Ailelerin kabusu uyuşturucu  

Leyla Yağanoğlu

Leyla Yağanoğlu



Okunma 27 Ekim 2017, 09:15

Son günlerde adından sıkça söz edilen ve kullananı zombiye döndüren, hayvanlaştıran uyuşturucu maddesi flakka ve diğer uyuşturucu maddeleri özellikle anne babaları endişelendiriyor. Ailelerin kabusu ya da cehennemi diye tarif edilebilir çocuklarının uyuşturucu bağımlısı olması... 

Leyla Yağanoğlu 43 yaşında 3 çocuk annesi hayat dolu bir kadın. 7 yıl önce oğlunun eroin kullandığını öğrenmesiyle hayatı alt üst olan, kendi deyimiyle ciğeri dağlanan bir anne. Bir uyuşturucu bağımlısı annesi olan  Yağanoğlu büyük sıkıntılar ve zorluklar yaşadıktan sonra oğlunu uyuşturucunun pençesinden kurtarıyor. Dönemin Ankara Valisi’nin de desteğiyle Pursaklar’da Uyuşturucuyla Mucadele Derneği’ni kuruyor. Yağanoğlu, kendisine başvuran tüm gençleri de bu bataklıktan kurtarmak için madde bağımlısı danışmanlığı, nefes yaşam koçluğu yapıyor. Yağanoğlu ile son günlerde insanları zombiye döndüren flakkayı, uyuşturucu bağımlılığını ve oğlunu nasıl iyileştirdiğini, diğer bağımlı çocuklara, ailelerine nasıl yardımcı olduğunu konuştuk. 

Röportaj: Zehra ŞAHİNDOKUYUCU​

Flakka nedir?

4-5 yıldır ülkemize giren bonzainin, son günlerde kullanıldığı ve kullanıldığında insanı adeta zombiye dönüştüren flakkanın da içinde hangi maddeler olduğu tam olarak bilinmiyor. Halen bonzainin beyinde neler yaptığı bilinmiyor. Bonzaiye de flakkaya karşı da henüz üretilmiş çare olabilecek bir ilaç yok.

Nelere çare var mesela?

Örneğin eroin için bağımlılık çipi denilen bir madde çare olabiliyor. Çip eroin bağımlılarının vücuduna yerleştirildikten sonra eroin içme isteği yok oluyor.  Bu ilaç 3 aylık periyotlarla hastayı koruyabiliyor. Flakka ve bonzaiden arınmak için şu an itibariyle bilinen herhangi bir madde yok. Flakka için Türkiye'de öncelikle bir algı operasyonu yapıldı ve zaten sonra çok sürmedi Türkiye'ye de girdi.  

Flakka uyuşturcu mu uyarıcı mı?

Tabii ki uyarıcı. Flakkanın kaya tuzu ya da limon tuzuna benzer bir şey olduğunu hepimiz gördük. Zaten halk arasında da banyo tuzu deniyormuş. Ankara Valiliği İl uyuşturucu Kurul Koordinasyonu Komite üyesiyim. Bize orada bu uyuşturucu maddelerinin analiz raporları gelir. Bu maddelerin içinde neler neler çıkıyor, inanılır gibi değil, tuz ruhu var mesela. Düşünebiliyor musunuz çocuklarımızı bunlarla zehirliyorlar.

Ben uyuşturucu bataklığından kurtulmuş bir gencin annesi olarak, seslenmek istiyorum. Hiç kimse benim çocuğum kullanmaz demesin. Çünkü ben burada asker çocuğundan, doktor çocuğuna kadar her türlü kesimden ailenin çocuğuyla karşılaştım. İnanın her kesimden her çocuk bu pisliği bulaşabilir. Modern şehir hayatında anneler çocuklarıyla çok fazla ilgilenemeyebiliyor. Anneler çocuklarla kaliteli zaman geçirmeyi bırakın neredeyse zaman bile geçiremiyor. İşte bu noktada interneti telefonu lütfen bırakalım. Çocuklarımızla göz teması kuralım. Çocuğumuzun yemek yeme alışkanlığı değişti mi? Durduk yere kusmaları oluyor mu? Çocuğumuzun gözleri kanlanmış mı bir sıkıntısı var mı? kontrol edelim. 

Peki eğer yakınımızda bir gencin madde bağımlısı olduğunu anlarsak neler yapılmalı? 

