<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://www.baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/genel" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Apr 2026 16:26:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/genel"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuzenini tabancayla yaralayıp, intihar etti]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kuzenini-tabancayla-yaralayip-intihar-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kuzenini-tabancayla-yaralayip-intihar-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta'da Süleyman Emre Elma (32), kuzeni D.Ç.’yi tabancayla yaralayıp, aynı silahla intihar etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, gece saatlerinde Anadolu Mahallesi 4203 Sokak’taki bir evde meydana geldi. Süleyman Emre Elma, henüz bilinmeyen nedenle tartıştığı kuzeni D.Ç.’ye tabancayla ateş etti. Elma, ardından aynı silahla hayatına son verdi. İhbarla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. D.Ç., sağlık ekibinin müdahalesinin ardından Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. D.Ç.'nin durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p>

<p>Süleyman Emre Elma’nın cenazesi Isparta Şehir Hastanesi morgundaki otopsi işlemlerinin ardından bugün yakınları tarafından teslim alınıp, Koçtepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis, olayla ilgili inceleme başlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kuzenini-tabancayla-yaralayip-intihar-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/k-u-z-e-n-i-n-i-t-a-b-a-n-c-a-y-l-a-y-a-r-a-l-a-y-i-p-i-n-t-i-h-a-r-e-1267534-377318.jpg" type="image/jpeg" length="32745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediyenin 4 bin 300 küçükbaş hayvan dağıtımıyla başlayan proje "büyük sürülere" dönüştü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/belediyenin-4-bin-300-kucukbas-hayvan-dagitimiyla-baslayan-proje-buyuk-surulere-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/belediyenin-4-bin-300-kucukbas-hayvan-dagitimiyla-baslayan-proje-buyuk-surulere-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri Büyükşehir Belediyesinin 5 yıl önce başlattığı proje kapsamında ücretsiz dağıttığı 4 bin 300 küçükbaş hayvanla çok sayıda üretici sürü sahibi oldu, bazı yetiştiriciler de sürüsünü büyüttü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi, 5 yıl önce başlattığı "Koyunlar Artıyor, Meralar Şenleniyor Projesi" kapsamında 200'ün üzerindeki üreticiye 4 bin 300 küçükbaş hayvan dağıttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dağıtımdan iki yıl sonra başlayan ve her yıl 5'er koyunun üreticiden alınarak başka yetiştiricilere dağıtıldığı sistemle çok sayıda üretici sürü sahibi oldu, bazı yetiştiriciler de sürüsündeki hayvan sayısını artırdı.</p>

<p>Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, AA muhabirine, Kayseri'nin yüzölçümünün yaklaşık yüzde 40'ının mera olduğunu söyledi.</p>

<p>Büyükkılıç, Kayseri'nin ticaret ve sanayi şehri olarak anıldığını ancak bunun yanında tarım ve hayvancılık açısından da iyi bir noktada olduklarını vurgulayarak, "Gerek Tarım ve Orman Bakanlığı gerekse Büyükşehir Belediyesinin projeleriyle tarım ve hayvancılık önemli geçim kaynaklarından biri haline geldi. Tohum dağıtımı, tarım ekipmanı desteği, su parası desteği gibi birçok projeyle üreticiye desteğimiz devam ediyor." diye konuştu.</p>

<p><strong> "Bunlardan herhangi bir ücret talep etmedik"</strong></p>

<p>Meraları şenlendirmek adına bu projeyi hayata geçirdiklerini belirten Büyükkılıç, şunları kaydetti:</p>

<p>"16 ilçede kurayla belirlenen üreticilere 20'şer küçükbaş dağıttık. Bunlardan herhangi bir ücret talep etmedik. Tek şartımız olan ikinci yıldan itibaren her yıl 5'er hayvanı onlardan alıp başka üreticilere verdik. Bu projeyle 150 bin küçükbaş hayvana ulaştık. Koyun bereket demektir. Üreticilerin su sorunu varsa onları hallediyoruz. Gerekirse güneş panelleriyle su sorununu çözüyoruz ve su parasının da yarısını biz ödüyoruz. Kayseri nüfusunun yüzde 80'i merkezde yaşıyor. Bu belediyecilik anlamında bizim işimizi kolaylaştırıyor gibi görünebilir ancak biz üreten bir şehir olmak istiyoruz. O yüzden de kırsalda üretimi artırabilmek adına birçok proje hayata geçirdik."</p>

<p><strong>"Çok memnunum"</strong></p>

<p>Proje kapsamında 4 yıl önce 20 küçükbaş hayvan alan üretici Suat Kumpınar da mevcutta sürüsü olduğunu söyledi.</p>

<p>Buradan aldığı 20 küçükbaş hayvanı da sürüsüne kattığını dile getiren Kumpınar, "4 yıl önce aldığım 20 küçükbaş hayvan şu anda 65'e ulaştı. İkinci yıldan itibaren her yıl 5'er küçükbaşı başka üreticilere ulaştırılmak üzere Büyükşehir Belediyesine iade ettik. Hayvanlar çok sağlıklı geldi, iyi de kuzular aldık. Ben çok memnunum. İnşallah bu artarak devam eder. Küçükbaş hayvan işi ilgilenildiği ve sevgi gösterildiği zaman ekmek yediren bir iştir. Bu bir sevda işi. Aşkla yapılan bir iş." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Üretici Mesut Demirtaş ise projenin üretici ve ülke ekonomisi açısından pozitif katkı sunduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/belediyenin-4-bin-300-kucukbas-hayvan-dagitimiyla-baslayan-proje-buyuk-surulere-donustu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/a-a-20260419-41150539-41150526-b-e-l-e-d-i-y-e-n-i-n-4-b-i-n-300-k-u-c-u-k-b-a-s-h-a-y-v-a-n-d-a-g-i-t-i-m-i-y-l-a-b-a-s-l-a-y-a-n-p-r-o-j-e-b-u-y-u-k-s-u-r-u-l-e-r-e-d-o-n-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="43934"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB Birim Amirleri Toplantısı, Bakan Tekin başkanlığında yapıldı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/meb-birim-amirleri-toplantisi-bakan-tekin-baskanliginda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/meb-birim-amirleri-toplantisi-bakan-tekin-baskanliginda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakan yardımcıları ve genel müdürlerin katılımıyla 'Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Birim Amirleri Toplantısı' gerçekleştirdi. Toplantıda, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırıların ardından yürütülen çalışmalar ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Tekin, toplantıda Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen saldırılar sonrası bölgede yürütülen faaliyetlere ve alınan tedbirlere ilişkin son bilgileri aldı. Devletin tüm imkanlarıyla sahada çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Tekin, Bakanlık birimlerince ilk günden itibaren sürdürülen psikososyal destek ve rehberlik faaliyetlerinin kesintisiz devam etmesi gerektiğine işaret etti. Bakan Tekin, Bakanlık olarak öğretmen, öğrenci ve velilerin her zaman yanında olmak için gerekli tüm adımları ivedilikle attıklarına belirterek bu konuda herhangi bir aksamaya mahal verilmemesi talimatını tekrarladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÖĞRETMEN VE VELİLERLE YAPILACAK ÇALIŞMALAR ELE ALINDI</strong></p>

<p>Toplantıda okul güvenliğine ilişkin birimlerce yürütülen çalışmalar ve atılacak adımlar, risk alanları, mevzuatta yer alan düzenlemeler, bu konuda yapılması planlanan değişiklikler değerlendirildi. Öğrencilerin dijital dünyada karşılaştığı tehdit ve tuzaklar ile çözüm önerileri ve okul içi ve dışı güvenlik tedbirlerinin masaya yatırıldığı toplantıda çocukların maruz kaldığı veya kalabileceği tehlikelerle mücadele edilmesi için özellikle öğretmen ve velilerle yapılacak çalışmalar ele alındı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/meb-birim-amirleri-toplantisi-bakan-tekin-baskanliginda-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/m-e-b-b-i-r-i-m-a-m-i-r-l-e-r-i-t-o-p-l-a-n-t-i-s-i-b-a-k-a-n-t-e-k-1267599-377343.jpg" type="image/jpeg" length="62689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siirt’te sağanak sele neden oldu; 35 küçükbaş öldü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/siirtte-saganak-sele-neden-oldu-35-kucukbas-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/siirtte-saganak-sele-neden-oldu-35-kucukbas-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt'in Şirvan ilçesinde sağanak sonrası meydana gelen selde 35 küçükbaş hayvan akıntıya kapılarak öldü. Kara yollarında çökmeler yaşanırken, fıstık bahçelerini de su bastı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarısının ardından etkili olan şiddetli sağanak sonrası Şirvan ilçesine bağlı Fatih Mahallesi’nde köy yollarını birbirine bağlayan köprü çökerken, bölgedeki bazı fıstık bahçelerini de su bastı. Siirt-Şirvan-Pervari kara yolunda bazı noktalarda yaşanan çökmeler nedeniyle trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlçenin Değirmen Mahallesi’nde hayvancılıkla uğraşan İmaç ailesine ait ahırdaki 35 küçükbaş akıntıya kapılarak öldü. Sel sularının evlerin duvarlarına kadar yükseldiği mahallede, ahırların kapıları kırıldı ve depolardaki yaklaşık 30 ton arpa suya kapıldı. Hayvan sahiplerinden Abdurrahman İmaç, “Gece 02.00 sıralarında uyandığımızda baktık ki, pencereye duvarlara kadar su basıyordu. Bizde hayvanları kurtarmak için burayı deldik, kendi imkanlarımızla, 4-5 hayvanımızı kurtarabildik. Diğer hayvanlarımız selde sürüklenerek kayboldu. Resmi olarak burada hayvancılık yapıyoruz. Hayvanlarımızın küpeleri de tamdı, hepsi sigortalıydı. Devletimizden bize yardım etmesini istiyoruz. Köprünün menfezi tıkandı, buraya doğru geldi. Canımızı zor kurtardık. 4-5 kişiyiz burada, can havliyle kendimizi dışarıya attık. Ahırlarımızın kapıları hep kırılmış, depolarımızda da en az 30 ton arpa vardı, hepsi sele kapılıp gitti” dedi.</p>

