‘Ankara yiğidi’ Seymenler

Yüzlerce yıldan beri sivil bir oluşum olarak var olan ve Ankaralıların kolektif hafızasında yaşaya gelen mertlik, cömertlik, bilgelik ilkeleri üzerine kurulu olan Seymenlik geleneği, Ankara Kulübü Derneği çatısı altında büyük bir titizlikle yaşatılıp, gelecek kuşaklara aktarılıyor.

‘Ankara yiğidi’ Seymenler

Tolga ALCA
Ankara’nın tarihine, kültürüne, gelenek-göreneklerine ve folkloruna sahip çıkan, ortak bir Ankara kültürüne ve Ankaralılık bilinci geliştirilmesine çalışan, eski bir Oğuz töresi olan seymenlik geleneğini yaşatan Ankara Kulübü Derneği; geçmişin kültürünü gelecek kuşaklara aktarma bilinciyle seymen oyularını ve Seymenlik geleneğini özgün özellikleriyle sürdürmek ve yaymak konusunda yoğun çaba sarf ediyor.

GEÇMİŞTEN GELECEĞE BİR KÖPRÜ

Ankara Kulübü’nün büyük bir titizlik ve özveriyle yetiştirdiği seymenler, gerçek birer kültür taşıyıcıları olma niteliği taşıyor. Seymenler; Mustafa Kemal Paşa’yı Ankara’ya ilk gelişlerinde karşılamış, Ankara’nın ve ülkenin kaderinde önemli rol oynamış, Ankara’yı Ulusal Kurtuluş Savaşımızın merkezi yapmış, Başkent oluşunun yollarını açmış ve saymakla tükenmeyecek saz, söz ve oyun ustası olarak birçok kişi yetiştirmiş, güçlü bir geleneği temsil ediyor. UZUN BİR GEÇMİŞE SAHİP Ankara ve çevresinde yaygın olarak Ankara efesi, Ankara yiğidi olarak bilinen seymenlik geleneğinin, Orta Asya Oğuz Türkleri‘ne kadar uzanmakla beraber, 14’üncü yüzyılda Ankara’da devlet kuran Ahiler döneminde yeniden biçimlendiği biliniyor. Ankara Kulübü Derneği Genel Başkanı Dr. Metin Özaslan seymenlik geleneğinin kökenlerini şöyle aktardı: “Ankara, 14’üncü yüzyılda kardeşlik, eşitlik, paylaşım ve demokratik esaslar üzerine kurulu Ahiler Cumhuriyeti'ne ev sahipliği yapmıştır. Mertlik, cömertlik ve bilgelik ilkelerini esas alan seymenler de Ahi Teşkilatı'nın askeri (Seyfi/ Kılıç) kanadını oluşturmuştur. Bugünkü tanımıyla ‘Seymen Alayı’ ya da Ahiler döneminde ‘Yiğit Alayı’ denilen gelenek o devirlerdendir ve yalnızca Ankara'da korunmuştur. Ankara Ahiler Devleti’nde şehrin ve çevrede yer alan kasaba ve köylerin koruyucusu ve muhafızı olarak seymenler işlev görmüştür. Sivillerden oluşan ve gönüllü bir kurum olan seymen (Yiğit) Alayları, zorunlu durumlarda ve çoğu kez savunma amaçlı olarak işlev görmüştür.”

KİME SEYMEN DENİR?

Özaslan, seymeni ise şöyle tanımladı: “Günümüzde seymen, Ankara’nın kültürel değerlerini, bu ülkenin üzerine kurulu olduğu temelleri iyi bilen, yaşayan, yaşatan ve bu değerlerin yaşamasının devamlılığını sağlamak üzere maddi ve manevi fedakârlıkları esirgemeyen kişi olarak tanımlanmaktadır. Seymen, Kızılca günde vatan için canını kırpmadan veren, barış gününde de ülkesini çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak amacıyla çalışan eğitimli, kendini geliştiren, ayakları üzerinde duran, 27Aralık 1919’da Mustafa Kemal’i Dikmen sırtlarında karşılayanlarla hemşehri olmaktan gurur duyan kişidir.”

NASIL SEYMEN OLUNUYOR?

Ankara Kulübü Derneği günümüzde seymen unvanını, teorik ve uygulamalı eğitim süreci sonucunda hak eden kişilere veriyor. Eğitim süreci; oyun, müzik ve kültür eğitimi yanında, sosyal terbiyeyi de içeriyor. Eğitim aşamalarını başarıyla tamamlayan Seymen adaylarına, Dernek tarafından yapılan törenle Seymenlik beratı layık görülüyor.

ÖZEL GÜNLER

 Ankara Kulübü Seymenleri; Ankara’nın özel günleri olan 5 Ekim, 13 Ekim ve 27 Aralık ile tüm Milli günlerde görkemli gösterileriyle kutlamalara ayrı bir anlam ve heyecan katıyor. Ayrıca, Ankara ve ilçelerinin sosyal ve kültürel her etkinliğinde yer alan Ankara Kulübü, yurt içinde olduğu gibi, yurt dışında da tanıtım amaçlı etkinliklere katılıyor. Tava günleri, kına geceleri, ferfene, seymen divanı düzenleyerek üyeler arasındaki dayanışmayı pekiştiriyor. Dernek; sempozyum, panel ve sergi benzeri etkinliklerle Seymenlik geleneğini, An- kara’yı, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Türkiye’yi tanıtmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.