İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Genel

13 bin girişimci gence fırsat yolu

Genel

Cumhuriyet coşkusu arabalarla Gölbaşı'nda

Genel

Çankaya kendi taşını üretiyor

Kültür-Sanat

Sanatçılardan sağlık çalışanlarına “Minnet” sergisi

Genel

Ailelere online psikolojik danışmanlık hizmeti

Genel

Çankaya'dan Cumhuriyetin 97. yılına armağan

Genel

 Kızılcahamam Altınköy'de

Genel

Ankara Büyükşehir Belediyesi devlet büyüklerinin mezar taşlarını yeniliyor

Genel

Altındağ'da iş yerlerinde Kovid-19 tedbirleri denetlendi

Genel

Bekir Coşkun'un adı Çankaya'da yaşayacak

Genel

Muhtarlarla bir arada

Genel

Öveçler Çankaya Evi'nde çalışmalar tam gaz

Özel Haber

Özel Haber Haberleri

Bağışıklık sistemini zayıflatıyor

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU 30.09.2020 13:36
Bağışıklık sistemini zayıflatıyor

Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, bu diyet tarzının insan sağlığını uzun vadede de tehlikeye atan bir beslenme türü olduğuna dikkat çekerek, konuyla ilgili bilgi verdi. Dursun,"Bol kalorili, bol proteinli, bol yağlı ve kızartılmış gıdalar yönünden zengin bir beslenme olan batı tarzı diyetler, bağışıklık sisteminizi zayıflatarak, viral enfeksiyonlara karşı savunmanızı azaltıyor.” diye konuştu

Sağlıklı beslenmenin her zamankinden daha çok önem kazandığı pandemi sürecinde özellikle bağışıklık sistemini zayıflatan Batı tarzı beslenme tarzına karşı uyarılarda bulunan Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, virüsle mücadelede başarının sırrının güçlü bir bağışıklık sisteminden geçtiğini dile getirdi. Dursun, “Güçlü bağışıklık sisteminin birinci kuralı, sağlıklı ve dengeli beslenmedir. Gelişmiş ülkelerde yaygın olan, bol kalorili, bol proteinli ve bol yağlı gıdalar yönünden zengin Batı tarzı beslenme biçimi, bağışıklık sistemini zayıflatıyor.” diye konuştu.

VİRAL ENFEKSİYONLARA KARŞI DİRENCİ AZALTIYOR

Batı tarzı beslenmenin bileşiminde; rafine tahıllar, kurutulmuş ve kırmızı etler, derin yağda kızartılmış yiyecekler, yüksek yağlı ürünler ve rafine şekerler gibi işlenmiş gıdaların aldığına dikkat çeken Uzman Diyetisyen Elif Melek Avcı Dursun, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yüksek enerjili Batı tarzı diyet–beslenme türü, bağışıklık sisteminin inhibishyonuna yol açmaktadır. Farelerde yapılan çalışmalar yüksek doymuş yağ tüketimi sonucu akciğer alveoler epitel hücrelerinde enfeksiyon oranının yükselmesiyle ilişkili bulunmuş ve Kovid-19 hastaları ile ilişkilendirilmiştir. Doymuş yağlar aynı zamanda oksidatif stresi artırarak, bağışıklık sistemini olumsuz etkilemektedir. Batı tarzı beslenme bağışıklık sistemini zayıflatarak kronik inflamasyonlara neden olmaktadır. Viral enfeksiyonlara karşı savunmayı azaltır. Obezite, diyabet, otoimmün ve kalp damar hastalıkları gibi kronik hastalıklara sahip bireylerde kronik inflamasyonlar görüldüğü için, bu kişilerin beslenme biçimi oldukça önemlidir, kontrol altına alınmalıdır.”

AKDENİZ DİYET MODELİNİ TERCİH EDİN

Batı tarzı beslenme türünde yer alan rafine ürünlerin bırakılması gerektiğini anlatan Diyetisyen Dursun, “Besin kalitesi yüksek besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler vb) tercih edilmelidir. Batı tarzı beslenmenin aksine Akdeniz Diyet Modeli önerilmektedir. Bileşiminde; meyve, sebze, baklagiller, zeytinyağı, kepekli tahıllar, kuruyemişler ve tekli doymamış yağların tüketimi ağırlıktadır. İkincil ağırlık fermente süt ürünleri, balık, kümes hayvanlarında olmakla beraber, kırmızı ve işlenmiş et tüketimi en alt seviyededir. Bu gıdalardan zengin dengeli bir diyet, kişinin beslenme durumunu etkileyen temel vitaminler (C, D ve E) ve mineraller (çinko, bakır, kalsiyum vb.) olmak üzere antiinflamatuar ve immünomodülatör bileşiklere yer vermektedir. Bu besinler ayrıca güçlü antioksidan ve antienflamatuar özelliklere sahiptir.” ifadelerinde bulundu.

DİYET ÖNERİLERİ

Pandemi sırasında genel diyet önerilerinde bulunan Dursun şunları sıraladı:

• Beden kütle indeksinizi 25'in altına indirin!

•Yeterli, dengeli, düzenli bir beslenme modeline uygun olarak; C ve D vitamini ile Çinko içeren besinlere ağırlık veriniz.

•Çözünür posa içeren (yulaf kepeği, arpa, kabuklu yemişler, tohumlar, fasulye, mercimek, bezelye ve bazı meyve ve sebzeler) ve çözünmeyen posa içeren (buğday kepeği, sebzeler ve kepekli tahıllar) lif kaynaklarının tüketimi günlük 25 – 30 gr olacak şekilde tüketiniz.

•Oksidatif stresi azaltmak için E vitaminine önem verin. Kuruyemişler, tohumlar ve bitkisel yağlar, yeşil yapraklı sebzeler E vitamini bakımından zengindir.

•Günlük 10 dakika avuç içlerinizi güneş ışığında bekletiniz ve D vitamini düzeylerinizi belli periyotlar ile kontrol ettiriniz.

•Günlük C vitamini alımı 200 miligram geçmemelidir. C vitamininden zengin meyveleri günlük ortalama 3 porsiyon olarak tüketiniz.

•Haftalık 2 – 4 porsiyon balık tüketimi, omega 3 alımını artırarak, viral enfeksiyonlara karşı korunmanıza destek olur.

•Günlük toplam 5 porsiyon meyve ve sebze tüketimi ile antioksidanlar, vitaminler, mineraller ve antioksidan, antiinflamatuvar özellikleri karşılanır.