Özel Haber

Özel Haber Haberleri

Türkiye’nin ilk analog merkezi

11.05.2018 10:11
Türkiye’nin ilk analog merkezi

Makbule AKGÜL AKKUŞ
Ankara’nın Altındağ ilçesinin Hamamönü Mahallesi’nde 1960-70’li yıllardan kalma gramofon, plak, radyo, para, takı, kahve fincanları, dergi, gaz lambaları gibi birçok antika ürünün bulunduğu Hacettepe Plak, büyük ilgi görüyor. Ayrıca Ankara’nın ilk anolog merkezi de olan Hacettepe Plak’ta değerli taş plaklar ve uzun çalarlar da mevcut. Bob Marley, Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Safiye Ayla, Neşe Karaböcek, Tanju Okan, Müslüm Gürses, Nebahat Yıldız, Bülent Ortaçgil başta olmak üzere burada yerli ve yabancı sanatçıların taş plaklarını bulmanız da mümkün. Böylesi bir mekâna hayat veren Damla Kapıkaya, gramofonlar ve taş plaklardan yükselen "büyülü" sesten bir türlü vazgeçemediğini söyledi. Eşinin eski eşyalara küçüklüğünden beri ilgi duyduğunu ve bunları biriktirmeye başladığını anlatan Damla Kapı- kaya, “Bu dükkânda 60’lardan 70’lerden kalma plaklar bulunuyor. 1980’li yıllarda kasetler piyasaya çıkınca plaklar biraz geri planda kaldı. 90’lı yıllara gelindiğinde CD’ler çıktı. Kasetlerin ve plakların pabucu dama atıldı. Fakat günümüzdeki dijitalleşmeye rağmen plaklar yeniden sahneye çıktı.' dedi.

TAKAS YAPILIYOR!

“Son zamanlarda plağa bir dönüş var.' diyen Kapıkaya, plakların süs eşyası olarak kullanılmasına da tepki gösterdi. Kapıkaya, şöyle konuştu: “2009’dan beri plak satıyoruz. Bunun yanında kaset, plak, bant ve makara kayıtları satıyoruz. Bunları aynı zamanda dijital ortama da aktarıyoruz. Antika malzeme alım satımı yapıyoruz. 1960-70’lerden kalma ürünler satıyoruz. Eski elektronik eşyaların, pikapların ve radyoların tamir işlemlerini de yapıyoruz. Müşteriler burada takas yapabiliyor. Bir şey getirip onun karşılığında istediği ürünü alabiliyorlar.'

ASIRLIK TAŞ PLAKLARIN EZGİSİ EŞLİĞİNDE KAHVE KEYFİ

1914’ten beri mekânın mülkiyeti bize ait diyen Kapıkaya, “Hacettepe Plak, Hamamönü’nün en eski mekânlarından. Mekan iki katlı. Alt kat antika mağazası şeklinde üst katta kafe olarak hizmet veriyoruz. Canlı müzik dinletileri ve plak dinletilerimiz oluyor. Kafede özel organizasyonlarımız da oluyor. Üst katta bulunan kafede 80 kişiye hizmet veriyoruz.' dedi. Kapıkaya konuşmasını şöyle sürdürdü: “Burası aynı zamanda Hacettepe Plak Orijinal Yapım Firması. Şu an bir plak basma aşamasındayız. Eskiye yönelik plakları tekrar basıyoruz. Orijinal bir yapım firmasıyız aynı zamanda da. Burası ayrıca Türkiye’deki ilk anolog kayıt merkezi. Her şey dijitalleştiği için biz anolog kayıt yapıyoruz. Kayıt yaptırmak isteyenler burayı tercih edebilirler. Ses kayıtlarını alıyoruz, kasetten kasete aktarım yapıyoruz. Kasetten CD’ye aktarım yapıyoruz. Bu cihazlar artık kalmadı biliyorsunuz. Buradan zamanda yolculuk yapıyorsunuz… Bu mekân geçmişinize dokunuyor.'

