-uzanan-bir-meslek-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ingiltereden-ankaraya-uzanan-bir-meslek-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’de 18 yıl çalıştıktan sonra Ankara’da kendi salonunu açan erkek kuaförü Mert Yılmaz, uluslararası deneyimini Türkiye’ye taşıdı. Sektördeki dönüşüme dikkat çeken Yılmaz, mevzuat eksikliklerinden çıraklık sorununa kadar birçok başlıkta önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllar İngiltere’de, özellikle Londra’da erkek kuaför salonları işleten Mert Yılmaz, edindiği disiplinli çalışma anlayışını Ankara’da kurduğu işletmeye taşıdı. Hijyen, müşteri memnuniyeti ve salon yönetimi gibi konularda uluslararası standartları benimsediklerini belirten Yılmaz, Türkiye’de erkek bakımına yönelik talebin hızla arttığını ve bu alanda profesyonelleşme ihtiyacının giderek büyüdüğünü söyledi. İngiltere ile Türkiye arasındaki en büyük farkın sistem ve standartlar olduğunu vurgulayan Yılmaz, Türkiye’de de kaliteli hizmet veren çok sayıda işletme olduğunu ancak genel anlamda standart birliğinin henüz sağlanamadığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="1536" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/sayfa-2-1-1-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SEKTÖRDE MEVZUAT VE REKABET SORUNU</strong><br />
Erkek kuaförlüğü sektöründe en önemli başlıklardan birinin mevzuat eksikliği olduğunu dile getiren Yılmaz, özellikle erkeklere yönelik güzellik hizmetlerinin önünün açılması gerektiğini belirtti. Saç ve sakal kesiminin ötesinde cilt bakımı ve lazer epilasyon gibi hizmetlere talep olduğunu ancak mevcut düzenlemelerin bu alanı sınırladığını söyledi. Öte yandan fiyat odaklı rekabetin sektörde kaliteyi düşürdüğüne dikkat çeken Yılmaz, düşük fiyat tabelalarının hem hizmet standardını zedelediğini hem de nitelikli işletmeleri zor durumda bıraktığını kaydetti.</p>

<p><strong>ÇIRAKLIK KRİZİ VE MESLEĞİN GELECEĞİ</strong><br />
Sektörün en büyük sorunlarından birinin yetişmiş eleman eksikliği olduğunu belirten Yılmaz, çıraklık sisteminin zayıflamasının uzun vadede ciddi bir boşluk yaratacağını ifade etti. Devlet desteklerinin kaldırılmasının hem esnafı hem de mesleğe adım atmak isteyen gençleri olumsuz etkilediğini dile getiren Yılmaz, “Bu işin geleceği çıraklarda” diyerek desteklerin yeniden sağlanması gerektiğini söyledi. Yapay zeka destekli saç modelleme teknolojilerinin ise mesleği tehdit etmediğini, aksine doğru kullanıldığında hizmet kalitesini artıran bir araç olduğunu vurgulayan Yılmaz, berberliğin ustalık ve deneyim gerektiren bir meslek olmaya devam edeceğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Başkent Gazetesi: Tolga ALCA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ingiltereden-ankaraya-uzanan-bir-meslek-hikayesi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/fdfdfdsgdgfhn-63-1.jpg" type="image/jpeg" length="75755"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