Öncelikle yargılayıcı sözlerle değil, suçlayıcı gözlerle değil, sadece ve sadece ona yardımcı olacağımızı ifade edelim. Bir kere onun gözlerinin seviyesinde olalım. Ellerini tutup gözlerinin içine bakalım. Sevgiyle yaklaşalım. Eğer gençle aramızda bir sevgi bağı varsa bize açılacaktır. O nedenle sevgi bağlarımızı güçlendirelim. Anne ve babalara da tavsiyelerim var. Bazı babalar buraya geliyor ben oğlumla arkadaş gibiydim, nasıl olur? niye kullandı anlamadım” diyor. Çocuklarınızla arkadaş olmayınız. Bu doğru bir yaklaşım değil. Anne babalar tektir özeldir. Madde bağımlıların babalarına da buradan seslenmek istiyorum: Babalar da çocuklarına destek olsun lütfen, yoksa aşılması zor bir süreç.

İşin içinde olan biri olarak bağımlılık oranı hakkında nasıl bir gözleminiz var?

Şimdi resmi rakamlar Türkiye’deki bağımlılık oranını yüzde 2 olarak tanımlıyor. Ama ben sahadayım. İstatistiklerden anlamam ben gördüğümü söylerim. Çünkü tabiri caizse ateş hattında cephedeyim. Bana göre bu oran çok daha fazla. Bu noktada bağımlılık ömür boyu süren bir hastalıktır. Sadece durdurulabilir. Ne yazık ki tedavisi yok. Bu çok net. Bunun yanında özel birçok yer, bu işten rant elde etmek para kazanmak için “Mesela siz bize 60 bin lira verirseniz biz çocuğunuzu bu bağımlılıktan kurtatırırız” diyorlar sakın bu tuzaklara düşülmesin. Çünkü hiç kimsede sihirli değnek yok ve bağımlılık öncelikle durdurulabilir kurtulmak çok çok uzun bir süreç. Burada bu sorunu yaşayanların da umutsuzluğa da kapılmalarını istemiyorum. Çünkü çaresiz değil. Çaresizseniz çare sizsiniz. “Ben istersem başarırım” diyeceksiniz. Baktığınız pencere çok önemli. Doğru pencereden bakmanız lazım. Doğru tespitler yapıp bu tespitler doğrultusunda doğru kararlar gerek. Bu kararlar da hem aileyle hem hastayla uzun bir süreç içinde yapılabilecek bir çalışma. Biz burada bunları anlatmaya çalışıyoruz. Mesela AMATEM’lerden sonra hastaların kesinlikle bir rehabilite merkezinde rehabilitasyon olması gerek. 

Bu noktada neler yapılmalı?

Her ilde bizim gibi rehabilitasyon merkezleri çoğaltılsın. Bizim gibi canla başla çalışan ve bağımlı gençlere kar amacı gütmeden yaklaşacak kurumlara ihtiyacımız var. Örneğin ben Bağımlı Köyü projesi kurmak istiyorum. O gençleri alalım bir köyde toplayalım. Onlar orada hayvan otlatsın, süt sağsın, tarımla uğraşsın. Böylece bir uğraşları olur. Hem bağımlısı oldukları maddeyi alabilecekleri insanları da görmezler. Biz anneleri de yanlarında olur, mutlu mesut yaşarız.  

UMDER olarak yaşadığınız sıkıntılar neler? 

Mevzuat boşluklarımız çok fazla. Bizim gibi derneklerin çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Suistimale çok açık ve rantın çok fazla döndüğü bir alan. Uyuşturucuyla mücadele dernekleri adı altında uyuşturucu kullanan satan insanlar çıkıyor. O yüzden bu işi yaparken vicdan çok önemli. Allah insana vicdan versin merhamet versin. Merhameti olmayan, acısı olmayan bu işi yapamaz. Bu bıçak sırtı bir iş. Çocuklar geliyorlar bana diyorlar ki “Abla sen bizi doktordan daha iyi anlıyorsun, ama o doktorun çocuğu kullanmadı ki benim çocuğum kullandı. Nasreddin Hoca eşekten düşmüş “Bana eşekten düşeni getirin” demiş. Yani kısaca ateş düştüğü yeri yakıyor en önce. 

Peki flakka önce nerde çıktı ülkemizde bununla ilgili çalışmalar var mı?

2011 Amerika’da çıktı. Ülkemizde de bu konuyla ilgili çalışmalar başlatıldı. İl Emniyet Müdürümüz narkotimlerin görevlerinin başında olduğunu hatta İçişleri Bakanlığı’nın da acil eylem planı var. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bununla ilgili “herkes kendi çocuğu içiyormuş gibi mücadele edecek.” dedi. Herkes bu konuda duyarlı olursa acımız azalır. Buradan herkese sesleniyorum “ateş düştüğü yeri yakar demeyelim, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşar demeyelim” 

Bağımlı annesi olmak zor mu? O süreçte neler yaşadınız? 