 4 KUŞAKTIR AYAKTA…

Anolog çekimlerini eşinin yaptığını belirten Damla Kapıkaya, “Yukarı katta stüdyomuz var. Bu mekân, eşimin anneanesinin annesinden kalma. 4 kuşaktır ev olarak kullanılıyordu. Eşimin ailesi de 10 yıl öncesine kadar burada yaşıyormuş. Aslında burası 10 yıl öncesine kadar bir evdi. Daha sonra işletme olarak faaliyete geçmiş ve şu anda da faaliyetimize devam ediyoruz. 1914’ten beri 4 kuşaktır burası nefes alıyor.' dedi. Hacettepe Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü mezunu olduğunu belirten Kapıkaya, “Aynı zamanda da Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Daha önce farklı iş tecrübelerim oldu fakat evlendikten sonra burada çalışmak istedim. Eşimle birlikte bir aile işletmesi kurmak istedik. Hacettepe Plak Orijinal Yapım Firması’nı benim üzerime açtık.' diye konuştu. Çocuğundan yaşlısına kadar her kesimden insanın mekâna geldiğini belirten Kapıkaya, “İnsanlarda plak dinleme merakı oluştu. Dizilerin çok etkisi var. Analog kayıt dinlerken gözlerinizi kapattığınız zaman direkt konserdeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. CD’ler de bitti biliyorsunuz. Artık müzikler internet ortamında dinleniyor. Bu nedenle plak firması açtık. Çünkü çok revaçta bir iş.' dedi. Plak dinletileri de yaptıklarını belirten Kapıkaya, “Akşamları canlı müziğimiz oluyor. Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müzüği konseptinde. Eşim bağlama çalıyor, müzikleri genelde o yapıyor.' dedi. Eşinin müzisyen olduğunu, daha önce Ankara Üniversitesi Konservatuarında çalıştığını belirten Kapıkaya, “Eşim her enstrümanı çalıyor, özellikle saz çalıyor ve aynı zamanda da söylüyor.' dedi. Özlemini çekenlere ve keyif almak isteyenlere yönelik bir iş yaptıklarını belirten Kapıkaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Alt katta antika ürünlerimiz var. Osmanlı Dönemi’nden kalma ürünlerimiz bile var. Plakçalar tamiri yapıyoruz, radyo tamiri yapıyoruz. Her türlü eşyayı takas edebiliyoruz. Çünkü herkes antika sevmez. Analog kayıtları müziği bilen insan dinliyor. Sıkıştırılmamış ses olduğu için bu detay çok önemli. Dijitallikten en azından biraz sıyırmak istedik. Ben seviyorum, biz seviyoruz ve neden insanlara katmayalım diye düşündük. Yeni plak eski plak ayrımları da oluyor. Eski plak mesela 500 TL’ye satılıyorsa yeni plak 60 TL’ye satılıyor. Bu da aynı kayıt halbuki. Onu da bilmiyorlar, farkında değiller. O yüzden kulaktan dolma bilgiler internette çok yayılıyor ve ben gelen müşterilerime bunları açıkça ifade ediyorum.

45’LİK VE 33’LÜK PLAKLAR…

Kapıkaya şöyle konuştu: “1980’li yıllarda kasetler piyasaya çıkınca plakların pabucu dama atıldı. 90’lı yıllara gelindiğinde CD’ler çıktı. Kasetlerin ve plaklar tarihin tozlu raflarını gömüldü. Fakat günümüzdeki dijitalleşmeye rağmen plaklar gün yüzüne çıktı.' Haksız rekabetten dert yanan esnaf Kapıkaya, “Yeni bir trend oluştu. Herkes plakçı olmaya özeniyor. Dinlemekten, toplamaktan vazgeçtiler. Plakçı olmaya özeniyorlar. Tüccarlık başka bir şey, plakçılık başka bir şey. Plakçı olmak için müziğin her şeyinden anlamak lazım: Müzisyenlerinden, müziğinden anlamak lazım. Plakçılık farklı bir şey yani. Tüccar olabilirsiniz. 5 liraya aldığınız plağı 10 liraya satarsınız ama plakçı olamazsınız.' dedi. Kapıkaya, sözlerine ek olarak şöyle konuştu: “Hiçbir yerde dinleyemeyeceğiniz kayıtlar var bende. Bunlar para ile alınacak şeyler değil. Zeki Müren’den tut İzzet Altınmeşe’ye kadar hepsinin özel kayıtları var. Makara bant, eski demolar, masterler…' Son olarak plak çeşitleri hakkında da bilgi veren Kapıkaya, plakların neden 45’lik ya da 33’lük olarak adlandırıldığını ise şöyle ifade etti: “45’lik plak, 45 devirde çalan plaktır. Her iki yüzünde birer parça kayıtlıdır. Ve 45 devir çalmasına rağmen ikiden fazla şarkı barındırır. 33’lük plak, diğer adıyla uzunçalar denilen 'longplay’ olarak adlandırılan plaktır. 33 devir yapar ve bir yüzünde ortalama 4-9 parça kayıtlıdır. Bir de, dünya genelinde az üretilmiş olan 16’lık plakta bulunur, ancak 16’lık plak piyasada pek görülmez.'

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Magazin

Ondan kalan şarkılara muhteşem final

Magazin

Zeytinyağı Festivali'nde Tuğba Yurt coşkusu 

Genel

Ara Güler'e veda

Magazin

Oyuncu Türkan Şoray: Hayatımı sinema filmleri içerisinde yaşadım

Magazin

Aleyna Tilki, “shuffle party” konseptli onlıne konser verecek

Magazin

"Oyunculuk kaşının gözünün güzel olması değil" 

Magazin

 Nicole Kidman: "Tom Cruise ile evliliğim beni tacizden korudu" 

Magazin

Simge: Beni kısa zannediyorlar ama..

Genel

''Mimikleriyle cümle kuran son meddah: Erol Günaydın''

Magazin

 MilyonFest'e geri sayım başladı 

Sağlık

Cilt bakımınızı ihmal etmeyin 

Magazin

 Müjde Ar annesi Aysel Gürel'i anlattı