“Annem için gerontolog oldum”

Türkiye’nin ilk gerontoloğu (yaşlılık bilimi uzmanı ) Dr. Kemal Aydın, dünyanın ve Türkiye’nin giderek yaşlanan bir ülke olduğunu ve bu konuda çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek, toplumun sağlıklı yaşlanmasının önemine vurgu yaptı. Aydın, yaşlılık bilimiyle ilgilenmeye küçük yaşlarda karar verdiğini belirterek, bu konunun Türkiye’de yeni olduğunu ancak büyük yollar katedildiğini anlattı. Biz de Başkent olarak, Aydın ile gerontoloji bilimini, bu konuda yapılanları ve hedeflerini konuştuk.

“Annem için gerontolog oldum”

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU

Türkiye’nin ilk gerontoloğu (yaşlılık bilimi uzmanı) Dr. Kemal Aydın, dünyanın ve Türkiye’nin giderek yaşlanan bir ülke olduğunu ve bu konuda çalışmalar yapılması gerektiğini belirterek, toplumun sağlıklı yaşlanmasının önemine vurgu yaptı. Aydın, yaşlılık bilimiyle ilgilenmeye küçük yaşlarda karar verdiğini belirterek, bu konunun Türkiye’de yeni olduğunu ancak büyük yollar katedildiğini anlattı. Biz de Başkent olarak, Aydın ile gerontoloji bilimini, bu konuda yapılanları ve hedeflerini konuştuk.

Gerontoloji tam olarak nedir?

Yaşlanmanın ve yaşlılığın bilimi anlamına gelmektedir. Gerontoloji interdisipliner bir bilim dalıdır. Yani farklı bilim dallarında yaşlanma ve yaşlılık incelenmektedir. Teorik çalışmaların yanı sıra gerontoloji aynı zamanda uygulamalı bir bilim koludur. Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilir.

Gerontoloji interdisipliner bir bilimdalı dediniz bunu detaylandırır mısınız?

Yaşlılık bilimi insanın hayatının her aşamasını ilgilendiren bir durumdur. Bu noktada biyolojik gerontoloji, sosyal gerontoloji, klinik gerontoloji, ruhsal gerontoloji, manevi gerontoloji, çevresel gerontoloji gibi birçok alanı var. Çünkü bizim alanımıza yaşlanmayı etkileyen her şey giriyor. 

YAŞLILAR ÖZEN İSTER

Peki siz gerontolog olmaya nasıl karar verdiniz?

Kastamonuluyuz ve 8 kardeşiz. Ben en küçüktüm. 6-7 yaşlarında babamı kaybettik. Annem vefakar bir kadındı. Tek başına 8 çocuğunu büyüttü ve okuttu, yaşlanınca rahatsızlıklar yaşamaya başladı. Annemin okuma yazması olmadığı için ben  hastaneye getirip götürürdüm. Hastanelerde özellikle yaşlı hastaların nasıl çileler çektiğini gördüm. Yaşlı insanlar özel ilgi bekleyen insanlarken, bazı hastanelerde bırakın özel ilgiyi sefil ediliyorlar. Bütün bunlara tanık olduktan sonra  ve annemle birlikte hastanelere geliş gidişlerimde tanıştığım doktorlarla yaptığım sohbetler sonucunda yaşlılık üzerine çalışmalar yapmak istedim. Yani gerontoloji ile ilgili ilk rehberim annem oldu. Annem de bu bilime yönelmemde bilerek ya da bilmeyerek  katkı sağladı. Tıp fakültesini okuduktan sonra çok iyi bir teklifi de redderek kesin olarak gerontolojiye yöneldim ve bu alanın yaygınlaştırılması için çalışmalar yaptım. Halen de yapmaya devam ediyorum.

Bilindiği üzere ulusalararası bir doktorsunuz...

Öncelikle Pakistan’da ‘Uluslararası Öğrenci Mübadelesi’yle Türkiye’yi temsilen tıp okudum. 6 yıl ingilizce olarak okudum. Pakistan da tıp alanında gelişmiş bir ülkedir. Orada okuyup geldikten sonra Türkiye’de görev yaparken istifa edip Hollanda’ya gittim ve orada 1 yıl kaldım.

Neden Hollanda?

Çünkü Hollanda geriatri (hastaların tanısı, tedavisi, koruyucu hekimlik uygulamaları ile ilgilenen bilim dalı olup iç hastalıkları uzmanlığının bir yan dalı) alanında çok iyi bir ülkeydi. Hollanda’da çalışmalar yaptım. 

Türkiye gerontolojiyle nasıl tanıştı?

Bu bilim ülkemize malesef ki çok geç girdi. 5 Türk, Malta'da Birleşmiş Milletler'e bağlı yaşlılık Enstitüsü’nde yüksek lisans ve master yaptılar. Çeşitli çalışmalar yapıp döndükten sonra bu arkadaşlarımızla birlikte gerontoloji de  Türkiye'nin gündemine girmeye başladı.

Şu an bu bilim ülkemizde ne durumda?

