Kültür-Sanat

Kültür-Sanat Haberleri

"Sahaf ölür ama kitap kalır"

15.11.2017 09:16

Zehra ŞAHİNDOKUYUCU/Baskentgazete.com.tr

Sahaflığın tanımını yapan Özgüç, "Sahaflar daha çok baskısı tükenmiş, bulunamayan kitap ya da el yazmaları, çeşitli dökümanların bilinçli şekilde alım satımını yapan yerler ya da kişilerdir. Burada özellikle belirtmek istiyorum ki sahaflık, tarihi kitaplara değer biçebilmeyi, değer tespitini doğru bir şekilde yapabilmeyi gerektirir. Çünkü sahaflar kitapların yitmesini önler. Böyle bir misyonu vardır. Sahaflık olmasa bu kitaplar, sadece atık olacak." dedi. 

Sahafların sürprizlerle dolu olduğuna dikkat çeken Özgüç, "Sahaflar size eski plaklar, fotoğraflar, belgeler gibi sürpriz eserler de sunar. Mesela Osmanlı’dan kalma birçok eser var elimizde. Yakın Türk tarihi aynı şekilde. İnsanlar kitapçılara gider, rafları karıştırırlardı, ancak internetten sonra bu iş biraz değişti. Rafları kurcalayan insanlar internetle bu alışkanlıklarından koptu ve dijitalleşme bizim de hayatımızı zaman zaman olumsuz etkiledi. Tabi bunun yanında biz de internetin faydalarını görüyoruz. Örneğin internetten satış yapabiliyoruz." diye konuştu.   

Özgüç, sahafların, koleksiyonerler için de önemine vurgu yaparak, “Sahaflar, eski giysiler ya da şehir fotoğrafları biriktirmek isteyen koleksiyonerler için de gidilmesi gereken yerler. Ayrıca bizim ülkemizde kütüphaneler çok fazla gelişmemiş olduğu için akademisyenler kendi kütüphanelerini oluşturma yoluna gidiyorlar.  Bu kütüphaneyi oluşturma yolları biraz da buradan geçiyor.' dedi.  

Sahafların sıkıntılarına da değinen Özgüç, şunları söyledi:

"Biz ikinci el kitap satıyoruz. Bu meslek ticari faaliyet olarak görülmemeli. Çünkü biz dokümanları geleceğe aktarıyoruz. Sahaf ölür ama kitapları kalır. Devletin bu konuda destek olması gerek. Mesela fuarlarda sahaflardan yer ücreti almamalı. Öte yandan, memleketteki okuma alışkanlığının ne kadar az olduğunu ve eğitim sisteminin kalitesizliğini malesef ki anlatmaya gerek yok. Bu noktada eğer ki eğitim sistemi kaliteli hale getirilirse herşeye yansımasını görürüz zaten."

Özgüç, bir diğer sıkıntının da sahaflardaki kitapların bandrol sorunu olduğunu belirterek, "Bandrol mevzusu halen askıda ve bir sonuca bağlanamadı. Bu sorunun biran önce çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgulamak istiyorum."dedi.  

Kitap okuma alışkanlığının çocuk yaşlarda edinildiğini anlatan Özgüç, sözlerini şöyle aktardı:

"Kitaba dokunma hissini edinmiş çocuk kitabı alır dokunur ve okur. Şimdi biz de okullar açıldığında kitaba yöneliyorlar. O da biraz zorlamayla oluyor. Şu gözlemimi aktarmalıyım ki, kafelere bakıyorum ağzına kadar dolu ama kitapçılara bakıyorum çok az insan var. Tabi insanlar kafelere de gitsin sosyalleşsin o da gerekli ancak, kitap okumaya da zaman ayırsın. Malesef ki kitap okumaya, kafelerde oturmaktan daha az zaman harcıyoruz. Buradan ailelere seslenmek isterim çocuklarına okuma alışkanlığı kazandırsınlar. Çünkü okuyan toplum gelişir ve geliştirir."
 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Sağlık

Çocuklarda yaz ishali tehlikesine dikkat!

Genel

Başkan Tuna'dan nikah kıymasını isteyen de var, bilgisayar isteyen de

Ekonomi

E-ihracatın 7 altın kuralı

Kültür-Sanat

 ATO'dan 15 Temmuz sergisi 

Genel

Emrah Serbes davasında karar!

Genel

EGO otobüsleri, Metro ve Ankaray 15 Temmuz'da ücretsiz

Magazin

Shakira İstanbul'da konser verdi

Ekonomi

“Yeni hükümetin önceliği tarım olmalı”

Magazin

Rapçi ‘Ezhel' hakkında yeniden dava açıldı

Asayiş

Gözaltındaki Adnan Oktar'ın mal varlığına el konuldu

Asayiş

Soma'daki maden faciası davasında cezalar belli oldu

Magazin

Shakira yarın İstanbul'da konser verecek