<p>VALİ KIZILKAYA, SEL BÖLGELERİNDE İNCELEMELERDE BULUNDU</p>

<p>Siirt Valisi ve Belediye Başkan Vekili Kemal Kızılkaya, sel baskınlarından etkilenen bölgelerde incelemelerde bulundu. Şehrin ulaşımında kritik öneme sahip Kezer Köprüsü’nde inceleme yapan Vali Kızılkaya, taşkın riski bulunan alanlarda yürütülen çalışmaları yerinde takip ederek yetkililerden bilgi aldı. Aşırı yağışlar nedeniyle eski köprünün zarar gördüğünü ve güvenlik gerekçesiyle trafiğe kapatıldığını belirten Kızılkaya, “Gece saatlerinde, 03.00 ile 05.00 arasında metrekareye 30 ila 97 kilogram arasında değişen yoğun bir yağış gerçekleşti. Kısa sürede etkili olan bu yağış nedeniyle ev ve iş yerlerinden su baskını ihbarları aldık; toplamda 61 ihbar ekiplerimize ulaştı. Ekiplerimiz sahada, daha önce riskli bölgelerde gerekli tedbirler alınmıştı. Ancak yağışın ani ve yüksek miktarda olması bazı bölgelerde hasara yol açtı. Özellikle Kezer mevkisindeki eski karayolu köprümüzde hasar oluştu. Güvenlik amacıyla köprüyü trafiğe kapattık, ulaşım yeni köprü üzerinden kontrollü şekilde sağlanıyor. İlçelerimizde, özellikle Kurtalan ve Şirvan başta olmak üzere kırsal alanlardan da ihbarlar gelmektedir. Tüm ekiplerimiz bu ihbarlara süratle müdahale etmektedir. En büyük tesellimiz, bu afet karşısında herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır. Şu anda önceliğimiz su baskınlarının tahliyesi, ardından hasar tespit çalışmalarıdır. Tespitlerin tamamlanmasının ardından gerekli destekler vatandaşlarımıza sağlanacaktır. Vatandaşlarımızın müsterih olmasını istiyoruz. Tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/siirtte-saganak-sele-neden-oldu-35-kucukbas-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/s-i-i-r-t-t-e-s-a-g-a-n-a-k-s-e-l-e-n-e-d-e-n-o-l-d-u-35-k-u-c-1267662-377347.jpg" type="image/jpeg" length="96133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de işçi servisinin apartman bahçesine düşmesi sonucu 1 kişi yaralandı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kayseride-isci-servisinin-apartman-bahcesine-dusmesi-sonucu-1-kisi-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kayseride-isci-servisinin-apartman-bahcesine-dusmesi-sonucu-1-kisi-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'nin merkez Talas ilçesinde işçi servisinin apartman bahçesine düşmesi sonucu yaralanan kişi hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anayurt Mahallesi Atılgan Sokak'ta park halindeki 38 P 2191 plakalı işçi servisi, henüz belirlenemeyen nedenle hareket ederek apartmanın bahçesine düştü.</p>

<p>Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 6 metre yükseklikten düşen araçta bulunan kişi yaralandı.</p>

<p>Yaralı, sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kayseride-isci-servisinin-apartman-bahcesine-dusmesi-sonucu-1-kisi-yaralandi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/a-a-20260419-41151733-41151729-k-a-y-s-e-r-i-d-e-i-s-c-i-s-e-r-v-i-s-i-n-i-n-a-p-a-r-t-m-a-n-b-a-h-c-e-s-i-n-e-d-u-s-m-e-s-i-s-o-n-u-c-u-1-k-i-s-i-y-a-r-a-l-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="18527"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırmızı ışıkta bekleyen TIR'a çarpan minibüsün sürücüsü öldü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kirmizi-isikta-bekleyen-tira-carpan-minibusun-surucusu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kirmizi-isikta-bekleyen-tira-carpan-minibusun-surucusu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne’de, Kapıkule Sınır Kapısı’na açılan D100 kara yolunda, 1 kişinin öldüğü 1 kişinin de yaralandığı kaza, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntüde, kırmızı ışıkta bekleyen K.İ. idaresindeki CE 5452 XF plakalı TIR’a, Muhammet Şen idaresindeki kapalı kasa minibüsün hızla arkadan çarptığı yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jandarmanın kazaya ilişkin incelemesi sürüyor. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kirmizi-isikta-bekleyen-tira-carpan-minibusun-surucusu-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/k-i-r-m-i-z-i-i-s-i-k-t-a-b-e-k-l-e-y-e-n-t-i-r-a-c-a-r-p-a-n-m-i-n-1267454-377292.jpg" type="image/jpeg" length="58940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aksaz Deniz Üs Komutanlığı’nda görev yapan teğmen evinde ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/aksaz-deniz-us-komutanliginda-gorev-yapan-tegmen-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/aksaz-deniz-us-komutanliginda-gorev-yapan-tegmen-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muğla’nın Menteşe ilçesinde, Marmaris Aksaz Deniz Üs Komutanlığı’nda yaklaşık bir yıldır görev yaptığı öğrenilen Teğmen Ümit Mete Erez evinde silahla başından vurulmuş halde ölü olarak bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Kötekli Mahallesi 200 sokak üzerinde bulunan bir evde meydana geldi.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Teğmen Ümit Mete Erez’i (26) evinde başından vurulmuş halde arkadaşları kanlar içerisinde hareketsiz yatarken buldu. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.</p>

<p>Bölgeye hızla ulaşan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, Erez’in yaşamını yitirdiği tespit edildi. Erez’in ateşli silah yaralanması sonucu olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/aksaz-deniz-us-komutanliginda-gorev-yapan-tegmen-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/muglada-genc-tegmen-evinde-olu-bulundu-ac4e1fab04ef-1024x576.jpg" type="image/jpeg" length="76599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klinik Psikolog Ekinci: Çözüm güvenlik değil, rehberlik birimlerini güçlendirmek]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/klinik-psikolog-ekinci-cozum-guvenlik-degil-rehberlik-birimlerini-guclendirmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/klinik-psikolog-ekinci-cozum-guvenlik-degil-rehberlik-birimlerini-guclendirmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik Psikolog Sinem Baran Ekinci, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına ilişkin yaptığı değerlendirmede ailelere ve eğitim camiasına uyarılarda bulundu. Okullarda artırılan güvenlik önlemlerinin tek başına yeterli olmayacağını belirten Ekinci, “Çözüm kapılara güvenlik koymak değil, rehberlik birimlerini güçlendirmektir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’yi yasa boğan saldırıların ardından toplumda yükselen kaygıyı değerlendiren klinik psikolog Sinem Baran Ekinci, şiddetin, 'salgına' dönüşmemesi için ebeveynlerin ve yetkililerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Çocukların dışlanma, akran zorbalığı ve yalnızlık gibi sinyallerinin çoğu zaman 'damgalanma korkusu' ile görmezden gelindiğini söyleyen Ekinci, bunun ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. Yetişkinlerin, 'Çocuktur geçer' diyerek sorunları normalleştirmesinin toplumu bu noktaya getirdiğini belirten Ekinci, "Yaşanan son gelişmeler hepimiz açısından çok fazla üzücü. Bu yaşananların altındaki en önemli etken öğretmenlerin, velilerin, çocukların, kendileri için ve çocukların akranları için, 'Burada bir sorun var' dediği durumlara, belki de bizler bir damgalanma korkusuyla arkamızı döndük. Bu noktada bizim nasıl bir yaklaşım geliştirmemiz gerekir? Yani çocuğunuz okuldan eve geldiğinde ve direkt odasına çıktığında, sizlerle hiçbir bağlantı kurmadığında, çocuğunuz ödevini yanlış yaptığında, eksik yaptığında ve sorabilecek hiçbir arkadaşı olmadığında aslında bizlere birer ikaz uyarısı veriyor demektir. Bu ne demek? 'Beni gör' Dışlanmak, yalnız kalmak, akran zorbalığına uğramak, psikolojik olarak sorunlar yaşıyor olmak, ailevi sorunlar yaşıyor olmak, elbette ki bir çocuğu şiddete yönlendirmez fakat çocuğun hassas ve kırılgan psikolojisini şiddetle kendi göstermeye itebilir. Öncelikle çocuğumuzla konuşmak, onu anlamak, sorunlarına bir çözüm üretmek zorundayız. Bu noktada yetişkinlerin en büyük sorunu; 'çocuktur geçer, büyüyünce geçer, bizler de böyleydik' gibi normalleştirmelerin arkasına sığınarak ne yazık ki toplumca bu acı olayları yaşamış olduk. Bu noktadan sonra ne yapmalıyız? Çocuğumuzun okulda ve evde ulaşılabilir bulduğu, güvenilebilir bulduğu bir yetişkinle temasta olduğundan emin olmak zorundayız. Çocuklar dışlanmış ve yalnız hissettiklerinde izledikleri oyunlar, oynadıkları oyunlar, sosyal medya karakterleri, dizi karakterleri onların üzerine daha fazla negatif etki yaratmakta. Yani bu şu demek değil, bilgisayar oyunu oynayan ya da bunları izleyen çocuklar şiddet gösterir anlamına gelmiyor. Psikolojisi hassas çocuklar için bunlar geri dönülemez zararlar verebilir anlamına geliyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>OKUL FOBİSİNE DİKKAT</strong></p>

<p>Velilerin kaygılı tutumunun çocuklara doğrudan geçtiğini ve bunun okul fobisine yol açabileceğini ifade eden Ekinci, şunları söyledi:</p>

