<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://www.baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/ozel-haber" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 10 Jun 2026 12:17:22 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/ozel-haber"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Farabi alt geçidi açıkhava galerisine dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/farabi-alt-gecidi-acikhava-galerisine-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/farabi-alt-gecidi-acikhava-galerisine-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Farabi Caddesi alt geçidi, grafiti sanatçılarının gönüllü çalışmaları ile açık hava galerisine dönüşüyor. Alt geçitte eser üreten ve "Sprey Cini" mahlasıyla tanınan grafiti sanatçısı, "Ankara gri bir şehir değil, grileştirilmiş bir şehir. Biz de grileştirilmiş alanlara yeniden renk kazandırmaya çalışıyoruz." diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar yalnızca soluk beton yüzeyleri ve gelişigüzel karalamaları dikkat çeken Farabi Caddesi alt geçidi, bugün grafiti sanatçılarının ellerinde yeniden hayat buluyor. Yaklaşık 18 graffiti sanatçısı, alt geçidin duvarlarına eserleriyle yeniden hayat veriyor. Türkiye'nin farklı şehirlerinden sanatçıların da katıldığı çalışma tamamlandığında alt geçidin tüm duvarları ve tabanı sanat eserleriyle kaplanmış olacak.</p>

<p><img alt="" height="533" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/1000090482.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"AMACIMIZ YENİ BİR KÜLTÜR YARATMAK"</strong></p>

<p>Alt geçitte eser üreten ve "Sprey Cini" mahlasıyla tanınan graffiti sanatçısı, graffiti ile 2008 yılında tanıştığını belirterek bu sanatın kendisini özgür ifade imkânı nedeniyle etkilediğini söyledi.</p>

<p>Sanatçı, "Beni bu sanatın içine çeken şey üretimin ve ifadenin çok özgür olmasıydı. Kamusal alanlarda herkese ücretsiz ve eşit şekilde hitap edebilme düşüncesi beni büyülemişti." dedi.</p>

<p>Graffiti sanatının kendisi için yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda kamusal alanlarla kurulan bir iletişim dili olduğunu belirten sanatçı, Ankara'nın sıkça dile getirilen "gri şehir" algısına da farklı bir pencereden baktığını ifade etti.</p>

<p>"Benim için Ankara gri bir şehir değil. Buranın başkent seçilmesi tesadüf değil. Kültürü ve ekosistemi oldukça renkli aslında. Sadece grileştirilmiş bir şehir. Biz de grileştirilmiş alanlara tekrar renk kazandırmaya çalışıyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Farabi Caddesi'ndeki çalışmanın ortaya çıkış hikâyesini de anlatan sanatçı, İstanbul'da düzenlenen bir alt geçit sergisinden ilham aldıklarını söyledi.</p>

<p>"İstanbul'da bir grup sanatçı alt geçit sergisi düzenledi. Biz de onlardan ilham alarak Ankara'daki alt geçitleri değerlendirmek istedik. Amacımız bu alanları boyarken yeni bir kültür yaratmak ve bunu sürdürülebilir hale getirmek." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-7841.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>''TÜM İMKANSIZLIKLARA RAĞMEN SANATÇILAR ELİNDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIYOR''</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışma alanının fiziksel koşullarının sanatçılar açısından oldukça zorlayıcı olduğunu belirten sanatçı, buna rağmen tüm katılımcıların büyük özveri gösterdiğini anlattı.</p>

<p>"Mekân oldukça zorlu şartlara sahipti. Işık çok yetersizdi. Dışarıdan gelen güneş duvarı parlatıyordu. Alan çok dar olduğu için işleri izlemek için bile yeterli alan yoktu. Boya kokusundan şikâyet edenler de oldu. Buna rağmen her sanatçı tüm imkânsızlıklara rağmen yüksek motivasyonla elinden gelenin en iyisini yapıyor." diye konuştu.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-7818.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"TÜRKİYE'DE BU İŞİ YAPMAK HER KOŞULDA ÇOK ZOR'' </strong></p>

<p>Kamusal alanlarda üretim yapmanın beraberinde çeşitli zorluklar getirdiğini ifade eden Sprey Cini, graffiti sanatçılarının ekonomik ve sosyal açıdan önemli engellerle karşılaştığını söyledi.</p>

<p>"Türkiye'de bu işi yapmak her koşulda çok zor. Malzemeler oldukça pahalı ve hâlâ zam gelmeye devam ediyor. Evde tuval boyamak gibi değil. Fiziksel ve psikolojik olarak dayanıklı olmak gerekiyor. Her türlü insanla karşılaşabilirsiniz. Sizi şikâyet eden de olur, yoğun minnetini sunan da. Tabii kamusal alanlarda belirli kısıtlamalar var. Yüzde yüz özgür olamıyorsunuz ama sınırları zorladığımız bir gerçek. İnsanlarımız çok fazla destekçi. Polisimiz de çok anlayışlı. Ufak tefek sorunlar çıksa da insanların desteği bizi besliyor." dedi.</p>

<p>Farklı şehirlerden sanatçıların da projeye katıldığını belirten sanatçı, vatandaşlardan gelen geri dönüşlerin oldukça olumlu olduğunu ve Ankara'da graffiti kültürünün gelişeceğine inandığını ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-7876.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>''RAKUN'UN ANISINA''</strong></p>

<p>Alt geçitteki çalışmalarından birini 2024 yılında hayatını kaybeden graffiti sanatçısı arkadaşı Rakun'un anısına yaptığını anlatan Sprey Cini, eserlerinde Anadolu'nun kültürel mirasından beslendiğini söyledi.</p>

<p>"Ben kendi işlerimde genellikle Anadolu kültüründen ya da kendi hayatımdan beslenen çalışmalar üretmeye çalışıyorum. Osmanlı, Hitit, Sümer ve Yunan kültürlerinden ilham alıyorum. Alt geçitteki ilk işi 2024 yılında vefat eden graffiti sanatçısı kardeşim Rakun'u anmak için yaptım. Karşısında ise 'Güneş Doğudan Doğar' isimli çalışmam bulunuyor. Bu eser de kültürün doğudan doğduğunu ifade ediyor." dedi.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-7824.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>''ADETA SERGİ ALANINA DÖNÜŞTÜRDÜLER</strong></p>

<p>Çankaya Mahalle Muhtarı Canan Kaya ise alt geçitte daha önce de benzer bir çalışma gerçekleştirdiklerini ancak eserlerin bir şikâyet sonucu kaldırıldığını anlattı.</p>

<p>Kaya, "Orada sürekli karalamalar oluyordu. Hem illegal yazılar oluyordu hem de herkes birbirinin üstüne karalıyordu. Biz dedik ki burada bir kompozisyon oluşturalım ve bu şekilde kalsın. Ancak çalışmamız bitmeden yapılan bir şikâyet nedeniyle bütün emeklerimiz boşa gitti ve alan yeniden griye boyandı." dedi.</p>

<p>Daha sonra grafiti sanatçılarıyla yeniden bir araya geldiklerini belirten Kaya, gönüllülük esasına dayanan yeni projenin kısa sürede büyüdüğünü söyledi.</p>

<p>Kaya, "Sonra bu arkadaşlarla yollarımız tekrar kesişti. Başlangıçta birkaç kişiyle görüşüyorduk, daha sonra sayı arttı. Gönüllülük esasıyla bir araya geldiler ve burayı adeta bir sergi alanına dönüştürdüler. Çalışmalar şu an devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı'nın desteklerini aldık. İlgili birimlerle gerekli yazışmalarımızı yaptık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-7974.jpg" width="800" /></p>

<p><strong>''MAHALLE SAKİNLERİMİZLE AÇILIŞ YAPACAĞIZ''</strong></p>

<p>Çalışmaların tamamlanmasının ardından mahalle sakinlerinin de katılımıyla bir etkinlik düzenlemeyi planladıklarını söyleyen Kaya, "Bitince burada mahallelerimizin de katılımıyla bir açılış yapacağız. Bu alanı küçük bir mahalle festivaline dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Yaklaşık 18 sanatçının gönüllü katkısıyla şekillenen Farabi Caddesi alt geçidi, tamamlandığında yalnızca bir geçiş noktası değil, Ankara'nın kamusal sanat alanlarından biri olarak da dikkat çekecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Muhammed Ali Yahşi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/farabi-alt-gecidi-acikhava-galerisine-donusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/a-l-i-7947.jpg" type="image/jpeg" length="60587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deriye 25 yıldır hayat veriyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ham-deriye-25-yildir-hayat-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ham-deriye-25-yildir-hayat-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Deri işleme ve katı sanatçısı, çevresinin "Üstad-ı Kebir" olarak tanımladığı Murat Ateş, 25 yılı aşkın mesleki tecrübesiyle Ankara Kalesi’ndeki atölyesinde fabrikasyon üretime karşı el emeğiyle üretim yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yıllar Ulucanlar Sanat Sokağı’nda sürdürdüğü çalışmalarına Ankara Kalesi’nde devam eden Ateş, seri üretimden uzak, kişiye özel tasarımlarıyla sanatını icra ediyor.<br />
<br />
Deri işleme ve katı sanatı alanında 25 yıllık tecrübeye sahip Murat Ateş, Ankara Kalesi’ndeki atölyesinde üretimlerini tamamen kişisel yorumuyla gerçekleştiriyor. Kemer, cüzdan, bileklik, anahtarlık ve deri tablo gibi çok çeşitli ürünleri hiçbir şablon veya makine desteği olmadan, o anki ilhamıyla hazırlayan Ateş, yurt içi ve İrlanda başta olmak üzere 20’yi aşkın kişisel sergiye imza attı.<br />
<br />
Mesleki birikimini herhangi bir usta eğitimi almadan, gözlem ve hayal gücüyle kazandığını belirten sanatçı, fabrikasyon üretime karşı el emeğinin önemini vurguluyor. Ateş, "ikincisi gelmeyecek" olarak tanımladığı özgün çalışmalarını, kaybolmamaları adına gelecekte bir müze çatısı altında toplamayı hedeflediğini dile getiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-093614-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>"ÜRETİM ATÖLYEDE, SUNUM BURADA"</strong><br />
<br />
Deri işleme ve katı sanatı alanında Kültür Bakanlığı'na bağlı olarak çalışmalarını sürdüren Murat Ateş, mesleki serüvenini Ankara Kalesi’ndeki atölyesinde devam ettiriyor. Kendisini "deri işleme ve katı sanatçısı" olarak tanımlayan Ateş, çalışmalarını tamamen kişisel bir disiplinle yürüttüğünü belirtiyor.<br />
<br />
Ateş, hem sanatçı kimliğini hem de çalışma sistemini şu sözlerle anlattı:<br />
<br />
"Deri işleme ve katı sanatçısıyım. Kültür Bakanlığı'na bağlı çalışıyoruz. Burası bizim dükkanımız, yani mağazamız. Üretim yeri değil, üretim yeri biraz ileride, atölyemiz var. Atölyemizde üretiyoruz bunları. Eşim de burada minyatür çalışmalarını yapıyor, kendisi minyatür sanatçısıdır. Bunları atölyede üretip burada teşhir ve satış olarak sunabiliyoruz.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-093614-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>"BU İŞE GÖNÜL BAĞIYLA BAŞLADIM"</strong><br />
<br />
Murat Ateş, geleneksel deri işlemeciliğine ve katı sanatına nasıl yöneldiğini, sosyal medya üzerinden aldığı olumlu tepkilerin ve beğenilerin kendisini nasıl motive ettiğini şöyle aktardı:<br />
<br />
"Katı sanatına hobi olarak başladım. O dönem Facebook’ta paylaşıyordum, insanlar çok beğeniyordu. İnsanların o beğenisi, alkışlaması çok hoşuma gitti. O ilgi beni daha fazlasını yapmaya, kendimi geliştirmeye itti. Yani aslında bu işe o güzel tepkilerle, tamamen gönül bağıyla başladım.”<br />
<br />
<strong>"BEN MAKİNEYE KARŞIYIM"</strong><br />
<br />
Murat Ateş, ürünlerinde seri üretimden ziyade el emeğini öncelediğini vurguluyor. Makine kullanımına kesinlikle karşı olduğunu belirten sanatçı, her bir ürünün özgün olması gerektiğine inanıyor ve bu bakış açısını "kişiye özel" yaklaşımıyla bütünleştiriyor. Ateş, eşinin minyatür alanındaki çalışmaları haricinde, deri işleme sürecindeki tüm emeğin kendisine ait olduğunu ve bu işe kimsenin müdahil olmadığını vurgulayıp şunları ekledi:<br />
<br />
"Hepsi el yapımı, gerçek deri ve kişiye özel ürünler. Biz makine kullanmıyoruz, ben makineye karşıyım. Yani alışılmış bir kemer değil, farklı bir kemer; bir bileklik değil, farklı bir bileklik. Yani hepsinin bir ruhu var. Ben kendim yapıyorum. Çalışanım yok, yani rahatlıkla söyleyebilirim benim işime kimsenin eli değmez".</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-09-at-093613.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><br />
<br />
<strong>"SANATÇI RUHUNU YİTİRMEDİK"</strong><br />
<br />
Ateş, mağazasındaki ürün çeşitliliğini ve kariyeri boyunca açtığı 27 kişisel sergiyi şöyle özetledi:<br />
<br />
"Kemerler var, cüzdanlar var, bileklikler var, anahtarlıklar var, kalemlikler var. Ya sayamayacağım bir sürü bir şey var. Deri tablolar var mesela burada, deri tabloları da ben yapıyorum. Bunlar da ilktir, hepsi el yapımıdır. Bu konu hakkında da benim zaten 27 tane kişisel sergim var. Zamanında işte Dolmabahçe Sarayı'nda açtık, Topkapı Sarayı'nda açtık, Beylerbeyi Sarayı'nda, İrlanda'da açıldı, daha sonra işte Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde açtık.”<br />
<br />
<strong>"TASARIMLARIMIZIN BİR RUHU VAR"</strong><br />
<br />
Ulucanlar'daki 12 yıllık çalışma sürecinin ardından 3,5 yıl önce Ankara Kalesi'ne yerleşen Ateş, üretim disiplinini ve ham maddeye yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:<br />
<br />
"Natürel deri. Yani boyasız deri alıyoruz. Ondan sonra işleniyor. Neye karar verirsek; kemer mi yapacağız, kemere göre kesilir. Kenarları düzeltilir, daha sonra üstüne şekil... O kafadandır. Hepsi kafadan. Yani belli bir şeklimiz yoktur. O an spontane ne gelirse... Tasarımcı oluyorsunuz orada. Ne kadar da ticari olsak da sanatçı ruhumuzu yitirmedik.”<br />
<br />
<strong>"USTAM YOK, HER ŞEYİ KENDİM ÖĞRENDİM"</strong><br />
<br />
Sanatçı ruhunu zanaatla birleştiren Ateş, deri işleme ve katı sanatında herhangi bir ustası olmadığını, bu noktaya tamamen kişisel çabasıyla geldiğini belirtiyor.<br />
<br />
Ateş, kendi gelişim sürecini şu sözlerle özetledi:<br />
<br />
"Rahatlıkla söyleyebilirim, benim bir ustam yok. Deri konusunda da bir ustam yok, katı sanatı konusunda da bir ustam yok. Katı sanatına amatörce, hobiyle başladım ama insanlar ilgisini çekince profesyonel duruma geçtik. Sergi düşünüyorum da artık Ankara'da sergi salonu bulmakta zorlanıyoruz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ham-deriye-25-yildir-hayat-veriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-09t101310390.jpg" type="image/jpeg" length="38306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da sinek sorunu büyüyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-sinek-sorunu-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-sinek-sorunu-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın birçok ilçesinde son günlerde artan sinek yoğunluğu, vatandaşların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Özellikle sıcak havaların etkisini artırmasıyla birlikte sinek sayısında gözle görülür bir artış yaşandığı belirtiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kent sakinleri, parklar, bahçeler ve açık alanlarda vakit geçirmenin zorlaştığını ifade ederken, bazı mahallelerde evlerin içine kadar giren sineklerin rahatsızlık yarattığını söylüyor. Vatandaşlar, belediyelerin ilaçlama çalışmalarını artırmasını talep ediyor.<br />
<br />
Uzmanlar ise sinek popülasyonundaki artışın sıcaklıklar, durgun su birikintileri ve çevresel koşullarla ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor. Düzenli temizlik, atıkların uygun şekilde bertaraf edilmesi ve su birikintilerinin önlenmesi gibi tedbirlerin sineklerle mücadelede önemli olduğu vurgulanıyor.<br />
<br />
Ankara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, kent genelinde ilaçlama çalışmalarının sürdüğünü ve gelen şikâyetlerin değerlendirildiğini belirtti. Yetkililer, vatandaşların sinek yoğunluğunun görüldüğü bölgeleri ilgili birimlere bildirmelerinin mücadele çalışmalarına katkı sağlayacağını ifade etti.<br />
<br />
Sinek sorununun özellikle yaz aylarında daha belirgin hale geldiğini belirten uzmanlar, hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların ortak çabasıyla sorunun etkilerinin azaltılabileceğini dile getiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-sinek-sorunu-buyuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-08t093953153.jpg" type="image/jpeg" length="30046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Kalesi 13-14 Haziran şenliklerine hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kalesi-13-14-haziran-senliklerine-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kalesi-13-14-haziran-senliklerine-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kalesi’nde tarihin, kültürün, sanatın, turizmin başkenti olmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla Ankara Kent Konseyi’nin öncülüğünde 13-14 Haziran tarihlerinde “Ankara Kalesi Sanat ve Şenlik Günleri” düzenlenecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuya ilişkin <a href="http://www.baskentgazete.com.xn--trye-w96a/" rel="nofollow" target="_blank">www.baskentgazete.com.tr’ye</a> değerlendirme yapan Ankara Kent Konseyi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve AKK Ankara Kalesi Çalışmaları Meclis Başkanı Şevket Bülent Yahnici, tüm Ankaralıları “Ankara’nın kalbi Altındağ” diyerek,  herkesi davet ettiklerini söyledi.</p>

