Taraflar arabulucu sayesinde uzlaşabiliyor

Hukuki süreci kısaltması, taraflar arasında zamandan ve masraftan tasarruf sağlaması açısından karşımıza çıkan arabuluculuk sistemi, hala birçok kişi tarafından bilinmiyor.

Taraflar arabulucu sayesinde uzlaşabiliyor

Tolga ALCA
Arabulucu, sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çağlayan tarafsız üçüncü kişi olarak tanımlanıyor. Avukat Gözde Korkmaz’dan arabuluculuk sisteminin detaylarını öğrendik.

Son günlerde hukuki durumlarda karşımıza çıkan arabuluculuk kavramı tam olarak nedir? Nasıl ortaya çıkmıştır?

Arabulucu, uyuşmazlıkların çözümünde tarafların ortak bir paydada buluşmalarına ön ayak olan kişi için kullanılan bir ifadedir. Türk hukukuna 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile girmiş bir kurum olsa da toplum olarak uzak olmadığımız bir kavramdır. Tarih boyunca Türk toplumlarında küsleri barıştırma, uzlaştırma görevi üstlenmiş kişiler bulunmuş, insanlar bu kişilerin yardımlarına başvurmuştur. Hukukumuza ise 6325 Sayılı kanun ile girmiş, “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” olarak tanımlanmıştır. Ülkemizde git gide büyüyen yargı yükünü azaltmak ve hukuki uyuşmazlıkları daha kısa süre içerisinde çözüme ulaştırmak için, Avrupa’da da yaygın şekilde uygulama alanı bulan alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına eğilim artmış ve bu kapsamda arabuluculuk kurumu oluşturulmuştur.

Arabulucu kimdir? Bu hukuki sürece nasıl dahil olur?

Arabulucu, Adalet Bakanlığı’nın izni ile üniversitelerin hukuk fakülteleri, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Adalet Akademisi tarafından verilen arabuluculuk eğitimine katılmış, bu eğitimi tamamlayarak eğitim sonunda yapılan sınavda başarılı olmuş ve arabuluculuk siciline kayıtlı, meslekte beş yıl deneyimi olan avukatlardır. Uyuşmazlığı mahkemeye gitmeden çözmek isteyen kişiler arabulucu avukatlara başvurarak uyuşmazlığın karşı tarafıyla müzakere ortamı kurulmasını sağlayabilir. Literatürde bu şekilde başlatılan arabuluculuk süreci ‘ihtiyari arabuluculuk’ olarak geçmektedir. Bunun yanı sıra İş Mahkemeleri Kanununda 01 Ocak 2018 itibariyle yürürlüğe giren değişiklikle, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hariç olmak üzere, işçi ve işveren arasında, iş akdinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıkta mahkemeye gitmeden önce arabuluculuğa başvurma koşulu getirilmiştir. Bu süreç ise ‘zorunlu arabuluculuk’ olarak adlandırılmaktadır.

İnsanlar hangi durumlarda arabulucuya gider?

Arabuluculuk Kanunu, yalnızca aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklarla ilgili bir sınırlama yapmış, bu tür uyuşmazlıkları arabuluculuk kurumunun çalışma alanı dışında bırakmıştır. Dolayısıyla aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar dışındaki konularda arabuluculuğa başvurulmasında bir engel bulunmamaktadır. İş Mahkemesi Kanununda yapılan değişiklik ve zorunlu arabuluculuk sistemi dolayısıyla şu an ağırlıkla iş hukukundan kaynaklı uyuşmazlıklarda arabuluculuğa baş- vurulmaktaysa da ticari uyuşmazlıklarda da arabuluculuğa gidildiği bilinmektedir. Gerek hukukçularımız gerekse devlet otoritesi arabuluculuk kurumuna başvuruları arttırmak için halkı teşvik etmektedir.

Arabulucuya başvurmakla dava açmaktan vazgeçmiş olur muyuz?

Uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya başvurduğunuzda karşı taraf ile yapılan müzakerelerin sonucunda anlaşmaya varılması halinde tutulan tutanak Sulh Hukuk Mahkemesinin şekli denetiminin akabinde icra edilebilir bir karar haline gelir ve nitelik itibariyle mahkeme kararından farksızdır. Dolayısıyla, örneğin bir alacağınız arabuluculuk süreci sonucunda anlaşma tutanağına bağlanmış ise bu kararı tıpkı bir mahkeme kararı gibi ilamlı icra takibine konu edebilirsiniz ve bir hak kaybına uğrama ihtimaliniz doğmaz. Arabuluculuk süreci sonunda bir anlaşmaya varılamadığı takdirde ise aynı konu hakkında mahkemeye başvurma hakkınız bakidir. Zorunlu arabuluculuk sürecinde ise zaten arabuluculuğa başvurulması, ancak tarafların anlaşmaya varamamış olması iş mahkemelerinde dava açma şartı olarak aranmaktadır.

 Arabuluculuk pahalı bir yöntem midir?

Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucunun ücretinin, müzakerenin sona erdiği tarihte yürürlükte bulunan arabulucu asgari ücret tarifesine göre belirleneceği ve ücret ile masrafların taraflarca eşit olarak karşılanacağı düzenlenmiştir. Taraflar dilerlerse tüm masrafın tek bir tarafça karşılanacağını belirleyebilirler. Zorunlu arabuluculukta, yani iş ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıklar kapsamında yürütülen arabuluculuk faaliyetinde, ayrıca, geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmaktadır. Ayrıca zorunlu arabuluculuk sürecinde tarafların bir şekilde anlaşamamaları halinde, iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmekte, iki saati aşan kısma ilişkin ücret ise yine aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanmaktadır. Şahsen, artan yargı harçları ve yargılamanın uzun süreci düşünüldüğünde arabuluculuk vasıtasıyla uyuşmazlıkların çözülmesinin daha az masraflı olduğunu düşünüyorum.

Arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşma her iki taraf açısından da bağlayıcı mıdır?

Evet, bağlayıcıdır. Süreç sonunda düzenlenen anlaşma tutanağı, Sulh Mahkemesince icra edilebilirlik şerhi verilmesinin akabinde ilam hükmündedir. Anlaşmaya uymayan taraf aleyhine aynı mahkeme ilamlarında olduğu gibi icra takibi yapılabilir ve taraf cebri icra yoluyla anlaşmanın gereğini yapmaya zorlanabilir.

Mahkeme icra edilebilirlik şerhi verirken neye dikkat ediyor?

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin icra edilebilirlik şerhi ile ilgili başvurularda yaptığı inceleme esasa yönelik yani içerik bakımından yapılan bir inceleme değil, şekli bir incelemedir. Yalnızca arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı olarak yapılmaktadır. Sulh Hukuk mahkemesinin incelemesinin kapsamı, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı hususlarıyla sınırlı tutulmuştur.

ARABULUCULUK BÜROLARINA DA BAŞVURABİLİRSİNİZ

Arabulucu nasıl ve neye göre seçilir?

Arabuluculuk sürecini başlatan taraf, arabuluculuk siciline kayıtlı dilediği arabulucuya başvurmakta serbesttir. Ancak bu takdirde uyuşmazlığın karşı tarafı arabulucuya itiraz etme hakkına sahiptir. Bunun yanı sıra taraf veya taraflar Adalet Bakanlığının uygun gördüğü adliyelerde kurduğu arabuluculuk bürolarına başvurmak suretiyle kendilerine listeden bir arabulucu atanmasını da talep edebilirler. Bu takdirde karşı tarafın arabulucuya itiraz etmek hakkı bulunmamaktadır.

ARABULUCULUK SAYESİNDE SÜRE KISALDI

Arabuluculuk yoluyla her iki tarafın anlaşmasının avantajları nelerdir?

En büyük avantajının uyuşmazlığın yargılamaya göre çok daha kısa sürede çözüme ulaştırılabilmesi olduğunu düşünüyorum. Mahkemelerdeki yoğunluk nedeniyle yargılamalar yıllarca sürebilmekteyken arabuluculuk sayesinde çok kısa zamanda uyuşmazlığın çözüme ulaşması ve dolayısıyla kişilerin haklarına kavuşması mümkün hale gelmiştir. Zorunlu arabuluculukta, arabulucunun, yapılan baş- vuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandıracağı, bu sürenin zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabileceği kabul edilmiştir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.