Hayal de olsa…


Süha ÖRTÜLÜ

Süha ÖRTÜLÜ

Okunma 12 Eylül 2017, 08:53

 İşler kesat gidiyorsa şayet,

Umulan bulunamıyorsa yaşamdan,

Kimilerine göre karanlığı aydınlığa kavuşturacak en iyi ilaçtır ‘’hayal kurmak.’’

Her derde devadır.

Yürek yarasına bile.

Kısa süreliğine de olsa rahatlık verir bedene.

Şakaklarda yoğunlaşan zonklama giderek azalır,

Sonunda hissedilmez olur.

Ben pek hayal kurmam.

Beceremem de zihnimde renkli rüyalar kurgulamayı.

Ulaşım araçlarına yapılan zammı hatırlayınca, ‘’Eyvah’’ diye söylendim içimden.

‘’Bunun devamı gelir mutlaka’’ düşüncesinin karamsarlığına kapıldım.

Başta et, sebze ve meyve olmak üzere birçok gıda maddesinin fiyatı zaten el yakıyor.

Bir de kış aylarında başımıza gelecekleri siz düşünün.

Çocuklu ailelerin okul ve servis giderleri,

Giyim kuşan harcamaları.

Hepsi de ayrı bir dert.

Isınma giderlerini düşünmek bile zor geliyor.

Akla gelince birer birer, istese bile yüz güldürecek, moral aşılayacak hayaller kurmakta zorlanıyor insan.

Kafamda bin bir soru önünden geçtiğim mini marketin dışına taşan art arda dizilmiş insanları görünce, meraklandım.

Kötü düşünceleri bir yana itip ne olduğunu anlamaya çalıştım.

Şans oyunları kuyruğuydu tren katarları gibi uzayıp giden.

Hayal aleminde yaşayanların sayısının ne kadar çok olduğunu düşündüm.

Sıradakilerin hemen her birinin elinde ikişer üçer üzerleri işaretlenmiş kuponlar bulunuyordu.

Kimileri ise kendi şansına güvenemeyip, umudunu makinenin vereceği kupona bağlamıştı.

Hepsinin gözünde bir umut ışığı görülüyordu.

Sırası gelenler, yatırdıkları kuponları itinayla cüzdanlarına yerleştirirken büyük ikramiyeyi kazanacağından emin bir ifade takınarak yola koyuluyorlardı.

Yan yana dizilmiş altı sihirli rakam.

Kuyruk giderek uzuyordu.

Bakındım bir süre.

‘’Umut fakirin ekmeği’’ mi demek lazım, yoksa Yahya Kemal’in Deniz Türküsü adlı şiirindeki gibi ‘’İnsan, alemde hayal ettiği müddetçe yaşar’’ diye düşünmek mi?

Karar veremedim.