İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Yaşam

Başkent sabahları belediyenin çorbasıyla daha sıcak

Eğitim

Başkentli muhtarlara yönelik afet farkındalık eğitimi başladı

Ekonomi

Kahramankazan'da çiftçilere 1 milyon 200 bin sebze fidesi dağıtıldı

Ekonomi

Tüccar ve esnaf İstasyon Caddesi'ni konuştu

Kültür-Sanat

ANKAmall'da spor ve dans etkinlikleriyle 19 Mayıs şöleni yaşandı

Spor

Amatör Sporun dostu Ali Öcal Batıkent'te yaşayacak

Kültür-Sanat

Mor ve Ötesi ile 19 mayıs coşkusu

Kültür-Sanat

Başkentliler Altınfest'te doyasıya eğlendi

Kültür-Sanat

Gordion Yarı Maratonu Lansmanı Anadolu Medeniyetler Müzesi'nde gerçekleştirilecek

Kültür-Sanat

Ulucanlar Desen Çalıştayı Sergisi açıldı

Genel

Başkan Altınok Atatürk'ü andı, 19 Mayıs'ı kutladı

Kültür-Sanat

Nallıhan Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu konser verdi

Politika

Politika Haberleri

CHP'li Ağbaba: 2021’de 101 bin esnaf iflas etti

Tolga ALCA 17.01.2022 10:22
CHP'li Ağbaba: 2021’de 101 bin esnaf iflas etti

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, 2021 yılında iflas eden esnaf sayısının en az 101 bin 750 olduğunu açıkladı. Ağbaba, “Köpüğün maliyeti 2021 yılında esnafa açlık ve iflas olarak geri dönmüş oldu” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, yaptığı açıklamada, 2021 yılında iflas eden esnaf sayısının en az 101 bin 750 olduğunu bildirdi. Ağbaba, “Esnaf ve Sicil Gazetesi verilerine göre; 2021 yılının genelinde meslekten ve sicilden terkinini yaparak iflas eden esnaf sayısı en az 101 bin 750 olarak kayıtlara geçti. Birkaç yandaşı daha fazla zengin etmek için kuru bilinçli bir şekilde köpürten iktidar, 101 bin 750 esnafın iflasına sebep oldu” diye konuştu.

“ESNAF KÖŞEYE SIKIŞMIŞ DURUMDA”

Ağbaba’nın açıklaması şöyle: “2021 yılının genelinde 81 bin 159 esnaf sicilden terkinini, 20 bin 591 esnaf ise meslekten terkinini yaparak kepenk kapatmak zorunda kaldı. Toplamda 101 bin 751 esnafın iflas ettiği 2021 yılında Aralık ayı, esnaf iflaslarının pik yaptığı ay oldu. Dolar kurunun 18,40’ı gördüğü aralık ayında sadece 13 bin 16 esnaf iflas etti. Yüksek döviz kuruna ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ürün tedarikinde zorlanan esnaf, borç sarmalından kurtulmak için son çareyi ekmek teknesini elinden çıkarmakta buldu. ‘Köpüğün’ maliyeti 2021 yılında esnafa açlık ve iflas olarak geri dönmüş oldu. Ekonomik krizin pik yapması ve piyasalarda yaşanan güvensizlik neticesinde 2021 yılında tescil edilen esnaf sayısında da azalmaya neden oldu. 2021 yılında tescil edilen esnaf sayısı 2020 yılına göre yüzde 21 oranında azalarak 287 bin 550’ye geriledi. Tescil sayısının azalması ve iflas sayılarında yaşanan artışlar, esnafın artık iktidarın ekonomi politikalarına güvenmediğinin de en büyük kanıtı oldu. 2022 yılının henüz ilk iki haftasını geride bırakmamıza rağmen zamların ardı arkasına kesilmedi. A’dan Z’ye tüm girdi maliyetleri ikiye katlanmış durumda. Henüz kepenk kapatıp, iflasını ilan etmemiş esnaflar ise hem bankalara borçlu hem BAĞ-KUR primlerini yatıramaz haldeler. En düşük bağ kur primi bin 726 TL’ye yükselmiş durumda. Esnaflar, elektrik ve doğalgaza gelen zamlar dükkânında müşterisini karanlıkta karşılamak zorunda kalıyor. Esnaf pandemi sürecinde çektiği kredilerin faizleri ve piyasaya olan borçları yüzünden adeta köşeye sıkışmış durumda. Esnaf, bugün sattığı ürünü yarın aynı fiyatla yerine koyamamaktan şikâyetçi. Halen bir umut evine ekmek götürmek için bekleyen, ekmek teknesini terk etmeyen esnaf ise esasında yaşadığı sıkıntılar göz önüne alındığında fiilen iflas etmiş durumdadır.

