Sinema büyülü bir dünya 

Yönetmen Erdal Bayraktar

Yönetmen Erdal Bayraktar



Okunma 29 Kasım 2017, 09:26

Röportaj: Zehra ŞAHİNDOKUYUCU

Yıllarca televizyon setöründe çalışan ve 15-16 Aralık’ta gerçekleşecek AFSAD Ulusal Film Festivali’nde önjürilik yapan Erdal Bayraktar, çok sevdiği sinemayla uğraşabilen şanslı insanlardan. Bayraktar, “Sinema zaten sevdiğim bir alandı. 2005’te emekli oldum ama fiili olarak çalışmaya devam ettim. Çalışırken bir arkadaşım vasıtasıyla 2012’de sinema sektörüyle tanıştım. İyi ki de tanışmışım. Sinema zor ama, büyülü bir dünya” diyor. Bayraktar ile sinemayı ve filmlerini Başkent’e anlattı.

Sinemayla nasıl tanıştınız? 

Televizyon sektöründe çalışmaya devam ederken 2012 yılında bir arkadaşım vasıtasıyla sinemayla  tanıştım. Birlikte uzun metrajlı bir film çektik. Ben o filmde daha çok yapımcılık yaptım ama filmin birçok şeyiyle de uğraştım. Ondan sonra sinemadan kopamadım. Sinemanın bazı temel kuralları ve olmazsa olmazları vardır. Mesela sinemayı bilmeyen ekiplerle sinema yapamazsınız. Güzel bir sinema eseri için sinemanın her ayağı eksiksiz olmalıdır. Ses, ışık, kurgu, montaj, senaryo, oyuncu, yönetmen gibi teknik yapıların eksiksiz ve profesyonelce biraraya gelmesi gerek. Bu nedenle de pahalı bir iştir. Ayrıca sinemada, izleyiciyi ikna etmek gerek.  

Şimdiye kadar 3 kısa filminiz bir de belgeseliniz var… Bunlarla ilgili ne söylersiniz?

Evet, “Limonata”, “Veperde”, “Herhangi Biri” diye 3 kısa film var, bunların yanı sıra Sarıkamış Harekatı’nı konu alan “Kar Kırmızı Sarıkamış 1914” adında bir belgeselim var. Bir de mevsimsel farklılıktan dolayı çekemediğimiz bir kısa film projesi var.

Uzun metrajlı film çekmeyi düşünüyor musunuz?

Uzun metrajlı film çekmeyi tabii ki düşünüyorum. Ancak şu an koşullar uygun değil. Ama zamanı gelince çekebilirim.

SİNEMA BİR SANATTIR 

Kısa filmlerinden ve sinema sanatına bakışınızdan söz eder misiniz?

Sanatın ve bu bağlamda sinemanın gerçekçilik tarafıyla ilgileniyorum. Sinema benim için bir sanattır, eğlence değildir. Toplumu yönendirmek ve eğitmek gibi bir misyonu vardır. Bu bağlamda “Limonata”, “Ve Perde”, “Herhangi Biri” adlı filmlerimde de yaşamın içinde olan gerçekçi hikayelerden esinlendim. Belgeselde ise, Sarkamış Harekatı’nı anlatmak istedim. Kendi köyümün de o olayların içinde olması nedeniyle biraz da vefa duygusuyla yaptım.

“Kar Kırmızı Sarıkamış 1914” adlı belgeselinizin ilgi gördüğünü biliyoruz. Bununla ilgili neler söylersiniz?

Belgesel için Dünya Gazeteciler Derneği’nin vermiş olduğu bir ödül var, birkaç televizyonda gösterildi. Belgeselde Sarkamışı anlattım. Kendi köyümün de o olayların içinde olması nedeniyle beni bu film biraz daha heyecanlandırdı. Sarıkamış’ı anlattığım belgesel çok kolay bir süreç olmadı. 3 kez Allahuekber Dağı’na gittim. Dramatik öyküsü olan gerçek bir hikayedir. O nedenle de etkileme gücü fazladır.

EGO TEHLİKELİDİR

Sinema dünyadaki en zor mesleklerden biri ancak en keyifli bununla ilgili ne dersiniz?

İnsan kendini anlatabildiği mesleklerden büyük keyif alır. İnsanın kendini sinema büyüsüne kaptırması sıkıntılı bir iştir. O popülariteye kaptırmamak gerek. Ben sinemayı seviyorum sevdiğim için yapıyorum. Ünlü olmak gibi bir kaygım yok. Tabi bir filmimin festivalden değer görmesi önemli birşey ve hoşuma gidecek birşey. Yani bir film yaptınız ve insanlar sizi ödüllendirerek iyi bir eser yarattınız derse bu güzel birşey. Ancak benim hayata bakış açım “insanlara önyargısız yaklaşmak zorundasınız ve herkesi olduğu gibi kabul etmek zorundasınız.” şeklindedir. Bencillik ego çok tehlikeli birşey. Bu nedenle yaptığım bu işten daha büyük keyif alıyorum.

Sinemayla ilgili yaşadığınız sorunlar neler?

Her sektör gibi yaşadığımız sıkıntılar var. Biz sinemayı, amotör ruhla yapıp seyirciye profesyonel bir eser sunmak zorundayız. Burada teknik ekip sorunu yaşayabiliyoruz. Çünkü sinemada ekibin birbirini anlaması çok önemli. Anlamadığı takdirde yönetmenin yapmak istediği film de planlar da ortaya çıkmıyor. Eğer deneyimli bir ekiple çalışılırsa çok büyük sıkıntı da yaşanmıyor. Şöyle birşey söyleyebilirim, sinemada yönetmen oyuncuyla oyunla ilgilenir, kadrajla ilgilenmez, kadrajını bilmeyen biriyle çalıştığınızda sıkıntı yaşayabiliyorsunuz. Bunun dışında teknik donanım sıkıntılarımız olsa da bunu kendimiz kapatıyoruz. En önemli şey belli bir ekibin olması.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.