<p>"Çocuklarımız şu an okula gitmekten korkuyorlar. Bunun nedeni de biz velilerin kaygılı tutumu. Bu yaşananları çocuklarımızla konuşmalıyız. Yani 'neler duyduğunu bilmiyorum ama evet bazı üzücü gelişmeler oldu ve bunun hakkında sen ne düşünüyorsun, ben senin iyi hissetmen için ne yapabilirim?' diye çocuklara sormalıyız. Şu an anne ve babaların çocuklarına kaygıları direkt olarak geçtiği için çocuklar okula gitmek istemiyorlar. Bu ileriki dönemde bir okul fobisine yol açabilir. Daha çok yalnızlaşmaya yol açabilir ve yalnızlaşma da ne yazık ki çok daha acı sonuçları doğabilir. Bu noktada önce biz yetişkinler kendimizi regüle edeceğiz, sonrasında çocuklarımızı sakinleştirip anlayabilecekleri ve bize güvenebilecekleri birer iletişim ortamı kuracağız. Ben buradan en çok babalara seslenmek istiyorum. Herkes annelere, öğretmenlere, akranlara yüklenirken benim burada iletişim kurmak istediğim asıl kişi babalar. Lütfen çocuklarınızı görün ve onlarla iletişim halinde olun."</p>

<p><strong>SANAL MEDYADA GÖRÜNTÜ PAYLAŞIMI UYARISI</strong></p>

<p>Yaşanan olayların sanal medyada paylaşmanın etkisine de değinen Ekinci, "Tüm bireylerden aslında yapmasını beklediğimiz doğal akış şu olması gerekir; bu görüntüleri sosyal medyada paylaşmamak. Çünkü biz bu görüntüleri paylaştıkça, şiddeti normalleştirdikçe diğer çocuklar için şiddeti daha ulaşılabilir bir şey haline getiriyoruz. Açıkçası zaten çocuk toplumda kadına, ağaca, ormana herhangi bir şeye karşı şiddetin uygulanabilir olduğunu görmekle birlikte şiddete yatkınlık ve yakınlık geliştiriyor. Şimdi bizler bu görüntüleri başka çocukların izlediği gerçeğinden uzaklaşıp paylaşırsak ne yazık ki bu şiddet bir salgına dönüşebilir. Tek korkumuz bu. O yüzden lütfen neyi paylaştığınıza çok dikkat edin. Evet acınızı, kaygınızı, stresinizi anlıyorum fakat yeni kurbanlar ve yeni sorunlar yaratmak istemiyorsak bu noktada hepimizin bu topluma bir borcu var. Bu da sorumluluklarımızı yerine getirmek" diye konuştu.</p>

<p><strong>'ÇÖZÜMÜN PARÇASI OLMAK ZORUNDAYIZ'</strong></p>

<p>Okullarda alınan tedbirlerin yerine rehber öğretmen sayısının artırılması gerektiğini söyleyen Ekinci, açıklamasında şunları ifade etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Asıl çözüm ne yazık ki kapıların önüne güvenlik koymak, detektörle çocukları taramak, çocukları daha fazla strese sokmak değil. Çünkü onlar da şu an hem çok üzgünler hem de aşırı derecede kaygıları yükselmiş durumda. Peki ne yapmalıyız? Okullardaki rehber öğretmen sayısını artırabiliriz, rehberlik birimlerinin yetkilerini ve imkanlarını genişletebiliriz. Okul psikoloğu kavramını hayatımıza dahil edebiliriz ve bu noktada önemli olan şey bir çocuğu bir okul psikoloğuna, rehber öğretmene, psikiyatriste, psikolojik danışmana götürürken kendimiz de aslında sürecin bir parçası olmaya çalışmalıyız. Yani çocuğumuz hasta, suçlu veya damgalanmış bir obje olarak bize gözükmemesi gerekir bu noktada. Çünkü biz burada çözümün birer parçası olmak zorundayız ama ne yazık ki ebeveynler sorunu kabul etmediklerinde biz topluca yeni bir sorunun oluşmasına sebebiyet vermiş oluyoruz. Bu noktada lütfen çocuğumuzu kötü ya da sorunlu ilan etmeden önce biz ona nerelerde yetebiliriz? Biz ona nasıl ulaşabiliriz sorusunu kendimize soralım ve lütfen, psikolojik destek almaktan çekinmeyelim, bunu normalleştirelim."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/klinik-psikolog-ekinci-cozum-guvenlik-degil-rehberlik-birimlerini-guclendirmek</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 22:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/k-l-i-n-i-k-p-s-i-k-o-l-o-g-e-k-i-n-c-i-c-o-z-u-m-g-u-v-e-n-l-i-k-d-1265763-376806.jpg" type="image/jpeg" length="69620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'den giden ilk hacı kafilesi kutsal topraklara ulaştı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyeden-giden-ilk-haci-kafilesi-kutsal-topraklara-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyeden-giden-ilk-haci-kafilesi-kutsal-topraklara-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kutsal topraklarda hac farizasını yerine getirmek için Türkiye'den yola çıkan ilk kafile Medine-i Münevvere'ye ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Suudi Arabistan resmi ajansı SPA'ya göre, Medine’de bulunan Prens Muhammed bin Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Türkiye’den gelen ilk hacı kafilesi karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, hacı adaylarının işlemlerinin hızlı ve sorunsuz şekilde tamamlandığını, girişlerde tüm hizmetlerin kolaylık ve düzen içinde yürütüldüğünü bildirdi.</p>

<p>Bu yıl hacı adaylarının güvenli ve rahat şekilde ibadetlerini yerine getirebilmeleri için tüm hazırlıkların tamamlandığı ifade edildi.</p>

<p>Suudi Arabistan Genel Pasaport İdaresi, hava, kara ve deniz giriş noktalarında tüm birimlerin hazır olduğunu, hacı adaylarının giriş işlemlerinin en iyi şekilde yürütülmesi için gerekli tüm imkanların seferber edildiğini belirtti.</p>

<p>Hacı adayları, Mekke ve çevresindeki kutsal mekanlarda ibadetlerini yerine getirecek ve belirlenen program çerçevesinde hac farizasını tamamlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyeden-giden-ilk-haci-kafilesi-kutsal-topraklara-ulasti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-26e21108ae3ab194c1869fa52676d6b5.jpg" type="image/jpeg" length="59413"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. İlber Ortaylı, İzmir’de anıldı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/prof-dr-ilber-ortayli-izmirde-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/prof-dr-ilber-ortayli-izmirde-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TARİHÇİ, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı için İzmir’de Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin önünde kardeşi Nuriye Ortaylı ve kızı Tuna Ortaylı’nın katılımıyla anma programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Kitap Fuarı kapsamında geçen ay yaşamını yitiren Prof. Dr. İlber Ortaylı için Kültürpark İlber Ortaylı Kütüphanesi’nin önünde kardeşi Nuriye Ortaylı ve kızı Tuna Ortaylı’nın katılımıyla anma programı düzenlendi. Programda konuşan Tuna Ortaylı, babasının İzmir'e her zaman ayrı bir sevgisi olduğunu söyledi. Babasının hayata karşı dev bir merakı olduğunu söyleyen Tuna Ortaylı, “Merakıyla hareket etmeyi, gezmeyi çok önemsiyordu” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘RENKLİ BİR KİŞİLİKTİ’</strong></p>

<p>Babası Prof. Dr. Ortaylı ile gezi arkadaşı olduklarını ve dünyanın çeşitli yerlerine gittiklerini aktaran Tuna Ortaylı, “Gezi arkadaşı olarak da eğlenceli bir insandı. Benim için çok kıymetli anlardı. Bunların yaşanmış olması mutluluk veriyor, bir daha olmayacak olması da burukluk ama yaşamış olduklarımız yanımıza kar. Renkli bir kişilikti. Bunun bir kısmına okurları olarak, televizyonda veya internette gördüğünüz videolarda şahit oldunuz. Ne gördüyseniz gerçek hayatta da birebir de öyle bir insandı. Hayatı büyük yaşayan, büyük kahkahalı, eğlenceli bir insandı. Böyle insanlar her zaman ne kadar sevildiklerini yaşarken görme şansına erişemiyorlar. Sizler sayesinde babam bunu ölmeden görebildi. Kendi ismine adanmış bir kütüphanenin olması bile çok önemli” ifadelerinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘BU KÜTÜPHANE ÇOK ANLAMLI’</strong></p>

<p>Kardeşi Nuriye Ortaylı ise Prof. Dr. Ortaylı’nın kitapları çok sevdiğini, hayatını ve evini kitaplara göre düzenlediğini söyledi. Nuriye Ortaylı, “Bu kütüphane çok anlamlı. Yaşarken açılmış olması da ayrı bir hoşluk. Kendi adına bir kütüphane olduğunu gördü, bu çok iyi oldu. İlber, bilginin tek kaynağı olarak kitabı gören biri değildi, Anadolu'yu karış karış gezerdi, dünyayı gezerdi ve her kesimden insanlarla konuşurdu. Onların hayatını merak eder, fikirlerini öğrenmeye çalışırdı. Beslenme kaynaklarından birisi, onu topluma bağlayan şeylerden biri buydu. Bir ikincisi de seyahatti. Seyahatleri çok önemliydi” diye konuştu.</p>

<p><strong>‘TOPLUMDA ÇOK BÜYÜK KABUL GÖREN BİR İNSANDI’</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır da Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın kendisine has, şahsına münhasır bir üslubuyla çok ikna edici konuşmalar yapan biri olduğunu söyleyerek, “Bilgilerin güncellenmesi, günümüze taşınması ve günümüzde anlamlı bir değer kazanması için de gerçekten çok fazla gayret gösteren ve o eşsiz üslubuyla da toplumda çok büyük kabul gören bir insandı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/prof-dr-ilber-ortayli-izmirde-anildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/p-r-o-f-d-r-i-l-b-e-r-o-r-t-a-y-l-i-i-z-m-i-r-d-e-a-n-i-l-d-i-1266353-377017.jpg" type="image/jpeg" length="82063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Havalimanı'ndaki üçlü pist operasyonları 50 bin ton karbon emisyonunu önledi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/istanbul-havalimanindaki-uclu-pist-operasyonlari-50-bin-ton-karbon-emisyonunu-onledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/istanbul-havalimanindaki-uclu-pist-operasyonlari-50-bin-ton-karbon-emisyonunu-onledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen üçlü pist operasyonuyla önemli kazanımlar sağlandığını ve böylece yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon emisyonunun önlendiğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, 17 Nisan 2025'te İstanbul Havalimanı'nda başlayan eş zamanlı üçlü bağımsız pist operasyonları hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Türkiye'nin, söz konusu pist operasyonunu Avrupa'da uygulayan ilk ülke olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, bu operasyonun başarılı bir şekilde uygulanmasının Avrupa havacılığı için dönüm noktası olduğunu ve bunun Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü hava trafik kontrolörlerinin disiplinini, yenilikçiliğini, ekip çalışmasını ve tüm proje ortaklarının koordineli çabasını yansıttığı ifade etti.</p>

