<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Başkent - Ankara'nın Gazetesi</title>
    <link>https://www.baskentgazete.com.tr</link>
    <description>başkent, başkent gazetesi, ankaranın gazetesi, ankara, gazete</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/cevre" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 21 Jun 2026 10:39:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/rss/cevre"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum: İklim krizinin etkisini azaltmak için sorumluluktan kaçmıyoruz]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-kurum-iklim-krizinin-etkisini-azaltmak-icin-sorumluluktan-kacmiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-kurum-iklim-krizinin-etkisini-azaltmak-icin-sorumluluktan-kacmiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Cennet vatanımız, iklim değişikliğinin etkilerine en açık bölgelerden birinde Akdeniz havzasında yer alıyoruz. Biz de bu bilinçle çalışmalarımızı yapıyoruz. İklim krizinin geldiği süreçte hiç sorumluluğumuz yok ama krizin etkisini azaltmak için sorumluluktan kaçmıyoruz, hakkaniyetli ve çözüm odaklı bir iklim diplomasisi yürütmekten de geri durmuyoruz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>ERÜ Sabancı Kültür Sitesi’nde iklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve gıda güvenliğine yönelik çözüm önerileri ve iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği ve 1’incisi yapılan ‘Erciyes Zirvesi’ düzenlendi. AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar’ın başkanlığını yaptığı Büyük Sanat Vakfı organizasyonu ve AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler koordinasyonundaki zirveye, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri milletvekilleri Dursun Ataş, Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı ve Bayar Özsoy ile Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun ile uluslararası uzmanlar katıldı.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, programda yaptığı konuşmada, "İklim değişikliği; toprağın verimini, ekimin zamanını, gıda arzını doğrudan etkiliyor. Haziran ayı içerisindeyiz, hala tarlaların sararmadığını görüyoruz. Gıda meselesi sadece bir ekip biçme meselesi değildir. Aile bütçesidir, çocukların beslenmesidir, çiftçinin emeğidir, pazarın fiyatıdır, toplumun huzurudur” dedi.</p>

<p>‘İNSANIN NASIL DAVRANACAĞINI RAKAMLAR BELİRLEMEZ’</p>

<p>Su ve gıda güvenliğinin önemine vurgu yapan Bakan Kurum, “Su ve gıda baskısı arttığında ise asıl büyük acı başlar. Güvenlik krizi. Çünkü, su azalırsa üretim zayıflar, üretim zayıflarsa gıda baskısı artar, gıda baskısı artarsa sosyal huzur ve emniyet kökünden etkilenir. İşte biz, bugün burada iklimi konuşurken sadece havayı değil; suyu, toprağı, sofrayı, üretimi, şehirleri ve insanlığın ortak güvenliğini konuşuyoruz. Dünyanın bugün geldiği noktada, arının kanadından insanın sofrasına kadar her şeyi vuran, büyük bir hayat-memat meselesinin tam ortasındayız. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporu, 2015-2025 döneminin kayıtlardaki en sıcak 11 yıl olduğunu ortaya koyuyor. Bu rakamlar krizin büyüklüğünü net bir şekilde gösteriyor ama insanın nasıl davranacağını rakamlar belirlemez; orada ahlak, medeniyet ve duruş devreye girer. Ne diyordu Hacı Bektaş Veli; 'İncinsen de incitme'. Çünkü, tabiatı inciten insan, kendi geleceğini incitir. Suyu inciten sofrasını, toprağı inciten bereketini, havayı inciten nefesini incitir” diye konuştu.</p>

<p>‘İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ETKİLERİNE EN AÇIK BÖLGEDE YER ALIYORUZ’</p>

<p>Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede sorumluluktan kaçmadığını da ifade eden Bakan Kurum, “İşte görüyoruz. İstemeyiz orman yangını çıksın ama devletimiz, orman kahramanlarımız, yaz boyu mücadele için koşuyorlar, koşturuyorlar. Yangınlar ormanlarımızı, sel suları kentlerimizi vuruyor, Konya’nın kalbinde dev obruklar, Marmara Denizi'nde hiç görmediğimiz müsilaj oluşuyor, sularımızda oksijen yok oluyor. Cennet vatanımız, iklim değişikliğinin etkilerine en açık bölgelerden birinde Akdeniz havzasında yer alıyoruz. Biz de bu bilinçle çalışmalarımızı yapıyoruz. İklim krizinin geldiği süreçte hiç sorumluluğumuz yok ama krizin etkisini azaltmak için sorumluluktan kaçmıyoruz, hakkaniyetli ve çözüm odaklı bir iklim diplomasisi yürütmekten de geri durmuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gece gündüz demeden koşturuyoruz. Yine, Saygıdeğer Eşi Emine Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde iklim değişikliğinin etkilerinin azaltacak projeler yapmaya devam ediyoruz. Dünya çocuklarına verdiğimiz 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma vizyonuna sadakatle çalışıyoruz. Yakın zamanda dünyayla paylaştığımız, Antalya 2035 hedeflerimizle bu yürüyüşü daha ileri taşımış bulunuyoruz. Türkiye’nin Antalya 2035 Hamlesi, bu ülkenin iklim diplomasisine ve tüm coğrafyalara attığı imza ve mühürdür. Türkiye’nin vicdanıdır. Türkiye’nin ensar duruşudur” diye konuştu.</p>

<p>‘FİNANSMANA ERİŞEMEYEN ÜLKELERDEN DÖNÜŞÜM BEKLEMEK MÜMKÜN DEĞİL’</p>

<p>Verilen sözlerle sahadaki uygulama arasında mesafe olduğunu belirten Bakan Kurum, şöyle kpnuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Geçtiğimiz hafta Bonn’daydık. Dünyanın farklı ülkelerinden temsilcilerle, müzakere heyetleriyle ve iklim diplomasisinin aktörleriyle bir araya geldik; dinledik, istişare ettik, ortak zemini güçlendirdik. Bu hafta, Londra’da olacağız. İklim inovasyonunu, yeşil finansmanı, özel sektörün dönüşümünü, enerji yatırımlarını ve sanayinin rekabet gücünü konuşacağız. Bugün ise Erciyes’teyiz. Bonn’da diplomasi vardı. Londra’da finans, inovasyon ve yatırım olacak. Erciyes’te bilim, Anadolu aklı ve ortak vicdan var. Bütün bu yolculuk inşallah, Kasım’da Antalya’da buluşacak. Antalya 2035’e gelirsek, biz, COP31’i yalnızca bir zirve olarak değil; sözlerin uygulamaya, taahhütlerin projeye, projelerin sahada sonuca dönüştüğü büyük bir iklim seferberliği olarak görüyoruz. Biz Türkiye olarak diyoruz ki verilen sözlerle sahadaki uygulama arasında hala büyük bir mesafe var. Bugün dünyanın ihtiyacı olan şey daha fazla vaat değil, daha güçlü uygulama. Bu yüzden COP31 yaklaşımımızın 3 ilkesi var; diyalogla güven büyütülecek, uzlaşıyla yol açılacak, aksiyonla gelecek değişecek. Bir başka mesele de şu. Küresel iklim meselesine dair, finansmana erişemeyen ülkelerden dönüşüm beklemek mümkün değil. Çünkü, öncelikleri var. Teknolojiye ulaşamayan toplumlara aynı yükü yüklemek hakkaniyetli değil. Paranın yönünü doğaya çevirmezsek, dünyanın yönü asla değişmez. Biz de inşallah tüm gücümüzle, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 25 yıldır yaptığımız gibi, afette, depremde, selde, yangında milletimizin zor gününde nasıl yanında olduysak, olmaya devam edeceğiz ve tüm gücümüzle de kaynağın yönünü hep birlikte değiştireceğiz.”</p>

<p>COP31 sürecinde de disiplinli hareket edeceklerini söyleyen Bakan Kurum, “Biz uygulama, aksiyon adamlarıyız. Bu meseleyi yalnızca küresel masalarda konuşmuyoruz. Kendi şehirlerimizde de uyguluyoruz. 6 Şubat’ta çok büyük felaket yaşadık. Büyük bir acı ile uyandık. 11 ilimizi etkileyen, 50 bini aşkın canımızı vatan evlatlarını kaybettiğimiz bir deprem. Çok üzüldük, hep birlikte ağladık ama 86 milyon tek yürek olduk. 11 ilimizin yardımına hep birlikte koştuk. Kayseri, kendi acısını unuttu; Hatay’a, Malatya’ya, Kahramanmaraş’a, Adıyaman’a yardıma koştu. Depremlerden sonra nasıl sahada, hızlı ve sonuç odaklı bir inşa seferberliği yürüttüysek, 2 yılda 455 bin konutu bitirip teslim ettiysek, bu kolay değil. Bu, milletimizin başarısıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kudreti ve gücüdür. Dünyaya örnek bir çalışma göstergesidir. Allah bize bu şerefi nasip etti. Türkiye olarak COP31 sürecinde de aynı disiplinle hareket edeceğiz. Ölçeceğiz, planlayacağız, uygulayacağız, takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>‘MÜCADELEMİZ, ÇOCUKLARIN KARŞISINDA MAHCUP OLMAMAK İÇİNDİR’</p>

<p>Bakan Kurum, açıklamasının devamında da şöyle konuştu:</p>

<p>"Üretimi konuşuyorsak enerjiyi de konuşmak zorundayız. Enerji güvenliği ile iklim hedeflerini birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz. Enerjisiz kalkınma olmaz. Temiz enerji olmadan sürdürülebilir gelecek olmaz. COP31 Eylem Gündemi’nde yani Antalya 2035 hamlemizde, temiz enerji, sıfır atık, metan azaltımı, yeşil sanayi, dirençli şehirler, sürdürülebilir tarım, gençlik ve iklim uygulama köprüsü gibi başlıklarla, tüm sözleri uygulamaya dönüştüreceğiz. Başka bir deyişle, zorunlu kılacağız. Bütün bu çalışmaların sonunda dönüp bakacağımız yer uzaklar değil, çocuklarımızın gözleridir. O çocuklar, bizden uzun raporlar istemeyecek. ‘Suyu ve toprağı korudunuz mu, şehirleri güvenli yaptınız mı, bana yaşanabilir bir dünya bıraktınız mı’ diye soracak. Bizim bütün mücadelemiz, o çocukların karşısında mahcup olmamak içindir. Gelecek nesiller bizi ya bu krizi ortak akılla çözen basiretli liderler olarak tarih sayfalarına yazacak ya da bu fırsatı heba eden basiretsiz figürler olarak anacaktır. Tercih hepimizindir, karar masadadır, mühür yüreklerdedir."</p>

<p>Bakan Kurum, muhalefet belediye başkanları ile görüşmelerine ilişkin ise “Bizim yanımıza bir belediye başkanı geliyor, ‘Belediye başkanı niye geldi? Niye görüştü?’ Görüşmesen, ‘niye görüşmedin?’ Biz görüşeceğiz bizim kapımız 86 milyona açık. Herkesle görüşeceğiz, herkesle istişare edeceğiz” dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-kurum-iklim-krizinin-etkisini-azaltmak-icin-sorumluluktan-kacmiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/b-a-k-a-n-k-u-r-u-m-i-k-l-i-m-k-r-i-z-i-n-i-n-e-t-k-i-s-i-n-i-a-z-a-1371155-407129.jpg" type="image/jpeg" length="73966"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim krizi çölleşmeyi derinleştiriyor: Halk sağlığı tehdit altında]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/iklim-krizi-collesmeyi-derinlestiriyor-halk-sagligi-tehdit-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/iklim-krizi-collesmeyi-derinlestiriyor-halk-sagligi-tehdit-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Atlas Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, iklim krizi ve çölleşme arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekerek, artan kuraklığın yalnızca çevreyi değil insan sağlığını da ciddi şekilde tehdit ettiğini söyledi. Ateş, çölleşmenin gıda güvenliğinden hava kalitesine kadar birçok alanda küresel risk oluşturduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Atlas Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi H. İnci Ateş, iklim değişikliğinin etkileriyle çölleşmenin hız kazandığını belirtti.</p>

