''Amaç Ulus'u ranta açmak''

Şehirci ve plancı Akın Atauz, Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi ile hedeflenin 'ucu açık' ve 'belirsiz bir süreç' içerisinden geçirilen Ulus'u ranta açmak olduğunu söyledi.

''Amaç Ulus'u ranta açmak''

Uğur Duyan/Baskentgazete.com.tr

Şehir planlamacısı ve Ankara kent tarihi konusunun uzmanlarından Akın Atauz, Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi ile yapılanın Ulus'u ranta açmak olduğunu ifade etti. Atauz, Ulus'ta yürütülen dönüşüm sürecinin temelde Ankara'nın tarihi çekirdeği sayılan bölgeyi bir çöküntü içeresine sürüklemek ve bölgenin ranta açılmasını da hızlandırılmak için bu çöküntüleşme sürecini bilinçli olarak hızlandırmak olduğunu kaydetti.

Ankara'nın üç bin yılık tarihi üzerine çeşitli çalışmaları bulunan şehirci ve plancı Akın Atauz, Ulus'un, başkentin yüz ölücümü olarak  küçük bir alanını kapsasa da halen ekonomik merkezi olduğunu ifade ederek, Ulus'un bu potansiyelinin halen ranta açılmasını sağlayacak kadar etkin olduğunu vurguladı. Ulus'ta uzun yıllardır yaşanan çöküntüleşeme olarak tanımladığı, batakhane yoğunlaşmamasından tarihi dokunun dönüştürülmesine varıncaya kadar uzanan dönüşüm sürecini ise bilinçli olarak yürütülen bir programın parçası olarak, bölgeyi ranta açmayı kolaylaştıran bir etken şeklinde değerlendirdi. Akın Atauz, "Ulus Tarihi Kent Merkezi" projesini, proje çerçevesinde yürütülen politikaları Başkent'e anlattı.

Akın Atuz kimdir?

Şehirci ve plancı. Ankara doğumlu ve eğitimini Ankara'da tamamladı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi mezunu. Kısa süreli işler dışında hep Ankara'da çalıştı ve halen Ankara'da hiçbir kuruma veya firmaya bağlı olmaksızın, "serbest" olarak çalışıyor. 1990'ların başından beri, yaptığı işlerin konusu, daha çok, plancıların, projecilerin veya politika geliştiricilerin, işlerini yapabilmek için ihtiyaç duydukları bilgilerin derlenmesi, çözümlenmesi ve yorumlanması.

Ulus hem tarihi hem ekonomik merkez

Akın Atauz Ulus'u iki açıdan önemli olarak gördüğünü belirterek, ''Birincisi hem tarihi kent merkezi hem de Ankara'nın kimliğinin şekillendiği bölge olması açısından önemli,  hem Osmanlı tarihi bakımından hem Cumhuriyet dönemi bakımından tarihi bir çekirdek; ikincisi, halen Ankara'nın ekonomik kalbi Ulus'tur diye biliriz" dedi. Ankara'nın hiç bir dönem büyük bir sanayi kenti olmadığını belirten Atauz, kentin  çok uzun asırlar ekonomisini canlı tutan Tiftik keçisi ve tiftik üretimini bir ihtiyat payı olarak değerlendiriyor.

Ankara'da yürütülen dönüşüm sürecinin merkezi olarak Ulus'un seçilmesinin arkasında yatan nedelerin anlaşılmasında zorluklar çekildiğini ifade eden Atauz, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin bu konuda çok da açık bir politika yürütmediğini kaydetti. Şehir plancısı Atauz, ''Ulus'u bu kadar büyük bir programla ele almak ve 'bu programın sonuçlarından ne bekleniyor' sorusunu yanıtlayabilmek oldukça güç. Çünkü somut bir şey söyleyebilmemiz için elemiz de çok az şey var. Kimse de bu programı niçin yaptığını açıklamıyor. Yapılan açıklamalar, gerçeği anlatmak için değil; politik bir kestirmeden meseleden sıvışmak için yapılan açıklamalar'' ifadelerini kullandı.

En yüksek rant Ulus'ta

Ankara'nın diğer büyük kentlerle mukayese edildiğinde halen kentin merkezi olarak görülen noktalarda ranta açılabilecek bir şehir olduğunu vurgulayan Akın Atauz, ''Muhtemelen Ulus'taki araziler halen en yüksek rantı getirecek bölgeler'' dedi.

Ranta açılmaması açılmayacağı anlamına gelmez

Ulus'un bir koruma alanı olduğunu hatırlatan Atauz şunları kaydetti:

''Bu koruma alanını nasıl bir koruma politikası ile koruyacakları önemli, korurken, koruyormuş gibi yaparken de ranta açmak mümkün. Bu arada birkaç örneğe bakabiliriz, birincisi, Suluhan örneği, yenilenmiş ama ranta açılmış bir yer değil, fakat yenileyerek ranta açmak mümkün. Bu önümüzdeki dönem yapılmak istenen projelerden bir tanesi olabilir.

Şimdiye kadar rant amaçlı bir gelişme Ulus bölgesinde olmadı ama bu olmayacak demek değil. Fakat nasıl olacağına dair elimizdeki buluğular az. En çok bilgiyi edinebileceğimiz yer eski Kazıkiçi Bostanları tarafında büyük bir istimlak yapıldı. 10 yıldır da boş. Orada büyük bir çarşı ticaret merkezi, üretim merkezlerinin olacağı bir yer tasarlandı. Bir türlü yapılamadı. Eğer bu yapılırsa Ulus'un yenilenmesinin rant sağlayacağı bir yer haline gelmesini sağlayabilir''

Ankara'nın geçmişinde yok

Ulus'un son dönemlerde yaşadığı değişimin muhafazakâr bir boyuttan çok mutaassıp bir yönde ilerlediğine de değinen Akın Atauz, Opera'ya inşa edilen Altındağ Camii için Ankara'da yaşanmayan bir dönemi, yeniden bir geçmiş inşa etmek maksadı taşıdığını kaydetti. Atauz, Altındağ Camii'nin Ankara'nın tarihsel gelişimi içerisinde karşımıza çıkan cemaatin talebini karşılayacak ölçekteki küçük camilerden oldukça uzak, öte yandan da 21'inci yüzyılda 16'ıncı asır İstanbul’unu anımsatan bir mimari anlayışı yansıtması bakımından ilginç olduğunu kaydetti.

Muhafazakâr değil mutaassıp

Ankara'nın bütün Osmanlı kentlerinde olduğu gibi sadece Müslümanlardan oluşmayan diğer dini ve etnik gruplarında yer aldığı çok çeşitli bir kent olduğunu ifade eden Akın Atauz, Ankara'da oluşturulmak istenen geçmiş kurgusunun hiçbir zaman yaşanmadığını vurguladı. Şuan işleyen sürecin ise, muhafazakârlıktan çok bir tür mutaassıplık olduğunun altını çizen Atauz'a göre; Ankara'da Ulus merkezli dönüşüm süreci sadece bir tek geçmişin ön plana çıkartılarak kurgulanmasından ibaret.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.