<p>Uraloğlu, üçlü pist operasyonunun İstanbul Havalimanı'nın genel kapasitesini artırmada önemli bir kilometre taşı olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Operasyon, yoğun saatlerde trafiği yönetmede yüksek esneklik ve verimlilik sağladı. Bunun sonucu olarak 29 Kasım 2025'te 1 saatte 78 iniş, 2 Temmuz 2025'te ise 1 saatte 81 kalkışı başarıyla gerçekleştirerek rekorlara imza attık. 78 inişe ilişkin analizlerimizde ise iniş başına ortalama yaklaşık 40 deniz mili mesafe tasarrufu sağlandığını ve uçuş mesafelerinde yüzde 21 iyileşme gerçekleştiğini tespit ettik."</p>

<p><strong>"KARBON EMİSYONLARINI SİSTEMATİK ŞEKİLDE DÜŞÜRÜYORUZ"</strong></p>

<p>Üçlü pist kullanımının sağladığı tasarrufa da dikkati çeken Uraloğlu, tipik bir dar gövdeli uçak üzerinden yapılan hesaplamalara göre yaklaşma aşamasında sağlanan yaklaşık 30 deniz mili mesafe kısalmasının uçuş başına ortalama 352 kilogram yakıt tasarrufu ve 1112 kilogram karbondioksit emisyon azalımı sağladığına işaret etti.</p>

<p>Uraloğlu, "Bu kazanımlar yıllık bazda yaklaşık 50 bin ton karbon salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu da yaklaşık 2,2 milyon ağacın yıllık karbon tutma kapasitesine eşdeğer bir çevresel fayda demek." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Üçlü pist operasyonlarının yalnızca havadaki kazanımlarla sınırlı kalmadığını, yer hareketlerinde de önemli verimlilik sağladığını belirten Uraloğlu, uçakları kapılarına en yakın pistlere yönlendirerek taksi sürelerini ciddi şekilde azalttıkları bilgisini verdi.</p>

<p>Bakan Uraloğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Yapılan analizler, iniş yapan uçaklarda taksi sürelerinin ortalama yüzde 10,2, kalkışlarda ise yüzde 2,8 oranında kısaldığını, buna bağlı olarak yakıt tüketiminde yüzde 6,6 ile yüzde 14,4 arasında düşüş sağlandığını gösteriyor. Bu iyileşmeler zamanında performans oranına da yansıdı. İstanbul Havalimanı, 2025'te yüzde 80,72 zamanında performans oranına ulaştı. Bu oran, yüzde 71,2 olan Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde. Üçlü pist operasyonları, İstanbul Havalimanı'nın '2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi' açısından da önemli bir rol üstlendi. Hem havada kat edilen mesafeyi hem de yerdeki taksi sürelerini azaltarak yalnızca kapasiteyi artırmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarını da sistematik şekilde düşürüyoruz. Tasarruf edilen her deniz mili, sürdürülebilir havacılık hedeflerimize atılmış somut bir adım anlamına geliyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/istanbul-havalimanindaki-uclu-pist-operasyonlari-50-bin-ton-karbon-emisyonunu-onledi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-b21a8fa12b9149b41a76ecad8605c590.jpg" type="image/jpeg" length="97165"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim değişikliği polen sezonunu erkene çekti]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/iklim-degisikligi-polen-sezonunu-erkene-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/iklim-degisikligi-polen-sezonunu-erkene-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliğiyle mevsimlerin 2 ila 4 hafta öne çekilmesi, polen sezonlarının uzaması ve havadaki polen yoğunluğunun artması, alerji hastalarının daha uzun süre şikayet yaşamasına yol açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nur Münevver Pınar, AA muhabirine, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki önemli etkilerinden birinin alerjik hastalıklardaki artış olduğunu söyledi.</p>

<p>İklim değişikliğine bağlı olarak geçmişte daha çok bahar aylarında görülen polen sezonunun artık yılın daha erken dönemlerinde başladığını belirten Pınar, normalde şubat ve martta yoğun görülen bazı ağaç polenlerinin, ocak ayının ikinci haftasında atmosferde tespit edilmeye başlandığını ifade etti.</p>

<p><img height="804" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/18/967bb7cb265ec7e72ba903029bf662c8.jpg" width="1200" /></p>

<p>Pınar, "İklim değişikliğine bağlı olarak mevsimler 2 ila 4 hafta öne çekildi. Aynı zamanda bitkilerin polen saçma dönemleri uzadı. Dünya çapındaki çalışmalarda polen sezonlarının yüzde 60 uzadığı, atmosferdeki polen miktarının ise yüzde 70 arttığı görülüyor. Bu da alerji hastalarının daha uzun süre ve daha yoğun alerjenle karşılaşmasına neden oluyor." diye konuştu.</p>

<p>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unun önemli alerjik reaksiyonlardan etkilendiğini belirten Pınar, Türkiye'de bu oranın yüzde 25 ila 30 arasında değiştiğini, çocuklarda ise daha yüksek seviyelerde görüldüğünü söyledi.</p>

<p><img height="731" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/18/bd9c40539e73eecb147aedc75437178f.jpg" width="1200" /></p>

<p>Alerjinin çağın hastalıklarından biri olduğunu vurgulayan Pınar, "Yaşam şekilleri, çevresel etkenler ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle önümüzdeki yıllarda her dört kişiden biri alerjik hastalıklardan birinden etkilenecek." dedi.</p>

<p>Gök gürültülü sağanakların da alerji açısından ayrı riski oluşturduğuna dikkati çeken Pınar, yağış sırasında parçalanan polenlerin akciğerlerin en uç noktalarına kadar ulaşabilen çok küçük alerjen parçacıkları oluşturduğunu, bunun da "fırtına astımı" olarak adlandırılan tabloya yol açabildiğini belirtti.</p>

<h2>"Özellikle huş ağacı yüksek alerjik özellik taşıyor"</h2>

<p>AÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aydan Acar Şahin de şu anda polen açısından kritik bir döneme girildiğini belirterek, doğanın uyanmasıyla birlikte havadaki ağaç polenlerinin hem çeşitliliğinin hem de yoğunluğunun arttığını söyledi.</p>

<p>Geçen haftalarda kavak ve akçaağaç polenlerinin yoğun görüldüğünü aktaran Şahin, bu türlerin azalırken meşe, çınar ve huş ağacı polenlerinin öne çıkmaya başladığını, özellikle huş ağacının (Betula) yüksek alerjik özellik taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Şahin, "Bir ağaç bir sezonda milyarlarca poleni atmosfere bırakabiliyor. Havada düşük yoğunlukta bulunan polenler bile hassas bireylerde hapşırık, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve kaşıntıya yol açabiliyor." diye konuştu.</p>

<p><img height="801" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/18/e9da6bc25fee05755439ed71c62d6a67.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Huş polenlerinin çapraz reaksiyona da neden olabildiğini belirten Şahin, "Betula polenine duyarlılığı olan kişiler, kivi, şeftali, kiraz ve fındık gibi bazı gıdaları tükettiklerinde dudakta şişme, kaşıntı ve kızarıklık yaşayabiliyor. Buna oral alerji sendromu diyoruz." dedi.</p>

<p>Yıl boyunca farklı polen türlerinin etkili olduğunu dile getiren Şahin, "Kış aylarında servigiller, ilkbaharda ağaç polenleri, mayıs-haziranda çayır ve buğdaygil grubu, yaz sonu ile sonbaharda ise yabani ot polenleri öne çıkıyor." bilgisini verdi.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan "Ankara Polen Alerji Bülteni"nde 3 günlük polen tahminlerinin paylaşıldığını hatırlatan Şahin, alerjik bireylerin günlük planlarını bu verilere göre yapabileceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/iklim-degisikligi-polen-sezonunu-erkene-cekti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-4b152b2fc8f9632b43fe177cf63054be.jpg" type="image/jpeg" length="23057"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Televizyon Yayıncıları Derneği'nden 'çocukların korunmasını önceleyen anlayışın güçlendirilmesi' çağrısı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/televizyon-yayincilari-derneginden-cocuklarin-korunmasini-onceleyen-anlayisin-guclendirilmesi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/televizyon-yayincilari-derneginden-cocuklarin-korunmasini-onceleyen-anlayisin-guclendirilmesi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD) Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okul saldırıları sonrası ortak bildiri yayınladı. Bildiride, çocukların korunmasına yönelik sorumluluğun çok boyutlu olduğu vurgulanırken, denetimsiz sosyal medya ve dijital oyun platformlarının oluşturduğu tehlikelere dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD), yayınlanan bildiride "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylar hepimizi derinden üzmüş ve sarsmıştır. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyoruz. Bu tür acı olayların ardından toplumda farklı değerlendirmelerin yapılması anlaşılır bir durumdur. Ancak böylesine ciddi ve çok boyutlu hadiselerin nedenlerini tek bir mecra ya da içerik türü üzerinden açıklamaya çalışmanın, meseleyi tüm yönleriyle değerlendirmeyi zorlaştırabileceği kanaatindeyiz" ifadeleri yer aldı.</p>