<p>“Ankara Kalesi Sanat ve Şenlik Günleri”nin 13-14 Haziran 2026 tarihleri arasında Ankara Kent Konseyi Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi (Kale Meclisi) öncülüğünde Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı, Altındağ Kültar Dairesinin de desteği ile gerçekleştirileceğini dile getiren Yahnici, “Soroptomist dostlarımız ‘kadın el emeği sergi ve standlarını’ organize edecekler. Ankara Kulübü Seymen ve Bacıerenleri bizlerle olacaklar” dedi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-gorsel-2024-11-19-saat-195515-48ea328d.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>ANKARAYI TANITMA VAKFI BİNASI AÇILIYOR</strong></p>

<p>Etkinlik kapsamında Ankaralılar ve Ankara’yı Tanıtma Vakfı binasının 13 Haziran düzenlenecek bir protokol töreni ile açılacağını anlatan Yahnici, İstek Sokak’taki Vakıf bina girişinde “Ankara’nın 5 Beyazı ve Ankara’nın 10 Meyvesi” sergilerinin düzenleneceğini söyledi. Yahnici ayrıca, etkinlik bileşenleri arasında yer alan Gökyay Satranç, Koç ve Erimtan Müzeleri, Karagöz Müzesi ile Emin Antik Sanat Merkezi’nde söyleşiler ve diğer etkinlikler sunulacağını kaydetti.</p>

<p>Ayrıca, Gordion Vakfı, Sakaryamm Derneği’nin de etkinliklere katkı verecğini dile getiren Yahnici, “Önceki yıllarda büyük ilgi ve katkılar sağlayarak Kale Festivallerinde büyük yardımlarını gördüğümüz SCA Müzik Vakfı sürpriz korolarıyla şenliğe katılacak. Velhasıl Ankara ve Kale sevdalılarına sevecekleri, hoş vakit geçirecekleri sanatla dolu, ‘şenlikli’ iki gün geçirtebilmenin planını yapmaktayız” sözleriyle anlattı.</p>

<p><strong>OTOPARK SORUNUNA DİKKAT</strong></p>

<p>Yahnici son olarak da etkinliklere katılacak Ankaralılar için bir uyarıda da bulundu. Yahnici, “Yine trafik problemi olacağı için Ankaralı dostlar araçlarını, Kale altındaki müze, müze yokuşu ve yeni otopark alanı ile Samanpazarı tarafında Altındağ Belediyesi ve çarşı park mekanlarına bırakarak gelmelerini tavsiye ediyorum” dedi.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-gorsel-2024-11-19-saat-195649-466ae23c.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>ETKİNLİKLER….</strong></p>

<p>Ankara'nın tarihi merkezlerinden Ankara Kalesi’nin haziran ayında kültür ve sanat alanında yaklaşık 40 etkinliğin yer aldığı programda konserlerden çocuk gösterilerine, atölyelerden sergilere kadar birçok organizasyon Başkentlilerle buluşacak. Bazı etkinlikler ücretsiz olarak düzenlenirken, belirli programlar için rezervasyon veya bilet uygulaması yapılacak.</p>

<p><img alt="" height="720" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-gorsel-2024-11-19-saat-195650-d39212b6.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<p><strong>ANKARA KALE ŞENLİKLERİ’NDE İKİ GÜNLÜK YOĞUN PROGRAM</strong></p>

<p>Etkinlik takviminde kortej yürüyüşleri, sahne gösterileri, çocuk oyunları, konserler, söyleşiler, sergiler ve atölye çalışmaları yer alıyor. Ayrıca kadın üreticilerin katılımıyla kurulacak Kadın El Emeği Pazarı da ziyaretçileri ağırlayacak.</p>

<p><img alt="" height="1350" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-07-at-093935.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1080" /></p>

<p><strong>KORTEJ YÜRÜYÜŞÜYLE BAŞLAYACAK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>13 Haziran Cumartesi günü program, saat 12.00’de Derman Eczanesi önünden başlayacak kortej yürüyüşüyle açılacak. Katılımcılar Ankara Kalesi Meydanı'na kadar yürüyerek şenliğin başlangıcına eşlik edecek.</p>

<p>Aynı gün saat 14.30’da Ankaralılar ve Ankara'yı Tanıtma Vakfı tarafından açılış programı düzenlenecek. Açılışta Seğmen ve Bacıeren gösterileri de sahnelenecek.</p>

<p><strong>ÇOCUK ETKİNLİKLERİNDEN KONSERLERE GENİŞ İÇERİK</strong></p>

<p>Kale Meydanı’ndaki sahne programında her iki gün boyunca Kent Orkestrası konserleri, mehter gösterileri, Karagöz-Hacivat gösterileri ve çocuklara yönelik "Minik Bulut Minnak" adlı tiyatro oyunu yer alacak. Cumartesi günü ayrıca meddah gösterisi düzenlenecek. Pazar günkü programda ise Daphne Kadın Korosu sahne alacak.</p>

<p><strong>ANKARA KALESİ’NDE SÖYLEŞİ VE SERGİLER DE YER ALACAK</strong></p>

<p>Şenlik programında kültürel içerikler de dikkat çekiyor. Cumartesi günü Emin Antik Sanat Merkezi’nde Sakaryamm Derneği ve Gordion Vakfı iş birliğiyle "Antik Çağ'dan Sakarya'ya; Düğümün Çözüldüğü Yer" başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p>Pazar günü ise Rahmi Koç Müzesi’nde “Ankara ve Ankara Kalesindeki Geleneksel Evlerin Mimari Elemanları Yapım Teknikleri ve Evlerden Örnekler" konulu söyleşi düzenlenecek. Her iki gün boyunca "Ankara'nın Beş Beyazı" ve "Ankara'nın On Meyvesi" sergileri ziyaret edilebilecek. Ayrıca Gordion Vakfı'nın hazırladığı antik obje ve tasarım ürünleri sergisi de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.</p>

<p><img alt="" height="900" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/i-m-g-20250124-w-a0024.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>MÜZE ETKİNLİKLERİNDE KONTENJAN VE REZERVASYON ŞARTI</strong></p>

<p>Şenliğin son gününde müzelerde özel etkinlikler de yapılacak. Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nde saat 11.00’de 60 kişilik kontenjanla satranç turnuvası gerçekleştirilecek.</p>

<p><img alt="" height="908" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/i-m-g-20250504-w-a0006.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2016" /></p>

<p>Erimtan Müzesi’nde ise saat 13.00’te rehberli tur düzenlenecek. Bu etkinlik için 25 kişilik kontenjan ayrıldığı ve önceden rezervasyon yapılması gerektiği açıklandı. Ankara Kale Şenlikleri, iki gün boyunca tarihi dokunun içinde kültür, sanat ve eğlenceyi bir araya getirerek ziyaretçilere kapsamlı bir etkinlik programı sunacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kalesi-13-14-haziran-senliklerine-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-07t125259231.jpg" type="image/jpeg" length="63927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'dan bir 'Megastar' geçti]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaradan-bir-megastar-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankaradan-bir-megastar-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koç Holding'in 100. yıl kutlamaları kapsamında Ankara'da sahne alan Megastar  Tarkan, yağmura rağmen çok sayıda Başkentliye unutulmaz bir gece yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara dün gece unutulmaz bir geceye şahitlik etti.Koç Holding'in 100. yıl kutlamaları kapsamında Ankara'da sahne alan Megastar Tarkan binlerce Ankaralıyı şarkılarıyla coşturdu.</p>

<p><strong>KOÇ HOLDİNG'E TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı konserde yağan yağmura rağmen alanı dolduran Tarkan hayranları onu yalnız bırakmadı. Tarkan, 100. yılını kutladığı Koç Holding'e, kendisini Başkentlilerle bir araya getirdiği için teşekkür etti. Alana gelen binlerce kişiye yağmurluk ve su dağıtımı yapıldı.</p>