<p>Atmosfere salınan sera gazları, fosil yakıt kullanımı ve kontrolsüz kentleşmenin küresel sıcaklıkları artırdığını ifade eden Ateş, bu durumun aşırı kuraklık olaylarını ve kalıcı toprak kayıplarını daha önce görülmemiş boyutlara taşıdığını söyledi.</p>

<p><strong>Çölleşme İnsan Sağlığını da Tehdit Ediyor</strong></p>

<p>Çölleşmenin yalnızca ekolojik bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ateş, toprak kaybının insan yaşamını doğrudan etkileyen çevresel bir sağlık riski haline geldiğini kaydetti.</p>

<p>Verimli tarım arazilerinin çoraklaşmasının gıda üretimini olumsuz etkilediğini vurgulayan Ateş, besleyici gıdaya erişimin zorlaşmasının yetersiz beslenme sorunlarını artırabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Toz Fırtınaları Solunum Hastalıklarını Artırıyor</strong></p>

<p>Kuraklaşan arazilerden atmosfere karışan toz ve partiküllerin hava kalitesini düşürdüğüne dikkat çeken Ateş, bunun özellikle astım, KOAH ve solunum yolu enfeksiyonlarında artışa neden olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, çölleşmenin yaygınlaştığı bölgelerde hava kirliliğine bağlı sağlık sorunlarının daha sık görüldüğünü belirtiyor.</p>

<p><strong>Temiz Su Kaynakları Risk Altında</strong></p>

<p>Toprağın suyu tutma ve filtreleme kapasitesinin azalmasının temiz içme suyu kaynaklarını tehdit ettiğini ifade eden Ateş, su kıtlığının hijyen koşullarını zorlaştırarak salgın hastalık riskini artırdığını kaydetti.</p>

<p>Su kaynaklarının korunmasının hem çevresel hem de halk sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Ateş, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Çözüm İçin Ortak Mücadele Çağrısı</strong></p>

<p>İklim krizinin ve çölleşmenin etkilerini azaltmak için bireylerden kamu kurumlarına kadar herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Ateş, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, enerji verimliliğinin yaygınlaştırılması ve doğal alanların korunmasının öncelikli adımlar arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Su tasarrufu, geri dönüşüm uygulamaları, gıda israfının önlenmesi ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının da çölleşmeyle mücadelede önemli katkılar sağlayacağını ifade etti</p>

<p><strong>Uzman Teknikerlere Büyük Görev Düşüyor</strong></p>

<p>Çevre Sağlığı ve Çevresel Risk Yönetimi Teknikerliği programlarının bu alanda görev yapacak uzmanları yetiştirdiğini belirten Ateş, öğrencilerin su, hava ve toprak kirliliğini izleyebilen, çevresel riskleri önceden tespit edebilen ve halk sağlığını koruyacak uygulamaları hayata geçirebilecek donanımla yetiştirildiğini söyledi.</p>

<p>Ateş, çölleşme ve kuraklıkla mücadelenin ancak bilimsel bilgi, teknik uzmanlık ve kurumlar arası iş birliğiyle başarıya ulaşabileceğini vurgulayarak, sürdürülebilir bir gelecek için çevresel farkındalığın artırılması gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hatice Gürel</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/iklim-krizi-collesmeyi-derinlestiriyor-halk-sagligi-tehdit-altinda</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2024/07/cevresel-riskler-iklim-degisikligi.jpeg" type="image/jpeg" length="82092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin atık yönetiminde yeni milât 1 Temmuz 2026]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyenin-atik-yonetiminde-yeni-milat-1-temmuz-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyenin-atik-yonetiminde-yeni-milat-1-temmuz-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depozito Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin, “At-Kurtul” alışkanlığı yerine, “Edin-Yararlan-Dönüştür” odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklemesi bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik atıkların kaynağında ayrıştırılması ve geri dönüşümünde gelişmiş ülkelerin çok gerisinde olan Türkiye’de, 1 Temmuz 2026 itibarıyla “Depozitosu Olan Ambalajlar” (DOA) uygulaması başlıyor. Depozito Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin, “At-Kurtul” alışkanlığı yerine, “Edin-Yararlan-Dönüştür” odaklı yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklemesi bekleniyor.</p>

<p>Önceki yıllarda pek çok kez ertelenen uygulama kapsamında her iade edilen ambalajın karşılığında 1 TL teşvik bedeli alınabilecek. Depozito Yönetim Sistemi’nin ülke genelinde hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında başlatılacak uygulamaya, plastik sektörü sanayicileri de tam destek verdi.</p>

<p>Yeni uygulamayı değerlendiren Ege Plastik Sanayicileri Derneği (EGEPLASDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Başkan Yardımcısı Şener Gençer; Türk plastik sektörü olarak 2022 ve 2023 yıllarında iki kez ertelenen depozito uygulamasını desteklediklerini belirtti. Gençer, “Her türlü evsel ve endüstriyel atıklarımızın çöp değil, paha biçilmez bir enerji kaynağı olduğu çocuklarımızdan başlayarak topluma anlatılmalı. Bu yönüyle yükün sadece Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ve TÜÇA’ya değil; Milli Eğitim Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı gibi kamu otoritelerine de paylaştırılmalı” değerlendirmesi yaptı.</p>

<p><strong>DAHA AZ PLASTİK ATIK İTHAL EDİLECEK</strong></p>

<p>Zincir marketler ve AVM’lerde atık plastikleri toplayacak makinelerin kurulma sürecinin 1 Temmuz’a kadar tamamlanması gerektiğini söyleyen Gençer, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız ve Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülecek uygulama sektörümüze ciddi bir katkısı olacak. Uzun yıllardır dile getirdiğimiz kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümde ülkemize sınıf atlatacak. Uygulama ile sadece çevresel riskler azaltılmayacak, ülkemizde çok güçlü olan geri dönüşüm sektörümüz, daha az atık plastik ithal edecek” dedi.</p>

<p>Sistemin “at-kurtul” alışkanlığının yerine, “edin-yararlan-dönüştür” anlayışı temelinde iade ve geri kazanımı odağına alan yeni bir tüketim davranışının yerleşmesini desteklediğini vurgulayan Gençer, 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye genelinde hayata geçecek uygulama öncesinde, ambalajlı içecek satan veya servis eden tüm işletmelerin <a href="http://www.dbys.gov.tr/" rel="nofollow" target="_blank">www.dbys.gov.tr</a> üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi’ne kayıt olarak operatörlerini seçebilecekleri bilgisini verdi.</p>

<p><strong>MİLLİ EKONOMİYE YILDA 30 MİLYAR TL KATKI</strong></p>

<p>Plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının depozito kapsamına alınarak kontrollü ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye yeniden geri kazandırılması ile her milli ekonomiye en az 30 milyar TL’lik doğrudan katkı sağlanacağını sözlerine ekleyen Gençer, şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“85 milyonluk nüfusa sahip ülkemizde sadece içecek ambalajında her yıl 20 milyar adetin üzerinde atık plastik şişe üretiliyor. Her türlü ambalajın tüketiminde ciddi bir ivme gözlemliyoruz. Sadece içecek ambalajı sayısının 2030’da 30 milyar adede çıkmasını bekliyoruz. Plastik atıkların geri dönüşümünde yurt içi tedariğin yüzde 20’ye bile ulaşmadığı dikkate alındığında, bu proje karşısında heyecanlanmamak mümkün değil.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ATIKLARIMIZ ÇÖP DEĞİL, SERVET”</strong></p>

<p>Depozito uygulamasının kalkınmış ülkelerin hemen tümünde uzun yıllardır başarıyla uygulandığını hatırlatan Şener Gençer, Türkiye’nin her türlü atığını çöp olarak değil, servet eşdeğerinde bir enerji kaynağı olarak görmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyenin-atik-yonetiminde-yeni-milat-1-temmuz-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/7-20260604144215.jpg" type="image/jpeg" length="26522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Kurum, İzmit Körfezi'ndeki temizlik çalışmalarını su altı dalışıyla gözlemledi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-kurum-izmit-korfezindeki-temizlik-calismalarini-su-alti-dalisiyla-gozlemledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-kurum-izmit-korfezindeki-temizlik-calismalarini-su-alti-dalisiyla-gozlemledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, İzmit Körfezi'nde yürütülen dip çamuru temizliği projesine ilişkin, "2 etapta toplamda 2,4 milyon metreküp dip çamurunu çıkardık ve bertaraf ettik. " dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi"nde 2. etabın tamamlanmasının ardından ilerleyişin incelenmesi amacıyla İzmit Körfezi'nde dalış programı düzenlendi.</p>

<p>Programa katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dalışın ardından gazetecilere, kendileri için anlamlı bir gün olduğunu söyledi.</p>

<p>Projenin, 2022 yılında "Marmara Denizi Koruma Eylem Planı" çerçevesinde İzmit Körfezi'ni temizlemek amacıyla Büyükşehir Belediyesi ile başlatıldığını belirten Kurum, "Proje dünyanın en büyük çevre doğa koruma projesi. Hamdolsun bugün büyük mutlulukla şunu gördük, artık denizin dibinde deniz çayırlarının, deniz yıldızlarının, deniz patlıcanlarının, buradaki ekosistemin yeniden canlandığını gördük. Bu bizim için büyük mutluluk vesilesi. Böyle bir işi yapmayı Rabbim bize nasip etti." ifadelerini kullandı.</p>

<figure><img height="675" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/06/14/884f1b6da6c98e59de392be712434cb8.jpg" width="1200" /></figure>

<p>Kurum, projeyi Marmara Denizi'nde görülen müsilajın (deniz salyası) ardından başlattıklarını anımsatarak, projeyi "Marmara Denizi'ni koruyalım, çocuklarımıza, gelecek nesillerimize çok daha güzel Kocaeli bırakalım, çok daha güzel Türkiye bırakalım." anlayışıyla başlattıklarını kaydetti.</p>

<h2>"Deniz nefes almaya başladı"</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın projeye ve Marmara Denizi'ne önem verdiklerini dile getiren Kurum, şöyle devam etti:</p>

<p>"Büyükşehir Belediyemizle 2 etabını tamamladık. 2 etapta toplamda 2,4 milyon metreküp dip çamurunu çıkardık ve bertaraf ettik. Toplamda hedefimiz 3,8 milyon metreküpe ulaşmak. Projenin yüzde 70'i tamamlandı diyebiliriz. Zaten oradaki ekosistem kendiliğinden canlanıyor ve daha önce görmediğimiz balıklar, daha önce görmediğimiz canlıları burada görmeye başladık. Açıkçası deniz nefes almaya başladı. Sahilimizde tüm Kocaelili vatandaşlarımız, çocuklarımız artık huzur içinde gezecekler. Tertemiz, burada Marmara Denizi'nin güzel o masmavi görüntüleri eşliğinde kokuların olmadığı ortamda gezme imkanına erişecekler."</p>

<p>Kurum, projeyi çok önemsediklerini vurgulayarak, "Buradan COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı) Başkanlığıyla 'Denizler ve Okyanuslar' başlığı altında da tüm dünyaya mesajlar vereceğiz. Tüm dünya Türkiye'nin çevre koruma projelerini görecek. Bu projeyle aslında bu işe liderlik ettiğini görmüş olacak." dedi.</p>

<figure><img height="799" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/06/14/3ca723be05d36207b240bb96a41bc657.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Proje İzmit Körfezi'nden Ege'ye uzanacak"</h2>

<p>İzmit Körfezi'ndeki temizlik çalışmalarının Ege Denizi'ne de uzanacağını aktaran Kurum, Göcek kıyılarında 17 "Mapa Şamandıra Projesi" başlattıklarını ve bitirdiklerini kaydetti.</p>