<p></p>

<p><strong>'SAĞDUYULU BİR YAKLAŞIMIN BENİMSENMESİNİN ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bildiride "Çocukların ve gençlerin korunması, güvenliğinin sağlanması ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi; aile, eğitim ortamı, sosyal çevre, dijital mecralar ve diğer toplumsal etkenler dahil olmak üzere çok boyutlu bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır. Televizyon yayıncıları olarak, bu tür hassas konularda genelleyici değerlendirmeler yerine, tüm boyutları gözeten sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesinin önemli olduğuna inanıyoruz. Yapılan incelemelerde ortaya çıkan bazı bulgular, çocukların maruz kaldıkları içeriklerin ve çevresel faktörlerin önemini bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu çerçevede, tüm paydaşların ortak bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesinin, çocukların korunması ve toplumsal farkındalığın artırılması açısından kritik olduğu değerlendirilmektedir. Olayların ardından yapılan değerlendirmelerde, farklı mecralara yönelik çeşitli yorum ve yaklaşımların kamuoyuna yansıdığı görülmektedir. Ancak neredeyse hiçbir denetimin ve kuralın olmadığı sosyal medya ve zararlı içeriklere sahip oyun platformlarını işaret eden tüm bu bilgi ve bulgulara rağmen olayın hemen ardından suçlu ve hedef olarak televizyon kanallarının gösterilmesi yanlış bir bakış açısıdır. Bu yanlış yönlendirme neticesinde her türlü şiddet, provokasyon ve dezenformasyonun kol gezdiği sosyal medya ve şiddeti özendiren dijital oyunların mercek altına alınması gerektiğini düşünmekteyiz" denildi.</p>

<p></p>

<p><strong>'TÜRKİYE'DEKİ EN GÜVENİLİR MECRA TELEVİZYONDUR'</strong></p>

<p>Bildiride "Reklamların sosyal medya ve zararlı içeriğe sahip oyun platformlarına yönelmesi buralardaki şiddet içerikli paylaşımların artmasını sağlamaktadır. Çünkü daha fazla görüntülenme, izlenme ve tık alma çabası; şiddeti, dezenformasyonu ve toplumu rencide edici içerik üretimini beslemektedir. Söz konusu mecralar sınırları kesin olarak çizilmiş kurallara tabi olmadıkları ve yeterli denetlenemedikleri için zararlı içerikleri engellemek de kolay kolay mümkün olmamaktadır. Unutulmamalıdır ki televizyon kanallarımız ülkemize yatırım ve istihdam sağlamaktadır. İstatistiklere göre Türkiye'deki en güvenilir mecra televizyondur. Türkiye'ye değer katan ve denetlenen köklü televizyon kanalları yerine denetimsiz ve şeffaf olmayan sosyal medya ve zararlı içeriğe sahip dijital oyun platformları gibi mecralara yönlenilmesi bu tarz mecralardaki zararlı içerikleri daha da artıracaktır. Televizyon yayıncıları olarak böylesine hassas konularda, genelleyici ve tek taraflı değerlendirmeler yerine, çok boyutlu ve sağduyulu bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz. Televizyon yayıncılığı, uzun yıllardır ülkemizde toplumsal sorumluluk bilinciyle faaliyet göstermekte; denetim mekanizmaları ve yayın ilkeleri doğrultusunda içerik üretmeye devam etmektedir. Bu çerçevede, tüm medya mecralarının ortak bir hassasiyetle hareket etmesi ve çocukların korunmasını önceleyen bir anlayışın güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır." ifadeleri yer aldı. (</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/televizyon-yayincilari-derneginden-cocuklarin-korunmasini-onceleyen-anlayisin-guclendirilmesi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/1200x628-2.jpg" type="image/jpeg" length="43151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genel Müdür Çay: “İçerik üreticisinin hakkını koruyan adil bir sistem inşa edilmeli”]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/genel-mudur-cay-icerik-ureticisinin-hakkini-koruyan-adil-bir-sistem-insa-edilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/genel-mudur-cay-icerik-ureticisinin-hakkini-koruyan-adil-bir-sistem-insa-edilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TGK 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, küresel dijital platformların medya üzerindeki tahakkümüne karşı emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşasının büyük önem taşıdığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun Kocaeli’de gerçekleştirilen 30. Başkanlar Kurulu Toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseye değinen Çay, “Vefat eden eğitim camiamızın mensuplarına ve öğrenci kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelerine de sabırlar diliyorum” dedi.</p>

<p>Basın temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Çay, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun basın dernek ve cemiyetlerini aynı çatı altında buluşturarak, mesleğin kurumsal hafızasının korunmasında son derece önemli bir misyon üstlendiğini kaydetti.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="T7 A2314.Jpg" height="1178" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/t7-a2314jpg.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>TEMEL İLKEMİZ: SAHADA KARŞILIĞI OLAN, SOMUT SONUÇLAR ÜRETEN POLİTİKALAR</strong></p>

<p>65 yıllık köklü bir kurum olan Basın İlan Kurumunun basının yanında yer almayı ve sektörün güçlenerek geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Çay, benimsedikleri temel ilkenin “Sahada karşılığı olan, hissedilen ve somut sonuçlar üreten politikalar” olduğunu ifade etti.</p>

<p>Genel Müdür Çay, “Bu anlayışla; sahaya inen, dinleyen ve çözümü birlikte inşa eden bir yönetim modeli ortaya koyduk. Basın temsilcilerimizle, kamu kurumlarımızla ve akademik çevrelerle yürüttüğümüz temasları, karar alma süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirdik” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="T7 A2278.Jpg" height="1333" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/t7-a2278jpg.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>TOPLUMUN DOĞRU HABER ALMA HAKKINI KORUMALIYIZ</strong></p>

<p>Basın sektörünün çok katmanlı bir dönüşüm süreci yaşadığını söyleyen Çay, bu dönüşümün “ekonomik sürdürülebilirlik”, “dijital dönüşüm” ve “meslek etiği” başlıklarında kendini gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Sektördeki dönüşümü değerlendiren Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:</p>

<p>2025 yılı itibarıyla görev alanımızdaki 2 binin üzerindeki süreli yayına sağlanan kamu desteği 6 milyar TL’yi aşmıştır. Sektörün, kurumsal ve ekonomik yapısını güçlendirmesi için resmi ilan ve reklam gelirlerinin yanında yeni gelir modelleri de oluşturması önem taşımaktadır.</p>

<p>Medya; içerik üretimi, editoryal süreçler, algoritma bağımlılığı ile yapay zekâ ve insan arasındaki rol dağılımı da dâhil olmak üzere yeniden yapılanma süreci içerisindedir. Uluslararası ölçekte yaşanan bu dönüşüme; gelir yapıları, ölçülebilirlik ve kullanıcı etkileşimi gibi birçok katmanda uyum sağlamak temel ödevlerimiz arasında yer almalıdır.</p>

<p>Bugün gazetecilik yalnızca hız değil; doğruluk, güvenilirlik ve etik sorumluluk demektir. Küresel dezenformasyon mücadelelerinin arttığı bu dönemde, toplumun doğru haber alma hakkını korumak her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir.”</p>

<p>Küresel dezenformasyon tehditlerini değerlendirirken 7 Ekim’le birlikte başlayan İsrail’in Gazze soykırımını örnek gösteren Genel Müdür Çay, bu süreçte yaşananların, uluslararası normlar olarak dayatılan birçok hususun içinin boş olduğunu tüm dünya kamuoyuna gösterdiğini söyledi.</p>

<p><strong>NİTELİKLİ İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRMEK ÖNCELİKLİ HEDEFLERİMİZ ARASINDA</strong></p>

<p>Konuşmasında Basın İlan Kurumunun basına sağladığı destekleri anlatan Genel Müdür Çay, Kurumun mesleki gelişim alanında düzenlediği eğitim programları ve özellikle yapay zekâ ile dijital yetkinliklere odaklanan çalışmalarının gazeteciliğin yeni dönemine hazırlık açısından büyük önem taşıdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Üniversitelerle kurduğumuz iş birliklerini de bu çerçevede stratejik bir adım olarak görüyoruz. Akademik bilgi ile saha tecrübesini buluşturmak; nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve genç iletişimcilere daha fazla staj imkânı sunmak, öncelikli hedeflerimiz arasındadır.</p>

<p>Öte yandan, basın çalışanlarımızın sosyal ve mesleki haklarını güçlendirmeye yönelik adımları da hayata geçiriyoruz. Sağladığımız çeşitli ayrıcalıklar, basın emekçilerimizin yanında olma irademizin somut bir göstergesidir. Bu yaklaşımı dönemsel değil, kalıcı bir anlayış olarak sürdürüyoruz.”</p>

<p><strong>GLOBAL ŞİRKETLERİN BASIN ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ CİDDİ SORUN OLUŞTURMAKTADIR</strong></p>

<p>Günümüzde medya düzenini en fazla etkileyen unsurlardan birinin küresel teknoloji platformlarının artan ağırlığı olduğunu ve bu konuyu yakından gözlemlediklerini vurgulayan Çay, global şirketlerin dijital reklam gelirleri üzerindeki tahakkümünün, yerel ve ulusal basın açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Yapay zekâ tabanlı yeni uygulamaların okur alışkanlıklarına yönelik olası etkilerini de analiz ettiklerini kaydeden Çay, “Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde, içerik üreticisinin hakkını koruyan, emeği görünür kılan ve adil gelir paylaşımını sağlayan bir sistemin inşası büyük önem taşımaktadır. Telif haklarına ilişkin yürütülen çalışmalar da bu açıdan kritik bir süreci ifade etmektedir” açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>GÜÇLÜ BİR BASIN; GÜÇLÜ BİR TOPLUM VE SAĞLIKLI BİR KAMUOYU DEMEKTİR</strong></p>

