7 yıl önce kaçırılan Melike Toyguncu davası yeniden başladı

 Ankara'nın Sincan ilçesinde 2011'de 14 yaşındayken ablasının YGS giriş formunun çıktısını almak için evden çıkan ve bir daha haber alınamayan Melike Toyguncu'yu kaçırdıkları iddiasıyla yargılanan sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı. 

7 yıl önce kaçırılan Melike Toyguncu davası yeniden başladı

Olay, 18 Ocak 2011'de Sincan ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, YGS'ye girecek olan ablasına form almak için evden çıkan Melike Toyguncu, bir daha evine geri dönmedi. Ailenin yetkililere başvurması üzerine konuyla ilgili soruşturma başlatıldı. Elde edilen bilgiler doğrultusunda sanıklar Muharrem A, Cevat Y. ve Oğuzhan M. hakkında "kasten öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak", "çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek" ve "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçlamalarıyla dava açıldı. Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve 2015 yılı Temmuz ayında karara bağlanan davada, sanıklar Muharrem A. ile Cevat Y. 10'ar yıl, Oğuzhan M. ise 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Yargıtay, kararı bozdu
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, davayı usülden bozarak mahkemeye gönderdi. Mahkemeye geri gönderilen dava, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde tekrar görüldü. Daha önceki celselerde tanık olarak dinlenen Bekir B, davanın sanığı oldu. Davaya tutuksuz sanıklar Cevat Y, Muharrem A, Oğuzhan M, Bekir B. ve avukatları ile Melike Toyguncu'nun annesi Fatma Toyguncu, babası Mahmut Toyguncu ve ablası Şerife Toyguncu ile avukatları katıldı.
Bozma kararına ilişkin beyanları sorulan sanık Cevat Y, bozma kararında taktiri mahkemeye bıraktığını söyledi. Daha önceki savunmalarını aynen tekrar ettiğini belirten Cevat Y, üzerine atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini, Melike Toyguncu'nun şu an nerede olduğunu bilmediğini öne sürdü.
Sanık Muharrem A, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini kaydederek, "Mağdurun nerede olduğunu bilmiyorum. Mağdureye karşı herhangi bir öldürme eyleminde bulunmadık" dedi.
Sanık Oğuzhan M, "Mağdurenin bulunduğu eve bir kere uyuşturucu içmeye gittim. Yanında Muharrem, Cevat ve ben vardık. Bekir orada yoktu. Üçümüz uyuşturucu aldık. Mağdure de oradaydı. Ben mağdurenin Muharrem'in arkadaşı olduğunu biliyordum. Gece kaldığım süre içerisinde mağdure ile Muharrem'in ilişkiye girdiğini görmedim. Mağdureye de böyle bir teklifte bulunmadım. Zaten ertesi gün de o evden ayrıldım, bir daha da onu hiç görmedim" ifadelerini kullandı.

"Bu kız bana da düşer mi diye sordum"
Sanık Bekir B, hatırlamadığı bir tarihte bankada işi olduğunu, işini halletmesinin ardından sanık Cevat Y.'nin yanına gittiğini anlatarak şunları kaydetti:
"Cevat'ın yanına geldiğimde mağdureyi Cevat'ın yanında gördüm. Hatta beraber kahvaltı yaptık. Daha sonra kayınım ile birlikte aradan 10 gün sonra tekrardan Cevat'ın evine gittiğimizde mağdure yine oradaydı. Ben kızı kısa süreli gördüğüm için tam olarak yaşını anlayamadım. Daha sonra Muharrem'i telefonla arayıp 'bu kız bana da düşer mi?' diye sordum. Bundan dolayı pişmanım. Muharrem de 'dediğim gibi eğer ben de orada olursam bedava olur, ben orada olmazsam 50 TL'ni alır' dedi. Hatta 'gelmeden birkaç gün önce beni ara ortamı kurayım' dedi. Ben mağdure ile ilişki yaşamadım, sadece ilişki yaşamayı düşündüm. Muharrem, bana, kızın ailesinin her tarafta kızı aradıklarını, ailenin kendisine ulaştıklarını söyledi. Bana, 'sana da ulaşırlarsa görmedim, duymadım de' dedi. Bu olaylar olduktan sonra Cevat bir gün bana geldi. Cevat'a kızın nerede olduğunu sordum. 'Kız gideli çok oldu' dedi, ayrıntı vermedi."

"Kızımın öldürüldüğünü düşünüyorum"
Melike Toyguncu'nun annesi Fatma Toyguncu ise, "Benim evladım bu kişilerin arasında yok oldu. Saç telleri, kıyafeti onların evinde çıktı. Gelen ihbarlarda bir gelişme yok. Muharrem Aytekin'in daha önce cinayetten sabıkası var. Kızımın öldürüldüğünü düşünüyorum. Kızım olay tarihinde zeka olarak 2 yıl akranlarını geriden takip ediyordu. Bu zeka durumuna ilişkin tedavileri de devam ediyordu. Buna rağmen kızımı sanıklar götürdü" dedi.
Cumhuriyet Savcısı Remzi Demir, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bozma kararına uyulmasını talep etti. Savcı Demir, sanıkların tutuklanma talebinin reddine karar verilmesini istedi.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bozma kararına uyulmasına oy birliğiyle karar verdi. Bozma öncesi yargılamalarda tanık olarak dinlenen tanık Sedat T.'nin dinlenilmesine hükmeden mahkeme, sanıkların tutuklanmalarına yönelik talebin reddine karar verdi. Mahkeme, sanıklar hakkında adli kontrol hükümlerini uygulayarak yurt dışı çıkış yasağı koydu ve duruşmayı 22 Şubat 2018'e erteledi.

(İHA)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.