<p>Kurum, projenin tamamlandığı denizde teknelerin kafasına göre demir atamayacağına dikkati çekerek, "17 koyda (Türkiye) Çevre Ajansımız bu projeyi tamamladı. Şu an oradaki mapa şamandıralar vatandaşımıza hizmet veriyor. Yine önemli bir projeyi başlatacağız. Buradan duyurmuş olalım. Aslında İzmit Körfez'den, Kocaeli Körfez'den Fethiye Körfezi'ne yine bu temizliği devam ettireceğimiz bir proje başlatıyoruz. Fethiye'de de iki dip tarama gemimiz daha bünyemize katıldı. Fethiye Körfez'de dip taramaya başlıyoruz ve Fethiye Körfezi'mizi de inşallah ülkemize, vatandaşımıza, milletimize yakışır hale getirmek üzere adımımızı atıyoruz. Nasıl Kocaeli'de bunu başardıysak şimdi de Fethiye Körfez'de başaracağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Sıfır Atık Mavi Projesi"ne de değinen Kurum, projeyle bir taraftan atıkları ayrıştırarak ülke ekonomisine kazandırdıklarını bir taraftan da denizleri, gölleri, akarsuları korumaya çalıştıklarını belirterek, "Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin başlattığı, himaye ettiği bu proje aslında dünyanın en büyük çevre hareketine dönüşmüş durumda." dedi.</p>

<p>Kurum, bu sene Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecini yürüteceğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çevre sevgisi nedir, sözde çevreci değil, fiilen aktif, somut adımlar atan, aksiyona dayalı, uygulamaya dayalı çevrecilik nasıl olurmuş, tüm dünyaya göstereceğiz. Söylemden taahhütte geçildiği, uygulamaya geçildiği, gelinen süreçte artık hep birlikte elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerektiğini de tüm dünyaya buradan haykırıyor olacağız. 196 ülke katılacak. Geçen hafta Almanya'da eylem gündemini açıkladık. Tüm ülkelerin olumlu tepkileriyle karşılaştık. Bu eylem gündemi içerisinde sıfır atıktan döngüsel ekonomiye, yeşil sanayiden sürdürülebilir, dirençli kentlere kadar birçok başlık var. Belli taahhütler, belli hedefler ortaya koyduk."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figure><img height="798" src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/06/14/b7e5016af748ec110bfe06b0806c0b2f.jpg" width="1200" /></figure>

<h2>"Marmara'daki bütün belediyeleri de sorumluluk almaya davet ediyoruz"</h2>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda adım attıklarını anlatan Kurum, şunları kaydetti:</p>

<p>"Denizler, okyanuslar bizim için çok kıymetli, çok değerli çünkü bunlar yutak alanlarımız. Yani zararlı gazların, emisyonların yutulduğu alanlar. O yüzden de Marmara'yı önemsiyoruz ve burada Marmara'daki bütün belediyeleri de sorumluluk almaya davet ediyoruz. Nasıl burada Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle verdiğimiz taahhütleri bir bir yerine getiriyorsak diğer belediyelerle de aynı şekilde atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, düzenli depolama sahalarının hayata geçirilmesi ve burada atık su arıtma tesisiyle denize deşarjı artık ileri biyolojik tesislerle yapmak durumundayız. İcraatla yapacağız. Sözle değil, eylemle yapacağız. Hep birlikte bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. O gün aldığımız Marmara Denizi Koruma Eylem Planı'nı da hayata geçirmek bizlerin vazifesi. Bu yapmamız gereken bir iş. Dolayısıyla tüm belediyeleri de o gün imza attıkları sorumluluklarını yapmaya buradan bir kez daha davet ediyorum."</p>

<p>Kurum, Kocaeli Büyükşehir Belediyesine projede omuz omuza yürüdükleri ve koydukları hedefleri teker teker hayata geçirdikleri için teşekkür ederek, yeni projeleri Türkiye'ye ve Türk milletine kazandırma temennisinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-kurum-izmit-korfezindeki-temizlik-calismalarini-su-alti-dalisiyla-gozlemledi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/thumbs-b-c-439356505aeede7d2fc595919e29005d.jpg" type="image/jpeg" length="32042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Minik çevre elçileri atıkları sanata dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/minik-cevre-elcileri-atiklari-sanata-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/minik-cevre-elcileri-atiklari-sanata-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karadeniz havzasındaki çevre sorunlarına sürdürülebilir çözümler üretmek amacıyla yürütülen uluslararası BSB00584 MACRO CLEAN Projesi kapsamında, Marmara Belediyeler Birliği tarafından 11 Haziran 2026 tarihinde İstanbul Haliç Parkı’nda “Denizden Doğaya, Doğadan Geleceğe” başlıklı Çevre Temizliği ve Farkındalık Etkinliği düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Interreg NEXT Karadeniz Havzası Programı kapsamında hayata geçirilen etkinlikte, Zinde İlköğretim Okulları 2. sınıf kademesinde eğitim gören 50 öğrenci Haliç Parkı’nda bir araya geldi. Öğrenciler etkinliğin ilk bölümünde kıyı şeridinde çevre temizliği yaparak atıkları topladı. Ardından çevre ve deniz temizliği konularında düzenlenen farkındalık seminerine katıldı.</p>

<p>İTÜ İklim ve Deniz Bilimleri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Özdemir tarafından verilen seminerde çocuklara deniz ekosisteminin önemi, atık yönetimi ve çevre bilinci aktarıldı.</p>

<p><strong>Geleceğin Çevre Elçileri Haliç’ten Topladıkları Atıkları Sanata Dönüştürdü</strong></p>

<p>Eğitimin ardından gerçekleştirilen atölye çalışmasında ise öğrenciler, denizden ve Haliç kıyısından toplanan atıkları hayal güçlerini kullanarak sanat eserlerine dönüştürdü. Geri dönüşüm ve atık yönetimi kavramlarını yaratıcı bir üretim süreciyle deneyimleyen çocuklar, çevre sorunlarına farklı bir bakış açısıyla yaklaşma fırsatı buldu.</p>

<p><strong>Karadeniz Havzası İçin Bilim ve Yerel Yönetim İş Birliği</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MACRO CLEAN projesi, Karadeniz havzasında giderek daha ciddi bir çevre sorunu haline gelen makroalg çoğalması ve ötrofikasyon sorununa odaklanıyor. Proje kapsamında araştırma altyapısının güçlendirilmesi, yenilikçi toplama ve temizleme yöntemlerinin geliştirilmesi ve makroalglerin ekonomik kullanım potansiyelinin araştırılması hedefleniyor. Türkiye'den Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Marmara Belediyeler Birliğinin (MBB) yanı sıra Gürcistan'dan Batum Devlet Üniversitesi ve Bulgaristan'dan Konstantin Preslavski Shumen Üniversitesi'nin ortaklığında yürütülen proje, Karadeniz kıyılarında saha çalışmaları, laboratuvar analizleri ve girişimcilik desteklerini bir araya getiriyor.</p>

<p><strong>Denizler İçin Ortak Sorumluluk</strong></p>

<p>Birbirine bağlı deniz sistemlerinin bir parçası olarak Karadeniz’de edinilen bilgi, deneyim ve iyi uygulamalar, Marmara Denizi gibi hassas iç denizler açısından da yol gösterici bir değer taşıyor. Marmara Belediyeler Birliğinin Marmara Denizi’nin korunmasına yönelik çalışmalarıyla örtüşen bu yaklaşım, denizlerin yerelden küresele uzanan ortak bir sorumluluk alanı olduğunu vurgulamaktadır.</p>

<p>Türkiye Çevre Haftası, Dünya Çevre Günü, Dünya Okyanus Günü ve 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nün aynı dönemde buluştuğu bu süreçte gerçekleştirilen etkinlik; denizlerin korunmasına yönelik farkındalığın güçlendirilmesine katkı sundu. Aynı zamanda COP31 gündeminde giderek daha fazla önem kazanan denizler ve okyanuslar konusunun yerel ölçekte karşılıklar bulmasının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/minik-cevre-elcileri-atiklari-sanata-donusturdu</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/macro-clean-seminer-092810511.jpg" type="image/jpeg" length="17665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye sürdürülebilir ormanlar deklarasyonunu imzaladı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiye-surdurulebilir-ormanlar-deklarasyonunu-imzaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkiye-surdurulebilir-ormanlar-deklarasyonunu-imzaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Pan-Avrupa bölgesindeki ormanların iklim değişikliği başta olmak üzere çeşitli tehditlere karşı korunmasını ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasını amaçlayan "Dirençli Toplumlar İçin Sürdürülebilir Ormanlar Deklarasyonu"nu imzaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İsveç’in başkenti Stokholm’de düzenlenen ve Türkiye’yi Bakan Yardımcısı Abdülkadir Polat’ın temsil ettiği 10. Forest Europe Bakanlar Konferansı’nda, Pan-Avrupa bölgesini kapsayan 27 maddelik “Dirençli Toplumlar İçin Sürdürülebilir Ormanlar Deklarasyonu” kabul edildi.</p>

<p>Türkiye adına Bakan Yardımcısı Polat’ın imzaladığı deklarasyonda, Pan-Avrupa ormanlarını etkileyen ve hızla değişen çevresel, sosyal, ekonomik ve jeopolitik zorluklar göz önüne alınarak dirençli ormanların ve sürdürülebilir orman yönetiminin mevcut ve gelecek nesiller için çok yönlü faydalar ve hayati ekosistem hizmetleri sağlamaya devam etmesinin imzacı ülkelerin ortak sorumluluğunda olduğu vurgulandı.</p>

<p>“Sürdürülebilir orman yönetimi” anlayışının “FOREST EUROPE” sürecinin merkezi ve yönlendirici ilkesi olmaya devam ettiği, bunun daha da geliştirilmesi için bu sürecin benzersiz, Pan-Avrupa’da hükümetler arası bir platform olduğuna dikkati çekilen deklarasyonda, bu ilkenin bilinçli ve kanıta dayalı politika yapımının temeli olduğu belirtildi.</p>

<p>Deklarasyonda ayrıca, ormanların sağladığı geniş yelpazedeki ekosistem hizmetlerinin geçerliliği kabul edilerek bunun çok fonksiyonlu ormanlarda biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı, iklim değişikliğinin azaltılması ve uyum sağlanması, kırsal kalkınmaya ve yerel ekonomilere katkı, sürdürülebilir orman ürünleri tedarikinin sağlanması, insan refahının iyileştirilmesi, mevcut ve gelecekteki çevresel, ekonomik ve sosyal zorlukların ele alınmasındaki rolü ve sürdürülebilir kalkınmaya ilişkin uluslararası taahhütlerin etkin bir şekilde uygulanmasına katkıda bulunma açısından temel ve çok yönlü rolünün altı çizildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa genelindeki ormanların, iklim değişikliği ve radikal hava olayları, zararlı böcek salgınları, hastalıklar ve istilacı türlerin yanı sıra, orman yangınlarından giderek daha fazla etkilendiğine işaret edilen belgede, orman sağlığını, dayanıklılığını ve verimliliğini korumak ve karbon tutulumu ve yenilenebilir malzeme temini de dahil olmak üzere ekosistem hizmetlerinin sağlanması için uyarlanabilir, sürdürülebilir orman yönetiminin gerekliliği vurgulandı. Bu bağlamda, uygun olması halinde, doğal yenilenmeye ek olarak, yüksek kaliteli ve en uygun orman üretici materyalinin, orman ağacı ıslahının ve destekli göçün önemine işaret edildi. Sağlıklı, dayanıklı ve biyolojik çeşitliliği yüksek ormanların korunmasının sürdürülebilir ve iklim nötr bir ekonomiye katkıda bulunmak için iklim değişikliğine uyum sağlama ihtiyacına dikkati çekildi.</p>

<p>Deklarasyonda, sürdürülebilir ve döngüsel orman tabanlı biyoekonominin fosil yakıt kaynaklarının yerini alması ve iklim değişikliğinin azaltılmasının gerekliliği belirtilerek yenilenebilir biyolojik kaynaklar sağlamanın öneminin altı çizildi.</p>

<p>Orman tabanlı sektörde yenilikçi yaklaşımlara ve yeni teknolojilere duyulan sürekli ihtiyaç vurgulanarak ormanların çevresel, sosyal ve ekonomik işlevlerini dengelemek için entegre yaklaşımların önemi aktarıldı.</p>

<p>Nitelikli iş gücünün sürdürülebilir orman yönetiminin uygulanması için şart olduğuna dikkati çekilen belgede, orman sektöründe standartlaştırılmış ve uluslararası kabul görmüş niteliklerin ve eğitim sistemlerinin teşvik edilmesinin önemi, bu bağlamda orman sektörünün özellikle kırsal alanlarda genç nesilleri çeken ve tutan yeşil işler meydana getirmedeki rolü ifade edildi.</p>