<p>Basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydeden Genel Müdür Çay, şöyle devam etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Güçlü bir basın; güçlü bir toplum ve sağlıklı bir kamuoyu demektir. Ancak demokrasiyi bir yerlerden ülkemize getirmek gibi bir telaşımızın, gayretimizin olmaması gerektiğine inanıyorum. Gerek Ukrayna-Rusya savaşında, gerek Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizde, gerek İsrail’in Gazze’de yaşattığı soykırımda uluslararası toplum doğru bir imtihan veremezken, ülkemiz her daim barıştan yana tavrını koymuştur. Dolayısıyla, birilerinin Demokles’in kılıcı gibi tepemizde “demokrasi demokrasi” diye bize ders vermeye kalkmasının hadsizlik olduğunu düşünüyorum. Ülkemiz bu konuda yeterli liderlik potansiyelini de taşımaktadır. Bu noktada Cumhurbaşkanımızın tecrübesi ve liderliği bizim için çok kıymetli; bunu da bu vesileyle ifade etmek istiyorum.”</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="T7 A2291.Jpg" height="1333" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/t7-a2291jpg.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2000" /></strong></p>

<p><strong>TÜRK BASINI, DÖNÜŞÜM SÜRECİNDEN GÜÇLENEREK ÇIKACAKTIR</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’a, basın sektörünü doğrudan ilgilendiren tüm konu başlıklarında verdiği kıymetli desteklerinden ötürü teşekkürlerini ileten Genel Müdür Çay, sektörün yanında duran, sorunları ertelemeyen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.</p>

<p>Çay, “İnanıyoruz ki ortak akıl, güçlü iş birliği ve kararlı bir vizyonla Türk basını bu dönüşüm sürecinden daha da güçlenerek çıkacaktır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun 30. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın başarılı geçmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="T7 A2629.Jpg 1024X418" height="908" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/t7-a2629jpg-1024x418.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2224" />KOLAYLI: DESTEK MEKANİZMALARI VE FİNANSMAN KOLAYLIKLAR SEKTÖRE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLADI</strong></p>

<p>Toplantıda konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, yerel basın için resmî ilan ve reklam gelirlerinin adeta bir can damarı olduğunu belirterek, “Basın İlan Kurumu tarafından yerel basının yaşadığı ekonomik zorluklara yönelik geliştirilen destek mekanizmaları ve finansman kolaylıkları, sektör adına önemli bir katkı sağlamıştır. Dijitalleşme çağının gerekliliklerini gözeten bu anlayış; eğitim faaliyetleri, mevzuat bilgilendirmeleri ve bilimsel gelişmelere verilen önemle desteklenmektedir. Bu kapsamda düzenlenen eğitim programları, sahadaki karşılığını bulmuş; özellikle İzmir’den başlatılan eğitim çalışmaları, meslektaşlarımız açısından verimli ve anlamlı bir buluşma zemini oluşturmuştur” diye konuştu.</p>

<p>Toplantıya Türkiye Gazeteciler Konfederasyonuna üye gazeteci derneklerinin başkanlarının yanı sıra, Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Müftüoğlu, Mehmet Ergün; Genel Kurul üyeleri Tahir Gülebak, Erdoğan Erişen, Seda Hürmüz Köktener; Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Delibaş, Özel Kalem Müdürü Sabri İşbilen, Kurumsal İletişim Müdürü Uğur Çelik ile Sakarya Bölge Müdürü İbrahim Çorbacı katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/genel-mudur-cay-icerik-ureticisinin-hakkini-koruyan-adil-bir-sistem-insa-edilmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/t7-a2516jpg.jpg" type="image/jpeg" length="89879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kiraz hasreti bu sene bitiyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın ve yeniden doğuşun sembolü kabul edilen kirazda hasat coşkusu yaşanıyor. Geçen sezon yaşanan iklim krizi nedeniyle kiraza hasret kalan vatandaşların bu sene kiraz hasreti sona erecek. Kiraz ihracatçıları yeni sezona girerken 200 milyon dolar ihracat hedefi koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kiraz üretiminde dünya lideri olan Türkiye, Kuzey Yarım Küre’nin ilk kiraz hasadını Manisa’nın Şehzadeler ilçesi Sancaklıbozköy Mahallesi’nde gerçekleştirdi. Üretici Mahmut Bozkurt ve Yavuz Tun'un bahçesinden hasat edilen kirazlar, açık artırmayla 6 bin TL’ye alıcı buldu.</p>

<p>Nisan ortasında Manisa'nın Şehzadeler ve İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde başlayan kiraz hasadı, Denizli, Afyon Sultandağı, Isparta, Konya Hadim, Niğde Darboğaz, Gaziantep, Mardin rotasını takip ederek Temmuz ayında Doğu Anadolu Bölgesi'nin Çukurova'sı niteliğindeki Iğdır'da 1850 kilometrelik bir yolculuk sonunda noktalanıyor.</p>

<p>C vitamini, potasyum ve antioksidanlar açısından zengin olan kiraz, önümüzdeki günlerde sofraların baştacı olmaya hazırlanıyor.</p>

<p></p>

<p><strong><img alt="Whatsapp Image 2026 04 18 At 13.22.24" height="1787" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-18-at-132224.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="2680" /></strong></p>

<p><strong>KİRAZ HASRETİ BU SENE BİTECEK</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, geçtiğimiz sezon yaşanan zirai don olayları sebebiyle kiraz üretiminde yüzde 90’lara varan kayıplar yaşandığını, geçen sene hem vatandaşların kiraza hasret kaldıklarını hem de ihracatta büyük düşüş yaşandığını bu sene kiraz hasretinin biteceğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’nin 2023 yılında 83 bin tonluk kiraz ihracatıyla tarihi bir başarıya imza attığı bilgisini veren Uçak, “Kiraz ihracatımız 2024 yılında 67 bin ton olarak gerçekleşmişti. 2025 yılında iklimsel değişiklikler sebebiyle büyük bir kayba uğramıştı. 2025 yılında kiraz ihracatımız miktar bazında 6 bin tonda kalırken, döviz getirisi 48 milyon dolar olmuştu. 2026 yılında çiçeklenme döneminin de olumlu geçmesiyle birlikte kiraz ihracatında 60 bin tonu aşarak 200 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırmak istiyoruz. Kiraz sezonunda üreticimiz, ihracatçımız, lojistikçimiz, ambalajcımız kazanacak. Sektörün tüm taraflarına bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>EGE BÖLGESİ’NDE 250 BİN TON KİRAZ ÜRETİLİYOR</strong></p>

<p>Kiraz üreticilerine bereketli bir sezon dileyen Başkan Uçak; “Kirazda üretimde dünya lideri olmamız yanında, ihracatta ilk dört ülke arasındayız. Ege Bölgesi’nde; İzmir, Manisa, Afyon, Denizli ve Aydın illerinde yıllık 240-250 bin ton kiraz üretiyoruz. Türkiye’nin kiraz üretiminin yüzde 30’unu, Ege Bölgesi gerçekleştiriyor. İzmir, Ege Bölgesi’nin kiraz üretiminin yüzde 40’ını yaparken, Manisa yüzde 20, Afyon yüzde 18 pay alıyor. Üretimin en yoğun olarak yapıldığı ilçeler İzmir’de Kemalpaşa, Manisa’da Şehzadeler, Afyonkarahisar’da ise Sultandağı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyelerimiz Türkiye’nin kiraz ihracatının yüzde 25’ini temsil ediyor. 2024 yılında Ege Bölgesi’nden 55 milyon dolarlık kiraz ihracatına imza atmıştık. 2026 yılında hedefimiz 55 milyon doların üzerine çıkmak olacak” diyerek sözlerini noktaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ALMANYA, RUSYA VE İTALYA İHRACATTA ZİRVEDE</strong></p>

<p>Türkiye, 2023 yılında 83 bin ton kiraz ihraç ederken, kiraz ihracatından 214 milyon dolar döviz elde etmişti. Almanya, 95 milyon dolarlık tutarla Türk kirazını en çok talep eden ülke olmuştu. Rusya Federasyonu, Türkiye’den 44 milyon dolarlık kiraz ithal ederken, Avusturya 14,3 milyon dolarla üçüncü sıraya adını yazdırmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel DİLEK MANAVBAŞI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/kiraz-hasreti-bu-sene-bitiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-18-at-132543.jpeg" type="image/jpeg" length="55178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medyada şiddet içeriklerinin paylaşımı saldırganların görünürlük kazanma riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sosyal-medyada-siddet-iceriklerinin-paylasimi-saldirganlarin-gorunurluk-kazanma-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sosyal-medyada-siddet-iceriklerinin-paylasimi-saldirganlarin-gorunurluk-kazanma-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan saldırı olaylarına ait görüntülerin sosyal medyada hızla yayılmasının, hem yanlış bilgi dolaşımını artırdığı hem de saldırganların görünürlük elde etmesine yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Müdürü Prof. Dr. Adile Aşkım Kurt, yaptığı yazılı açıklamada, saldırılara katılan ya da destek veren bireylerin, sosyal medya kullanımında üç temel eğilimlerinin dikkati çektiğini belirtti.</p>

<p>Katılımcıların bir kısmının gerçekleştirdikleri eylemleri kayıt altına alarak paylaştığını ve bu paylaşımlar üzerinden dijital görünürlük elde etmeye çalıştığını kaydeden Kurt, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu durum, sosyal medyada 'görünürlük eşittir etki' algısının genç kullanıcılar arasında güçlendiğini göstermektedir. Belirli etiketler etrafında kümelenen içerikler, kısa sürede dijital topluluklar oluşturmuş ve olayların çevrimiçi mobilizasyonunu hızlandırmıştır. Bu yapı, klasik örgütlenme modellerinden farklı olarak algoritma destekli anlık örgütlenme örneği sunmaktadır."</p>

<p>Kurt, benzer görüşteki kullanıcıların birbirini beslediği kapalı dijital ağların, olaylara yönelik tek yönlü ve çoğu zaman doğrulanmamış bilgilerin yayılmasına zemin hazırladığını vurguladı.</p>