Son 10 yılda Akdeniz Üniversitesi gerontoloji bölümü açıldı. Daha sonra İstanbul Üniversitesi, Gümüşhane’de ve başka birkaç üniversitede daha gerontoloji bölümü açıldı. Bu üniversitelerle birlikte yaşlılık bilimi daha da  bilinir oldu. 2005 yılında Dünya Yaşlılık Zirvesi ve Dünya Bakım Forumu düzenledik. 10 gün süren zirvede dünyadan bin-bin 500 kişiyle yaptığımız zirveye dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan birçok bakan bizi yalnız bırakmadı. 50 ülkenin çeşitli bakanları ve eski bakanlarını Birleşmiş Milletler Türkiye temsilcisi ve başbakanımızı ve bakanlarımızı biraraya getirdik. 2018’de de Ankara’da Sağlıklı Yaşlanma Konseyi’ni yapmayı planlıyoruz.

Dünya Yaşlanma Konseyi ne yapar?

Konsey 2002 yılında İspanya'da kuruldu. Konseyin ilk kurucu başkanıyım ve bu görevimi halen yürütüyorum. İlk defa dünyada yaşlılık konusu 1982 yılında Viyana'da, Birleşmiş Milletler tarafından masaya yatırıldı. 20 yıl sonra İspanya’da yani 2002 yılında Dünya Yaşlılık Kurultayı yapıldı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden 5 bin kişi biraraya getirildi. Ben de orada bulundum. O dönemler Hollanda’da göçmen yaşlılar üzerine çalışmalar yapıyordum. Birleşmiş Milletler'de gerontoloji diplomamı almıştım. Bana Dünya Yaşlılık Konseyi’nin başına geçmemi teklif ettiler ben de kabul ettim. O günden bu yana koşturuyorum. Gelecek yıl Ankara’da dünyanın en büyük Yaşlılık kurultaylarından birini düzenlemeyi planlıyoruz.

ULUSLARARASI YAŞLILIK MERKEZİ

Ankara’da düzenlenecek kurultayla ilgili bilgi verir misiniz?

2002'de İspanya’da yapılan kurultayda uluslararası yaşlanma eylem planı hazırlanmıştı. Biz de şimdi bu eylem planı ne oldu neler yapıldı bu zamana kadar bunları öğrenmek istiyoruz. Bu eylem planını takip etmek için öncelikle Ankara’da Uluslararası Yaşlılık Merkezi ve Uluslararası Yaşlılık Kurumu’nu oluşturduk. Bu merkezi 10 Aralık gibi açmayı düşünüyoruz. Yaşlılık Kurumu  yaşlı hakları için çalışmalar yapacak. Ayrıca Uluslararası Yaşlılık Ajansı kurmayı planlıyoruz. Bu ajans da önümüzdeki yıl düzenelenecek kurultay için çalışmalar yapacak. Yaşlılık Medya Ajansı için her ülkeye bir gazeteciyi elçi yapacağız. Hangi ülkede, yaşlılık konusunda kim neler yapıyor o gazeteci bizim için takip edecek, yaşlı haberleri yapacak. Bu bir gönüllülük  projesidir ve yaşlılar için güzel bir proje olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Türkiye gerontoloji alanında uluslararası çalışmalar yapmak zorunda. Mesela konumumuz itibariyle de az gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeleri biraraya getirebiliriz. Biz de bunu planlıyoruz. Bu arada unutmadan Türkiye Yaşlılık Konseyi’ne de değinmek istiyorum. Konsey olarak da yaşlılık şurası yapmayı düşünüyoruz.

YAŞLILIK KANUNLARI GETİRİLMELİ

Sizce bu konuyla ilgili başka neler yapılabilir?

Öncelikle sağlıklı yaşlanma için sağlıklı yaşamak gerek. Bu durum, bebek için anne sağlığından başlıyor. Öncelikle annenin sağlıklı olması bebeği de koruyan bir şey. Sağlıklı olmak ve sağlıklı yaşlanmak; sağlıklı dünyaya gelmek, sağlıklı beslenmek ve sağlıklı yaşamakla birlikte sürer. Yaşlanma konusunda ise emekliliğe hazırlık programları kurmamız gerek. Yaşlılıkla ile ilgili kanunlara ihtiyacımız var. Bu noktada yaşlı dostu şehirler, yaşlı dostu bölgeler kurulmalı. Yine sağlıklı toplum için medyaya da çok iş düşüyor.

Yaşlılarla çalışmak zor oluyor mu?

Bakın yaşılılık psikolojisini anlamazsanız ve bu işi sevmezseniz yapamazsınız. Bizim işimiz daha fazla özen istiyor çünkü. Mesela bir anımı anlatmak isterim: Kastamonu Huzurevi’nde doktor olarak çalışırken bir yaşlımızla bir tartışmamız olmuştu. Sonra hemşire hanım onu sakinleştirdi, gönderdi. Ben de o tartışmada sakinliğimi korudum çünkü bana hakaret de etmişti. Ancak o yaşlımız hatasını anladı ve sonra özür de diledi. Daha sonra da ben yurt dışına geriatri çalışmaları için gideceğim zaman gelip ilk “iyi yolculuklar” dileyenlerden oldu. Bana dualar etti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.