<p>Avrupa ormanlarının iş birliği ve tutarlılık için politika rehberliği sağlamadaki rolünün dile getirildiği deklarasyonda, deneyim paylaşımı ve tutarlılık ile sinerjilerin güçlendirilmesi için BM Orman Forumu (UNFF), BM Orman ve Çevre Komisyonu (UNECE), Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Montreal Süreci ve diğer ilgili bölgesel ve küresel aktörler ve süreçler de dahil olmak üzere iş birliğinin önemi kaydedildi.</p>

<p>Metinde ayrıca, ormanların, ormancılığın ve ilgili değer zincirlerinin yanı sıra ilgili altyapının, jeopolitik tehditler açısından Pan-Avrupa bölgesinde toplumsal direnç için stratejik varlıklar olduğu belirtilerek stratejik kriz hazırlığı, müdahale sistemleri ve kaynak kullanılabilirliğinin güvenliği açısından temel rolleri vurgulandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiye-surdurulebilir-ormanlar-deklarasyonunu-imzaladi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-090244.jpeg" type="image/jpeg" length="54864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Göktaş: Sıfır atık projesiyle 1 milyon kadına ulaşıp eğitim vereceğiz]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-goktas-sifir-atik-projesiyle-1-milyon-kadina-ulasip-egitim-verecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-goktas-sifir-atik-projesiyle-1-milyon-kadina-ulasip-egitim-verecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['SIFIR Atık Hareketine Liderlik Eden Kadınlar' panelinde konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sıfır atık bilincini yaygınlaştırmak amacıyla yeni bir proje başlattıklarını belirterek, "Bu proje aracılığıyla 1 milyon kadına ulaşacak ve eğitim verecek, sürdürülebilirlik için ülke çapında bir hareket oluşturacağız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Sıfır Atık Vakfı tarafından İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen Sıfır Atık Festivali'nin son gününde 'Sıfır Atık Hareketine Liderlik Eden Kadınlar' panele katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Göktaş, “Bugün kadınlar, sıfır atık başta olmak üzere çevre dostu üretim, sürdürülebilir ekonomi ve yeşil girişimcilik alanlarında çok değerli başarı hikayeleri yazıyor. Biz de özellikle kadın girişimciliğini, bu yeni ekonominin güçlü taşıyıcılarından biri haline getirmek için çalışıyoruz. TÜBİTAK iş birliğiyle temiz teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek vermeyi sürdürüyoruz. Diğer bir yandan, Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulumuz bünyesinde 'İklim Değişikliği, Çevre ve Kadınların Rolü Alt Komitesi'ni oluşturduk. Bu alt komiteyle, kadınların yeşil dönüşümdeki rolünü güçlendirecek somut adımları ortaya koyduk. Bu doğrultuda, İl Eylem Planlarıyla çevre ve iklim okuryazarlığını yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Öte yandan 'Kadınlarla Atıksız Sürdürülebilir Yaşam' projemizi hayata geçiriyoruz. Çünkü şu gerçeğin farkındayız. Su ve enerji tasarrufu, atığın kaynağında ayrıştırılması, karbon ayak izinin azaltılması gibi başlıklar, artık gündelik hayatın sorumluluk alanına girmiş durumda" diye konuştu.</p>

<p><strong>'SIFIR ATIK BİLİNCİNİ, SOSYAL HİZMET VE SOSYAL YARDIM UYGULAMALARIMIZDA DA YAYGINLAŞTIRIYORUZ'</strong></p>

<p>Bakan Göktaş, “Tüm bunların yanı sıra iklim değişikliğinin, toplumun her kesimini aynı biçimde etkilemediğini de biliyoruz. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelliler ve kırılgan gruplar çevresel krizler karşısında farklı risklerle karşılaşabiliyor. Bu nedenle iklim politikalarını tasarlarken sosyal adalet perspektifini gözetmek zorundayız. Şu bir gerçek. Çevre politikalarının başarısı, sadece emisyon oranlarıyla veya geri dönüşüm kapasitesiyle ölçülemez. Bu politikaların insan hayatına, ailelere, kadınların güçlenmesine ve yerel toplulukların dayanıklılığına nasıl yansıdığı da en az bunlar kadar önemli. Buradan hareketle 'İklim Değişikliğinin Kadınlar Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması Projesi'ni yürütüyoruz. Böylece, kadınların iklim kaynaklı risklerden nasıl etkilendiğini analiz etmeyi hedefliyoruz. Şu an dört ilimizde saha araştırmaları yapıyoruz. Söz konusu araştırmanın, önümüzdeki dönemde geliştireceğimiz politikalara güçlü bir zemin oluşturacağına inanıyoruz. Ayrıca, sıfır atık bilincini, sosyal hizmet ve sosyal yardım uygulamalarımızda da yaygınlaştırıyoruz. Bugün 580 ADEM ve 89 SODAM projesinde, sıfır atık doğrultusunda faaliyetler yürütüyoruz. Vefa Programı kapsamında ise, 132 bin 880 haneye hizmet sunuyoruz. ADEM ve SODAM'larda eğitim alan kadınların, sıfır atık bilincini hanelerine ve çevrelerine taşımasını önemsiyoruz. Bu kapsamda 7 bin ADEM personeline eğitim verdik. Kadın konukevlerinden hizmet alan kadınlara, sıfır atık, geri dönüşüm ve karbon ayak izi farkındalığı eğitimleri veriyoruz. Sosyal hizmet personelimizin alandaki bilgi ve kapasitesini artırarak, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmetleri daha da geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'SIFIR ATIK VAKFI İLE ÖNEMLİ BİR İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALAYACAĞIZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Göktaş, “THY ile birlikte anlamlı bir iş birliğine hayat verdik. Ankara ve İstanbul'daki huzurevlerimiz ile engelsiz yaşam merkezlerinde 'Engelsiz Tasarımlarla İleri yürütüyoruz. Dönüşüm Projesi', THY'nin kumaş ve kağıt gibi atık malzemelerini ileri dönüşüm anlayışıyla yeniden değerlendiriyoruz. Bu süreci, engelli bireylerimiz ve yaşlılarımız için, hem sosyal katılımı hem de çevre bilincini güçlendiren kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Böylece Bakanlığımızın görev alanı içinde, ülkemizin Sıfır Atık gündemine yaygın ve güçlü bir katkı sunuyoruz. Şimdi daha büyük bir adım atacağız. Tüm bu çalışmalarımızı ileri bir seviyeye taşımak için yarın, Sıfır Atık Vakfı ile önemli bir iş birliği protokolü imzalayacağız. Bu protokolle, sıfır atık bilincini sosyal hizmetlerimizde, hanelerde ve yerelde kalıcı hale getireceğiz. Burada şu soru önem kazanıyor. Peki, biz ne yapacağız? Kadınlara yönelik eğitimlerle, yerelde farkındalığı artıracağız. İklim uyum çalışmalarını daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Sıfır atığı, kadınların ekonomik güçlenmesini destekleyen bir model olarak ele alacağız. 81 ilimizde, bir kadın sıfır atık elçisi belirleyeceğiz. Kadın kooperatiflerimizle atık malzemelerin ekonomik değere destekleyeceğiz. Dönüşmesini Anne-çocuk atölyeleriyle sıfır atık bilincini küçük yaşlardan itibaren güçlendireceğiz. Bu proje aracılığıyla 1 milyon kadına ulaşacak ve eğitim verecek, sürdürülebilirlik için ülke çapında bir hareket oluşturacağız. Birlikte, daha yeşil, daha güçlü ve daha dirençli toplumlar inşa edeceğiz" dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-goktas-sifir-atik-projesiyle-1-milyon-kadina-ulasip-egitim-verecegiz</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/b-a-k-a-n-g-o-k-t-a-s-s-i-f-i-r-a-t-i-k-p-r-o-j-e-s-i-y-l-e-1-m-i-1350303-400933.jpg" type="image/jpeg" length="12619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörüyoruz]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-bayraktar-2030-yilina-kadar-20-milyar-dolarin-uzerinde-yatirim-ongoruyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-bayraktar-2030-yilina-kadar-20-milyar-dolarin-uzerinde-yatirim-ongoruyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamındaki Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısı’na katıldı. Programın açılışında bir konuşma yapan Bakan Bayraktar, "Bu kapsamlı ve iddialı yol haritası çerçevesinde, enerji üretiminden binalara, sanayiden ulaştırma ve tarıma kadar tüm sektörlerde 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörüyoruz. Hedeflerimizin iddialı ancak ulaşılabilir olduğuna inanıyoruz. Enerji tüketiminde yüzde 16 oranında azalma sağlamayı, bunun sonucunda 100 milyon ton emisyonun önüne geçmeyi ve ekonomimiz için uzun vadede önemli tasarruflar elde etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı işbirliğiyle hayata geçirilen Sıfır Atık Festivali Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısı düzenlendi. Programa Enerji ve Tabii Kayaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın yanı sıra çok sayıda önemli isim katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'İKİ KAVRAM KRİTİK ÖNEM TAŞIMAKTADIR: SIFIR ATIK VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ'</p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Bugün, Sıfır Atık Forumu kapsamında düzenlenen bu yuvarlak masa toplantısında sizleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. İstanbul’da bizlerle birlikte olduğunuz ve bu önemli diyaloğa katkı sunduğunuz için hepinize teşekkür etmek istiyorum. Dünyanın bir yandan ekonomik büyümeyi ve enerji güvenliğini kriz üstüne kriz yaşarken sağlamaya çalıştığı, diğer yandan da iklim hedeflerine ulaşabilmek için emisyonlarını azaltmaya çabaladığı bir dönemde biraraya geliyoruz. COVID-19 pandemisi, tedarik zinciri aksaklıkları, ticaret savaşları, doğal afetler, Ukrayna’daki savaş ve şimdi de İran’da yaşanan gelişmelerle petrol ve doğal gaz piyasalarında şimdiye kadar gördüğümüz en büyük arz şokları yaşanıyor. Bu karmaşık koşullar altında iki kavram her zamankinden daha kritik bir önem taşımaktadır. Sıfır Atık ve Enerji Verimliliği. Bunlar aynı vizyonun iki temel sütunudur. Özlerinde aynı basit ve güçlü ilkeleri paylaşırlar; atığın önlenmesi ve kaynakların en verimli şekilde kullanılması. Sıfır Atık bize, 'Değerli kaynakları çöpe atmayın. Onları geri kazanın ve geri dönüştürün' der. Enerji Verimliliği ise, ‘Enerjiyi israf etmeyin. Onu akıllıca kullanın’ mesajını verir. Her ikisi de değeri en üst düzeye çıkarır, çevreyi korur, ekonomik dayanıklılığımızı güçlendirir ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yansıtır" dedi.</p>

<p>'TÜM SEKTÖRLERDE 20 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE YATIRIM ÖNGÖRÜYORUZ'</p>

<p>Bakan Bayraktar, "Enerji verimliliği sahip olduğumuz en temiz, en hızlı ve en uygun maliyetli kaynaktır. Tasarruf edilen her kilovatsaat, üretmek, ithal etmek veya bedelini ödemek zorunda olmadığımız enerji anlamına gelir. 2024 yılında Türkiye’nin 2030 Enerji Verimliliği Stratejisi ile İkinci Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nı hayata geçirdik. Bu kapsamlı ve iddialı yol haritası çerçevesinde, enerji üretiminden binalara, sanayiden ulaştırma ve tarıma kadar tüm sektörlerde 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yatırım öngörüyoruz. Hedeflerimizin iddialı ancak ulaşılabilir olduğuna inanıyoruz. Enerji tüketiminde yüzde 16 oranında azalma sağlamayı, bunun sonucunda 100 milyon ton emisyonun önüne geçmeyi ve ekonomimiz için uzun vadede önemli tasarruflar elde etmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.</p>