<p>Sosyal medya algoritmalarının yüksek etkileşim alan içerikleri öne çıkararak olayların çok kısa sürede geniş kitlelere ulaşmasına neden olduğuna dikkati çeken Kurt, "Özellikle video içeriklerin, metin tabanlı paylaşımlara göre daha hızlı yayıldığı gözlemlenmiştir. İçeriklerin tek bir platformla sınırlı kalmadığı, farklı sosyal medya ağları arasında taşınarak çok katmanlı bir yayılım oluşturduğu görülmüştür. Bu durum, içerik kontrolünü zorlaştıran bir faktör olarak öne çıkmaktadır." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"SALDIRGANLARIN 'ÜNLÜ OLMA' AMACINA HİZMET EDİLMEMELİ"</strong></p>

<p>SODİGEM Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Serap Uğur ise saldırı anına veya sonrasına ait görüntülerin farklı sosyal medya ağları üzerinde hızla yayılmasının, bu içeriklerin algoritmaların etkileşim odaklı yapısı nedeniyle çok sayıda kullanıcıya ulaşmasını sağladığını kaydetti.</p>

<p>Bu yaşananların farklı riskleri de beraberinde getirdiğine dikkati çeken Uğur, şunları aktardı:</p>

<p>"Olaylara ait görüntüler farklı kullanıcılar tarafından yeniden paylaşılırken içeriklerin bağlamı değişmiş ve bazı durumlarda yanlış veya eksik bilgilerle birlikte sunulmuştur. Bu süreç, dezenformasyon riskini önemli ölçüde artırmıştır. Vatandaşlar, saldırı anına ait görüntüleri paylaşarak saldırganların 'ünlü olma' amacına hizmet etmemeli, bu tür içerikleri gördükleri an 'şiddeti özendirme' gerekçesiyle raporlamalıdır. Özellikle genç kullanıcılar açısından sosyal medya, eylem öncesi motivasyon, eylem sırasında görünürlük aracı, eylem sonrasında ise anlamlandırma ve meşrulaştırma platformu olarak işlev görmektedir."</p>

<p>Uğur, bu olayların sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda davranışları şekillendiren, hızlandıran ve dönüştüren bir sosyoteknik sistem olduğunu gösterdiğini belirtti.</p>

<p>Ailelerin çocuklarının sadece hangi oyunu oynadığına değil, oyunda ne tür içeriklerle etkileşimde olduğuna, oyunun sohbet odalarında kimlerle, ne konuştuğuna dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Uğur, "Teknolojiden, sosyal medyadan ya da yapay zekadan kaçınmak değil, doğru kullanmayı bilmek ve uygulamak kritiktir. Bu tür olaylar karşısında toplumun duyarlı olması, içerikleri teyit etmeden hızlı paylaşıma sokmaması önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sosyal-medyada-siddet-iceriklerinin-paylasimi-saldirganlarin-gorunurluk-kazanma-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-5982f03c259dfba5aeea1d2964a24099.jpg" type="image/jpeg" length="11215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dijital platformlardaki şiddet içerikleri için "normalleşme" uyarısı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/dijital-platformlardaki-siddet-icerikleri-icin-normallesme-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/dijital-platformlardaki-siddet-icerikleri-icin-normallesme-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyenler, dijital platformlarda şiddet içeren içeriklerin zamanla normalleşebileceği ve bu durumun toplumsal riskler oluşturabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa'daki lisede ve Kahramanmaraş'taki ortaokulda gerçekleştirilen silahlı saldırılar, sosyal medya platformları ve şiddet içerikli sanal oyunların çocuklar üzerindeki etkilerini bir kez daha tartışmaya açtı.</p>

<p>Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar, ABD ve Kanada gibi ülkelerde sıkça görülen okul saldırılarının Türkiye'de de ortaya çıkmaya başlamasının ilk bakışta bu olgunun küreselleştiği izlenimini verebileceğini ancak Türkiye'deki vakaların henüz çok sınırlı sayıda olması nedeniyle böyle bir genelleme yapmanın erken olduğunu, bunun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Buna rağmen, son dönemde bu tür olaylarda bir artış eğilimi gözlenmesinin dikkati çekici olduğunu söyleyen Sunar, "Bu durumun nedenlerini anlamak için meseleyi tek bir boyuta indirgemeden, bireysel psikoloji, toplumsal değişim, dijital kültür, şiddetin temsili, eğitim ortamları ve gençlerin karşı karşıya kaldığı baskılar gibi farklı düzlemlerde ele alan çok boyutlu ve disiplinler arası çalışmalara ihtiyaç vardır. Ancak ne tür bir çalışma yapılırsa yapılsın okulun yaşayan bir örgütlü sosyal yapı olduğu unutulmamalıdır. Yani her duruma uyan ve genel geçer çözümler yerine aynı anda uygulanacak çok boyutlu tedbirlere ihtiyaç bulunmaktadır." dedi.</p>

<p>Sunar, bu saldırıları gerçekleştiren gençlerde sıkça vurgulanan "toplumsal yalnızlık" olgusunu anlamak için sosyalleşme sürecine bakmak gerektiğini, özellikle ilk gençlik döneminin, bireyin kimliğini inşa ettiği ve çocuklukta daha kolay benimsediği toplumsal kuralları sorgulamaya başladığı kritik bir evre olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu süreçte otoriteyle ilişkilerin gerilimli hale gelebildiğini, akran ilişkilerinde kabul görme ihtiyacı artarken, dışlanma ve zorbalık deneyimlerinin de yoğunlaşabildiğini kaydeden Sunar, şunları söyledi:</p>

<p>"Daha dışa dönük bireyler bu çatışmaları görece daha sağlıklı yönetebilirken, içe dönük ya da kırılgan yapıya sahip gençler baskı ve çatışma karşısında daha zorlanabilmekte, kendilerini dışlanmış ve yalnız hissedebilmektedir. Buna dijital ortamlardaki karşılaştırma kültürü, görünürlük baskısı ve çevrim içi zorbalık da eklendiğinde, yalnızlık duygusu derinleşebilmektedir. Bu birikim zamanla öfke, yabancılaşma ve değersizlik hissine dönüşerek, bazı durumlarda bireyin kendini kanıtlama ya da 'görünür olma' arzusuyla uç davranışlara yönelmesine zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle meseleyi yalnızca bireysel özelliklerle değil, aile, okul, akran grupları ve dijital çevreyi birlikte ele alan bütüncül bir çerçevede değerlendirmek gerekir."</p>

<p>Dijital kültürün artık hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu ve yeni nesillerin 'dijital yerli' olarak bu mecralarda varlık göstermesini başlı başına bir sapma olarak görmenin doğru olmadığını, nitekim benzer tartışmaların geçmişte televizyon için de yapıldığını anımsatan Sunar, bugün dikkati çeken hususun, gençlerin giderek daha fazla ev içi ve çevrim içi ortamlara sıkışması olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"PLATFORMLARDA, BELİRLİ ANLATILAR İÇİNDE 'GÜÇ', 'İNTİKAM' YA DA 'KAHRAMANLIK' GİBİ ANLAMLARLA YENİDEN SUNULABİLMEKTE"</strong></p>

<p>Sunar, okullarda, mahallelerde ve kamusal alanlarda yüz yüze güvenli sosyalleşme imkanlarının sınırlı olmasının, gençleri alternatif sosyalleşme alanları olarak kapalı mesajlaşma gruplarına yöneltebildiğine işaret ederek, şöyle devam etti:</p>

<p>"Discord, Telegram gibi platformlarda kurulan bu yarı kapalı dünyalar, çoğu zaman yetişkin denetiminden uzak, filtrelenmemiş ve küresel ölçekte dolaşıma giren içeriklerle şekillenmektedir. Bu ortamlarda benzer düşüncelere sahip bireylerin birbirini beslediği yankı odaları oluşabilmekte, şiddet içeren içerikler normalleşebilir, hatta belirli anlatılar içinde 'güç', 'intikam' ya da 'kahramanlık' gibi anlamlarla yeniden sunulabilmektedir. Gerçek hayattaki sosyal ilişkilerle dengelenmeyen bu dijital sosyalleşme biçimleri, zamanla bir tür gerçeklik kaymasına yol açarak empatiyi zayıflatmakta ve bireyin eylemlerinin sonuçlarını sağlıklı biçimde değerlendirmesini zorlaştırmaktadır. Bunun bir ucu şiddetin meşrulaştırılmasına kadar varabilirken, diğer ucu ise aşırı pasif, içe kapanık ve toplumsal bağları zayıf bir gençlik profilinin ortaya çıkmasına işaret etmektedir."</p>

<p>Bu tür saldırıların artmasının, başkalarının da benzer eylemleri planlama ihtimalini yükselttiğine ve bir tür zincirleme etki riskini beraberinde getirdiğine işaret eden Sunar, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Ancak burada söz konusu olan yalnızca basit bir taklitçilik değildir, asıl mesele, bu eylemlerin arkasındaki motivasyonun toplumsal ve medyatik tepkilerle güçlenmesidir. Özellikle büyük infial yaratan olaylarda, medya kanallarının ayrıntılı, dramatize edilmiş ve sürekli tekrar eden yayınları, faillerin kimliklerinin, sembollerinin ve eylem biçimlerinin görünür hale gelmesi, bu tür eylemleri gerçekleştirmeyi düşünen bireyler açısından bir tanınma, etki yaratma ve mesajını duyurma aracı olarak algılanabilmektedir. Bu da şiddetin, belirli çevrelerde anlamlandırılan ve hatta ödüllendirilen bir eylem biçimine dönüşme riskini artırır. Bu döngüyü kırabilmek için, öncelikle sorumlu bir medya dili geliştirilmesi, fail odaklı kahramanlaştırıcı anlatıdan kaçınılması önemlidir. Bunun yanı sıra, erken uyarı ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, gençlerin aidiyet ve değer görme ihtiyaçlarını sağlıklı kanallar üzerinden karşılayabilecekleri sosyal ortamların oluşturulması ve şiddeti meşrulaştıran dijital alt kültürlerle daha bilinçli bir mücadele yürütülmesi gerekmektedir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadece güvenlik önlemleriyle bu tür olayların önüne geçmenin mümkün olmadığına işaret eden Sunar, bu nedenle asıl ihtiyacın, okulun sosyal düzenini yeniden ve bütüncül bir yaklaşımla ele almak olduğunu kaydetti.</p>