<p><strong>YAĞMURA RAĞMEN SAHNE PERFORMANSI DÜŞMEDİ</strong></p>

<p>Sahneden hayranlarına seslenen Megastar, hem zeminin kayganlığına dikkat çekti hem de gökyüzüne dönerek, 'Ya yağma be yağmur, yağma gözünü seveyim' sözleriyle seyirciyi güldürdü. 'Yerler biraz kaygan. Tuhaf yürürsem şaşırmayın. 'Ne olmuş bu Tarkan'ın hareketlerine?' demeyin yani.' şeklinde konuşan Tarkan bir süre sonra şovuna yağmurlukla devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alanı göremeyen birçok vatandaşta konseri evinin balkonundan izledi. 3 saat boyunca sahnede canlı performans gösteren Tarkan konser bitiminde hayranlarınin 'Bir daha' isteğini kırmayarak iki şarkı daha seslendirerek geceyi noktaladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel DİLEK MANAVBAŞI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür-Sanat, Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaradan-bir-megastar-gecti</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/trkn.png" type="image/jpeg" length="65252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selanik Caddesindeki üst geçit tamamen kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/selanik-caddesindeki-ust-gecit-tamamen-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/selanik-caddesindeki-ust-gecit-tamamen-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kızılay'da, Ziya Gökalp Caddesi ile Selanik Caddesi'nin kesişiminde yer alan yaya üst geçidi tamamen kaldırıldı. Üst geçidin yıkılması, 2020 yılındaki yapısal söküm ve hukuki süreçlere dayanıyordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ekonomik ömrünü tamamladığı gerekçesiyle üst geçidi sökmek istemiş, ancak geçidin ayaklarında faaliyet gösteren döviz bürosu gibi işletmeler konuyu yargıya taşımıştı. İdare Mahkemesinin aldığı yürütmeyi durdurma kararının kalkmasının ardından, belediye ekipleri üst geçidin ana gövdesini ve beton kısımlarını sökerek geçidi kullanıma kapatmıştı.</p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 20.52.57 (1)" height="1128" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-205257-1.jpeg" width="2000" /></p>

<p>Geçtiğimiz Perşembe akşam saatlerinde kalan bölümü için söküm çalışmaları başlatıldı. Cuma öğlen saatlerinde üst geçidin kalan kısmında da kaldırma işlemi tamamlandı.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 20.52.56 (2)" height="1128" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-205256-2.jpeg" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>ÜST GEÇİDİN ORTASI SÖKÜLDÜ</strong></p>

<p>Üst geçidin orta kısmı Şubat 2020 tarihinde sökülmüştü. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), esnafın İdare Mahkemesi’nden aldırdığı yürütmeyi durdurma kararı kaldırılınca, ekipler Kızılay Ziya Gökalp ve Selanik caddeleri kesişimindeki üst geçidin ortasını sökmüştü.</p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 05 At 20.52.57" height="1134" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-205257.jpeg" width="2016" /></p>

<p>Geçidin ana girişine demir bariyerler konulmuş, merdiven çıkışlarına da şerit çekilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Esnaf o tarihlerde yargı süreci devam ederken söküm yapıldığını savunmuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit SARAÇOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/selanik-caddesindeki-ust-gecit-tamamen-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/kapak-haber-1.jpg" type="image/jpeg" length="86263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Çocukların hayal gücü yazarlığımı besliyor”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/cocuklarin-hayal-gucu-yazarligimi-besliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/cocuklarin-hayal-gucu-yazarligimi-besliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitimci-Yazar Nurdan Kıyar, çocuklarla iç içe geçen meslek hayatının yazarlık serüvenini beslediğini belirterek, eserlerinde öğrencilerinin hayal gücü ve merakından ilham aldığını söyledi. Çocuk edebiyatında nitelik ve değerler eğitiminin önemine dikkat çeken Kıyar, yeni çocuk kitapları ve ebeveynlere yönelik bir rehber kitap hazırlığında olduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitimci-Yazar Nurdan Kıyar, çocuklarla kurduğu güçlü bağın hem eğitimcilik hem de yazarlık kimliğini şekillendirdiğini belirterek, öğrencilerinin dünyaya bakış biçimlerinin eserlerine yön verdiğini söyledi. Çocukların meraklı yapıları, yaratıcı düşünceleri ve günlük yaşamda kullandıkları özgün ifadelerin hikayelerine ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Kıyar, yazdığı karakterlerde ve kurguladığı olaylarda çocuklardan edindiği gözlemlerin önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İÇERİK VE PEDAGOJİK HASSASİYET ÖNEM TAŞIYOR”</strong></p>

<p>Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmanın en etkili yolunun rol model olmak olduğunu vurgulayan Kıyar, ailelerin ve öğretmenlerin kitap okumayı bir zorunluluk değil, keyifli bir etkinlik olarak sunması gerektiğini dile getirdi. Kitaplarında özgüven, paylaşma, sabır ve empati gibi değerleri merkeze aldığını belirten Kıyar, çocuk edebiyatında özgünlük, nitelikli içerik ve pedagojik hassasiyetin büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p><strong>“EBEVEYNLERE YÖNELİK YENİ BİR KİTAP GELİYOR”</strong></p>

<p>Çocukların gelişiminde sosyal becerilerin temel rol oynadığını ifade eden Kıyar, müzik ve edebiyatın öğrenme süreçlerini destekleyen güçlü araçlar olduğunu söyledi. Yeni projeleri hakkında da bilgi veren Kıyar, yayımlanma aşamasında üç yeni çocuk kitabının bulunduğunu, çocukların bilişsel gelişimlerine yönelik etkinlik kitabı ile ebeveynlere rehberlik edecek yeni bir eser üzerinde çalıştığını açıkladı.</p>

<p>Devamı için<a href="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/05-06-2026-gazete.pdf" rel="nofollow"><strong> tıklayınız. </strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Başkent Gazetesi: Tolga ALCA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/cocuklarin-hayal-gucu-yazarligimi-besliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-05t105215862.jpg" type="image/jpeg" length="84338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[RadyONKO podcast serisi kanser farkındalığını artırdı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/radyonko-podcast-serisi-kanser-farkindaligini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/radyonko-podcast-serisi-kanser-farkindaligini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda kanser farkındalığını artırmak ve doğru bilgiye erişimi güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren Kanserle Dans Derneği, Spotify üzerinden yayınlanan RadyONKO podcast serisi alanında uzman hekimlerin katılımıyla kanserle ilgili güncel, bilimsel ve güvenilir bilgileri toplumla buluşturdu. Kanserle Dans Derneği Başkanı Sevil Gürkan podcast serisi ile ilgili Başkent’in sorularını yanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="S E V I L G U R K N8" height="717" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/s-e-v-i-l-g-u-r-k-n8.JPG" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Gürkan, hekimlerle gerçekleştirilen podcast serisi ile kanserin önlenmesi, erken teşhis, tedavi süreçleri ve hasta psikolojisi gibi başlıklarla topluma güvenilir ve bilimsel içerik sunduğunu aktardı.</p>

<p>Gürkan, “Yayınlanan içeriklerde yalnızca hastalık değil, hastalıkla birlikte tüm bileşenleri de kapsayan içerikler yer alıyor. Uzman hekimlerden, araştırmacılara, hastalardan hasta yakınlara kadar farklı alanlarda isimler deneyimlerini paylaşacak. Spotify üzerinden yayınlanan RadyONKO podcast serisi ‘kanserle dans edenlerin sesi’ oluyor. Podcast serisinin yalnızca hastalara değil, toplum genelinde de kanser farkındalığını artırdığını, empati duygusunu güçlendirdiğini ve hastalıkla ilgili önyargıların azalmasına katkı sunduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.</p>

<p>Detaylar için <a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetesi-914"><strong>tıklayınız.</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ - Zehra ŞAHİNDOKUYUCU</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/radyonko-podcast-serisi-kanser-farkindaligini-artirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/haber-ana-2026-06-04t161148900.png" type="image/jpeg" length="10416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da 2. motosiklet ve bisiklet fuarı kapılarını açtı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-2-motosiklet-ve-bisiklet-fuari-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-2-motosiklet-ve-bisiklet-fuari-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zümrüt Fuarcılık tarafından düzenlenen MOTOBIEX'26 Ankara Motosiklet ve Bisiklet Fuarı, Anfa Altınpark Fuar Merkezi’nde başladı. 4-7 Haziran tarihleri arasında sürecek fuar, motosiklet ve bisiklet tutkunlarını sektördeki son yeniliklerle bir araya getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara'nın motosiklet ve bisiklet dünyası, kapsamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor. Anfa Altınpark Fuar Merkezi'nde kapılarını açan etkinlikte; motosiklet, bisiklet, elektrikli araçlar ve aksesuar grupları sergileniyor. Ziyaretçiler, test sürüşü ve ürün inceleme alanlarıyla sektörel yenilikleri keşfetme fırsatı buluyor.</p>

<p>Fuar, sektördeki yenilikleri sergileyerek tutkunları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Organizasyonun hedeflerine ve sektöre dair değerlendirmeler yapan Zümrüt Fuarcılık ekibinden Alperen Ünal, etkinliğin Ankara’daki önemine ve sektöre yansımalarına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/alperen-unal.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>BAŞKENTTE MOTOSİKLET TUTKUNLARINI BULUŞTURAN FUAR</strong></p>

<p>Alperen Ünal, pandemiyle birlikte yükselen motosiklet ve kamp-karavan ilgisine yönelik bu etkinliği düzenleme amaçlarını şöyle anlattı: "Şu an ikincisini düzenlediğimiz motosiklet fuarımız var. Çeşitli illerden hem katılımcılarımız hem ziyaretçilerimiz geliyor. Ankara’da biliyorsunuz çok fazla ihtisas fuarı olmuyor. Biz bu ihtisas fuarlarını bu alanda geliştirmeye çalışıyoruz. Biz zaten çeşitli farklı alanlarda organizasyon yapıyoruz hem motosiklet hem kamp karavan hem tarım alanında hem mobilya alanında hem de kitap olsun; çeşitli alanlarda fuarlar düzenliyoruz. Bu 2-3 sene önce pandemiyle birlikte artan hem kamp karavan sektörü hem de motosiklet sektörü özel ilgi çekmeye başladı. İlgi çekmeye başlayınca bunun fuar olabileceğini düşündük ve yapmaya karar verdik.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-04-at-130946-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>FUARDA TEST SÜRÜŞÜ DENEYİMİ</strong></p>

<p>Fuarın Ankara'daki sosyal etkinlik ihtiyacına nasıl yanıt verdiğini değerlendiren Alperen Ünal, organizasyonun sektördeki yerine ve katılımcı yapısına dair şu ifadeleri kullandı: “Buradaki ürünlerin hepsi başka firmaların. Bizim burada kendi ürünümüz yok. Biz sadece organizasyonu düzenliyoruz. Bazı mesela İstanbul’da çeşitli yerlerde fuar oluyor. Her fuarda her zaman, her yıl firmalar değişebiliyor. Bu fuarda da öyle. Mesela geçen sene katılan firmaların bazıları yok, yeni gelen firmalar var. O şekilde değişiklik gösterebiliyor. Yüzde 90 tanıtım yapmak buraya, çünkü burada yaklaşık 30 bin-40 bin ziyaretçi ağırlıyoruz fuar boyunca. Hem tanıtım oluyor hem de satış yaptıklarından insanlar mutlu oluyor tabii ki."</p>

<p>Fuar süresince ziyaretçilere sunulan deneyim alanlarının yoğun ilgi gördüğünü belirten Ünal, etkinlik detayları hakkında ise şunları ekledi: "Ziyaretçiler genel olarak Ankara’da böyle etkinliklerin yapılmasından çok genel olarak memnunlar. Çünkü çok fazla Ankara’da yapılabilecekleri bir etkinlik yok. O yüzden çok yoğun ilgi gösteriyorlar. Test sürüşü yapabiliyorlar. Dışarıda alanımız var ona özel. Hem 'redline' dediğimiz olay yapabiliyoruz iç alanda hem de test sürüşüne çeşitli etkinliklerimiz oluyor. Bütün motorları deneyemiyorlar tabii ki ama firmanın özel sağladığı motorları deneyebiliyorlar.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/murat-oner.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /><strong>"ANKARALININ BU FUARA İHTİYACI VAR"</strong></p>