Benim oğlum 7 yıl madde bağımlısıydı. Zaten onunla birlikte bu dünyayla karşılaştım ve önce onu tedavi ettim. Çok zorlu bir süreçti, yaşadıklarımı sözcüklerle tarif edemem. Bir ay madde bağımlılarıyla birlikte yaşadım. Altın vuruş yapmasınlar kendilerine çok zarar vermesinler, az içsinler diye. O evde hiç uyumazdım sabaha kadar…(Gözleri doluyor) Beni o evden eşim ve babam zorla çıkardılar. Evden oğlumu da aldım çıktım. Bir gün pes etmedim. Kurtaracağıma gerçekten çok inandım. Sonra benden yardım isteyen çocuklara da yardım etmek için kolları sıvadım. Önce ev ev dolaşmaya başladım, her gece 4’te eve geliyorum, sonra bu böyle olmayacak dedim, bu çocukların hepsini bir evde toplayalım dedim annelerle konuşup böyle çalışmaya başladık. Bağımlı ailelerinden birine size geleceğiz, 1 ay kalacağız ne dersin diye soruyorum, oğlumu kurtar istersen 2 ay kal diyor, sonra imece usulü yemekler içecekler, bu şekilde 1 yılda 150 çocuğu bağımlılıktan kurtardık. Bunu sonra dönemin valisi duyuyor. Sonrasında görüşmeler çerçevesinde bu derneği kuruyoruz hep birlikte.

Bir bağımlı annesi seni tanımasam intihar ederdim dedi bana. Ben burada benden yardım isteyen tüm bağımlı annelerine yardım etmek için varım. Çünkü ben bir anneyim ve oğlumun eroin kullandığını duyunca resmen mangal közünü ciğerime bastılar. Diğer madde bağımlısı annelerin de içindeki bu yangını anlıyorum. İşte bu nedenle sadece bir genç bile beni Leyla abla kurtardı deyip dua etse o bana yeter. 

Ben artık çevremde gönüllü annelerle uyuşturucuyla mücadele ediyorum. Bu mücadeleye katkıda bulunabilecek herkesi davet ediyorum çünkü bu gençler bizim benim oğlum olabilir arkadaşımın oğlu olabilir ama bunlar tek tek toplumu da etkileyecek insanlar. O yüzden herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor.Bu noktada da bence benim oğlum bana birşeyler öğretti. Oğlum eroin kullanmadan önce benim burada arka tarafta (derneğin hemen arkasındaki bahçeyi gösteriyor) bir kreşim vardı ve 3-6 yaş arası çocuklarım vardı. O zamanlar tek derdim çocuklarla hoplayalım zıplayalım daldan elma toplayalımdı. Onlarla sandalye kapmaca oynuyordum. Ama oğlumdan sonra hayatın başka bir tarafıyla karşılaştım. Ama burada en önemli nokta  kimle savaştığınızı bilmeniz. Çünkü hastalık yoktur hasta vardır. Her bağımlının hemen hepsi birbirinden farklı farklı süreçler yaşarlar. O nedenle o farklılıklara gore tedavi uygulamaya çalışıyoruz biz de. 

Burada yaşadığınız diğer sıkıntılar neler?

En çok maddi zorluklar başımızı ağrıtıyor aslında. Çünkü burası bir dernek ve para kazanmak amaçlı kurulan bir yer değil. İaşe ve mali külfet bizi yoruyor. Yoksa hastalarımız için sistem belli detoks, eğitim, nefes terapisi, meditasyon ve birkaç psikoteknik eğitimlerimiz var. 

İyileştirme oranlarınız nasıl?

2014 Kasım ayından itibaren 500 hasta içinde 384’ü arındı. Ancak o insanlara hiçbir zaman tamamen arındı gözüyle bakamıyoruz, bakmamak lazım. Bağımlılık ömür boyu süren birşey. Öncelikle hiçbir bağımlı ben iyileşmek istiyorum, artık yeter diyemiyor. Bunu ne zaman söylüyorlar biliyor musunuz? Maddeyi kullandıktan hemen sonra diyorlar. Her defasında kriz geldiğinde bu kez içeyim, bir daha içmeyim” diyorlar. İşte biz buna bağımlılık kısır döngüsü diyoruz. Öte yandan bağımlılıklarda aşerme günleri vardır. 10. Gün 15. Gün 21. Gün 40. Gün 3’üncü Ay, 6. Ay, 12. Ay 18. Ay bir de 3. Yıl tehlike. Bütün bunları en önce de kendi oğlumdan öğrendim. İşte bu zamanlarda çok dikkatli olmak lazım. 
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.