<p>'BU YATIRIMLARLA 4,6 MİLYON TON PETROL EŞDEĞERİ ENERJİ TASARRUFU SAĞLANDI'</p>

<p>Bayraktar, "Sadece 2024 ve 2025 yıllarında enerji verimliliği alanında yaklaşık 7,6 milyar dolarlık yatırımı harekete geçirmiş bulunuyoruz. Bu yatırımlar şimdiden toplamda 4,6 milyon ton petrol eşdeğeri enerji tasarrufu ve 14,3 milyon ton karbon emisyonu azaltımı sağlamıştır. Bu miktar yaklaşık 30 milyon ağacın yaşamları boyunca absorbe edeceği emisyona eşdeğerdir." dedi.</p>

<p>'TÜRKİYE İŞBİRLİĞİNİ DAHA DA GÜÇLENDİRMEYE HAZIRDIR'</p>

<p>COP31’e doğru ilerlerken enerji verimliliğinin küresel iklim ve kalkınma tartışmalarında daha merkezi bir konuma yerleşmesi gerektiğini de belirten Bayraktar, "Çünkü enerji verimliliği yalnızca çevresel bir araç değildir. Aynı zamanda bir enerji güvenliği aracıdır ve hızla değişen küresel ekonomide giderek daha fazla bir rekabetçilik aracına dönüşmektedir. Bununla birlikte hiçbir ülke verimlilik potansiyelini tek başına tam anlamıyla hayata geçiremez. Dönüşümün ölçeği, daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası iş birliğini, daha derin bilgi paylaşımını ve daha yenilikçi finansmanla, teknoloji ortaklıklarını gerektirmektedir. Bu nedenle Türkiye, politika tasarımı, düzenleyici çerçeveler, dijitalleşme, ölçme ve doğrulama sistemleri ile sürdürülebilir finansman modelleri gibi alanlarda tüm katılımcı ülkeler ve kurumlarla işbirliğini daha da güçlendirmeye hazırdır" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasının sonunda, "Geri dönüştürülen her ürün, önlenen her ton atık ve tasarruf edilen her kilovat-saat bizi daha sürdürülebilir bir geleceğe bir adım daha yaklaştırmaktadır. Gezegenimizin kaynakları sınırlı olabilir; ancak yenilik yapma, işbirliği geliştirme ve verimliliği artırma kapasitemiz sınırsızdır. Bugünkü yuvarlak masa toplantısının anlamlı bir diyalog ortamı oluşturacağına ve yeni ortaklıklar ile somut işbirliklerinin önünü açacağına yürekten inanıyorum. Türkiye, hepinizle birlikte çalışmaya hazırdır. Hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/bakan-bayraktar-2030-yilina-kadar-20-milyar-dolarin-uzerinde-yatirim-ongoruyoruz</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/b-a-k-a-n-b-a-y-r-a-k-t-a-r-2030-y-i-l-i-n-a-k-a-d-a-r-20-m-i-1350356-400935.jpg" type="image/jpeg" length="29242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıfır atıkta Türkiye modeli dünyaya örnek oluyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sifir-atikta-turkiye-modeli-dunyaya-ornek-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sifir-atikta-turkiye-modeli-dunyaya-ornek-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel çevre sorunlarıyla mücadelede ortak akıl ve iş birliğini güçlendirmeyi hedefleyen Sıfır Atık Forumu 2026 dünyanın dört bir yanından kamu yöneticilerini, akademisyenleri, iş dünyası ve sivil toplum temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır atık politikalarının geleceği, iklim kriziyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin ele alındığı forumun Güven Adalet ve Geçiş Sürecinin İnsani Yönleri konulu panelinde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sıfır atığın artık bir seçenek değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak çevrenin korunması için ortak irade çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="486" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-171638-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Ersoy ayrıca, turizm bölgelerindeki çevre düzenlemeleri ve altyapı yatırımlarına son sekiz yılda 12,3 milyar liralık kaynak aktarıldığını açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nursel Dilek Manavbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sifir-atikta-turkiye-modeli-dunyaya-ornek-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-05-at-171638-2.jpeg" type="image/jpeg" length="62940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 milyon adet fidan dikildi, 4.4 milyar TL yatırım yapıldı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/5-milyon-adet-fidan-dikildi-44-milyar-tl-yatirim-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/5-milyon-adet-fidan-dikildi-44-milyar-tl-yatirim-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda stratejiler geliştirirken çevreci uygulamalara da imza atıyor. Bu kapsamda Bakanlık, çevre odaklı faaliyetlere 7 yılda toplam 4,41 milyar liralık yatırım yaparken, bu yatırımlar sonucunda da 7,62 milyar liralık tasarruf sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Çevre Haftasını ve 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Gelecek nesillere daha yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Ülkemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracak adımları kararlılıkla atıyor, doğayla uyumlu ve kendi kaynaklarıyla büyüyen bir Türkiye inşa etmek için gayret ediyoruz.” dedi.</p>

<p>Türkiye Çevre Haftası ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlanırken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yaptığı çevre yatırımlarıyla dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>7,62 MİLYAR LİRALIK ÇEVRE YATIRIMI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlık, 2019-2025 yılları arasında çevre faaliyetlerine toplam 4,41 milyar liralık yatırım yaptı. Bu yatırımlarla da 7,62 milyar liralık tasarruf sağlandı.</p>

<p><strong>YAKLAŞIK 157 BİN GİGAVATSAAT YENİLENEBİLİR ENERJİ ÜRETİMİ</strong></p>

<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla da çevrenin korunması adına önemli kazanımlar elde etti. Geçen yıl gerçekleştirilen 156 bin 999 gigavatsaat yenilenebilir enerji üretimi sayesinde yaklaşık 91 milyon ton karbondioksit emisyonu önlendi. Bu miktar, yaklaşık 8,27 milyar ağacın bir yılda önleyebileceği emisyona eşdeğer bir miktar olarak hesaplanıyor.</p>

<p><strong>4,9 MİLYON FİDAN</strong></p>

<p>Bakanlık, sadece 2025 yılı içerisinde toplam 371,29 hektarlık alana 531 bin 869 adet fidan dikimi gerçekleştirirken, bu çalışmalarla yaklaşık 5 bin 851 ton karbondioksite denk gelen emisyon azaltımı sağladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 2019-2025 yılları arasında ise toplam 4 bin 532,14 hektar alana 4,9 milyon fidan dikti. Böylece, 7 yılda toplam 54 bin 409 ton karbondioksit salımı önlenmiş oldu.</p>

<p><strong>7,1 TONDAN FAZLA ATIK GERİ KAZANILDI</strong></p>

<p>Sıfır Atık Yönetimi Projesi ile de yine sadece 2025 yılında 7 bin 174 ton atığın geri kazanımı sağlanırken, bu kazanımla 8 bin 960 ağacın kesilmesinin önüne geçildi.</p>

<p><strong>ARITILAN SUYUN YÜZDE 83’Ü GERİ KAZANILDI</strong></p>

<p>Bakanlığın çalışmaları kapsamında 2025 yılında 10,2 milyon metreküp su arıtılırken, bunun yüzde 83’ü de geri kazanıldı.</p>

<p><strong>DOĞAYLA UYUMLU VE KENDİ KAYNAKLARIYLA BÜYÜYEN BİR TÜRKİYE</strong></p>

<p>Sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftasını kutladı. Bakan Bayraktar, “Gelecek nesillere daha yaşanabilir, yeşil ve temiz bir dünya bırakmak için çalışıyoruz. Ülkemizin yeşil dönüşümüne ivme kazandıracak adımları kararlılıkla atıyor, doğayla uyumlu ve kendi kaynaklarıyla büyüyen bir Türkiye inşa etmek için gayret ediyoruz. Sıfır atık ve enerji verimliliğini aynı anlayışın iki temel unsuru olarak görüyoruz. Tabiatın bize sunduğu eşsiz emaneti korumak adına israfın önüne geçiyor, doğal kaynaklarımızı en doğru şekilde değerlendiriyoruz. Daha yeşil ve temiz yarınlara ulaşma inancıyla Dünya Çevre Günü ve Türkiye Çevre Haftası kutlu olsun.” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Cemil Cahit Saraçoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/5-milyon-adet-fidan-dikildi-44-milyar-tl-yatirim-yapildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/06/fidan-agac-orman-820x492.jpg" type="image/jpeg" length="31215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de kişi başına yıllık 1.301 metreküp su düşüyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyede-kisi-basina-yillik-1301-metrekup-su-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyede-kisi-basina-yillik-1301-metrekup-su-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir 112 milyar metreküplük su potansiyeli dikkate alındığında kişi başına yılda 1301 metreküp su düştüğü hesaplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye'nin teknik ve ekonomik olarak kullanılabilir 112 milyar metreküplük su potansiyeli dikkate alındığında kişi başına yılda 1.301 metreküp su düştüğü hesaplandı.</p>

<p>Türkiye'nin 78 milyon hektarlık toplam yüz ölçümünün yaklaşık 24 milyon hektarı ekilebilir tarım arazisinden oluşuyor.</p>

<p><strong>SU ZENGİNİ ÜLKELERDE YILLIK KİŞİ BAŞINA 1.700 METREKÜPTEN FAZLA SU DÜŞÜYOR</strong></p>

<p>2028 yılı sonuna kadar 7,85 milyon hektar alanın sulanabilir hale getirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yarı kurak iklim özelliklerine sahip Türkiye'nin yağış rejimi, iklim ve mevsimsel özelliklerine bağlı olarak bölgesel farklılıklar gösteriyor. Bununla birlikte yıllık yağış miktarı 450 milyar metreküp olarak hesaplandı.</p>

<p>Rasat faaliyetleri kapsamında anlık olarak hidrometrik, hidrometeorolojik, sediment, kar ve su kalite gözlemleri yapılırken HES'lerden bırakılan doğal hayat suyu seviyeleri de izleniyor. Türkiye genelinde depolama hacmi mevcut durumda 183,82 milyar metreküp olduğu kayıtlara geçerken sulanan alanın brüt 7,28 milyon hektar olduğu tespit edildi.</p>

<p><strong>25 HİDROLOJİK HAVZADA MASTER PLANLARI GÜNCELLENECEK</strong></p>

<p>Ayrıca, işletmede olan sulamalarda kayıpların önüne geçilerek suyun daha etkin ve verimli kullanılabilmesi, toprağın kalitesini etkileyen drenaj sorunlarının giderilebilmesi için yenileme projelerinin ön plana çıkarılması ve klasik açık sistem sulama şebekeleri yerine modern kapalı basınçlı borulu sulama sistemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağış miktarı ve rejiminde büyük değişimler görülüyor. Bu durum geliştirilen projelerde kaynak-ihtiyaç dengesini olumsuz yönde etkiliyor. İklim değişikliği etkilerinin dikkate alınarak mevcut projelerden maksimum fayda elde edilebilmesi ve optimum proje formülasyonlarının geliştirilebilmesi amacıyla 25 hidrolojik havzada master planlarının güncellenmesi için hazırlık yapılıyor</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/turkiyede-kisi-basina-yillik-1301-metrekup-su-dusuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2024/09/su-5.webp" type="image/jpeg" length="72769"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Ceyhun Özçelik’ten dolu barajlar için taşkın uyarısı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/doc-dr-ceyhun-ozcelikten-dolu-barajlar-icin-taskin-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/doc-dr-ceyhun-ozcelikten-dolu-barajlar-icin-taskin-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[-TÜRKİYE genelinde son dönemde etkili olan yağışlar, birçok barajda doluluk oranını yüzde 100’e ulaştırdı. Son 66 yılın en yüksek yağış rakamlarının görüldüğünü belirten Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun Özçelik; barajların dolduğu ve yüksek yağış beklenen Akdeniz, Karadeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki havzalar için taşkın uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye genelinde kış ve bahar aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından birçok barajdaki doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı. Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, dolan barajların mansabında (aşağı havzasında) kalan il, ilçe ve yerleşim yerlerinde ciddi taşkın riskleri oluştuğuna dikkat çekip, uyardı.</p>