<p>Ankara Moto Crazy firmasının sahibi Murat Öner, fuar alanında Peugeot, Shad ve Shoei gibi önemli markaların bayisi olarak yer aldıklarını belirterek, Ankara'daki motosiklet tutkunları için bu tür organizasyonların önemine dikkat çekti. Geçen yıl da fuarda yer aldıklarını hatırlatan Öner, Zümrüt Fuarcılığa teşekkürlerini ileterek şunları söyledi: "Ankara’nın bence böyle bir şeye ihtiyacı var. Ankaralının da motosikletleri yerinde görme, ekipmanları yerinde görme olanağı olmalı. Tabii, fuar olduğu için kampanya fiyatları da onlara etki ediyor. Herkes sevgiyle motor sürsün.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-2-motosiklet-ve-bisiklet-fuari-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-04t135626789.jpg" type="image/jpeg" length="23860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Atalay: Göçlerle gelen toplumsal travmaları fırçaya yansıttı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-atalay-goclerle-gelen-toplumsal-travmalari-fircaya-yansitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-atalay-goclerle-gelen-toplumsal-travmalari-fircaya-yansitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Nilüfer Atalay, 18’nci yüzyıldaki göçler, yaşanan zulümlerin toplumda yarattığı travmaları tablolarına döktüğünü dile getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanyol Engizisyon Mahkemesi’nin ‘duymuştum’, ‘tahminime göre’ şeklindeki iftiralarla eziyet çeken Ines’in yaşadıklarını, Sanatçı Kadınlar Derneği üyesi 13 sanatçının “Goya’nın Hayaletleri” adlı eseri ile günümüze taşınıyor.</p>

<p>Ankara Kalesi’nde sanatseverlerin uğrak yeri Emin Antik Sanat Merkezi’ndeki sergi Haziran ayı ortalarına kadar Ankaralı sanatseverler tarafından izlenebilecek.</p>

<p>İspanyol Engizisyonu, Napolyon Savaşları, bir keşiş ve bir tüccarın kızı ve bunların Francisco Goya'yı nasıl etkilediğinin öyküsü 2005 yılında sinemaya uyarlanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Filmden enstalasyonlar arasında sanatçı Nilüfer Atalay’ın da çalışmaları yer alıyor. Goya’nın yaşadıklarından yola çıkarak günümüzde kendi travmaları tablolarıma yansıtmak istediğini dile getiren Atalay, “O dönemlerde de yoğun göçler oluyordu, bugün de göçler oluyor. Ben göçleri takip ettim. Bu yaşanan bireysel ve toplumsal travmaları tablolarıma yansıtmak istedim” diyor.</p>

<p><strong>BİR İNSANLIK TRAJEDİSİ: GÖÇ</strong></p>

<p>Francisco Goya 1746-1828 yılları arasında yaşadı. Dönemin muktedirleri tarafından insanların dünyasını cehenneme çeviren uygulamalar, onun yaşadığı topraklarda da hükmünü sürdürüyordu. Goya, yaşanan zalimliklere kayıtsız kalmamış ve bu karanlık dönemi eserlerine yansıtmıştır. Sergimizin çıkış noktasını oluşturan Goya’nın Hayaletleri filmi, 18.yüzyıl Avrupa’sının karanlık yüzünü, savaşın dehşetini, engizisyon mahkemelerini, katı Hıristiyanlık uygulamalarını Goya’nın tanıklığında bize aktarır. Muktedirler değişse de zulüm hep aynı; günümüzde de yaşanmakta olan savaşların, yıkımların, reva görülen haksızlıkların sonuçlarından doğan göçler, bireysel ve toplumsal travmalara neden olmaya devam ediyor...</p>

<p><strong>NİLÜFER ATALAY KİMDİR?</strong></p>

<p>Ankara’da doğdu. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransızca bölümünden mezun oldu. Kayıhan Keskinok Atölyesinde resim eğitimi aldı. 7 kişisel sergi açtı. Birçok karma sergi, etkinlik, fuar, çalıştay ve organizasyona katıldı. 2007 yılında Kültür Bakanlığı, Şefik Bursalı 7. Resim Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü ve pek çok resim yarışmasında sergileme aldı. Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRHD) ve Sanatçı Kadınlar Derneği (SKD) üyesidir. Çalışmalarını Ankara’da kendi atölyesinde sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-atalay-goclerle-gelen-toplumsal-travmalari-fircaya-yansitti</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-03t105548885.jpg" type="image/jpeg" length="67052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkan Özden'den "Pırıltı Peşinde" sergisi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkan-ozdenden-pirilti-pesinde-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkan-ozdenden-pirilti-pesinde-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ressam Türkan Özden'in "Pırıltı Peşinde" başlıklı üçüncü kişisel sergisi, 1 Haziran’da Ankara İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde açıldı. 19 Haziran’a kadar sürecek sergide sanatçı, saksağanlar ve hurda figürleri üzerinden modern insanın para hırsı ve yaşam döngüsünü ele alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ressam Türkan Özden, "Pırıltı Peşinde" başlıklı üçüncü kişisel sergisinde, gözlemlediği saksağan kuşlarının pırıltılı nesnelere düşkünlüğü ile insanların para hırsı arasında kurduğu benzerliği işliyor. Özden, Sümerlerden günümüzdeki Bitcoin’e kadar uzanan para imgelerini, kaza sonrası geriye kalan hurda parçalarıyla birleştirerek modern hayatın "para gürültüsünü" eleştiriyor.</p>

<p><strong>“HURDAYA DÖNMEDEN FRENE BASMALI" </strong></p>

<p>Gazi Üniversitesi Resim Bölümü mezunu olan ressam Türkan Özden, üçüncü kişisel sergisi "Pırıltı Peşinde" ile ilgili şunları söyledi:</p>

<p>"Bu, üçüncü kişisel sergim. Daha önce soyut resimler üzerine araştırma ve tez yazmıştım, onunla ilgili bir sergim olmuştu. 2022'de de Art Ankara'da Mask Sanat Galerisi ile bir sergimiz oldu. Şimdi de 4 kat sonra İsmail Altınok Sanat Galerisi'nde resim sergim dün açıldı. Gelen herkese teşekkür ederim."</p>

<p></p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 02 At 18.04.52" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-02-at-180452.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p>Sanatçı, çalışmalarında saksağan kuşlarının pırıltılı nesnelere olan ilgisi ile insanların para hırsını birleştiren bir anlatı kuruyor. Ölüm ve yaşam döngüsünü hurda parçaları ve yoğun mavi-turkuaz renklerle tuvale yansıtan Özden, kompozisyonlarının temelini şöyle anlattı:</p>

<p>"Burada saksağan kuşları ve hurdalar üzerinden ve saksağan yaşamı ile insanların yaşamındaki ortak noktalar, ışıltının peşinde olmaları, pırıltının peşinde olmaları üzerinden ve hayatın sonunda da bu hayatın devamında da ölümün beklediğini hurdalarla ifade ederek mavi, turkuaz renkleriyle resimlerimi, kompozisyonlarımı oluşturuyorum.”</p>

<p><strong>"HAREKET VE DURUŞLARIN EŞLEŞMESİ”</strong></p>

<p>Sanatçı, resimlerindeki figürleri oluştururken saksağanların doğal hareketlerinden ve gözlemlerinden yola çıkıyor. İnsan ve doğa arasındaki bu benzerliği bir hikâyeye dönüştürdüğünü belirten Özden, kompozisyonlarının ilerleyişini şöyle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Her bir hareket, her bir duruş, her bir pik hareketi, çizgi hareketi, saksağanlarda gördüklerim ve insanlarda gördüklerimin eşleşiyorlar. Oralardan yola çıkarak kompozisyonlarımı, figürlerimi, konularımı ilerletiyorum. Bir hikâye anlattım; bazı yerlerde bu uçuyorlar, coşuyorlar, bazen kırılmalar oluyor. Bazen geçmeye çalışıyorlar, bazen kırmızının içindeler. Bazı saksağanlar kırmızılar, insanlar gibi bazen de değişik renklerde olabiliyorlar. Her insan farklı. Aşağıdaki hurdaların içinde de bazen böyle harita gibi görüntüler var, yani burası kendi memleketimiz, Türkiye'nin dünyada yer aldığı alan olduğunu resimlerde böyle fonda kullanıyorum onları.”</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 06 02 At 18.04.51" height="1950" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-02-at-180451.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2600" /></strong></p>

<p><strong>“MIZRAK UÇLARI VE YAŞAMIN YÖNÜ" </strong></p>

<p>Sanatçı, resimlerinde kullandığı mızrak ucu figürleriyle yaşamın yönünü ve sürekliliğini vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>"Mızrak uçları var figür olarak. Bunlar hayatın yönünü daha çok ifade ediyor. Yaşam devam ettiği için genelde yukarıda ifade ediyor. Bazen stabil yaşamlarımızda olduğu için stabili de alıyoruz. Üçlü resimlerde de üçlü resim ve üçlü bir diktelikleri çok kullanmıştım, teknikte de çok var. Sempre diyorlar buna. Bu da böyle özel bir anlamı da var genellikle. Tekli resimler, ikili resimler ve üçlü kompozisyonlardan oluşuyor genellikle.”</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 06 02 At 18.04.52 (2)" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-02-at-180452-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>ŞEHİRLİ SAKSAĞANLARIN GÖZLEMCİ DÜNYASI</strong></p>

<p>Saksağan kuşlarının günlük hallerini uzun süre gözlemleyen Özden, bu kuşların insanlarla olan ilginç etkileşimini ve karakterlerini şöyle aktardı:</p>

<p>"Saksağanlar uzun süredir evimin karşısında yuvaya yerleşti. Bir gün bir saksağan gözümün önünde kırmızı bir kurdeleyi alıp gidiyordu. Bunlar şehirli hayvanlar, ben de şehirde yaşıyorum. Şehirde gözümün önünde bu kadar dolaşmaları, kendilerini resimlerime dahil etti. Bir iki çalışma yaparken baktım ki insanlar ne yapıyorsa onları yapıyorlar, çok zekiler. Kediler bile korkuyor bunlardan. Kendi kendilerine resimlerimin alanlarına, belki de bilerek girmeye başladılar."</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 06 02 At 18.04.52 (3)" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-02-at-180452-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>“İNSANIN EN ÖNEMLİ NOKTASI GÖZ”</strong></p>

<p>Sanatçı, resimlerinde sıklıkla kullandığı dairesel hareketleri ve gözün anatomik yapısını evrensel bir bağlamda ele alıyor. Özden, eserlerindeki bu biçimsel tercihi şu sözlerle açıkladı:</p>

<p>"İnsanın en önemli yeri kafası, kafanın da en önemli yeri gözüdür. Gözümüz tam bir daire ve ışıltılı; bu dairesel hareket gözümüzde de var. O yüzden onlar birer göz olarak da algılanabilir. Ayrıca dünya da sudan oluşuyor; ışıltılı, pırıltılı ve dairesel bir hareket içinde. Bunlar yer yer dünyayı da simgeliyor olabilir. Yani bütün her şeyin merkezi gibi... İnsanın en önemli noktası göz olduğu için ve dünyada yaşadığımız için dünya, göz ve onlar; hepsi orada birleşiyor, eşleşiyor."</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 06 02 At 18.04.52 (1)" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-02-at-180452-1.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>HURDALARDAKİ TRAJİK İZLER </strong></p>

<p>Sanatçı Türkan Özden, resimlerinde sıklıkla yer verdiği hurda parçalarını sadece birer nesne olarak değil, geçmişte yaşanmış hikâyelerin ve trajedilerin birer yansıması olarak konumlandırdığını belirterek şunları ekledi:</p>

<p>"Hurdalara baktığım zaman kazadan sonra geriye kalan parçaları görüyorum. Bunların her biri bir trajediyi barındırıyor; o hurda parçasında bitmiş bir aile, sonlanmış bir yaşam ya da sakat kalmış bir insanı düşünüyorum. Hurdayı simgesel olarak gösterdiğimde, o kişinin ve geride kalanların acısını hissediyor, ölmüşlüğü ifade ediyorum."</p>

<p><strong>“PARA GÜRÜLTÜSÜ VE YAŞAMIN SADELİK ARAYIŞI" </strong></p>

<p>Özden, eserlerindeki ekonomik eleştiriyi Latife Tekin’ün çalışmalarıyla beslediğini belirtiyor. Paranın yaşam üzerindeki baskısına karşı bir "fren" çağrısı yapan sanatçı, düşüncelerini şu sözlerle paylaştı:</p>

<p>"Latife Tekin'ün 'Para Gürültüsü' kitabını okudum. Yıllar önce Bodrum Gümüşlük'te tanışmıştık, kendisi çok iyi bir yazardır. Paranın gürültüsü içinde yaşıyoruz; her şey paraya bağlanıyor. Oysa bu para meselesinin dışına çıktığın anda yaşamın daha güzelleşeceğini düşünüyorum; işte bu yüzden 'hurdaya dönmeden frene basmalı' diyorum.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkan-ozdenden-pirilti-pesinde-sergisi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/kpk-2.jpg" type="image/jpeg" length="48353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Turan Cumhuriyet kadını ile İnes’i ve Sharbat Gula’yı anlattı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-turan-cumhuriyet-kadini-ile-inesi-ve-sharbat-gulayi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-turan-cumhuriyet-kadini-ile-inesi-ve-sharbat-gulayi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Fulya Turan’ın fırçasında Cumhuriyetin aydınlık ışığındaki kadını, 1700’lerdeki kadın İnes’in korkularını ve 1985’lerdeki ‘Afgan kızı Sharbat Gula’nın gözündeki gölgeyi görüyorsunuz…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı Fulya Turan, “Goya’nın Hayaletleri” sergisinde tarih boyunca karanlıklar ve gölgeler arasında kalan kadınları günümüz Cumhuriyet kadını ile karşılaştırıyor. Turan, “Afgan kızı Sharbat Gula’nın karanlıkta gölgeler arasında kalışı, 1700’lerdeki İnes’in gölgeler arasında oluşu ve bugün kadınının Cumhuriyetin aydınlık ışığındaki halini anlattım” diyor.</p>

