“Bu tablo emeklilere reva değildir”

DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen DİSK-AR’ın “Türkiye’de Emeklilerin Durumu” raporunda yer alan emeklilerin yaşam koşulları ve sosyal haklarına ilişkin bilgileri paylaştı ve “Bu tablo emeklilere reva değildir.” diyerek emeklilik için talepleri sıraladı.

“Bu tablo emeklilere reva değildir”

Hasan NAZ
DİSK Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen yaptığı açıklama ile emeklilerin 12 milyonu aşan sayılarıyla ülkenin en önemli toplumsal gruplarından birini oluş- turduğunu söyledi. Emekliliğin çalışmaya bağlı bir hak olduğunu söyleyen Beysülen, “Çalışma hakkının devamı niteliğindedir. O nedenle emeklilerin sorunları çalışma hayatının sorunlarının çok önemli bir parçasıdır. Ömürlerinin en güzel yıllarını çalışarak tüketmiş olan işçilerin, emekçilerin yaşlılıklarını mutlu, huzurlu refah içinde geçirmesi, devletin ve toplumun emeklilere en temel borcudur. Ancak 8 milyonu aşkın yaşlılık aylığı alan emekli ve 4 milyon civarındaki hak sahibiyle birlikte emekliler ciddi geçim sıkıntıları yaşıyor. Emekliler kendi kaderleri hakkında söz sahibi değil. Sendikalaşmaları keyfi olarak engellenmeye çalışılıyor.” diye konuştu.

BÜYÜK EŞİTSİZLİK

Emeklilerin kaderi hükümetlerin iki dudağı arasında olduğuna değinene Beysülen, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı yasa, çalışanların yanında emeklileri de oldukça olumsuz etkilediğini belirtti. Beysülen, emekliliğe erişim hakkının daha da zorlaştığını ifade ederek şöyle devam etti: “Emeklilik yaşı yükseldi, emekli aylığı elde etme koşulları ağırlaştırıldı ve emekli aylıkları düşmeye başladı. Emekliler 2000’li yıllarda giderek daha fazla ekonomik sıkıntı çekmeye başladılar. Emeklilikte yaşa takılanlar ve aynı koşullarda fakat farklı zamanlarda emekli olanların aylıkları arasındaki büyük eşitsizlik devam ediyor.”

GENÇ EMEKLİLER ÜLKESİ PROPAGANDASI TEMELSİZ

DİSK-AR tarafından hazırlanan Türkiye’de Emeklilerin Durumu Raporunun Türkiye’de emeklilerin demografik yapısını, emekli aylıklarının büyüme oranları ile asgari ücret karşısındaki durumunu, emeklilerin yaşadıkları ekonomik sı- kıntıları ve çalışan emeklileri ele aldığını aktaran Beysülen rapora ilişkin şunları söyledi: “Ülkemizdeki emeklilerin yüzde 71’i 56 ve daha yukarı yaştadır. Bu durum Türkiye’nin genç emekliler ülkesi olduğu yönünde yapılan propagandanın temelsiz olduğunu göstermektedir. Emeklilik yaşının yükseltilmiş olması nedeniyle emeklilerin yaş ortalaması önümüzdeki yıllarda daha da yükselecektir. Emeklilik yaşının yükselmesi, yıl ve prim gün sayısını tamamlayanların yaş koşuluna takılması nedeniyle büyük mağduriyetler ortaya çıkmaktadır. Bu durumda olan emekliler kıdem tazminatlarını alıp işten ayrılmakta veya çıkarılmaktadır. Emeklilikte yaşa takılanlar emekliliğe kadar daha güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalışmaktadır. Emeklilikte yaşa takılanlar sorununun çözülmesi ve bu mağduriyetin giderilmesi gerekiyor.”

ÇALIŞAN VE İŞ ARAYAN EMEKLİ SAYISI ARTIYOR

Çalışan ve iş arayan emekli sayısı hızla tırmandığına dikkat çeken Beysülen, “2003 yılında 1,5 milyon olan çalışan ve iş arayan emekli sayısı 2017 itibariyle 4 milyonu aşmıştır. Çalışan ve iş arayan emeklilerin sayısının giderek artmasının temel nedeni emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek seviyede olmaması ve giderek düşmesidir. Emeklilerin yaşadığı bir diğer önemli sorun aynı koşulları yerine getirerek emekli olanların sırf farklı dönemlerde emekli olmaları nedeniyle emekli aylıklarındaki büyük farklılıklardır. Aynı hizmet yılı ve prim gün sayısı ile emekli olanlar arasında emekli aylıkları açısından büyük uçurum söz konusudur. 5510 sayılı yasa ile emekli aylıklarının hesaplanma ve artırılma yönteminin değiştirilmesi nedeniyle emekli aylıkları giderek düşmektedir. Bilindiği gibi 5510 sayılı yasa ile emekli aylıkları güncelleme katsayısı değiştirildi ve daha önce milli gelir artışının yüzde 100’ü hesaba katılırken artık yüzde 30’u dikkate alınmaya başlandı.” ifadelerini kullandı.

