YAZARLAR

Tüm Yazıları M. Mahzun DOĞAN

Bir garip antoloji öyküsü…

16.05.2018 08:45

0

1950’li yıllar… Demokrat Parti (DP) iktidarda... Basın yayın dünyası üzerindeki baskılar had safhada.

Sakarya Caddesi’nde (4-A) bir kitabevi var. Yayınevi aynı zamanda… Sahibi Ahmet Küflü.

Bilgi Kitabevi’nden söz ediyorum elbette…

Ümit Yaşar Oğuzcan ve Ahmet Küflü “Garip Şiirler Antolojisi' (*) yayımlamayı düşünürler. Ümit Yaşar, şiirleri seçecektir ama isterler ki Aziz Nesin de kitapta şiiri bulunan şairlerin gülmece diliyle biyografilerini kaleme alsın.

“Anlıyorum işi' der Aziz Nesin, “Şimdi, gülünçlü biyografiler yazmak, moda salgını oldu. İlkin buna, yazarlar kendileri başladılar. Kendi hayatlarını alaylı, gülünçlü yazıyorlar.

Bu işi yapsa yapsa… diye, arkadaşlarım beni bulmuşlar. Filân şairin bir oturuşta dört tabak pırasa yediğini, yüreğini şarapla temizlediğini, en büyük hünerinin çiftetelli oynamak olduğunu yazacağım. Siz de bunları okuyup güleceksiniz. Sonra şiirlere daha çok eğileceksiniz.'

Aziz Nesin bu teklifi kabul etmiş mi?

Şimdi yıllar sonra antolojiyi okurken keşke kabul etseymiş diye düşünüyorum ama kabul etmemiş…

Yapamayacağını söylediğinde ise buna inanmamış Ümit Yaşar ve Küflü…

Dost meclislerinde, sesi güzel bir şarkıcı kadın varsa, “Hadi bize bir şarkı söyle!' denir ya…

Onu anımsatıyor Aziz Nesin, “Hep böyle oluyor. Kitapta, masada, yolda, odada, ben insanları güldürmek zorundayım.' diye yakınıyor.

Biyografileri yazmıyor ama arkadaşlarının ısrarı karşısında “Çok Garip' başlığıyla bir sunuş yazısı kaleme alıyor.

Bu yazısında toplumsal yaşamdaki değişim ve şiirde yenilik üzerinde duran Nesin, yenilik içeren şiirlerin bazılarına garip geleceğini, şiirdeki gelişimi izleyenlere ise hiç bir yeni şiirin garip gelmeyeceğini vurguluyor.

Bu bir yana, “Bir de yenilik getiren şairin kendisini kabul ettirmek için yaptığı gariplikler'den söz ediyor, “Yeryüzünde bundan namuslu gariplik olamaz' diyerek.

Ressam Haşmet Akal’dan dinlediği gerçekleşmemiş bir “namuslu gariplik' anekdotu aktarıyor sonra…

Akal ve Orhan Veli aynı evde kalmaktadırlar. Olayın doğrudan tanığıdır Akal. Hatta parçası…

Orhan Veli’nin kendini kabul ettirebilmesi için ne yapmalı kaygısındalar… “Bir gece sabaha kadar düşünüyorlar. Sabaha karşı bir yol buluyorlar. Orhan, uçağa binecek. Havadan İstanbul’un üstüne şiirlerini atacak. Gün ışırken Orhan, bu buluşuyla çocuk gibi seviniyor.'

Orhan Veli, kendini çocuk gibi sevince boğan bu “garipliği' gerçekleştiriyor mu?

Gerçekleştirmiyor…

Gerçekleştiremiyor…

Çünkü, o yıllarda uçağa binmek çok lüks…

Fukara şair Orhan Veli nereden bulacak o parayı?

Ama ne oluyor? Şiiri yetişiyor imdada… “Kitabe-i Seng-i Mezar' şiirini yazıyor ki, uçak bileti için para bulamadığına hayıflanmasına gerek kalmıyor. Büyük bir yankı uyandırıyor bu şiir…

***

Yazıma “Garip Şiirler Antolojisi'nin hazırlandığı yılllarda basın yayın dünyası üzerinde baskıların had safhada olduğunu anımsatarak başlamıştım. Kitaba alınan şiirlerin çoğu da o yıllarda kaleme alınmış ve yayımlanmış şiirler…

Bu şiirlerin o yıllarda yazılması, bu antoloji düşüncesinin doğması ve yaşama geçirilmesinin işte o toplumsal ve siyasal atmosferle ilgisi olmalı diye düşünüyorum.

__________________________________

(*) “Garip Şiirler Antolojisi', Hazırlayan: Ümit Yaşar Oğuzcan, Bilgi Yayınevi, Birinci Baskı: 1958, Ankara.

Haberler

Spor

Ankaragücü'nün kupası Anıtkabir'de

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Usta yola devam ediyor

Politika

MHP seçim beyannamesini açıkladı!

Politika

CHP'nin seçim bildirgesi ve aday tanıtım toplantısı

Politika

MHP seçim beyannamesini açıklıyor 

Politika

MHP'nin seçim beyannamesi hazır

Politika

Bayram ikramiyesinin tarihi belli oldu

Dünya

Putin'den flaş S-400 açıklaması

Politika

CHP 'Millet İçin Geliyoruz' diyecek

Politika

Bayram tatili 9 gün olacak mı? Açıklama geldi...

Politika

Muharrem İnce canlı yayında soruları yanıtladı

Ekonomi

Haberleşmede alt yapı protokolü