“KOOPERATİF SAYISI 7 KAT FAZLA AZALDI”

2003-2012 yılları arasında, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinden tarımsal amaçlı kooperatiflerin uyguladığı bin 858 adet projeye 2 trilyon 138 milyon 746 bin 833 TL, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesinden ise tarımsal amaçlı kooperatiflerinin uyguladığı bin 087 adet projeye 1 trilyon 59 milyon 25 bin 211 TL faiz destekli kredi uygulandığı açıklandı. Tarım ve Orman Bakanlığının, 2012 yılından günümüze kadar olan sürede ise 256 adet projeye 252 milyon 445 bin 64 TL faiz destekli kredi verildiği belirtildi. Yani mevcut iktidar 2003- 2012 yılları arasında verdiği kredi desteğini, 2012 yılından sonra yaklaşık 9 kat azaltmış. Kooperatifleri doğrudan desteklemek bir kenara, kullandırılan faiz destekli kredilerini bile kısmışlar. Kooperatiflere kredi kullandırılması ile ilgili mevzuata bakıldığında, bahsi geçen bu projelerde uygulanan krediye esas faizin 1/2 - 1/4’ü bakanlık tarafından karşılanıyor ve kredinin verilişi ve dönüşü Ziraat Bankası aracılığıyla takip ediliyor. Kooperatif ortaklarının bu kredilerden faydalanabilmesi için 2012 yılına kadar kooperatif ortaklarının birbirilerine müteselsilen kefil olması yeterliyken, 2012 yılından sonra kredi kullanımı için çok daha fazla teminat istenmeye başlandı. Oluşan bu azalışın en büyük nedenlerinden biri de bu uygulama. Ülkemizde halen 840 binden fazla ortağı bulunan 8 bin 210 adet Tarımsal Kalkınma Kooperatifi bulunduğu düşünüldüğünde bu kapsamda son 9 yılda sadece 256 adet kooperatife 252 milyon lira kredi kullandırılmış olması bu uygulamanın sonucudur. Tarımı desteklemesi gereken Ziraat Bankası, medya patronlarına kredi verirken göstermediği dikkati kooperatif başvurularında göstermiş olacak ki faydalanan kooperatif sayısı 7 kat azalmış.

“KOOPERATİFLERDEN ALMAK YERİNE İTHAL ETTİLER”

 İktidar, kendisine güvenen kooperatiflerimizi borçlandırdı ama ürettiği ürünleri değersizleştirmek için yapılmaması gereken ne varsa yaptı. Süt hayvancılığı için kredi verdiler, ama milyonlarca damızlık hayvanı kooperatiflerden almak yerine ithal ettiler. Besi hayvancılığı için kredi verdiler, ama milyonlarca besi sığırını kooperatiflerden almak yerine ithal ettiler. Yetmedi, Sırbistan gibi üretimi sınırlı ülkelerden bile et ithal ettiler. Seracılık için kredi verdiler, ama artan gübre, tohum, ilaç ve enerji fiyatları karşısında kooperatifleri korumadılar. Üreticilerimizin sözde örgütü Tarım Kredi Kooperatifleri bile işi ticarete dökerek üyelerine hala ithal hayvan satıyor. Çiftçinin kara gün dostu TMO bile kendi üreticisinin elindeki malı ucuza kapatıyor sonra da dışarıdan fahiş fiyatlarla arpa, buğday ithal ediyor. Sonra da çıkıp ‘kooperatifler başarısız, bakınız borçlarını dahi ödeyemiyorlar’ diyebiliyorlar. Bunlar yetmiyormuş gibi kredi kullanma şanslarını da ellerinden alarak, kooperatifleri iyice çaresizliğe itiyorlar.”