AYLIKLAR MİLLİ GELİRE GÖRE GERİLEDİ

Beysülen şöyle devam etti: “Emekli aylıklarının güncellenmesinde milli gelirin tamamını hesaba katılmasından vazgeçilmesi ve sadece yüzde 30’unun hesaba katılması nedeniyle emekli aylıkları milli gelire göre yüzde 34 geriledi. Emekliler bu ülkenin vatandaşı değilmiş gibi büyümeden pay alamıyorlar. Örneğin ekonomi 2017’de yüzde 7,4 büyüdü diye açıklandı. Bunun emeklilerin ilk aylık hesaplamasına yansıması 2,2 olacak. Böyle adaletsizlik olur mu? Emekli aylıklarının ilk hesaplanmasında milli gelirin sadece yüzde 30’u hesaba katılırken, artırılması sırasında hiç dikkate alınmıyor. Örneğin 2017’deki 7,4’lük büyüme emekli aylık artışlarına yansımayacak. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Emekli aylıklarının bir diğer önemli unsuru olan aylık bağlama oranları da değiştirildi. Emekli aylıklarının alt sınırı ortalama aylık kazancın yüzde 35 ile 40’ı olarak saptandı. Bu durum ortalama emekli aylıklarının asgari ücretin yüzde 35-40’ına kadar gerileyeceği anlamına geliyor. Nitekim ortama emekli aylıkları asgari ücrete göre önemli gerilemeler kaydetti. 2002 yı- lında ortalama emekli aylıkları asgari cüretin yüzde 32 üstünde iken 2017’de asgari ücretin yüzde 6 altına geriledi. Emekli aylıkları asgari ücret karşısında yüzde 28 geriledi. Emeklilerin hak sahiplerine bağlanan aylıkların alt sınırları içler acısı durumdadır. Raporda da görüleceği üzere hak sahiplerine bağlanacak aylıkların alt sınırı 2018 için 225 TL’ye kadar gerilemektedir.” DİSK-AR’ın “Türkiye’de Emeklilerin Durumu” raporunda yer alan önemli başlıkları verdikten sonra sendika üyelerine yönelik yapılan bir araştırmadan da bazı bölümleri aktaran Beysülen o bilgileri şöyle sıraladı: Emeklilerin, yüzde 89,9’u sağlık hizmetlerini yetersiz bulmaktadır. Emeklilerin, yüzde 77.5’i hayatından memnun olmadığını belirtmektedir. Emeklilerin, yüzde 65,4’ü torun, çocuk, hasta eş veya yaşlı aile bireyine bakmaktadır. Çalışan emeklilerin, yüzde 56,4’ü geçinemediği için çalışmaktadır. Emeklilerin, yüzde 33,1’i orta, yüzde 46,8’i dar gelirli, yüzde 17,6’sı yoksul olduğunu belirtmektedir. Emeklilerin yüzde 90,2’si maaşıyla geçinemiyor. Emeklilerin yüzde 46,8’i sık sık, yüzde 43,8’i ara sıra borçlandığını belirtmekte, borçlanan emeklilerin yüzde 87,6’ı banklara borçlanmaktadır. Emeklilerin, yüzde 77’sinin tek geçim kaynağı emekli maaşıdır.

TALEPLERİ SIRALADI

“Bu tablo emeklilere reva değildir.” diyen Beysülen, “Emeklilerin örgütlenmesi konusunda yıllardır mücadele veren DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) insan onuruna yaraşır bir emeklilik için şu talepleri savunmaktadır: Emekli aylıklarının alt sınırı Türkiye’nin yaşam koşullarına uyumlu hale gerilmelidir. Aynı koşullarda emekli olanların aynı emekli aylığı alması sağlanmalıdır. Emekli aylıklarının artışında sadece enflasyon değil, milli gelir artışı da hesaba katılmalıdır. Emekli aylıkları iyileştirilmeli, aylık bağlama oranları eski düzeye çekilmeli, güncelleme katsayısında milli gelir artışının tümü dikkate alınmalıdır. Emekli aylıklarının belirlenmesine hükümet emekli sendikalarıyla müzakere etmeli, emeklilere toplu pazarlık hakkı tanınmalıdır. Emeklilerin sendikal haklarını kullanmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Emeklilerden alınan sağlık katkı paylarına son verilmelidir. Emeklilere yılda maaş iki ikramiye ile kış aylarında yakıt yardım verilmelidir. Yerel yönetimler emeklilere hizmet verecek, tesisleri kurmalı, emeklilerin dinlenebilecekleri, sosyal etkinliklerde bulunabilecekleri emekli evleri mutlaka hayata geçirilmelidir. Hasta ve yaşlı insanların evde bakımı için, gerekli birimler oluşturulmalı bu alanda hizmet verecek uzman kişiler görevlendirilmelidir. Emeklilik dönemine hazırlık için psikolojik destek ile yaşlılıkta karşılaşılan sağlık sorunları hakkında bilgilendirme yapacak birimler oluşturulmalı, Tıp Fakültelerinin Geriatri bölümleri bu hizmetleri vermek üzere devlet tarafından desteklenmelidir..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.