<p>‘TAŞKIN KORUMA VAZİFELERİNİ YERİNE GETİREMEZ DURUMDALAR’</p>

<p>Yağışların yeraltı ve yüzeysel su kaynakları açısından sevindirici olduğunu ancak altyapı yetersizliği olan bölgelerde tehlike arz ettiğini belirten Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, "Son günlerde gelen yağışlarla beraber ülke genelindeki barajlarımızın birçoğundaki doluluk oranı yüzde 100'e erişmiş durumda. Uzunca bir süredir süregelen kuraklık sonrasında böyle bol yağışlar almak oldukça sevindirici. Tabii son 66 yılın en yüksek yağış rakamlarıyla karşı karşıyayız. Bu bir yandan yeraltı su seviyesini yükseltirken, diğer taraftan yüzeysel su kaynaklarımızı ve barajlarımızın dolmasına yol açıyor. Ancak dolu olan barajlarımızın mansabında yer alan havzalarda; illerde, ilçelerde ve yerleşim yerlerinde ciddi taşkın riskini de beraberinde getiriyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Özçelik, şöyle devam etti: "İçerisinde kentsel altyapısı yetersiz, akarsuların ıslahı yapılmamış veya gecikmiş ve şiddetli yağış beklenen havzalarımız; başlıca Akdeniz Havzası, Karadeniz Havzası, Ege Bölgesi'nde ve İç Anadolu Bölgesi'nde bulunan havzalarımızda taşkın riskinin üst seviyelere taşındığını söyleyebilirim. Bunlardan en önemlileri Yeşilırmak Havzası. Birkaç günden beri bu havzada yaşayan vatandaşlarımız alarm durumunda. Havzanın üstünde iki önemli baraj bulunmakta. Bunlardan birincisi Almus Barajı, diğeri ise Kılıçkaya Barajı. Birer milyar metreküplük rezervuar hacmine sahip bu barajlar, ancak her ikisi de dolmuş durumda. Dolayısıyla taşkın koruma vazifelerini yerine getiremez durumdalar. Ancak şiddetli yağışın gelmesi durumunda havza içerisinde akış miktarını arttırarak taşkın risklerini oluşturacaktır" dedi.</p>

<p>'TAŞKIN DENETİM PROTOKOLLERİNİN YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLİ'</p>

<p>Barajların dolu olmasının bir yandan da taşkın denetim hacminin geri kazanılma çalışmalarını da beraberinde getirdiğine dikkati çeken Doç. Dr. Özçelik, "Rezervuarlardan salınan sular, şiddetli yağışlarla birleşmesi durumunda havza içerisinde ciddi taşkın riski oluşturacağı için kurumlar tarafından gerekli önlemler alınıyor. Bu bize taşkın denetim protokollerinin yeniden gözden geçirilmesi, iklim değişikliğinin etkilerine bağlı olarak sıkı denetlenmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Umarım önümüzdeki günlerde ciddi bir yağış olmaz ve salınan sularla beraber barajlarımızdaki taşkın denetim hacimlerinin yeniden kazanılması sağlanır ve havza içerisinde ciddi anlamda taşkın güvenliği temin edilmiş olur” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/doc-dr-ceyhun-ozcelikten-dolu-barajlar-icin-taskin-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/d-o-c-d-r-c-e-y-h-u-n-o-z-c-e-l-i-k-t-e-n-d-o-l-u-b-a-r-a-j-l-a-1329696-395024.jpg" type="image/jpeg" length="45688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dip temizliğinde göletten araç lastiği, semaver ve mangal çıktı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/dip-temizliginde-goletten-arac-lastigi-semaver-ve-mangal-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/dip-temizliginde-goletten-arac-lastigi-semaver-ve-mangal-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'da Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı Su Altı Arama ve Kurtarma ekipleri tarafından gölette dip temizliği yapıldı. Çalışmalarda göletten semaver, araç lastiği, düdüklü tencere, mangal, soba borusu gibi eşyalar çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi, şehrin önemli yaşam alanlarından biri olan Orduzu Pınarbaşı Göleti ve çevresinde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı Su Altı Arama ve Kurtarma ekipleri öncülüğünde yürütülen çalışmaya, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri de destek verdi. Doğal güzelliğiyle vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Orduzu Pınarbaşı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen çalışmalarda, göletin su altı ve çevresinde detaylı temizlik yapıldı. Yaklaşık 24 saat süren çalışmalara 6 dalgıç ile 6 Park ve Bahçeler personeli katıldı. Yapılan çalışmada göletten semaver, araç lastiği, düdüklü tencere, mangal, soba borusu gibi çevreyi kirleten çok sayıda atık malzeme çıkarıldı. Çalışmayla gölet ve çevresi yeniden temiz ve estetik bir görünüme kavuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Hizmetleri Dairesi Başkanı Ömer Çoban, Orduzu Göleti ve çevresinin her yıl düzenli olarak temizlendiğini belirterek vatandaşlara çevre duyarlılığı çağrısında bulundu. Çoban, "Vatandaşlarımızın daha temiz ve sağlıklı bir ortamda vakit geçirebilmesi için ekiplerimizle birlikte yoğun bir çalışma yürüttük. Göl manzarasının korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde vakit geçirebilmesi adına temizlik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu alanlar büyük emeklerle temizleniyor. Eğer gerekli hassasiyet gösterilmezse doğal güzelliklerimiz zamanla çöp yığınına dönüşebilir. Bizler çevremizin temiz kalması için mücadele ediyoruz. Halkımızdan da aynı duyarlılığı bekliyoruz" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/dip-temizliginde-goletten-arac-lastigi-semaver-ve-mangal-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/d-i-p-t-e-m-i-z-l-i-g-i-n-d-e-g-o-l-e-t-t-e-n-a-r-a-b-a-l-a-s-t-i-g-i-1318447-391775.jpg" type="image/jpeg" length="33591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Demir: Türkiye, son 66 yılın en yağışlı dönemini yaşıyor ancak yaz döneminde kuraklık riski var]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/prof-dr-demir-turkiye-son-66-yilin-en-yagisli-donemini-yasiyor-ancak-yaz-doneminde-kuraklik-riski-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/prof-dr-demir-turkiye-son-66-yilin-en-yagisli-donemini-yasiyor-ancak-yaz-doneminde-kuraklik-riski-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye'de son 6 aylık dönemde yağan yağışların süreci ve yaz aylarında beklenen iklim olayları ve etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye'nin son 66 yılın en yağışlı dönemini geçirdiğini belirterek, "Şu anda gördüğünüz gibi şiddetli yağışların yaşanmaya devam ettiği bir dönemdeyiz. Bir bakıyorsunuz; bir ayda düşecek yağış bir saatte düşüyor. Ani seller meydana geliyor. Yaz döneminde böyle yağışlı, serin bir iklim beklemiyoruz. Tam tersine yaz döneminde evet yine belli yerlerde, belli bölgelerde şiddetli yağışlar alabileceğimizi ama aşırı sıcakların ve kuraklık riskinin de özellikle temmuz, ağustos, eylül aylarında bizi beklediğini veriler gösteriyor" dedi.</p>

<p>OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye'de son 6 aylık dönemde yağan yağışların süreci ve yaz aylarında beklenen iklim olayları ve etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Demir, "Son 6 ay içerisinde hem dünyanın genelinde belli yerlerde hem de ülkemizde yoğun bir yağış geçimi ve yağış geçişleri yaşıyoruz. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün verilerine baktığımızda bu yağışlar hem 2025 yılı su yılına göre yaklaşık yüzde 25 daha fazla, geçen seneki aynı dönemdeki yağışlara göre yaklaşık yüzde 80'in üzerinde daha fazla bir yağış almış durumdayız. Aynı zamanda yine meteoroloji verilerine göre son 66 yılın en yağışlı dönemini yaşıyoruz. Tabii bu yağışlar önümüzdeki süreçte de belli ölçüde devam etmektedir" dedi.</p>

<p><strong>YAĞIŞLARIN ARKASINDAKİ 3 ANA NEDEN</strong></p>

<p>"Yağışlar veya kuraklık yalnız başına bize küresel iklimi tanımlamada yetmiyor" diyen Prof. Dr. Demir, "Kuraklığı tanımlarken de sadece küresel iklimin sonucunun kuraklık olmadığını, yağış rejiminin değişken olması, düzensiz yağışların düşmesinin de ciddi anlamda küresel iklim değişimi sonuçlarını ifade ettiğini her zaman söylüyorum. Dolayısıyla dünyada yaşanan küresel iklim değişimi sürecinde gördüğümüz bu sonuçlar aynı zamanda bu seneki yağış rejimindeki yaşadığımız bu süreçte ifade ediyor. Tabii bu sürecin oluşmasında ana nedenler nelerdir? Bunların başında; şu anda yaşadığımız Akdeniz bölgesinde özellikle Akdeniz üzerinde meydana gelen sıcak hava dalgaları ve Akdeniz'deki yüksek sıcaklıklar, bu mevcut yağışların yüksek oluşması ve yağışların bu şekilde oluşmasında ana etkenlerden bir tanesi. Bir diğer yeni önemli etken özellikle bizim bu yaşadığımız süreçte jet stream dediğimiz atmosferdeki hava akımlarının, konvansiyonel akımlarının çok değişken gerçekleşmesi, küresel iklim etkisiyle beraber yine bu yağışlarda özellikle yağışların oluşmasında ülkemiz üzerinde ve çevresinde yağışların oluşmasında yine ana etkenlerden bir tanesi. Bir diğer önemli etkense ENSO dediğimiz El Nino ve La Lina etkisi arasındaki geçiş sürecidir ki 2025-2026 yılları daha önce de ifade ettim. El Nino ile La Lina'nın geçiş sürecini yaşıyoruz. Bu geçiş süreci de yine bu yüksek yağışların oluşmasında, düzensiz yağışların, ani yağışların oluşmasında önemli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>'SANAL MEDYADAKİ İDDİALARIN BİLİMSEL DAYANAĞI YOK'</strong></p>

<p>Son dönemde sanal medyada yağışların arkasında bölgesel savaşların veya farklı ülkelerin müdahalelerinin olduğuna yönelik iddiaların hiçbir bilimsel temelinin bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Demir, "Son zamanlarda sosyal medyada çok fazla sayıda konuşuluyor. İşte acaba bu yağışların farklı sebepleri mi var? İşte bölgemizde meydana gelen savaşlar veyahut da farklı ülkelerin bu noktadaki iddiaları etken mi diye. Bilimsel verilerin hiçbir tanesinde böyle bir sürecin bilimsel olarak gerçekleşme ihtimali de ortaya koymuyor. Tamamen bunlar komple teorisinin oluşan ve sosyal medyada bir okuyucu kitle oluşturma gayretinden başka bir şey değil. Dolayısıyla bizim tabii ki ülkemizde veya dünyada yağış rejimini düzenlemek veyahut da yağışları düzenlemek için bulut tohumlama dediğimiz farklı uygulamalar var. Bu bulut tohumlama uygulamaların içerisinde herhangi bir bölgede atmosfere farklı maddeler katarak, o bölgedeki yağışlardan biraz daha fazla yararlanma çalışmaları var. Ama bu çalışmalar ancak havada belli bir nem varsa, bulut varsa bunlara etkili olarak o bölgede yağışları yüzde 5 ile 20 arasında artırma gücü var. Bir yağışın veyahut da bir bölgedeki nemin bir başka bölgeye taşınımıyla ilgili şu ana kadar bilimsel olarak ortaya kurulmuş bir sonuç veya gerçeklik yok. Bu çok yüksek bir enerji ve çok büyük bir güç isteyen bir gayret. Tabii ki bu konuda yapılan çalışmalar olabilir ama şu anda söylenen iddialar, sanal medyada dolaşan bu komplo teorilerin, halkımızın çok da fazla itibar etmemesi, bunların yaşadığımız sürecin ve yağışların işte saydığımız o sebeplerle bu sene hem küresel iklim etkisi hem de oluşan işte El Nino ve La Lina etkisi, Akdeniz'deki sıcak hava etkisi gibi etkilerle meydana geldiğini ifade etmek isterim" dedi.</p>