<p>Ankara Kalesi’nde sanatseverlerin uğrak yeri Emin Antik Sanat Merkezi’nde İspanyol Engizisyon Mahkemesi tarafından iftiralar sonucu eziyet çeken Ines’in yaşadıkları, Sanatçı Kadınlar Derneği üyesi 13 sanatçının “Goya’nın Hayaletleri” adlı çalışma ile günümüze taşınıyor. Sergi Haziran ayı ortalarına kadar Ankaralı sanatseverler tarafından izlenebilecek.</p>

<p>1700'lerin sonunda İspanya'nın en ünlü ressamı olarak Kral IV Carlos'un himayesinde sanatının en başarılı eserlerini veren Francisco Goya, ilham perisi Ines’in Kilise tarafından hapse atılmasıyla Engizisyon Mahkemesi'yle ters düşer. İspanyol Engizisyonu, Napolyon Savaşları, bir keşiş ve bir tüccarın kızı ve bunların Francisco Goya'yı nasıl etkilediğinin öyküsü 2005 yılında sinemaya uyarlanmıştı.</p>

<p>Sanatçı Kadınlar Derneği üyesi sanatçı Fulya Turan ise buradaki çalışmasında İnes üzerinden kadınların halen günümüzde de benzerlerini yaşadıklarına götürüyor. Üç kadın portresini kendi bedeni üzerinde resmeden sanatçı, “Goya’nın Hayaletleri gibi bizim çağımızın da hayaletleri var” diyor.</p>

<p>Fotoğraf sanatçısı Steve McCurry’nin “Afgan Kızı”, Sharbat Gula’nın bakışında, savaşın ve göçün travmasıyla birlikte savaş, mültecilik, kimliksizleşme ve medyatik sömürgecilik formunda belirginleşen 21. yüzyılın hayaletlerinin saklı olduğunu vurgulayan sanatçı Turan, “Bu bakış, “Goya’nın Hayaletleri”nde geçmişin karanlık gölgeleriyle yüzleşen karakterler gibi, tarihin bitmeyen şiddet döngüsünü ve bireyin bu döngüdeki kırılganlığını düşündürür. Goya’nın resimleri nasıl İspanyol Engizisyonu’nun yarattığı korku ve suskunluğu görselleştiriyorsa, McCurry’nin kadrajı da Afganistan’ın emperyalizm, radikalizm ve küresel ilgisizlikle şekillenen kararan geleceğine ağıttır” değerlendirmesi yapıyor.</p>

<p><strong>AFGAN KIZI GULA’YI MONA LİSA FORMUNDA RESMETTİ</strong></p>

<p>Emin Antik Sanat Merkezi’ndeki sergideki çalışmasını anlatırken, “Bu serinin ilk resmi Sharbat Gula idi. Yıllar önce National Geographic’te Afgan kızı olarak gördük, sonra yaşlılığını, sonra da İtalya’ya göç ettiğini gördük. Ben Sharbat Gula’nın gözündeki o kaygıyı, o korkuyu hiçbir zaman unutamadım. Onu Mona Lisa’nın formunda resmetmek istedim. Çünkü o yanlış coğrafyada doğduğu için ‘Coğrafya kader’ olduğu için orada o gölgelerin arkasında kaldı. Ama ters ayna çalışması yaptım” diyor.</p>

<p><strong>SHARBAT GULA’NIN HİKAYESİ</strong></p>

<p>Sharbat Gula’nın fotoğrafı National Geographic’in 1985 Haziran sayısında "Afghan Girl" (Afgan Kızı) başlığıyla yayımlandı. <em>Şerbet Güla</em> keskin bakışları ve yeşil gözleriyle, seksenli yıllardaki Afgan savaşının ve mültecilerin tüm dünyaya yayılan simgesi oldu.</p>

<p><strong>İNES’İ KENDİ BEDENİ İLE ANLATTI</strong></p>

<p>İkinci portre çalışmasında Goya’nın Hayaletleri filmindeki İnes’i ise beden olarak ters ayna yöntemiyle kendi bedeni olarak çalışan sanatçı, “Beden benim bedenim. İnes, Engizisyon tarafından müdahaleye uğramadan yaşlansaydı, belki benim yaşımda böyle birisi olacaktı. Onun da hayatına müdahale edildi ve gölgeler arasında kaldı” sözleriyle anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>CUMHURİYET KADINI</strong></p>

<p>Üçüncü portre çalışması ise Cumhuriyet Türkiye’sine bir göndermeyi içeriyor. Sanatçı, “Burada da yine benim ayna tersi bir görüntüm var. Orada da hayatımıza müdahale olmayınca, hayatımızda gölgeler olmayınca, Cumhuriyetin aydınlık ışığı altında benim yaşımda bir insan ‘böyle olabiliyor’u resmetmeye çalıştım” diye anlatıyor.</p>

<p><strong>FULYA TURAN KİMDİR?</strong></p>

<p>Sanat eğitimini Hacettepe Üniversitesi’nde tamamlayan Fulya Turan, Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik derecesi aldı. Sanatçı, küratör ve eğitmen olarak sanat ekonomisi üzerine araştırmalar yapıyor. 2024’te “21. Yüzyılda Sanatın Dijital Evreninde Orijinallik Sorunu ve Sanat Eseri Statüsü Üzerine bir İnceleme”, 2022’de “Tanınma Mücadelesi ve Sanat” ve “Güç İmgesi Olarak Boğa” başlıklı makaleleri yayınlandı. “Sanat ve Güzellik” kitabında bir bölüm kaleme aldı. “Suit Vollard ve Yıkım” (2018) ve “Yıkıldık Ey Halkım Unutma Bizi” (2015) sergileriyle tanınıyor. “Plastik Cerrahi” kısa filmiyle TPRECD 38. Ulusal Kongresi’nde ödül kazandı. Türkiye, Almanya, İtalya ve ABD’de sergilere katılmış, çeşitli panellerde yer almış ve küratörlük yaptı. Bilkent Üniversitesi’nde yarı zamanlı öğretim üyeliğini sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-turan-cumhuriyet-kadini-ile-inesi-ve-sharbat-gulayi-anlatti</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-02t101231147.jpg" type="image/jpeg" length="71911"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk göz hekimlerinden Ankara'da canlı cerrahi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turk-goz-hekimlerinden-ankarada-canli-cerrahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turk-goz-hekimlerinden-ankarada-canli-cerrahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği tarafından düzenlenen ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi iş birliği ile gerçekleşen 10’uncu Canlı Cerrahi Sempozyumu, 11 – 14 Haziran 2026 tarihleri arasında Ankara’da yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sempozyum kapsamında göz hekimlerinin T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde 4 gün boyunca yapacağı ameliyatlar canlı yayınla diğer göz doktorlarının bulunduğu konferans salonuna aktarılacak.<br />
<br />
Türkiye’deki göz doktorlarını temsil eden tek dernek olan Türk Oftalmoloji Derneği, Türkiye’deki göz hekimlerinin mesleki gelişimlerini sağlamak amacıyla dünya standartları kalitesinde etkinlik ve eğitim organizasyonları düzenlemeyi sürdürüyor. Canlı Cerrahi Sempozyumu, Türk Oftalmoloji Derneği’nin her yıl düzenlediği Ulusal Kongre’den sonra en önemli ve en çok ilgi gören toplantısı haline geldi. Göz doktorlarının bilgi birikimi ve tecrübelerini paylaşmalarına imkan sağlayan sempozyum kapsamında 70 farklı göz ameliyatı yapılacak ve ameliyatlar yüksek çözünürlükte canlı yayınla konferans salonundaki dev ekrana yansıtılarak salondaki hekimlerin izlemesi sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="1783" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-02-at-095901.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2048" /><br />
<br />
<strong>Türk Oftalmoloji Derneği’nden dünya çapında canlı cerrahi organizasyonu</strong><br />
<br />
Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör, “Bu yıl 10’uncusunu düzenlediğimiz ve taşıdığı özellikler nedeniyle dünya çapında tek olan TOD Canlı Cerrahi Sempoyumu 11-14 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Farklı dallarda 4 gün süren bir Canlı Cerrahi Sempozyumu göz hastalıkları alanında başka bir ülkede yok. Glokom, Katarakt ve Refraksiyon, Kornea ve Oküler Yüzey, Okülofasyal, Pediyatrik Oftalmoloji ve Şaşılık, Vitreoretinal cerrahi birimlerinin katkılarıyla T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ameliyathanelerinde gerçekleştirilecek canlı cerrahi uygulamaları internet üzerinden JW Marriott Otel ve Kongre Merkezi toplantı salonuna aktarılacak. Bu yıl canlı cerrahi sempozyumu kapsamında ilk kez uygulanacak olan programın 1. gününde, tek bir gün içerisinde üç ayrı birimin eş zamanlı olarak ameliyat gerçekleştireceği akışın katılımcılara farklı cerrahi yaklaşımları karşılaştırmalı olarak izleme ve değerlendirme fırsatı sunacak” dedi.<br />
<br />
<strong>Sempozyumu dünyanın dört bir yanından göz hekimi takip ediyor</strong><br />
<br />
Prof. Dr. Kıvanç Güngör , sempozyuma 4 gün boyunca ülkemizden ve dünyanın dört bir yanından fiziksel ve çevrimiçi olarak 2000’den fazla göz hekiminin takip edeceğini belirterek şöyle devam etti. “Deneyimli ve alanında uzman cerrahlar tarafından gerçekleştirilecek canlı cerrahi uygulamaları, katılımcılara farklı tekniklerin ve güncel yaklaşımların doğrudan izlenebileceği nitelikli bir eğitim ortamı sağlayacak. Bu süreçte eş zamanlı olarak oteldeki sempozyum salonunda düzenlenecek tartışma oturumlarında, deneyimli meslektaşlarımızın katkılarıyla olgular kapsamlı şekilde değerlendirilecek; katılımcılar da aktif katılım göstererek soru, yorum ve deneyimlerini paylaşma fırsatı elde edeceklerdir. Bilimsel programın bir diğer önemli bileşeni olarak, endüstri destekli cerrahiler ve uydu sempozyumlarda güncel teknolojiler, yenilikçi uygulamalar ve klinik pratiğe yansıyan gelişmeler ele alınacak; böylece katılımcılara hem teorik hem de uygulamaya dönük bütüncül bir bakış açısı sunulacak.<br />
<br />
<strong>Dünyaya örnek oluyoruz</strong><br />
<br />
Prof. Dr. Kıvanç Güngör hem teknik özellikleri, hem canlı yayın kalitesi, hem de yapılan ameliyatların zorluk ve çeşitlilik derecesi gibi pek çok öne çıkan özellikleriyle dünya standartlarında bir Canlı Cerrahi Sempozyumu düzenlemeyi planladıklarını sözlerine ekleyerek şöyle konuştu: “TOD Canlı Cerrahi Sempozyumu yoğun emek harcayarak düzenlediğimiz bir etkinlik. Canlı cerrahi uygulamaları için hastanelerini tahsis eden T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi idarecilerine, hocalarımıza, meslektaşlarımıza, hemşire, teknisyen ve personeline; TOD birimleri aktif üyesi olarak cerrahi yapan ve katılan tüm göz hekimi meslektaşlarımın her birine teşekkür ediyorum. Baştan sona dünya standartlarında bir sempozyum olması için çalışıyoruz. Etkinliğimiz hem yurtiçinden hem de yurtdışından her yıl büyük ilgi görüyor. Her geçen yıl yurtdışı katılımın arttığı sempozyumumuzda simültane tercümede yer alıyor. Katılımcılar sadece cerrahi seyretmekle kalmayıp alanında uzman hocaların katıldığı tartışmaları da izleyip sorularına yanıt alabiliyorlar."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turk-goz-hekimlerinden-ankarada-canli-cerrahi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fdfdfdsgdgfhn-2026-06-02t100747313.jpg" type="image/jpeg" length="68173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da girişimcilik başarısı: Çiçek otomatı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-girisimcilik-basarisi-cicek-otamati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-girisimcilik-basarisi-cicek-otamati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankaralı çiçekçi Yunus Aybek ve mühendis İsmail Ulusoy, iki yıllık çalışmayla tasarımı ve yazılımı tamamen yerli olan bir çiçek otomatı geliştirdi. Dünyada benzeri sadece Rusya ve Çin'de bulunan ve Türkiye'de bir ilk olarak Ankara'da hayata geçen bu girişim, çiçekleri kesintisiz ve pratik şekilde halka ulaştırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çiçekçi Yunus Aybek’in fikri ve mühendis İsmail Ulusoy, iki yıllık çalışmayla Türkiye’nin ilk çiçek otomatını geliştirerek hizmete sundu. Geliştirilen yerli otomatla, dünyada sadece Çin ve Rusya'da bulunan bir teknolojiyi Türkiye'de ilk kez Ankara'da hayata geçirdi. Haymana'da hayata geçen proje sonrası Forum AVM’de de bir otomat kuruldu. Tasarımı ve yazılımı ile tamamen yerli olan bu cihazlar, sokak esnafına rakip olmak yerine 24 saat kesintisiz çalışan pratik bir alternatif sunuyor.</p>