<p><strong>"DEĞERLER SİSTEMİNİN TAHRİBATIYLA BİR KÜRESEL EROZYON OLDU"</strong></p>

<p>İstanbul Medeniyet Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mahmut Hakkı Akın ise 'Dünyanın Amerikanlaşması' denilen, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra başlayan ve devam eden bir sürecin var olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu sürecin, batı medeniyetinin üzerine oturduğu değerlerin bile bütünüyle çözüldüğü başka bir bağlam ürettiğine işaret eden Akın, sürecin daha hedonist, haz peşinde olduğunu ifade etti.</p>

<p>Akın, 'kültür endüstrisi' denilen, yani kültürün doğrudan endüstriyel hale getirildiğini, insanın da bunun bir tüketicisi konumuna indirgendiğini, değer alanının tamamen nihilist, sabit değerlerin artık inkar edildiğini, değerler sisteminin tahribatıyla ilgili bir küresel erozyonun olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yalnızlaşmanın en büyük problemlerden birisi olduğunu ifade eden Akın, kitle iletişiminden, bu dijitalleşme ve sosyal medyanın daha yaygınlaştığı bağlama geçildiğinde yalnızlaşmanın dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Söz konusu mecraların sanki yalnız değilmiş gibi bir his oluşturduğunu ancak insanların orada sadece izleyici konumuna getirildiğini kaydeden Akın, insanın insanla teması olması gerektiğini, bunun ailede başlayıp sürdüğünü, akran grupları, arkadaş çevreleri ve iş arkadaşlıklarıyla devam ettiğini ama bu mecraların insanı temastan kopardığını ifade etti.</p>

<p>Bu durumların kendini gerçekleştirme, kendisinin var olduğunu ispat etme ve bir karşılık bulmaya sebep olabileceğine işaret eden Akın, "Bunların en baştan itibaren ailede tatmin edilmesi gerekiyor ama ailedeki tatmin sağlanmadığında, okulda böyle bir tatmin sağlanmadığında, tam da o reel hayatın işleyişinin içerisinde bu tür tatminlere başka krizlere ya da başka yerlere yönlenebiliyor insanlar. Bunun en yoğun çocuklarda ve gençlerde olmasını bekleriz." dedi.</p>

<p><strong>"MEDYAYA İŞ DÜŞÜYOR"</strong></p>

<p>Akın, ailelere düşen görevlerle ilgili, şunları söyledi:</p>

<p>"Bütün bu tehlikelerin varlığı, aileler istese de bazen önüne geçemeyecekleri süreçler üretebilir. Ailenin sahiplenmesi, süreçleri takip etmesi, ailenin kendi değer alanını, başka değerleri hayata aktarma, ahlaki bir varoluş anlamındaki hassasiyeti son derece önemli. Bir diğeri de bu tür mecralara kısıtlamaların olması. Onun da ailede başlaması gerekir. Aile, çoluk çocuğunun ne yaptığının bilgisine çok da varamıyor. Yani bütün bu mecraların kullanımında anne babalarına ya da büyüklerine göre çocuklar çok daha ustalar. Gizli bir tarafı da var bunun, nereden nasıl yapıldığını sürekli olarak takip edebilmek mümkün değil. Dolayısıyla burada riskler var ama elbette ki aileye düşen büyük görevler de var. Bir çözüm olacaksa da aileden kaynaklanacak."</p>

<p>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki saldırıların iki münferit olay gibi değerlendirilemeyeceğini ifade eden Akın, sözlerini şu şekilde sürdürdü:</p>

<p>"Böyle bir riskin olduğunu kabul etmek zorundayız. Çünkü bu kaynaklara erişim oldukça, o küresel anlamdaki değer alanının tahribatı, var olan o nihilist ve hedonist süreçler devam ettiği müddetçe biz bu tür şeylerle çokça da karşılaşabiliriz. Sadece o mecralardan da değil, birisi bunu bir ideoloji adına ya da bir mezhepçi bir yorum adına da yapabilir. Yani bu insanın kendisini bir birey olarak gerçekleştirememesiyle de alakalı. Bu riskler her zaman var. Özellikle burada da medyaya iş düşüyor. Fakat Türkiye'deki haberler izlenebilecek durumda değil. Hiçbir Avrupa ülkesinde bu kadar insanların gözüne şiddet sokulup durmuyor haberlerde. Ne görürseniz ne duyarsanız o sizin için normalleşir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/dijital-platformlardaki-siddet-icerikleri-icin-normallesme-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-3e9cec3a81e6a1cf2afdac84bfb3fbd9.jpg" type="image/jpeg" length="67084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araç muayenede çift ücretlendirme adil değil]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/arac-muayenede-cift-ucretlendirme-adil-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/arac-muayenede-cift-ucretlendirme-adil-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, araç muayene ücretlerinin yüksekliği ve uygulamadaki çift ücretlendirme sistemine değindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, çifte fiyatlandırmaya karşı çıktı. Palandöken bununla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında, diğer tarafta da emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 TL civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret almıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı'nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasırdan ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz 3 bin 750 TL'yi cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TRAFİKTEKİ ARAÇ SAYISI 33 MİLYONU GEÇTİ</strong></p>

<p>Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007'den bugüne kadar 2. 5 kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 mil yon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım” diye konuştu.</p>

<p><strong>“ESNAFIN MAĞDURİYETİNİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ”</strong></p>

<p>Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, “Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV ‘yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel DİLEK MANAVBAŞI</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/arac-muayenede-cift-ucretlendirme-adil-degil</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/ekran-goruntusu-2026-04-18-121503.png" type="image/jpeg" length="49226"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EFES-2026 Tatbikatı'nın "Simülasyon Destekli Komuta Yeri Safhası" İzmir'de gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/efes-2026-tatbikatinin-simulasyon-destekli-komuta-yeri-safhasi-izmirde-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/efes-2026-tatbikatinin-simulasyon-destekli-komuta-yeri-safhasi-izmirde-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) EFES-2026 Tatbikatı'nın Simülasyon Destekli Komuta Yeri (SDKY) Safhası, 21 ülkeden 103'ü yabancı 646 personelin katılımıyla İzmir'de tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TSK'nın en büyük tatbikatlarından olan ve simülasyon destekli komuta yeri ile fiili atışlı olmak üzere iki safhadan oluşan tatbikatın SDKY safhası, Ege Ordusu Komutanlığının Naldöken Tatbikat Alanı'nda yapıldı.</p>

<p>Tatbikat gereği oluşturulan senaryolarda katılımcılar, sevk ve idareyi müşterek komuta kontrol sistemleri üzerinden gerçekleştirdi. Askeri karar verme sürecinde yapay zeka destekli analiz uygulamalarından yararlanıldı.</p>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/17/102bfa813a1497bee73e0a9435ca559a.jpg" width="1200" /></p>

<p>Tatbikatın bu safhası 24 saat esasına göre vardiya sistemiyle yürütüldü. Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarından 517 askeri personel ile beş bakanlık ve 11 kurumdan 26 sivil personelin görev aldığı tatbikata, 21 ülkeden 103 yabancı personel de katıldı.</p>

<p>Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, Seçkin Gözlemci Günü kapsamında yaptığı konuşmada, tatbikatın çeşitli birlikleri bir araya getirip tek bir birlik gibi eğitim icra edilmesini sağlaması sebebiyle "birlikte çalışabilme prensibinin" vücut bulmuş hali olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="800" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/04/17/bb79dcbf6d780dc39e8486daa625bcdf.jpg" width="1200" /></p>

<p>Özsert, Türkiye'nin stratejik bölgelerin kesişim noktasında yer alması nedeniyle bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunan bir konumda olduğunu sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/efes-2026-tatbikatinin-simulasyon-destekli-komuta-yeri-safhasi-izmirde-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 20:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-c3b0d5b11a93b08aa10e1c561f626122.jpg" type="image/jpeg" length="88054"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YouTube'da şiddete teşvik edici paylaşımlar yapan hesaba erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/youtubeda-siddete-tesvik-edici-paylasimlar-yapan-hesaba-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/youtubeda-siddete-tesvik-edici-paylasimlar-yapan-hesaba-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Okul çağındaki çocukları, diğer öğrencilere ve öğretmenlere karşı şiddet içerikli eylemler gerçekleştirmeye teşvik ettiği ve şiddete yönlendirici paylaşımlar yaptığı belirlenen YouTube'daki "Minecraft Parodileri" adlı hesaba erişim engeli getirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, ülkede son günlerde yaşanan okullara, öğrencilere ve öğretmenlere yönelik menfur silahlı saldırılar nedeniyle çalışma yapıldığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, YouTube isimli sosyal medya platformunda abone sayısı 7,5 milyonu aşan "Minecraft Parodileri" isimli hesabın, özellikle okul çağındaki çocukları, diğer öğrencilere ve öğretmenlere karşı şiddet içerikli eylemler gerçekleştirmeye teşvik edici, şiddete yönlendirici, şiddet ve suç teşkil eden eylemleri meşru gösteren ve bu eylemleri tasvip eden görüntü ile söz ve beyanlara yer verdiğinin tespit edildiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu hesap hakkında "suç işlemeye alenen tahrik" ve "suçu ve suçluyu övme" suçlarından soruşturma başlatıldığı bildirilen açıklamada, talep üzerine İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince ilgili sosyal medya hesabına erişimin engellenmesine karar verildiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/youtubeda-siddete-tesvik-edici-paylasimlar-yapan-hesaba-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-8e4e17155b8c25655d08479beacbd8c7.jpg" type="image/jpeg" length="27166"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
