YAZARLAR

Tüm Yazıları Yusuf YALKIN

Başkent’ten bir portre!..

13.03.2018 08:51

Yıllarca Ankaragücü’nde oynadı…

Sarı Lacivertli ekipte başarılı futbolu ve liderlik özelliği nedeniyle kaptanlığa getirildi.

Kolunda pazu bantla senelerce takımı için emek verdi; ter döktü!

Gözü pekti…

Tabir caizse, sahada “ölümüne' mücadele ederdi.

Yıllar geçti; teknik adam oldu…

Ankaragücü’nün sıkıntılı günlerinde takımını ayakta tutabilmek için çaba sarf etti…

Dile kolay; tam 28 sene takımının formasını sırtında taşıdı.

Gerçek Ankaragücülü idi…

Teknik direktör olarak çeşitli takımlarda çalıştı!

Hakan Kutlu’dan söz ediyorum…

Hakan, bugünlerde dinleniyor!

Kafasındaki düşünce yeni sezonda hedefi olan bir kulüpte teknik direktörlük yapmak!

“- Nasıl bir takım olsun istiyorsun?'

“- En son Kayserispor’u çalıştırdım. Oradan ayrıldıktan sonra bir çok kulüpten teklif aldım. Ancak kabul etmedim. Çünkü, hedefi olan, gözünü üst sıralara diken bir takımı tercih ederim. Hırslıyım… Bu nedenle mücadele gücü yüksek bir takımla başarılı olacağıma inanıyorum… Uzun vadeli bir programı olan, kalıcı başarıyı arzulayan kulüplerden gelen teklifi geri çevirmem…'

“- En çok ne seni üzer?'

“- Sürekli takım değiştiren bir teknik adam olarak anılmak istemem. Bu beni çok üzer!.. Bu nedenle seçici oluyorum. Bu benim yapım.'

“- Şimdi senin yıllarını verdiğin Ankaragücü kulübündeki serüvenine dönelim. Bu konuda neler söyler, neler anlatırsın?..'

“- Ankaragücü’nde başladım futbola… Orası benim için çok önemli, yuvam orası benim.  Kulübüm başarılı olsun diye büyük çaba gösterdim, takımımı hep sevdim, hep saydım… Futbolculuğumun son dönemlerinde, kulüp adına futbolcu izlemeye başlamıştım. Oynatsın ya da oynatmasın teknik direktörlere takım içindeki yardımcısı gibi destek oluyordum. Futbolculuğuma nokta koymadan, mücadelem bitmeden zaten teknik direktör gibiydim. İlk önce Ankaragücü’nde görev aldım. Sonrasında da, hangi takıma, nereye gidersem gideyim, arkamda Ankaragücü’nün desteğini gördüm…'

Genç Teknik Direktör Kutlu, burada ilginç bir yaklaşımda da bulundu… Bakın ne dedi:

“28 yıl formasını giydiğim Ankaragücü ile gönül bağım elbette var. Bu bağ hiç kopmaz. Ama karşılıklı vefa anlamında Ankaragücü ile birbirimize hiç bir borcumuzun olduğunu söyleyemem…'

Biraz üzgün olduğunun işaretiydi bu açıklama sanki!

Ya da bana öyle geldi!...

Hakan’a, “Biraz da Türk Futbolu’nun içinde bulunduğu duruma dönelim. Nasıl buluyorsun futbolumuzu?' dedim.

İşte söyledikleri:

“- Türkiye’de kulüpler genelde iyi yönetilmiyor. Burada çarpıcı bir örnek vereceğim. Mersin İdmanyurdu’nun çok borcu vardı. Takımın durumu kötüydü. Ligde kalması zordu. Yöneticilere, 'Transfere para harcamayın, bu kadroyla düşsek bile aynı şekilde geri çıkarız’ dedim. 'Başkan, transfer yapmalıyız’ dedi. Hemen hemen bütün kulüplerde benzeri bir durum var. Örneğin Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’nin 100 milyon borcunu sildim dese kimse ilgilenmez; o kadar borçlu olmasına karşın üç transfer yapacağını söylese, daha fazla ilgi görür. Ve çoğu yönetici kalıcı bir sistem kurmak yerine, günü birlik davranıyor. İşte bu nedenle Türkiye’de kulüpler doğru yönetilmiyor, diyorum…'

“- Futboldaki menajerlerle ilgili görüşlerin nedir?'

“- Son zamanlarda sık sık gündeme getirilen 'menajerlerin, kulüp yöneticilerini etkilediği’ yolundaki yorumlara katılmıyorum. Hiçbir menajer, yöneticinin istemediği futbolcuyu kulübe satamaz. Yöneticiler ister, menajerler gereğini yapar. Başkaca bir durum söz konusu olamaz; tabi bu benim değerlendirmem. Katılırsınınız  ya da katılmazsınız ama ben böyle düşünüyorum…'

“- Bir ara çok konuşuldu. Hala da mahkemesi sürüyor işin… Fatih Terim’in federasyondan alacağı ile ilgili görüşlerini de öğrenmek isterim.'

 “- Fatih Terim, Galatasaray’ı yönetirken, Milli Takımın başına getirildi. O sözleşmeyi masaya federasyon koydu, tek taraflı olarak feshetti. Bana göre federasyon, mahkemeye gerek kalmadan sözleşmenin gereğini yerine getirmelidir. Olması gerek budur…'

“- Ülkemizde yabancı futbolcular cirit atıyor. Kulüpler kriter olmadığı için kalitesiz yabancıları da çekinmeden alabiliyorlar. Bu konuya nasıl bakıyorsun?'

“- Yabancı futbolcuya da çalıştırıcıya da karşı değilim. Tabi ki, yabancı futbolcularda belli ölçülerde özellikler aranmalı, kriterler konulmalıdır. Ama katı olmaktan yana değilim. Kulüpler isterlerse yabancı teknik adamları da, futbolcuları da alabilmelidirler. Ayrıca kaliteli yabancılar ligimize büyük bir renk kattılar. Bunu görmezden gelemeyiz…'

Haberler

Politika

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı İnce'den TÜSİAD'a ziyaret

Politika

Seçime 3 gün kaldı

Asayiş

Hakkari'de terör saldırısı: 2 şehit, 1 yaralı

Politika

Liderlerin oy kullanacakları sandıklar belli oldu

Politika

CHP'den İnce'nin Ankara mitingine çağrı

Spor

Ankaragücü, kariyerim açısından iyi bir proje"

Politika

24 Haziran ilklerin seçimi olacak

Politika

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Teröre karşı tek yürek olmak zorundayız

Ekonomi

YHT'lerde yolcu sayısı artıyor

Politika

İnce: Türkiye'ye taze bir kan lazım

Genel

Sosyal sorumluluk projeleri tek çatı altında

Spor

Gençlerbirliği'nin kamp programı belli oldu