<p>Dükkan arama veya buket hazırlatma süreçlerini ortadan kaldıran sistem; spontane buluşmalar için anlık çiçek arayanlara, özel günleri unutanlara veya mesai dışı saatlerde acil ihtiyaç duyanlara 7/24 taze çiçek ulaştırmayı hedefliyor. Girişimciler, üretim aşamasındaki 5 yeni cihazı da sahaya indirerek bu teknolojik ağı daha da yaygınlaştırmayı amaçlıyor.</p>

<p><img alt="I M G 20260601 W A0017" height="1067" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/i-m-g-20260601-w-a0017.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="600" /></p>

<p><strong>"ÇİÇEKÇİ PROJEYİ SUNDU, MÜHENDİS HAYATA GEÇİRDİ"</strong></p>

<p>Girişimin ilk adımı, çiçekçi Yunus Aybek'in fikrini mühendis ortağı İsmail Ulusoy'a sunmasıyla atıldı. İki ortak, iki yıllık bir çalışmayla projenin olgunlaşma ve prototip üretim aşamalarını tamamlayarak fikri sahaya taşıdı. Kurucu ortak İsmail Ulusoy projenin başlangıcını şu sözlerle anlattı: "Bu fikir ortağımdan çıktı. Kendisi çiçekçi. Biraz da vizyonlu bir arkadaşımızdır. O çiçekçiydi, ben mühendistim. Projeyi bana sundu, yapar mıyız yapamaz mıyız derken başlamış bulunduk ve bu noktaya kadar getirdik. Fikir ortaya çıkalı iki sene oldu. Sonra tabii bir fikrin bir olgunlaşması gerekiyor, sonra prototip üretilmesi gerekiyor. O prototipi ürettik ve bu noktaya geldik.”</p>

<p><strong>"TÜRKİYE'DE FİKİR İLK DEFA BİZDEN ÇIKTI DİYEBİLİRİZ"</strong></p>

<p>Dünyada sadece Çin ve Rusya'da benzeri olan bu teknolojiyi Türkiye'de ilk kez Ankara'da hayata geçiren girişimciler, ilk prototipi Haymana'da, yeni cihazı ise Forum AVM'de devreye aldı. İsmail Ulusoy cihazların mevcut konumlarını ve üretim hedeflerini şu sözlerle aktardı: "Bu fikri Türkiye'de ilk biz geliştirdik. Araştırdığımızda bunun Çin'de makinesinin yapılmış olduğunu gördük. Yanlış hatırlamıyorsam Rusya'da da bir ilk örneğini gördük. Ama Türkiye'de fikir ilk defa bizden çıktı diyebiliriz. Şu anda bizim cihazlarımız bir tane Forum AVM'de var, bir tane de Haymana'da var. Haymana'nın biraz farklı bir hikayesi var. İlk cihazımızdı, prototip cihazımızdı. O cihazımızı değerlendirmek için Haymana'da başladık. Yeni cihazlarımızın da ilkini Forum'a koyduk. Elimizde şu anda halihazırda 5 tane cihazımız daha var. Onları da koyacağız. Sonrasında hem üretime hem de bu çiçeklerin satışına devam edeceğiz.”</p>

<p><img alt="I M G 20260601 W A0030-1" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/i-m-g-20260601-w-a0030-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"AMAÇ ONLARIN YERİNE GEÇMEK DEĞİL, ALTERNATİF OLMAK"</strong></p>

<p>Sokak esnafına rakip olmadıklarını, aksine 24 saat kesintisiz hizmet veren teknolojik bir alternatif sunduklarını belirten İsmail Ulusoy, projenin vizyonunu ve hedef kitlesini şu sözlerle açıkladı: "Onların yerine geçmek değil ama onlara bir alternatif olmaktı. Onları her zaman her yerde bulamıyorsunuz ama bizi her zaman her yerde bulabileceksiniz şeklinde bir vizyonumuz vardı. Otomatın en büyük özelliği 24 saat satış yapabilmesi. İhtiyacınız olduğu zaman, ihtiyacınız olduğu yerde çiçeğe ulaşabilmenizi sağlamaktı vizyonumuz. Bizim hedef kitlemiz, spontane alımcılar. Yani insanlar mesela bir buluşmaya giderken veya kız arkadaşıyla ya da eşiyle gezerken makineyi görüyor 'Aaa ben bir çiçek alayım' diyor. Birincisi bu. İkincisi ise geç kalanlar ya da özel günleri unutanlar. Üçüncüsü de mesai saatleri dışında çiçek almayı tercih edenler. Bizim hedef kitlemiz bunlar.”</p>

<p><strong>"USTANIN YAPACAĞI ŞEYLE ROBOTUN YAPACAĞI ŞEY ARASINDA SANATSAL FARK VAR"</strong></p>

<p>Otomatlardaki çiçeklerin yapay bir robot tarafından mı üretildiği sorusuna net bir yanıt veren İsmail Ulusoy, buketlerin tamamen el emeğiyle hazırlandığını belirtti. Ankara’nın en iyi ustalarıyla çalıştıklarını ifade eden Ulusoy, neden robotik bir sistem yerine ustalık işini tercih ettiklerini şu sözlerle anlattı: "Çiçekler burada yapılıyor. Bir de çiçek buketinin bir özelliği var. Buket bir ustalık işi ve her ustanın eli farklı, sanat anlayışı farklı. Biz Ankara'nın en iyi ustalarıyla çalışıyoruz. Ve her birinin kendi emeğini aslında otomatlarda sunuyoruz. Bir robotun yapacağı şeyle bir ustanın yapacağı şey arasında sanatsal bir fark oluyor. O yüzden her zaman usta üzerinden gideceğiz, robot üzerinden değil.”</p>

<p><img alt="I M G 20260601 W A0028-1" height="600" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/i-m-g-20260601-w-a0028-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p><strong>"GÜNLÜK OLARAK SÜREKLİ BİZ BUNLARI YÜKLÜYORUZ"</strong></p>

<p>Otomatlardaki ürünlerin tazeliğini korumak için her gün düzenli yükleme yaptıklarını ve sistemi anlık olarak takip ettiklerini belirten İsmail Ulusoy, kategorileri ve lojistik süreci şu sözlerle anlattı: "Şu an 'Premium' ve 'Standart' olarak iki kategorimiz var. Günlük olarak sürekli bunları yüklüyoruz. Yazılım üzerinden kaç tane satıldığını, ne kadar kaldığını anlık olarak görebiliyoruz. Ona göre araçlarımız çıkıyor, günlük olarak dolumlarını gerçekleştiriyor. Şu an için günde bir defa dolum yapıyoruz ama lokasyona göre, talebe göre günde ikiye, üçe de çıkabilir bu.”</p>

<p><strong>"İÇERİDE ÖZEL BİR İKLİMLENDİRME SİSTEMİ VAR"</strong></p>

<p>Çiçeklerin solma riskine karşı geliştirdikleri teknolojik çözümü anlatan İsmail Ulusoy, cihazın içindeki nem ve sıcaklık dengesine dikkat çekti. Bu koruma sisteminin iki yıllık bir Ar-Ge çalışmasının ürünü olduğunu belirten Ulusoy, detayları şu sözlerle aktardı: "Çiçeklerin solma ihtimali yok. Cihazların içerisinde özel bir iklimlendirme sistemi var. Bu sistem tamamen bizim tarafımızdan Ar-Ge'si yapılmış bir sistem. Yaklaşık iki sene sürdü zaten bu nem dengesini, sıcaklık dengesini ayarlayabilmek. Çiçeklerin yaşayabileceği en optimum nem oranını ve sıcaklık oranını cihazın içinde sürekli sabit tutuyoruz. Bu yüzden çiçeğin solma gibi bir durumu söz konusu olmuyor. Dışarıdaki bir çiçekçide duran çiçekten çok daha uzun süre taze kalabiliyor.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankarada-girisimcilik-basarisi-cicek-otamati</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 18:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/haber-ana-2026-06-01t180122477.png" type="image/jpeg" length="96435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Coşkun: Gölgeler konuşursa, hakikat şüphenin katmaları altında kaybolur]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-coskun-golgeler-konusursa-hakikat-suphenin-katmalari-altinda-kaybolur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-coskun-golgeler-konusursa-hakikat-suphenin-katmalari-altinda-kaybolur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Yasemin Coşkun “On metrelik Amerikan bezine, kömürle yazılmış mesnetsiz cümleler; bağlama teliyle delinmiş, sessizlik gibi katlanmış. Goya’nın Hayaletleri’nden ilhamla, günümüzün karanlığına sızıyor. Gölgeler konuşur; hakikat, şüphenin katmanları altında kaybolur” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalesi’nde sanatseverlerin uğrak yeri Emin Antik Sanat Merkezi’nde İspanyol Engizisyon Mahkemesi’nin <strong>‘duymuştum’,</strong> <strong>‘tahminime göre’</strong> şeklindeki iftiralarla eziyet çeken Ines’in yaşadıkları, Sanatçı Kadınlar Derneği üyesi 13 sanatçının “Goya’nın Hayaletleri” adlı eseri ile günümüze taşınıyor. Sergi Haziran ayı ortalarına kadar Ankaralı sanatseverler tarafından izlenebilecek.</p>

<p>Sanatçı Kadınlar Derneği Başkanı Yasemin Coşkun 2008’de kurulan derneğin aynı zamanda kurucu başkanlığını yapıyor. Daha önceleri de resim, heykel, seramik, fotoğraf gibi sergiler açan Coşkun, dernek olarak kadın sanatçıları ön plana çıkaracak çalışmalara da başladıklarını söylüyor.</p>

<p>Goya’nın Hayaletleri filminde Goya’nın modeli ile engizisyona “domuz eti yememiş”, domuz eti yemediğini söylediler”, “duyduğumuza göre domuz etini reddetmiş” cümlelerle engizisyonu sevk edildiğini ve orada yıllarda korkunç işkenceler gördüğünü anlatan sanatçı Coşkun, “Masumiyetinin zedelenmesi, yok oluşunu izledik. Rahip Lorenzo, din ile iktidarı temsil eden o kadını elde edebilmek için böyle bir hileye yönelmiş. Ben o filmi izledikten sonra değişen hiçbir şey yok. Dünyada iktidarın dinin güçlünün güçsüze karşı her zaman bir baskısı, korkutuculuğu, içlerindeki karanlığı kitlenin üzerine dökmek, hep bunların mevcut olduğunu düşünerek, bu projeyi yaptık” sözleriyle anlattı.</p>

<p><img alt="" height="1134" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-10-at-103833-5.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2016" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÜNÜMÜZDE DE AYNI İFADELER VAR</strong></p>

<p>“Bu iş, modern bir Engizisyonun hayaletinin soluğudur. On metrelik Amerikan bezine, kömürle yazılmış mesnetsiz cümleler; bağlama teliyle delinmiş, sessizlik gibi katlanmış. Goya’nın Hayaletleri’nden ilhamla, günümüzün karanlığına sızıyor. Gölgeler konuşur; hakikat, şüphenin katmanları altında kaybolur” diyen sanatçı Coşkun, bu projenin içerisine herkesin kendi bireysel çalışmasını kattığını dile getiriyor. Coşkun, “Bu işte de İnes’ten yola çıktık ve İnes hakkında Engizisyon Mahkemesi’nde dile getirilen, bugünlerde de televizyonda da izlediğim tüm gizli tanıkların ‘görmedim’, ‘duymadım’, ‘duyduğumuza göre’, ‘tahmin ediyorum’, ‘herhalde onlar birlikteydiler’ şeklide cümlelerini 10 metre Amerikan bezi üzerine kömür kalemle, el yazısı ile yazdım ve adını “Domuz eti yememiş” olarak koydum” sözleriyle anlattı.</p>

