Emekli emeklemeye devam edecek...


Aysel KANBER

Aysel KANBER

Okunma 10 Ocak 2018, 08:46

Türkiye’de emeklinin sıkıntısı bitmiyor ve de hiç bitecek gibi de görünmüyor. Uzun pazarlıklar sonucu belirlenen 2018 yılı asgari ücreti 1603 liranın bile altında emekli maaşı alan birçok emekli  var bu ülkede.   Son belirlenen emekli zamlarını ise yazarken utanıyor insan… Ama yazalım bir kez daha utandırmak için, altını çizerek… 2018’in ilk altı ayı için emekliye verilen zam tutarı 56.9 lira. Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen’in dediği gibi verilen zam 1 kilo et parasına denk geliyor.

Emekli maaş zammı karşısında TÜİK’in açıkladığı temel tüketim ürünlerindeki Aralık 2017 fiyat artış oranlarını hatırlatıyor Beysülen; Sivri biber yüzde 26,89, patlıcan yüzde 23, salatalık yüzde 22.03, nohut yüzde 11.71, kahve 8,17, sigara yüzde 7,31…

Beysülen’e göre; açıklanan aylık enflasyon rakamları da gerçeği yansıtmıyor. Çünkü birçok tüketim ürününün ve de hizmetin fiyatları artarken aylık enflasyonun yüzde 0.69, altı aylık enflasyonun ise 5.66’da kalması gerçek dışı. Öyle olmadığının tespiti de herkes tarafından görülebilir bir durum…

Daha yıla girerken temel gıda ve hizmetlere yapılan zamlar ile birlikte vergi artışları emeklinin maaşına yapılan zammı cebe girmeden yok ettiğini ifade eden Beysülen, yöneticilere şöyle sesleniyor:

“Ülkeyi yönetenlere soruyoruz; her bir bireyin 3 bin 550 TL geliri olması gerekiyorsa asgari iki birey olan emekli ailesinin aylık geliri 7 bin 100 TL olması gerekmez mi? Yine ülke büyüyorsa büyümeden emekliye neden pay vermiyorsunuz? Yoksa emekliler büyüyen Türkiye’nin yurttaşı değiller mi? 2018 yılı asgari ücretinin tespitinde de, deyim yerindeyse dağ fare doğurdu ve milyonlarca asgari ücretli bir kez daha sefalete mahkum edildi. Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ise 42 asgari ücretle bir otomobil alınabilir diye dâhiyane bir buluşla milyonlarca asgari ücretliyle dalga geçen bir açıklama yapabiliyor. Başbakan yardımcısına soruyoruz, siz asgari ücretliyi, yemeyen içmeyen, giyinmeyen, barınmayan, çocuğuna eğitim almayan bir varlık mı sanıyorsunuz ki, tüm bu ihtiyaçlarına harcama yapmadan, 42 ay sonra otomobil alabileceğini düşünüyorsunuz? Bu nasıl bir aşağılama, insanları hor görme onların sıkıntılarını hafife alma mantığıdır. Evet, uzun zamandır her açıklamamız da söylüyoruz, AKP’de dâhil, bu ülkede iktidarların yıllardır uyguladıkları, emek karşıtı ekonomik ve sosyal politikalar içinde milyonlarca emeklinin de bulunduğu tüm emekçileri sefalete sürüklemiş bulunuyor. Ve maalesef bu politika değişmeden devam ediyor.”

 200 metrekareyi aşan emekli evi…

Yasalara göre bir evi olan emekliden emlak vergisi almıyor devlet… Ama bir ölçek belirlenmiş ; 200 metrekareyi aşıyorsa emeklinin evi,  o zaman vergi vermek zorunda. İyi de tamamını almak yerine 200 metrekareyi aşan kısmının vergilendirilmesi neden uygulanmıyor ki? Birisi hiç vergi vermezken, diğeri kat be ket vergiye tabi oluyor. Emeklinin de 200 metrekare evi mi olur? Diye düşünülebilir bazıları. Ancak olabiliyor. Adam yıllarca çalışmış ve köyüm dediği yere de bir ev yaptırmış torun, torba bir arada olsun diye. 200 metrekarenin hesabını yapmamış temeli atarken. Başka da evi barkı yok, yasa diyor ki; emeklinin bir evi varsa vergi ödemesin.  Amma velakin metrekare aşıldı, vergi den kaçış yok… Üç kuruş emekli maaşı gitti evin vergisine…

Emekli de artık bıkmış sorunları karşısında çözüm bulamamaktan. Hele bu türden az sayıda emekliyi ilgilendiren mevzular konu bile edilmiyor günümüzde…