<p><strong>YAZ AYLARI İÇİN 'KURAKLIK' VE 'SEL' UYARISI</strong></p>

<p>Temmuz, ağustos ve eylül aylarında aşırı sıcaklar, bunaltıcı günler ve kuraklık riskinin kapıda olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, "Şu anda gördüğünüz gibi şiddetli yağışların yaşanmaya devam ettiği bir dönemdeyiz. Ve bir bakıyorsunuz; bir ayda düşecek yağış bir saatte düşüyor. Ani seller meydana geliyor. Ben yaz ayları için bu noktada halkımızı, ilgilileri, yetkilileri özellikle uyarmak istiyorum. Çünkü yaz döneminde böyle yağışlı, serin bir iklim beklemiyoruz. Tam tersine yaz döneminde evet yine belli yerlerde, belli bölgelerde şiddetli yağışlar alabileceğimizi ama aşırı sıcakların ve kuraklık riskinin de özellikle temmuz, ağustos, eylül aylarında bizi beklediğini veriler gösteriyor. Onun için şimdiden bunlara da hazır olmak lazım. Yaz döneminde beklediğimiz en önemli olaylara baktığımızda bir kere belli yerlerde bunaltı sıcakları bekliyoruz. Mesela Karadeniz Bölgesi gibi bölgelerde de yine şu anda yaşadığımız süreç gibi temmuz, ağustos aylarında zaman zaman ani şiddetli yağışlarla beraber sel felaketleri olabilir. Bunlara karşı da dikkatli ve hazır olmamız lazım" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'HAZIRA DAĞLAR DAYANMAZ'</strong></p>

<p>Mevcut yağışlar neticesinde baraj doluluk oranlarının çok yüksek seviyelere ulaştığını, Amasya civarındaki barajlarda su salınımı yapılacağına dair resmi kurumlarca sel uyarıları geçildiğini ifade eden Prof. Dr. Demir, "Yaz döneminde yaşayacağımız bu kuraklık süreci ile birlikte bizim mutlaka özellikle su kaynaklarımızı doğru kullanmayı, su kaynaklarımızı geleceğe taşımaya, su kaynaklarımızı özellikle ihtiyaç duyduğumuz anda ihtiyacımızı karşılayacak şekilde yönlendirmeye şimdiden ihtiyacımız var. Şu anda aldığımız yağışlar barajlardaki doluluk oranlarımızı çok yüksek seviyeye çıkardı. Dün yine bizim özellikle Amasya civarındaki barajlarımızdaki doğruluk oranları yükseltildiği için o bölgede resmi kurumlardan yapılan açıklama halkımızın dikkatli olmaya, barajlarındaki suyun salınacağını, sel felaketini olabileceği gibi birtakım uyarılarla karşılaştık. Bunlar gayet şu andaki yağış sürecine ilgili doğal bir süreç. Ama ben her zaman şunu ifade ediyorum. Hazıra dağlar dayanmaz. Bu günleri atlattığımızda yaşayacağımız süreçte mevcut kaynaklar çok hızlı bir şekilde tükenebilir. Onun için de kaynaklarımızı doğru kullanmayı da mutlak surette şimdiden planlamak ve geleceğe hazırlanmak durumundayız" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/prof-dr-demir-turkiye-son-66-yilin-en-yagisli-donemini-yasiyor-ancak-yaz-doneminde-kuraklik-riski-var</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/p-r-o-f-d-r-d-e-m-i-r-t-u-r-k-i-y-e-s-o-n-66-y-i-l-i-n-e-1312865-390224.jpg" type="image/jpeg" length="61288"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[COP31 kapsamında "çevre ve iklim medya turlarının" ikincisi başlıyor]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/cop31-kapsaminda-cevre-ve-iklim-medya-turlarinin-ikincisi-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/cop31-kapsaminda-cevre-ve-iklim-medya-turlarinin-ikincisi-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 9-11 Mayıs'ta Hatay ve İstanbul'da kapsamlı bir "çevre ve iklim medya turu" düzenleyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin kasımda ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi öncesinde uluslararası medyada farkındalığın artırılmasını hedefleyen "Road to COP31: Sustainable Future International Media Program" başlıklı organizasyona İngiltere, Macaristan, İspanya, Güney Kore, İtalya, Sırbistan, Fas, Karadağ, Kuzey Makedonya, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmak üzere 11 ülkeden davet edilen 17 yabancı basın mensubu katılım sağlayacak.</p>

<p>Program ile Türkiye'nin çevre ve iklim politikaları, sürdürülebilir kalkınma vizyonu ve bu alanda geliştirilen yerli teknolojiler uluslararası basın mensuplarına anlatılacak. Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadelede attığı adımlar, çevre yönetimi alanındaki yenilikçi uygulamaları ve bilimsel araştırma altyapısı dünya kamuoyuna tanıtılacak.</p>

<p>Medya turu çerçevesinde katılımcılar ilk olarak Hatay'da düzenlenecek olan "Türkiye'nin COP31 Yolculuğu: Dirençli Şehirler Programı" kapsamında bir saha ziyareti gerçekleştirecek.</p>

<p><strong>Zirveye kadar dört basın turu daha yapılacak</strong></p>

<p>Katılımcılar daha sonra COP31 Başkanı Murat Kurum ile görüşecek. Medya mensupları bu görüşmede, daha adil, kapsayıcı ve işlevsel bir küresel düzenin inşasına katkı sunmayı hedefleyen, diyalog, aksiyon ve uzlaşı ilkeleri doğrultusunda şekillenecek COP31 süreci hakkında bilgi edinecek.</p>

<p>Programın son gününde dünyanın en derin ikinci üretim tesisi olan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama Merkezi ziyaret edilecek. Katılımcılar, tarımda sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm konularında bilgilendirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha sonra Türkiye Çevre Ajansı tarafından gençlerin çevre farkındalığına katkı sunmak amacıyla düzenlenen "Yeşil Kampüs Festivali" kapsamında çevre tırı ziyaret edilecek.</p>

<p>Çevre ve iklim medya turları kapsamında COP31 Zirvesine kadar dört basın turu daha gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/cop31-kapsaminda-cevre-ve-iklim-medya-turlarinin-ikincisi-basliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/05/thumbs-b-c-209675636c1e2d008732aa2acf85562e.jpg" type="image/jpeg" length="33238"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası kuruluşlar sıfır atık çalışmalarını Türkiye'deki ofislerinden yürütecek]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/uluslararasi-kuruluslar-sifir-atik-calismalarini-turkiyedeki-ofislerinden-yurutecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/uluslararasi-kuruluslar-sifir-atik-calismalarini-turkiyedeki-ofislerinden-yurutecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi kapsamında, İstanbul'da 5 yıl içerisinde 10'un üzerinde uluslararası kuruluş Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle ofis açarak, çalışmalarını yürütecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, AA muhabirine, Sıfır Atık Hareketi'nin artık kıtaları aştığını, hemen hemen her ülkede, bu hareketin dünyaya verdiği pozitif katkıyı gördüklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha yaşanılabilir, daha müreffeh bir dünya hayali kurduklarını ve bu hedeflere ulaşmak için çalıştıklarını belirten Ağırbaş, "5-7 Haziran'da Sıfır Atık Forumu'nu düzenliyoruz. Oraya 150'den fazla ülke katılacak ve 5 binden fazla katılım bekliyoruz. Dünyanın en büyük sivil çevre ve sıfır atık etkinliği olma özelliğini taşıyor." dedi.</p>

<p>Bugün itibarıyla dünya genelinden 200'den fazla belediye başkanının Sıfır Atık Forumu'nda olacağını anlatan Ağırbaş, orada yerel yönetim ve özel sektör temsilcileriyle sıfır atık uygulamalarını konuşacaklarını dile getirdi.</p>

<p>Ağırbaş, vakıf olarak Emine Erdoğan liderliğinde dünyadaki bütün çevre örgütlerine rahatça tartışabilecekleri, özgürce fikirlerini ifade edebilecekleri bir platform sunduklarına işaret ederek, insanların bundan dolayı foruma katılmak istediğini kaydetti.</p>

<p><strong>"İstanbul'un diplomasinin ve sıfır atık çalışmalarının merkezi olmasını önemsiyoruz"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul'la ilgili özel bir vizyonu olduğuna vurgu yapan Ağırbaş, Erdoğan'ın bu kenti Birleşmiş Milletler'in (BM) bir merkezi haline getirmek istediğini söyledi.</p>

<p>Kendilerinin de Emine Erdoğan liderliğinde bu vizyonun sıfır atık ve çevre bağlamındaki takipçisi olmak istediklerini belirten Ağırbaş, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu bağlamda önümüzdeki 5 yıl içerisinde 10'dan fazla uluslararası kuruluşun sıfır atık çalışmalarını yapacağı ofisini İstanbul'a açmasını hedefliyoruz. Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı, yaptığımız anlaşma sonucunda İstanbul'da ofisini açtı. Önümüzdeki günlerde diğer Birleşmiş Milletler organizasyonlarının da ofis açıp sıfır atık çalışmalarını İstanbul merkezli yürütmesini arzuluyoruz çünkü İstanbul, 8 bin yıldan fazla tarihi olan çok önemli kadim bir şehir. Biz bu şehrin diplomasinin ve özellikle sıfır atık çalışmalarının merkezi olmasını önemsiyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/uluslararasi-kuruluslar-sifir-atik-calismalarini-turkiyedeki-ofislerinden-yurutecek</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-a5453c589235aa20c689fa440113fd66.jpg" type="image/jpeg" length="83094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de ortaokul öğrencileri atık malzemeleri tasarım ürünlerine dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/eskisehirde-ortaokul-ogrencileri-atik-malzemeleri-tasarim-urunlerine-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/eskisehirde-ortaokul-ogrencileri-atik-malzemeleri-tasarim-urunlerine-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Odunpazarı ilçesinde Orgeneral Halil Sözer Ortaokulu öğrencileri, Harezmi Eğitim Modeli kapsamında düzenlenen etkinlikte atık malzemeleri tasarım ürünlerine dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülen Harezmi Eğitim Modeli çerçevesinde, Oda Art Sanat Galerisi işbirliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler, sanat ve tasarım odaklı atölye çalışmasına katıldı.</p>

<p>Öğrenciler, hem sanat galerisi ortamını deneyimleme hem de tasarım süreçlerine aktif katılım sağlama fırsatı buldu. Sanat galerisi bünyesinde 25'ten fazla tasarımcının ürünlerini inceleyen öğrenciler, üretim süreçleri hakkında bilgi alarak kendi tasarımlarına ilham kaynağı oluşturdu.</p>

<p>İncelemelerin ardından ileri dönüşüm temasıyla düzenlenen atölye çalışmasında, atık durumdaki perdeleri kullanarak çanta, toka ve çeşitli dekoratif ürünler tasarlandı.</p>

<p>Farklı istasyonlara ayrılarak çalışan öğrenciler, ölçüm, kesim, yapıştırma ve süsleme aşamalarında görev alarak üretim sürecinin her adımını deneyimledi. Program, oyunlarla başlayıp öğrencilerin aktif rol aldığı tasarım atölyesiyle sona erdi.</p>

<p>Oda Art Sanat Galerisi Kurucu Yöneticisi Özlem Kanat Örneksoy, AA muhabirine, Harezmi projesi kapsamındaki sürdürülebilirlik atölyesine ev sahipliği yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Gençlerin sanat ve tasarımla buluşmasının önemini belirten Örneksoy, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kapımızı bir sanatevi olarak öğrencilere açıyoruz. Yaklaşık 16 öğrenci, öğretmenlerinin koordinatörlüğünde bu atölyenin tasarım atölyesini gerçekleştiriyor. Onların üretim süreçlerine dahil olmaları ve kendi tasarımlarını ortaya koymaları çok kıymetli."</p>

<p>Örneksoy, öğrencilerin sanatevindeki el üretimi ürünleri incelediğini kaydederek, "Sadece fabrikasyon ürünlerle değil, kendilerinin de üretim kapasitelerini arttırabileceğimiz alanlar oluşturmak, onlara bir ev sahibi olmak benim için çok kıymetli. Hepsiyle tanıştığım için çok mutluyum. Genç sanatçılara, gençlere alan açmak çok önemli." dedi.</p>

<p>Projeye katılan öğrencilerden Nehir Alper, geri dönüştürülebilir malzemelerle yeni ürünler tasarladıklarını ifade ederek, "Plastik poşet kullanımını azaltmak için kumaş çantalar yapıyoruz. Burada olmak beni çok heyecanlandırıyor." dedi.</p>