<p><strong>ADALET YOKSA, METAL SOĞUKLUĞU OLUR</strong></p>

<p>Sanatçı Yasemin Coşkun sergilediği bir başka çalışmasında da metal saç üzerine tarot kartını ‘adalet’ kavramı olarak kullanmış. Sanatçı Coşkun, “Buradaki tarot kartı ‘Adalet kartı.’ Adaleti sağlayamazsanız, metalin soğukluğunu her zaman hissedersiniz. Eğer adalet yoksa, kule yıkılır. Kulenin yıkılmaması için adaletin olması lazım” mesajını verdiğini dile getiriyor.</p>

<p><img alt="" height="1134" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-10-at-103837-4.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2016" /></p>

<p><strong>YASEMİN COŞKUN KİMDİR?</strong></p>

<p>Gaziantep‘te doğdu. HÜ Sosyal Hizmetler Bölümü’nden 1980 yılında mezun oldu. Kum Sanat Merkezi ve Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Seramik Eğitimi Bölümü’nde, resim, heykel ve seramik eğitimi aldı (1996-2007). Yurt içinde ve dışında birçok yarışmalı karma sergiye ek olarak Şefik Bursalı Sergilerine, 71. Devlet Sergisine, 7. Taşkent Bienali’ne, çağdaş sanat fuarlarına katıldı. 4 kişisel sergi açtı. Tanıklar, Kentleşememe, Fukuşima’ya Ağıt, Açmayan Bahar, Dört Duvar, İki Uzak Sandalye, Kuşlar da Ölür, Mutant, Karede Olmak ve Goya’nın Hayaletleri gibi projeleri oluşturdu. Resim dalında Ankara Barosu’ndan ödül ve Sanat Kurumu’ndan 2018 Yılı Övgüye Değer Sanatçısı ödülü aldı. BRHD, UPSD, Sanat Kurumu üyesi ve SKD kurucu başkanıdır. Sanatçı Ankara’da atölyesinde çalışmalarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-coskun-golgeler-konusursa-hakikat-suphenin-katmalari-altinda-kaybolur</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/fdfdfdsgdgfhn-2026-05-31t133428017.jpg" type="image/jpeg" length="78954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Keçisi Kale'de broş oldu ve tescillendi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kecisi-kalede-bros-oldu-ve-tescillendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kecisi-kalede-bros-oldu-ve-tescillendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara keçisini gümüş broşa işleyerek tamamen el işçiliği ile tescil alan tasarımcı Nuray Yıldız, “Ankara'ya ait bir marka oluşturmak istedim” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalesi’ndeki atölyesinde zanaatını sürdüren kuyumculuk teknolojisi mezunu ve takı tasarımcısı Nuray Yıldız, kentin simgelerinden Ankara Tiftik Keçisini el emeğiyle broşa dönüştürdü. Lazer kesim yerine tamamen geleneksel el işçiliğiyle üretilen bu özel tasarım, tescillenerek koruma altına alındı.</p>

<p>Ankara Kalesi’ndeki atölyesinde çalışan Nuray Yıldız, metalleri eritip tel ve levha haline getirerek sıfırdan, ham maddeden takı üretiyor. Fabrikasyon ve hazır malzeme kullanmadan geleneksel ocak teknikleriyle çalışan Yıldız, kentin kültürel figürlerini takıya dönüştürüyor. Yıldız'ın bu yöntemle sıfırdan ürettiği Ankara Keçisi broşu da tescillenerek koruma altına alındı.</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-20260531-w-a0009.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>KURSLA BAŞLAYAN ZANAAT YOLCULUĞU</strong></p>

<p>Ev kadınıyken katıldığı kursla zanaata adım atan Nuray Yıldız, Pilavoğlu Han'da sermayesiz açtığı atölyesinin ardından 49 yaşında işin okulundan mezun oldu. Yıldız, mesleğe başlama sürecini şöyle anlattı:</p>

<p>"İki erkek çocuğu annesiyim. Olgunlaşma Enstitüsü Kuyumculuk Teknolojisi mezunuyum iki yıllık. 10 yıldır da bu işi yapıyorum. Kurs açıldığını duydum. Dezavantajlı kadınlara bir Avrupa Birliği projesi. 4,5 ay orada çok güzel eğitim aldık, sağlam hocalardan. Orayı bitirdikten sonra, bu Pilavoğlu Han'da ilk bir arkadaşımız açtı. Ona gelip giderken dedim burada ben de olmalıyım, çok güzel bir yer burası. Ve bir şekilde vesile oldu, burada küçük bir atölye açtım.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-20260531-w-a0002.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"BİZİM YAPTIĞIMIZ İŞE SADEKÂRLIK DENİYOR" </strong></p>

<p>Atölyesindeki eğitimin ardından ustalık seviyesine ulaşan Nuray Yıldız, şu anda Ankara Valiliği bünyesinde gümüş hocalığı yapıyor. Metali ham haliyle alıp el işçiliğiyle mücevhere dönüştüren Yıldız, yaptığı işi ve eğitimcilik sürecini şöyle anlattı:</p>

<p>"Şu anda ustayım, usta öğreticiyim ve Valiliğin, yine Kale'de olan İz Ankara Tasarım Merkezi'nde gümüş hocalığı yapıyorum. Hafta sonları ve öğleden sonraları da atölyemde üretime devam ediyorum. Burada bizim yaptığımız işe sadekârlık deniyor. Metali ham haliyle alıp tamamen el işçiliğiyle takıya ya da mücevhere dönüştüren kişiye deniyor. Benim yaptığım iş o aslında. Ama tabii o kadar usta olabilmek için bir 10 yıl yeterli değil. Çıraklıktan yetişmek ve çok uzun zaman bu işin üzerinde çalışmak lazım.”</p>

<p><img alt="" height="1500" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/i-m-g-20260531-w-a0007.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></p>

<p><strong>"GENÇLERDEN 'ÇIRAK OLARAK YETİŞEYİM' DİYEN YOK"</strong></p>

<p>Ankara Kalesi'nde zanaatı sürdüren yaklaşık 10 ustanın bulunduğunu ifade eden Nuray Yıldız, yeni neslin el işçiliğine ve çıraklığa ilgi göstermemesinden üzüntü duyduğunu belirtti. Teknolojik gelişmeler nedeniyle gençlerin kolaya kaçtığını ve geleneksel üretimi tercih etmediğini dile getiren Yıldız, usta-çırak ilişkisindeki eksikliği şu sözlerle aktardı:</p>

<p>"Kalede bu işi yapan ustalar da var. Bazen kuyumculuk okuyan öğrenciler de geliyor, çok hevesleri var. Ben onlara da diyorum, 'Benim atölyem size her zaman açık.' Çünkü atölye kurmak maliyet. Kimse gidip de 'İşte ben çırak olarak yetişeyim' diyen yok maalesef. Talep yok. Son temsilciler de biz değiliz, benim ustalarım. Öğretecek kimse yok. Bu ustaları aslında çok iyi kullanmak lazım. Üniversitelerde hoca olarak değerlendirilebilir.”</p>

<p><strong>"YAPAY ZEKA VE LAZER BİZİM AJUR KESİMİMİZİ YAPAMAZ"</strong></p>

<p>Geleneksel el işçiliğinin teknoloji karşısındaki gücünü vurgulayan Nuray Yıldız, seri üretim ve dijital tasarımlara karşı tamamen el emeği olan "ajur kesim" tekniğini koruyor. Kendi tescilli markası "YNY" ile Ankara’nın kültürel mirasına sahip çıkan Yıldız, coğrafi işaretli Ankara Tiftik Keçisi figürünü gümüşe işleyerek ürettiği özel broş çalışmasını şu sözlerle anlattı:</p>

<p>"Şimdi yapay zeka çıktı, üç boyutlu tasarımlar çıktı, lazer kesimler çıktı. Ama yapay zeka ya da lazer, bizim o kıl testereyle yaptığımız ajur kesimimizin verdiği o el emeği ruhunu, o canlılığı yakalayamaz. Fabrikasyon ürünün bir ruhu yoktur ama el işçiliğinde ustanın enerjisi, her kesikteki emeği vardır. Ben bu emeği korumak için kendi markam olan 'YNY'yi kurdum. Hatta Ankara’mızın çok önemli bir değeri olan Ankara Tiftik Keçisi figürünü gümüş üzerine tamamen el işçiliğiyle işledim ve bu özel tasarım broşun tescilini aldım. Bizim asıl amacımız, bu dijitalleşme çağında el emeğinin, göz nurunun bitmeyeceğini göstermek ve Ankara'nın kaybolmaya yüz tutmuş kültürel değerlerini zanaatımızla yaşatmaya devam etmek.”</p>

<p><strong>"ANKARA'YA AİT BİR MARKA OLUŞTURMAK İSTEDİM"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel el sanatlarını yaşatırken Ankara’nın kültürel mirasına da sahip çıkan Nuray Yıldız, kendi tescilli markasını kurarak kentin simgelerini gümüşe işliyor. Yıldız, patentini aldığı tescilli tasarımını ve gelecek hedeflerini şu sözlerle aktardı:</p>

<p>"Kendi adıma patent aldım, YNY markası olaraktan. Ankara'ya ait bir marka oluşturmak istedim. Ve Ankara'nın Tiftik Keçisinin gümüş broşunu yaptım, tescilledim onu. Ankara'da gümüş yapılıyor evet, ama her yerde yapılan şeyler yapılıyor. Ben Ankara'ya ait bir şey olsun istedim. Tiftik keçisini çalıştım, onun da patentini aldım gümüş broş olarak. Şu an hedefim, İz Ankara'da bu işi devam ettirmek, çocuklara bir şeyler öğretebilmek. Ankara Kalesi'nde bu kültürün, bu zanaatın bitmesini istemiyorum. Elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince bu işi devam ettireceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankara-kecisi-kalede-bros-oldu-ve-tescillendi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/fdfdfdsgdgfhn-2026-05-31t151942432.jpg" type="image/jpeg" length="55074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Sipahioğlu: Tarihte her zaman acımasızca yargılamalar yaşandığını görüyoruz]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-sipahioglu-tarihte-her-zaman-acimasizca-yargilamalar-yasandigini-goruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-sipahioglu-tarihte-her-zaman-acimasizca-yargilamalar-yasandigini-goruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Tarihin hangi dönemine bakarsak bakalım; güç ve iktidar savaşları, acımasızca yargılamalar, yozlaşmalar, kaoslar yaşandığını görürüz” diyen sanatçı Nilgün Sipahioğlu Dalay, “Biz kendimizi düzeltemedikçe, bu kaos ortamından hiçbir zaman insanlığın kurtulamayacağını düşünüyorum” diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalesi’nde sanatseverlerin uğrak yeri Emin Antik Sanat Merkezi’nde Sanatçı Kadınlar Derneği üyesi 13 sanatçı “Goya’nın Hayaletleri” filminde yaşanılan dramı günümüze kendi bakış açılarıyla taşıyor. Sergi Haziran ayı ortalarına kadar Ankaralı sanatseverler tarafından izlenebilecek.</p>

<p>Nilgün Sipahioğlu Dalay da <a href="http://www.baskentgazete.com.xn--trye-w96a/" rel="nofollow" target="_blank">www.baskentgazete.com.tr’ye</a> “Goya’nın Hayaletleri” filminden etkilenerek tuvale yansıttığı çalışmasında “Goya’nın Hayaletleri filminden yola çıkarak o dönemin kaosu ile birlikte bu dönem günümüzde yaşadığımız kaoslara bir gönderme yapmaktı aslında amacımız” diyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 05 10 At 10.38.32" height="3972" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-10-at-103832.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2234" /></p>

<p>Oradaki kaos anını anlatmaya çalışırken, 15. Yüzyılda yaşamış Daniel Hopfer’ın (1471-1536) “Ornament with Acanthus” gravür çalışmasını yorumlamak istediğini söyleyen sanatçı Sipahioğlu Dalay, “Tarihin hangi dönemine bakarsak bakalım; güç ve iktidar savaşları, acımasızca yargılamalar, yozlaşmalar…yaşandığını görürüz” sözleriyle anlatıyor.</p>

<p>Kaosu anlatırken, yine 19. Yüzyıl Fransız heykeltıraş Auguste Rodin’in ‘Cehennem Kapısı’nı da koyduğunu da dile getiren sanatçı, “Bu kaos ortamlarında ‘cehennem’ hayattayken yaşanmakta. Çünkü aslında gölge yanlarımız biz kendimizi düzeltemedikçe, bu kaos ortamından hiçbir zaman insanlığın kurtulamayacağını, yani, daha iyiye gitmediğimiz sürece, güzellikleri görmediğimiz sürece, güzel günleri göremeyeceğimizi anlatmaya çalıştım. Gölge yanlarımızı dönüştürüp, nefsimizi terbiye etmediğimiz sürece de insanlığın bu döngüden çıkamayacağını düşünüyorum” diyor.</p>

<p><strong>NİLGÜN SİPAHİOĞLU DALAY KİMDİR?</strong></p>

<p>Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Mimarlık Fakültesi Resim Bölümü’nden 1990’da mezun oldu. İlk kişisel sergisini 2006’da Ankara Çengelhan Rahmi Koç Müzesi’nde, ikinci kişisel sergisini 2019’da Bahariye Sanat Galerisi’nde (İstanbul), üçüncü kişisel sergisini Galeri Sanatyapım’da (Ankara) 2021 de açtı. Yurtiçi ve yurtdışı birçok fuara ve karma sergiye katıldı. Sanatçı çalışmalarını halen Ankara’daki özel atölyesinde sürdürmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit SARAÇOĞLU</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-sipahioglu-tarihte-her-zaman-acimasizca-yargilamalar-yasandigini-goruyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/haberr.jpg" type="image/jpeg" length="18829"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çizgileriyle zamanı ve dönüşümü sorguluyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/cizgileriyle-zamani-ve-donusumu-sorguluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/cizgileriyle-zamani-ve-donusumu-sorguluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskiiz International Art Platform çatısı altında genç sanatçılara yönelik yeni bir sanat ödülü ve yarışma programı hazırlayan  Sanatçı Serdar Yörük, çalışmalarını, gelecek projelerini Başkent okurları için anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışmalarında çoğunlukla hafıza, kent kültürü, insan ilişkileri, zaman ve dönüşüm kavramlarını öne çıkaran Sanatçı Serdar Yörük, “Yaşadığımız şehirlerin taşıdığı geçmiş, insanların bıraktığı izler ve kültürel katmanlar beni besleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Aynı zamanda geleneksel ile çağdaş olan arasındaki ilişkiyi önemsiyorum. Yerel kültürün evrensel bir dil içinde yeniden yorumlanması ilgimi çekiyor. Üretimlerimde bazen soyut, bazen figüratif yaklaşımlar kullanıyorum ancak temel mesele her zaman bir duygu ve düşünce aktarımı yaratmak oluyor.” dedi.</p>

<p><img alt="Çizgileriyle Zamanı Ve Dönüşümü Sorguluyor 3" height="667" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/cizgileriyle-zamani-ve-donusumu-sorguluyor-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geleneksel sanatların çalışmalarında önemli bir referans noktası olduğunu vurgulayan Sanatçı Serdar Yörük, sanatla olan hikayesini ve yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğü projeleri konuştuk.</p>

<p>Devamı için <a href="https://www.baskentgazete.com.tr/egazete/baskent-gazetei"><strong>tıklayınız.</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BAŞKENT GAZETESİ- MAKBULE AKGÜL</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/cizgileriyle-zamani-ve-donusumu-sorguluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 23:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/cizgileriyle-zamani-ve-donusumu-sorguluyor-1.jpg" type="image/jpeg" length="33944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'nın tek ipek halıcısı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-tek-ipek-halicisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-tek-ipek-halicisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[50 yıldır ipek dokuyan ve geçmişte saraylara devasa halılar üreten Tülay Karanlık, şimdilerde Ankara Kalesi'nin tek ipek halı ustası olarak mesleğini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaledeki atölyesinde eserleri tek başına üreten usta öğretici Karanlık, bu tarihi mirası gelecek nesillere aktarabilmek için yetkililerden kurumsal destek bekliyor<br />
<br />
Ankara Kalesi'ndeki tezgahının başında üretimini sürdüren usta öğretici Tülay Karanlık, klasik ipek halı motiflerini kendi tasarımlarıyla harmanlayarak eskiyle yeninin yeni bir sentezini oluşturuyor. Ünlü ressamların tablolarını ya da kendisine verilen herhangi bir resmi sıfırdan çizip ipek halıya dönüştürebilen Karanlık, zanaatının sınırlarını zorluyor.</p>

<p><br />
<strong>“MODELİ ANNEM BELİRLİYORDU, ARALARI BEN DOLDURUYORDUM”</strong><br />
<br />
Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde doğan Tülay Karanlık, ipek halı dokuma zanaatına başlama hikayesini şu şekilde aktardı:<br />
"Köyde ben bu halı işini annemden öğrendim. Takriben 5-6 yaşında başladım. Annem öğretti; tabii modeli o belirliyordu, araları ben dolduruyordum. Daha sonra modelli yapmayı öğrendim. Daha sonra halının makas alma dediğimiz, kırpımını kesme işi vardı, onu öğrendim. Sonra kardeşime öğrettim. O öbür kardeşim, öbür kardeşime öğretti. Sonra arkadaşlarımla beraber her yıl, çok büyük halılar üretiyorduk.”<br />
<br />
<strong>"60 METREKARE HALI NORMAL EVE SIĞMADIĞI İÇİN 3 KATLI HALI EVLERİ YAPILDI”</strong><br />
<br />
Köyde üretilen 60 metrekarelik devasa ipek halılar normal evlere sığmayınca, köy genelinde özel işletme niteliğinde yüksek tavanlı "halı evleri" kuruldu. Tülay Karanlık, bu büyük üretim tesisleri sayesinde henüz 1984 yılında halı dokuyarak sigorta girişinin yapıldığını belirterek şunları ekledi:<br />
<br />
"Benim sigorta girişim halıdan ,çok büyük halılarımız vardı. Halı normal evlere sığmadığı için, 60 metrekare halının sığması mümkün değil, köye halı evi diye bir evler yapıldı. Halı normal evlerin üç katı yüksekliğinde. Öyle olunca orası bir işletme haline geldi. İşletme olunca da sigortacılar gelerek köyde bizi sigorta ettiler. Orada, 60 metrekarelik ipek halılar ürettik saraylara. Çok büyük halılar yaptık.”<br />
<br />
<strong>"ŞEHİRDE İPEK HALI ÜRETMEK KOLAY DEĞİL, ŞARTLAR MÜSAADE ETMİYOR”</strong><br />
<br />
Köydeki 25 yıllık üretimin ardından şehre taşınan Tülay Karanlık, karşılaştığı zorluklara rağmen zanaatını bırakmadı. Emekli olduktan sonra bu kültürel mirası aktarmak amacıyla harekete geçen Karanlık, bir yıl önce Ankara Kalesi'nde çalışmaya başladığını belirterek şunları söyledi:<br />
<br />
"25 yıl üretim yaptıktan sonra, şehre taşındım. Öyle olunca, şehirde ipek halı üretmek çok da kolay değil. Şartlar müsaade etmiyor. Ama hep üretmek ve öğretmek istiyordum. Çünkü bu kültürel bir miras. Çok değerli bir şey. Emekli olduktan sonra, dedim ki 'Bunu hem yapacağım hem de öğreteceğim, aktaracağım' diyerek yola çıktım. Bir yıldan beri bu işi kalede yapıyorum.Kale'de yeniyim ama Kale'de çok güzel sanatlar üretiliyor.”<br />
<br />
<strong>"ANKARA'DA HİÇ İPEK HALI ÜRETEN YER YOK, SADECE BEN VARIM”</strong><br />
<br />
Ankara Kalesi'nin tek ipek halı ustası olan Tülay Karanlık, klasik motifleri kendi tasarımlarıyla harmanlayarak ünlü tabloları ipliğe dokuduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:<br />
<br />
"Ankara'da hiç ipek halı üreten bir yer yok. Hiç kimse yok şu anda. Sadece ben varım ipek halıda. İpek halı tabii; atkısı, çözgüsü, ipi, her şeyi ipek ve benim ürettiğim halıların 1 santiminde 100 tane düğüm var. Klasik desenler var, onlardan üretiyorum. Yeni de kendime göre farklı desenler üretiyorum. Eskiyle yeniyi harmanlayarak yeni bir sentez oluşturmaya çalışıyorum. Bir resmi veriyorsunuz mesela, biz onun desenini çizip onu halı haline getirebiliyoruz. Ünlü ressamların tablolarını ipek halıya geçirebiliyoruz. Bu halılar, 300 ila 500 yıl arasında yaşayabiliyorlar. Eğer ıslatmazsanız, neme maruz kalmadığı sürece çok uzun yaşıyor.”<br />
<br />
<strong>“TEK DERDİM BU MİRASI YAŞATABİLMEK"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek ipek maliyetlerini tamamen kendi imkanlarıyla karşılayan Tülay Karanlık, Gelecekte Ankara motiflerini de işlemeyi hedefleyen usta sanatçı, bu kültürel mirasın yok olmaması için kurumsal destek bekliyor.Emeğini, maliyetleri ve kurumsal destek çağrısını Karanlık, şu sözlerle özetledi:<br />
<br />
" Önümüzdeki dönemde Ankara ile ilgili desenleri yeni halılara eklemeyi düşünüyorum. Bu tezgahtakinin tamamı bir yıl oldu, bir yılı geçti,daha bitmedi. Satılması da gerekiyor çünkü ipek çok pahalı. Maliyeti çok yüksek, öyle olunca en azından masrafını çıkarması açısından... Çünkü bütün maliyeti şu anda ben karşılıyorum. Şahıs olarak hiçbir yere varamıyorsunuz; öğrencilerim var ama sınırlı. Kurumsal bir kimlikle daha çok insana ulaşıp aktarmak en büyük hedeflerimden. Benim tek derdim bunu aktarabilmek ve yaşatabilmek.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Melahat TAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/ankaranin-tek-ipek-halicisi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/1779773835993-2.png" type="image/jpeg" length="76226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı İnceayan’dan hapishane, mahkumlar ve ailelerinin dramı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-inceayandan-hapishane-mahkumlar-ve-ailelerinin-drami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-inceayandan-hapishane-mahkumlar-ve-ailelerinin-drami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Asuman İnceayan, soyut yönlü çalışmalarında hapiste kalan mahkumların acılarının yanı sıra, dışarıdaki ailelerinin acılarını katmanlaştırarak çalışmalarına yansıtıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sanatçı Kadınlar Derneği üyesi 13 sanatçı Ankara Kalesi’nde sanatseverlerin uğrak yeri Emin Antik Sanat Merkezi’nde “Goya’nın Hayaletleri” adlı filmde Ines’in yaşadığı dramı günümüze kendi bakış açılarıyla taşıyor. Sergi Haziran ayı ortalarına kadar Ankaralı sanatseverler tarafından izlenebilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İKİ ŞİŞ İLE HAPİSHANEYİ ANLATIYOR</strong></p>

<p>Sergide yer alan sanatçılardan Asuman İnceayan da “Goya’nın Hayaletleri’ndeki hapishanede olanları tuvaline taşıyor. <a href="http://www.baskentgazete.com.xn--trye-w96a/" rel="nofollow" target="_blank">www.baskentgazete.com.tr’ye</a> eserlerini anlatan sanatçı İnceayan, çalışmasında zulmü, hapiste kalan mahkumları anlattığını söylüyor.</p>

<p>İki şişte hapishaneyi ve içerisindeki mahkumları da tasvir etmeye çalıştığını anlatan İnceayan, “İkinci eserimde ise mahkumların yakınlarının çektiği açıları yansıttım” sözleriyle anlatıyor. Çalışmalarında soyut yönlü olduğunu kaydeden sanatçı İnceayan, “Soyut olduğu için de ben çok katmanlı çalışıyorum. Katmanlı çalışınca belki de acıları birazcık katman katman yansıtmaktan istedim” diyor.</p>

<p><strong>GOYA’NIN HAYALETLERİ FİLMİNİN KONUSU</strong></p>

<p>Goya’nın Hayaletleri 18. yüzyılda sanat, inanç, iktidar arasındaki haksızlıkları anlatıyor. Aradan yüzyıllar geçse de benzer trajediler, baskılar, keyfi tutuklamalar devam ediyor, hala bir yerlerde insanlar suçsuz yere yargılanıyor, susturuluyor, yok sayılıyor, bağırözeanların sesi duyulmuyor. Adaletin sessizliğe büründüğü her yerde sanat konuşur. Goya’nın Hayaletleri bugün buraya görmezden gelinenleri göstermeye, sessiz çığlıkları duyurmaya geldiler…</p>

<p><strong>ASUMAN İNCEAYAN</strong></p>

<p>İstanbul’da doğdu. 1996’da Orhan Çetinkaya atölyesinde sanat hayatına başladı. 2003 yılında Kum Sanat Okulu’nda sanatçı Cezmi Orhan, Doç. Dr. Ali Asgar Çakmakçı, Prof. Zafer Gençaydın, Prof. Dr. Cebrail Ötgün atölyelerinde resim ve heykel eğitimlerine devam etti. 2019’da Kum Sanat Okulu’nda ilk kişisel sergisini (Gri Duvar Desen Sergisi) açtı. Sanatçı Kadınlar Derneği (SKD) kurucu üyesi ve yazmanı, Sanat Kurumu Derneği üyesidir. TBMM, Vakıfbank, Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi koleksiyonlarında eserleri bulunmaktadır. Yurt içinde ve dışında birçok karma sergiye katıldı. Sanatçı Ankara’da kendi atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Özel Haber</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sanatci-inceayandan-hapishane-mahkumlar-ve-ailelerinin-drami</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/fdfdfdsgdgfhn-2026-05-25t104148207.jpg" type="image/jpeg" length="17041"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