<p>Yapıştırma istasyonunda görev aldığını anlatan Alper, "Arkadaşlarım kumaşları düzeltiyor. Sonra onları bardağın etrafına koyup çiçek deseni vererek süsler yapıyoruz. Plastik poşet kullanımını azaltıp hem de perdelerimizi geri dönüştürüp daha kullanışlı hale getirmiş olacağız." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öğrencilerden Ecrin Buğlem Kılıç ise atıl durumdaki malzemeleri günlük hayatta kullanılabilecek ürünlere dönüştürdüklerini ifade ederek, projenin kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.</p>

<p>Etkinlikte görev alan okul idarecileri ve öğretmenler arasında Orgeneral Halil Sözer Ortaokulu Müdürü Oktay Turinay, Müdür Yardımcısı Sevil İncekara ile öğretmenler Harezmi Proje Yürütücüsü Koordinatörü Görsel Sanatlar Öğretmeni Sevda Elma, Büşra Erokutan, Hüseyin Kumruoğlu ve İlhan Okuyucu yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/eskisehirde-ortaokul-ogrencileri-atik-malzemeleri-tasarim-urunlerine-donusturdu</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/a-a-20260405-41020714-41020704-e-s-k-i-s-e-h-i-r-d-e-o-r-t-a-o-k-u-l-o-g-r-e-n-c-i-l-e-r-i-a-t-i-k-m-a-l-z-e-m-e-l-e-r-i-t-a-s-a-r-i-m-u-r-u-n-l-e-r-i-n-e-d-o-n-u-s-t-u-r-d-u.jpg" type="image/jpeg" length="67095"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zeytinle gelen temizlik: Mikroplastiklere karşı yeni nesil filtre]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/zeytinle-gelen-temizlik-mikroplastiklere-karsi-yeni-nesil-filtre</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/zeytinle-gelen-temizlik-mikroplastiklere-karsi-yeni-nesil-filtre" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zeytin ağaçlarının budanan dallarından elde edilen biyokömürle geliştirilen yerli filtre, çamaşır makinesi atıklarını kaynağında arıtarak çevreye ulaşmasını engelliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yükseköğretim Kurulu’nun bilim iletişimi vizyonu doğrultusunda, üniversitelerde üretilen bilginin toplumsal faydaya dönüşmesine yönelik çalışmalar hız kesmeden sürüyor. Bu kapsamda ÇOMÜ Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz yürütücülüğünde dikkat çeken bir projeye imza atıldı.</p>

<p>Geliştirilen çok katmanlı filtre prototipi, çamaşır makinelerinden her yıkamada atık suya karışan mikroplastik, nanofiber, boyar maddeler, yüzey aktif kimyasallar ve yağlı bileşenleri yüksek oranda arıtabiliyor. Ev ortamında kullanılabilecek şekilde tasarlanan sistem, çevreye zarar veren kirleticilerin doğaya ulaşmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor.</p>

<p>Filtre sisteminde kullanılan biyokömür katmanları, Çanakkale’de zeytin ağaçlarının budanan dallarından elde edilen biyokütle ile üretildi. Polimer katmanlar ise geri dönüştürülmüş atık malzemelerden hazırlanarak sürdürülebilir üretim anlayışına katkı sağladı. Böylece hem atıklar yeniden değerlendirildi hem de çevre dostu bir teknoloji geliştirildi.</p>

<p><img alt="" height="449" src="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/01-5.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Nigiz, filtrenin tüm katmanlarının tamamen yerli imkanlarla üretildiğini belirterek, yapılan testlerde boyar maddelerden nitrat, sülfat, fosfat ve yağlara kadar yüzde 99’un üzerinde giderim sağlandığını ifade etti. Nigiz ayrıca geliştirilen prototipin tescil ve patent sürecinin başlatıldığını da açıkladı.</p>

<p>Projede görev alan lisansüstü öğrenciler de çalışmalara aktif katkı sundu. ÇOMÜ yüksek lisans öğrencisi Elif Çolak, Türkiye’nin bu alanda büyük ölçüde ithal ürünlere bağımlı olduğuna dikkat çekerek, geliştirilen yerli teknolojinin maliyetleri düşürmeyi ve dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu proje, sürdürülebilir çevre teknolojilerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlarken, Türkiye’nin su arıtma teknolojileri alanındaki bilimsel kapasitesini de güçlendirmeyi amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mete Karakul</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/zeytinle-gelen-temizlik-mikroplastiklere-karsi-yeni-nesil-filtre</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2023/06/zeytin.jpeg" type="image/jpeg" length="97359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025'te ihmal, dikkatsizlik, kasıt ve kazadan 1933 orman yangını çıktı]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/2025te-ihmal-dikkatsizlik-kasit-ve-kazadan-1933-orman-yangini-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/2025te-ihmal-dikkatsizlik-kasit-ve-kazadan-1933-orman-yangini-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de geçen yıl çıkan 3 bin 224 orman yangınından 1933'ü ihmal, dikkatsizlik, kasıt ve kazadan çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre, ülke yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 30'unu kaplayan orman varlığı 23 milyon 375 bin 331 hektar olarak kayıtlara geçti. Akdeniz iklim kuşağındaki Türkiye'de büyük bölümü yangın tehdidi altındaki ormanların yüzde 60'tan fazlası birinci ve ikinci derece yangına hassas alanlardan oluşuyor. Türkiye'de geçen yıl 3 bin 224 orman yangını çıktı. Yangınlarda 81 bin 473,46 hektar etkilendi. Orman yangınlarında ihmal, dikkatsizlik, kasıt, kaza ve yıldırım düşmesi nedenleri dikkat çekti.</p>

<p><strong>160 YANGIN KASITLI ÇIKARILDI</strong></p>

<p>Orman yangınlarının çıkış nedeninin çoğunluğunu ihmal, dikkatsizlik, kasıt ve kaza oluşturdu. Bu nedenlerle çıkan 1933 yangında 43 bin 577,9 hektar kül oldu. Nedenlerine göre ihmal, dikkatsizlikten 1331 yangında 17 bin 512,22 hektar, kasıtlı çıkarılan 160 yangında 3 bin 545,62 hektar, kazayla çıkan 442 yangında 22 bin 520,06 hektar etkilendi.</p>

<p><strong>SEBEBİ BİLİNMEYEN 1012 YANGIN</strong></p>

<p>Ülke genelindeki orman yangınlarının yüzde 41,28'i ihmal ve dikkatsizlikten çıktı. İhmal ve dikkatsizlikten çıkan yangınlarda etkilenen alanlar tüm orman yangınlarında etkilenen alanın yüzde 21,49'unu oluşturdu. Geçen yıl sebebi bilinmeyen 1012 orman yangınında 37 bin 626,08 hektar zarar gördü. Yıldırım düşmesi sonucu çıkan 279 yangında ise 269,48 hektar etkilendi.</p>

<p><strong>EN FAZLA İZMİR, EN ÇOR ZARAR GÖREN BURSA</strong></p>

<p>Orman yangını sayılarının orman bölge müdürlükleri dağılımında ilk sırada İzmir yer aldı. İzmir Orman Bölge Müdürlüğü'nün kontrol alanındaki 321 yangında 15 bin 203,21 hektar, Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü alanındaki 271 yangında 529,60 hektar, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü alanında 211 yangında 2 bin 511,81 hektar, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü'nün kontrol alanındaki 185 yangında 4 bin 539,40 hektar, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü'nün kontrol alanındaki 182 yangında 1527 hektar etkilendi. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü kontrol alanındaki 129 yangında 16 bin 907,71 hektar zarar gördü. Bursa Orman Bölge Müdürlüğü kontrol alanı geçen yıl Türkiye'deki orman yangınlarında en fazla zarar gören bölge oldu.</p>

<p><strong>ORMAN SUÇLARIYLA MÜCADELE</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçen yıl ülke genelindeki orman koruma ekibinde görevli personel tarafından 15 bin 452 suç zaptı düzenlendi. Suç zabıtlarının 3 bin 128'i ağaç kesme, 474'ü yasa dışı nakil, 461'i izinsiz bulundurma, 4 bin 42'si alan açma yerleşme, 7 bin 263'ü işgal, 57'si izinsiz otlatma suçlarından oluştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/2025te-ihmal-dikkatsizlik-kasit-ve-kazadan-1933-orman-yangini-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/04/2025-t-e-i-h-m-a-l-d-i-k-k-a-t-s-i-z-l-i-k-k-a-s-i-t-v-e-k-a-1240382-368991.jpg" type="image/jpeg" length="30245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sıfır Atık' ile geri kazanım oranı yüzde 37,53'e yükseldi]]></title>
      <link>https://www.baskentgazete.com.tr/sifir-atik-ile-geri-kazanim-orani-yuzde-3753e-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.baskentgazete.com.tr/sifir-atik-ile-geri-kazanim-orani-yuzde-3753e-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de Sıfır Atık Hareketi kapsamında 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranı, her yıl artış göstererek 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53 seviyesine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıfır Atık Hareketi, 27 Eylül 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde başladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen proje, Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde kabul gören küresel bir çevre hareketine dönüştü. BM Genel Kurulu’nda, 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’ olarak ilan edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre; Sıfır Atık Yönetim Sistemi bugüne kadar 217 bin bina ve yerleşkede uygulanmaya başlandı. Proje kapsamında 28 milyon kişiye eğitim verildi. Türkiye’de Sıfır Atık Hareketi kapsamında geri kazanım oranı 2017 yılında yüzde 13 iken her yıl artış göstererek 2024’te yüzde 36,08’e, 2025’te ise yüzde 37,53 seviyesine ulaştı.</p>

<p>Projenin başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar geçen süreçte 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam, 9,6 milyon ton metal ile 30,6 milyon ton organik ve diğer atıklar olmak üzere toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık lisans almış işletmelerce işlenerek ülke ekonomisine toplam 365 milyar TL katkı sağladı.</p>

<p><strong>55 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN KORUNDU</strong></p>

<p>Sıfır Atık Hareketi kapsamında 54 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kilovatsaat enerji tasarrufu sağlandı. İstanbul’un 2 yıllık su tüketimine denk 2 trilyon litre su tasarrufu elde edildi. Türkiye’deki tüm araçların 1 yıllık yakıt tüketiminden daha fazlasına eşdeğer 60 milyar litre petrol tasarrufu sağlandı. 390 milyon metreküp depolama alanı tasarrufu ile yaklaşık 55 bin futbol sahası büyüklüğünde alan korundu.</p>

<p><strong>SERA GAZI SALIMI AZALTILDI</strong></p>

<p>Çalışmalar kapsamında, Türkiye’deki ormanların yaklaşık yüzde 7’sine karşılık gelen 613 milyon ağacın kesilmesi önlenirken, yaklaşık 36 milyon aracın yıllık karbon salımına eşdeğer 180 milyon ton sera gazı salımının da önüne geçildi. Öte yandan Türkiye’nin geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e çıkarmayı hedeflediği bildirildi.</p>

<p><strong>'SIFIR ATIK MECBURİYETTİR'</strong></p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü nedeniyle sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, “Bugün ürettiğimiz atık miktarı, doğanın kendini yenileme hızını aşmış durumda. Artık mesele sadece üretmek değil, nasıl tükettiğimiz. Saygıdeğer Emine Erdoğan’ın ‘bir vicdan ve gönül inisiyatifi olarak’ insanlığa armağan ettiği Sıfır Atık hareketiyle ile israfı reddediyor, kaynağı koruyor, geleceği önceliyoruz. Sıfır Atık bir tercih değil; mecburiyettir” ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Çevre</category>
      <guid>https://www.baskentgazete.com.tr/sifir-atik-ile-geri-kazanim-orani-yuzde-3753e-yukseldi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://baskentgazetecomtr.teimg.com/crop/1280x720/baskentgazete-com-tr/uploads/2026/03/s-i-f-i-r-a-t-i-k-i-l-e-g-e-r-i-k-a-z-a-n-i-m-o-r-a-n-i-y-u-z-d-1235422-367391.jpg" type="image/jpeg" length="85555"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
